İhsan Mektebi program mısın? Yeni bir bölümünde tekrar sizlerle birlikteyiz sevgili dinleyiciler. Mahmut Sami Ramazanoğlu Dualar ve Zikirler isimli eserinden inşallah yine sizlere Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'dan bize nakledilen dualardan bazılarını aktarmaya sizlerle paylaşmaya çalışacağım. İlk olarak bu programımızda yemekten sonra yapılacak dua ile başlıyorum. Ebu Umame radiyallahu anh'dan mervîdir ki rivayet edilmektedir ki Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz yemekten sonra şöylece dua etmişlerdir.
Ya Rab, sana pek çok ve riya gibi şeylerden uzak ve yünlü bereketi bulunan nezdi uluhiyetinde makbul olup merdud olmayacak, reddedilmeyecek dereceyi kemali ihlas üzere ve hiçbir surette kafi görmeyeceğimiz ve daima yapmaya devam edeceğimiz ve hiçbir surette bırakmayacağımız ve kendisinden hiçbir vakit istiğna göstermeyeceğimiz yüz çevirmeyeceğimiz bir hamt ile sana hamdederiz. Sen bizim Rabbimizsin. Yani nimetin her türlüsü ile bizi besleyen yaşatansın. Yine Ebu Umame radiyallahu anh'tan rivayet olunduğuna göre Nebiyy-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz bir yemekten sonra şöyle dua etmişlerdir. Sana hamdederiz ey Rabbimiz. Nimetinden müstahni değiliz. Her daim senin in'am ve ithamına senin bize nimet vermene ve bizi doyurmana muhtacız. Bu taam da bu yemek de veda taamımız olmayıp daha çok hayırlı ömürler ihsan ile nankörlük edilmeyen, daima şükür edilen nimet ver ey Rabbimiz.
Yani sana daima şükredeceğiz. Bir defasında da şöyle demişlerdir. Ya Rab sana hamdederiz. Bu hamdimiz senin ihsan etmiş olduğu nimetlerine mukabil olamaz. Senin verdiğin bu nimetlerine karşılık olamaz ve senin azameti uluhiyetin ve rububiyetin hakkını ifaya asla kafi değildir. Sana gerektiği gibi hamd edemediğimiz için aczimizi arz ederiz. Ey Rabbimiz zira nimetlerini saymak mümkün değildir. Elhamdülillah. Allah'a hamdederiz. Bize kifayet edecek derecede yemek vesair nimetlerini ihsan buyurdu. Getirdi ve kanasıya içerdi. Allahutaala Hazretlerinin azamet ve uluhiyetinin hakkını tamamıyla ifa edebilmek kabil değildir ve Allahutaala Hazretlerinin sayılmayacak kadar çok nimetleri hiçbir suretle inkar edilemez.
Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz yine buyurmuşlardır ki Allahu Teala sizden herhangi birinize yemek yedirdiği zaman Ey Rabbimiz bunu bize mübarek ve bereketli kıl ve bize bundan hayırlısını yedir, desin. Birine süt içerdiğinde de, Ey Rabbimiz bize bunu mübarek ve bereketli kıl ve bundan bize ziyadece ver. Daha fazla ver desin. Sütten başka hiçbir şey hem yemek hem içecek yerine geçmez. Yine Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki bir yemek yediğin ve bir içecek içtiğin zaman Bismillah. Allah'ın ismiyle ve Allah ile. O ki İsmi Celali sayesinde ne yerde ne de gökte hiçbir şey zarar veremez. Ya hay, ya kayyum dersen o yediğin yahut içtiğinden sana hiçbir hastalık gelmez. İçinde zehir bile olsa. Nebiye Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz yemekten sonra şöyle de dua ederlerdi.
Daima yediren ve kendisine hiç yedirilmeyen bize ihsanda bulunan bizi doğru yola ulaştırıp da doyuran ve suya kandıran ve hep güzel vesilelerle imtihan eden Allah'a hamdederiz. Ya Rab. Sana hamdediyoruz. Bu hamdimizi kafi görmüyoruz. İfa edilmiş saymıyoruz ve nankörlük etmiyoruz. Nimetlerinin hiçbirinden müstahni değiliz. Bize yemekten yediren, sudan içiren, çıplak iken giydiren, dalaletteyken hidayete erdiren, görmezken gösteren ve bizi yarattıklarının pek çoğuna üstün kılan Allah'a hamd ederiz. Çünkü hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Sevgili dinleyicilerim, şu duada yemekten sonra yapılan mesur dualardandır. Bizi yediren içiren ve Müslümanlardan kılan Allah'a hamdolsun. Allah'ım yemek sahibini, yeğenleri, sofraya emeği geçenleri bütün mümin erkek ve kadınları mağfiret et ve onlara rahmet eyle.
Allah'ım, kalplerimizi muhabbetinin ve zikrinin nurlarıyla nurlandır ey celal ve ikram sahibi Allah'ım. Allah'ım. Din hususunda dünyada ve ahirette sıhhat, selamet ve afiyet üzere güzel bir hayat yaşamayı lütfeyle. Şüphesiz sen her şeye kadirsin. Allah'ım, senden nimetin tamamını İslam üzere ölüp cennete girmeyi, afiyetin devamını ve hüsnü hatime ile güzel bir hal üzere vefat etmeyi isteriz. Allah'ım. Nebiyy-i Ekrem ve Fatiha-i Şerife hürmetine nimetlerini artır, noksanlaştırma. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem su içtikleri zaman bir rahmeti. Bize rahmetiyle tatlı, soğuk su içeren ve günahlarımız sebebiyle onu içilmez tuzlu su yapmayan Allah'a hamdederiz derlerdi. Çarşıya girdiğinde Allah'tan başka ilah yoktur. Bir tek o vardır ve hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd de O'na mahsustur. Diriltir ve öldürür. O daima diridir ve asla ölmez. Bütün hayırlar onun elindedir.
O her şeye kadirdir diyen bir kimseye Allah binlerce hasene yazar, binlerce günahını siler, derecesini binlerce yükseltir ve ona cennette bir ev bina eder. Sizden biriniz bir menzile, eve, konak yerine indiği zaman Yarattıklarının şerrinden Allah'ın tam kelimelerine sığınırım derse oradan ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar veremez. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu. Kim her sabah ve her akşam üç defa İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla. O her şeyi işitir ve bilir derse ona hiçbir şey zarar vermez. Ebu Mes'ud el-Bedri radiyallahu anh'dan rivayete göre Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır. Her kim Bakara Suresi'nin sonundaki iki Ayet-i Celileyi Amenerrasul diye başlayan ayeti kerimeleri her gece okursa ona kifayet eder, ona yeter.
Nebiye Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardır. Uyku için yatağa yatarken evvela Fatiha, sonra İhlas-ı Şerif okursan ölümden başka her şeyden emin olursun. Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurmuşlardır ki yatağına girdiğin zaman şöyle de. Allah'ın gazabından, ekabından, kullarının şerrinden, şeytanların hücumlarından ve benim yanıma gelmelerinden onun her biri noksansız ve tam bulunan kelimelerine sığınırım. Böyle söylersen hiçbir şey sana zarar veremez ve zarar verilmemeye layık olursun. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yine buyurmuşlardır ki, yatağına girdiğin zaman Kafirun suresini oku. Çünkü bu sure şirkten beraattir, uzak olduğunu ilan etmektir. Bir de her kim gece yatarken Bismillahirrahmanirrahim, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Onu ne uyuklama tutar ne de uyku. Allah'ım, gözümü uyanık kıl. Kalbimi nurlandır.
Benden çok uyumayı ve gaflet ağırlığını gider duasını okuyup erkenden uyanmak niyetiyle yatarsa biiznillahi teala dilediği saatte uyanır, uyandığı zaman hemen kalkıp abdest alır, ibadetine başlar. Uykusu olmayan ve uyuyamamaktan dolayı muzdarip olan kimse abdestli olarak yatağa yatarken Allah'ım. Yıldızlar battı. Bütün gözler sükune erdi. Sen ise kendisini uyuklama ve uyku tutmayan Hayy ve Kayyumsun. Ey Hayy ve Kayyum olan Allah'ım, gecemi sükuna erdir ve gözlerimi uyut deyip muavvizeteyn yani Felak ve Nas surelerini okuyup yatmalıdır. Buhari'nin Bera Bin Asip radiyallahu anh'dan rivayet ettiğine göre Nebi-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır. Yatağa varmak istediğinde namaz için aldığın gibi bir abdest al. Sonra sağ tarafın üzerine yat. Sonra şöyle de. Ey Rabbim. Bütün varlığımı sana teslim ettim. İşimin tasarrufunu sana havale ettim. Yönelişim sanadır.
Korkum da ancak sendendir. Senin azabından kaçıp sığınacak ancak yine senin rahmetindir. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin resulüne iman ettim ey Rabbim demektir. Bunları söyler de uyur. O gece de ölürsen fıtrat üzere ölmüş olursun. Uyumadan evvel bunlar son sözlerin olsun. Değerli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi program mısın? Bugün de sonuna geldik. Bugün sizlere yine Mahmut Sami Ramazanoğlu KaddeSallallahu Sirahü'l azizin Dualar ve Zikirler isimli eserinden bazı duaları aktarmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah.