Mevcut durumdan dolayı merasimler biliyorsunuz riayet edilerek esaslara yapılması icap ediyor. Şunu söyleyeyim. Allah'ımıza itaat, resulüne itaat ve lazım. Bu Allah'ımızın emridir. Ne olacak bilmem falan denmez. Tedbir dinimizde esastır. Şimdi düğün isterdik ki böyle dünyalardan gelsin toplansın ama hadiseyi arz ediyorum size. Bu şekilde artık icap etti. Hepinize hoş geldiniz, safa geldiniz diyoruz. Evlilik dini bir taattir. İslam'ın bir esasıdır. Hem de büyük sünnetlerdendir. Bakın insanın zaruri olan bir ihtiyacını Cenabı hak ibadete büründürüyor. İnsanda bu arzu var. Bu arzuyu, bu duyguyu nikahla evliliğe büründürüyor. Mesela insanda varlık sahibi olmak istiyor insan. Mala olan bir arzusu var. Bu mala ve mülke olan arzusunu ibadete büründürüyor. Eğer ticaretini ticaretini düzgün yapacak olursa şehitlerle sıddıklarla salihlerle beraber haşr-ü cem oluyor. Her şeyde böyle.
Eğer biz biz bir şey yaparken onu Rabbi zülcelalimizin emrine muvafık düşürecek olursak, insanın fıtratında ne varsa bunu cenabı hak yasaklamamış. Bunu cenabı hak ibadet ve taatle devamını sağlamıştır. Bak bu insanın fıtratında var. Bir ticaret insanın fıtratında var. Bir aile reisi olmak insanın yaratılışında mevcut. Ta aile reisinden tutun en yüksek birime kadar ne buyuruyor? Adil bir devlet reisi. Bunu çok anlatırlar. İşte İbrahim bin Edhem Hazretleri sırra böyle dervişlik yapacağım diye devlet reisliğini terk eder. Bizim mürşid-i kamillerimizden biri der ki eğer ben olsaydım onu makamında derviş olarak yürütürdüm. Şimdi makamında, makamında vazifesini en güzel şekilde yapmasaydı ülkemiz ne hale gelirdi? Akdeniz'le giderdi, Karadeniz'le giderdi. Daha neler neler olurdu. Böyle bir tefekkür istiyor. Bir düşünce istiyor. Cenabı hak zaten bize bunları lütfetmiş, ihsan etmiş.
Eshable ayeti celilesiyle bu nefdedilende akıl var, tefekkür var, tevekkül var, tefahhum var, tefakkuh var. Bu yönleri çalıştırmamız icap eder. Mesela bir mübarek yolun salihamı olarak burada bulunuyoruz. Burada işte şu intisap etti. Bu intisap etti güzel. Bu bağlanışı niye bağlayacağız biz? Bu bağlanışı biz münip olmaya bağlayacağız. Mesela İbrahim aleyhisselamı cenab-ı hak üç sıfatla vasfediyor Kuran-ı Kerim'de. Birincisi evva, ikincisi ikincisi halim, üçüncüsü de müniptir. Mesela inabe aldın mı dediler eskiler. Şimdi dil değiştiği için bunu bilmezler. İşte inabe aldın mı? Bilmez, şimdi hiç bilmez bunu. Halbuki münip oluş bu kelimeden zuhur eder. Münip Cenabıhakk'a tamamen teslim olmuş kimse demektir. Eğer bunu düşünürsek, beynimizi çalıştırırsak bak beyinde çalışan yüzde iki nispetinde. Tarikatı aliye demek, beynin çalışması demek.
Beynimiz hem aklı maaş hem de aklı vaad olarak çalışacak. Aklı vaad nedir? Din aklı. Mesela biz seccadenin üzerinde tesbihatımızı yaparken çocuklarımızın yetişmesi için de tesbihat nasıl yapılır bunu bileceğiz. Mesela ne yapıyoruz biz? İşimiz var gücümüz var. Bunu helalinden temin etme evradında yapacağız. Bunun için ayrıyeten ders mi çekilecek? Çektiğimiz ders bunları temin edecek. Mesela komşuluk hak ve hukuku, akrabalık hak ve hukuku, beşeri münasebetler bunları temin edecek. Mesela bir derviş dendiği zaman adam ürküyor. Aman ha diyor. O aman ha demesinin sebebi biz. Çünkü halktan, aslandan kaçtıkları gibi diyerek bu sözü en güzel şekilde kullanamadığımız için aman ha ayaklarının tozu dahi bize değerse kalbimiz kararır düşüncesini çok yanlış anladığımız için.