O daima diridir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde dinde ihlaslı ve samimi kişiler olarak ona dua edin. Her türlü övgü medh ü sena alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Derdi nejilerimiz İhsan Mektebi programımızda, inşallah bu bölümle birlikte, sizlere Mahmud Sami Ramazanoğlu Gadde Salliü Sirahü'l Aziz'in Dualar ve Zikirler adlı eserinden inşallah bölümler aktarmaya çalışacağım. Malumunuz dua ve zikir müminin hayatında mühim bir yer tutmakta. Dua müminin manevi silahı ve ilticagahıdır. Zikir de mahlukun Halıkını unutmaması, onu hatırlamakla itminan bulmasıdır. Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle öğretilen ve emredilen dualardan inşallah oluşacak bu programımız İki kısımdan müteşekkil.
Bir kısmında bir müminin günlük hayatında muhtelif vesilelerle okuyacağı dualar ve zikir ve Kuran tilavetinin faziletini inşallah sizlere aktarmaya çalışacağım ve birinci kısımda yer alan dualar, hemen onu da hatırlatayım, Merhum Mahmut Sami Ramazanoğlu Dua risalesi adını verdikleri defterde bulunan dualar. İkinci kısımda bulunan ediyye Ezkar adını taşıyan Arapça bölüm ise, yine merhum, üstad tarafından daha önce tasnif edilmiş ve Şam'da basılmış olan kısmın seslendirmesi olacak. Biiznillah. Cenab-ı Hak dualarımızı makbul, sa'yimizi meşgul, hata ve günahlarımızı mağfur buyursun. Amin. Şimdi Kuran'da dua kısmını inşallah ele alarak programımıza başlayalım. Hak Teala Hazretleri buyuruyor. Kullarım sana beni sorduğunda onlara haber ver ki ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin duasına karşılık veririm.
O halde kullarım da benim davetime icabet etsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulalar. Fahr-i Razi, Kadı-i Beydavi ve Hazin'in beyanlarına göre Ashab-ı Kiram'dan bazı kimselerin, ya Resulallah, Rabbimiz bize yakınsa hafif sesle yahut gizlice dua edelim. Eğer uzak ise yüksek sesle dua edelim demeleri üzerine bu ayet-i celilenin nazil olduğu mervîdir. Rivayet edilmektedir. Başka bir rivayette ise Yahudilerin ey Muhammed aleyhissalatü vesselam sen yerle gök arasını pek uzak haber veriyorsun. Rabbimiz duamızı nasıl işitir demeleri üzerine nazil olduğu mervîdir. Bu sebebi nüzullere göre ayetin manası şöyle olur. Ey Rasulüm. Benim kullarım sana benim evsafımdan sual edip Rabbimizin lütfu bize yakın mı, duamızı gizlice kendi içimizden mi yapalım, yoksa uzakta mı, duamızı yüksek seda ile mi yapalım dediklerinde, sen onlara benim tarafımdan cevap ver.
Ben, onların gizli dualarını işitirim. Zira benim ilmim onlara pek yakındır. Binaenaleyh onların işlerini bilip sözlerini işiterek hallerine muttali olduğumdan dua eden kimsenin duası ihlas üzere olursa icabet ederim. Şu halde onlar benden icabet talep etsinler, ben de onlara icabet ederim. Senin vasıtan ile onları imana davet ettiğimde derhal iman etsinler. Zira ben onların dualarına icabet edince, onların da benim davetime icabet ve emrime itaat etmeleri vaciptir. Ve onlar davetime icabetle doğru yolu muhakkak bulurlar. Hadis-i şeriflerde dua da şu şekilde zikredilmekte. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardır. Büyük zorluklara düçar olduğunuz zaman Allah bize yeter. O ne güzel vekildir zikri cemiline devam ediniz. Cenabı Hak duada fazla ısrar edenleri sever.
Eğer bir kul Cenab-ı Hakk'a bir hususta dua eder de icabet olunmazsa onun yerine bir hasene, yani bir sevap yazılır. Bir babanın oğlu için duası, bir peygamberin ümmeti hakkındaki duası gibi makbuldür. İyilik görenlerin iyilik gördükleri kimseler hakkında ettikleri hayır duaları reddolunmaz. Ezanla kamet arasında yapılan dua müstecabtır. Bu arada hemen dua ediniz. Kaderden sakınmak kaderi def etmez. Lakin salihlerin duası nüzul etmiş ve edecek olan elem ve musibeti defetmeye ve kaldırmaya medar olur. İş böyle olunca ey Allah'ın kulları, dua ediniz. Kuran-ı Azimüşşan her ne vakit hatmolunursa akabinde yapılan bir dua müstecabtır. Bir kimsenin sevdiği bir kimse aleyhinde olan duasının kabul olunmamasını Cenab-ı Hak'tan istirham eyledim. Bir farz namazını huşu ile eda eden kimsenin, o namazın akabinde vaki olacak bir duası müstecab olur. Mazlumun bedduasından sakınınız.
Zira bir kıvılcım sürati ile semaya icabete yükselir. Facir bile olsa mazlumun duası makbul olur. Onun kötülüğü ve günahları ise kendi aleyhinedir. Cenabı Allah buyurmuştur ki kim bana dua etmezse ona gazap ederim. Zira bu hal ya gafletten, yahut kibirden ileri gelir. Müslüman kardeşinin ayıp ve çıplak yerlerini setrederek onu dünyada rüsvay etmeyen kimsenin ayıplarını Cenab-ı Hak kıyamet gününde setreder. Bir yerde yangın vuku bulduğunu gördüğünüz zaman Allahü Ekber diyerek tekrar tekrar tek bir alınız. Zira tek bir yangını söndürür. Dünyanın geniş vakitlerinde yani sıhhat, servet, asayiş ve emniyet gibi esbab-ı istirahat mükemmel olduğu bir zamanda Cenab-ı Hakk'a ibadet ve taat ile kendini takdim etki, müzayakalı sıkıntılı bir zamanda seni lütf ile yad edip gözetsin. Ana babaya iyilik ömrü artırır. Yalan söylemek rızkı noksanlaştırır. Dua kazaya siper olur.
Kendisine iltica ile bir ricada bulunan kimsenin ricasını kesip atanın dua ve ricasını da Allah kesip atar. Bir kimsenin yanında mümin kardeşi hakarete uğrar, zillete düşürülür de gücü yettiği halde ona yardım etmezse Allah da onu kıyamet günü herkesin huzurunda zelil eder. Her kim dualarının kabulünü gam ve üzüntülerinin defolup kaldırılmasını arzu ederse sıkıntıda bulunanların imdadına yetişsin. İşlerde istihare edenler, yani Allah'tan hayır dileyerek rızasına muvafık hareket edenler zarar etmezler. İstişare edenler de işin sonunda pişman olmazlar. İdarı maişetinde israf etmeyip itidal yolunu iltizam edenler de fakr u zarurete düşmezler. Bir işe başlamak istediğin zaman akıbetini iyice tefekkür edip hayr u sevabı mucip ise devam et. Şerr u ekabı mucip ise içtinab et, kaçın. Hikmet on kısımdır. Dokusu uzlette, diğeri de sükuttadır.
Yani kişinin lisanını malayaniden kendisini ilgilendirmeyen ve lüzumsuz şeylerden hıfz eylemesindedir, korumasındadır. Akaidi faside ve bidat sahiplerinin ibadetini Cenabı Allah kabul etmekten imtina buyurmuştur. Meğer ki tövbe edip ehli sünnet vel cemaat itikadına rücu etsin. Ebu Hüreyre radıyallahu anh der ki: Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlardır: Her bir peygambere kabul edileceği vaat edilen bir dua hakkı verilmiştir. Ben ümmetime şefaat olmak üzere duamı ahirete bırakmak istiyorum. Ebu Hüreyre'den gelen diğer rivayette ise Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz her peygamberin mutlaka kabul edileceği vaat edilen bir duası vardır. Diğer peygamberler o haklarını bu dünyada kullandılar, ben ise duamı kıyamet günü ümmetime şefaat etmek üzere sakladım. Ümmetimden Allah'a şirk koşmadan ölenler, inşallah bu duaya nail olacaklardır. Buyurmuşlardır.
Enbiya-i ezamın her duasının müstecab olması kuvvetle umulur ise de kati olmayıp yalnız bir dualarının kesin olarak kabul edileceği kendilerine bildirilmiştir. O dua her bir nebiye Allah tarafından hususi olarak verilen duadır. Ezcümle, Hazreti Adem Aleyhisselam bu müstecab duasını tevbesinin kabul olması için. Hazreti Nuh Aleyhisselam kavminin helaki ve beraberindeki müminlerin kurtulması için. Hazreti İbrahim aleyhisselam, Mekke-i Mükerreme ve Beytullah için. Hazreti Musa aleyhisselam, Firavun'un helaki için. Hazreti İsa aleyhisselam, gökten bir maide sofra indirilmesi için etmişler ve müstecab olmuştur. Hazreti Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz ise bu kesinlikle kabul olunacağı Allah tarafından temin olunan duasını ümmetine şefaat için ahirete bırakmıştır. Ne mutlu onun sünnetine sımsıkı sarılan müminlere.
Değerli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünü burada bitirmek istiyorum. Bu bölümümüzle birlikte inşallah Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Salliü Sirrahü'l Aziz'in Dualar ve Zikirler isimli eserine başlamış olduk. Bugün sizlere Kuran'da dua ve hadislerde duaya dair örnekler aktarmaya çalıştım. İnşallah bir sonraki programımızda Peygamber Efendimizin dualarından örnekler vererek konumuza, programımıza devam edeceğiz inşallah.