Allah'ımıza yalvarırız Cenab-ı Hak nefsimizin şerrinden, şeytanın bir yuva aldatmasından, dünyanın kesici süslerine kapılmaktan, insan şeytanlarının şerrinden ins ve cin yaratmış olduğu varlıklardan, şerli olanların cümlesinin şerrinden Cenabı Hakk'a sığınır. Bu mühim bir dua her günün kendisine mahsus da duaları devam eder. Bunu bir kısım insanlarımız pazartesi, salı, çarşamba diye başladılar. Bir hafta boyunca her günün kendine mahsus duaları, sabah namazını müteakip toplu olarak okurlar. Bu bilhassa dergahlarda takip edilmiş. Bunu Es'ade Erbili hazretlerinin son kısmında hep beraber cemaatle okumuş oldukları salat-ı selamlar var. Bunlar hep yerine getirmişler, biraz uzun sürecek. Mesela Şer'at-u bir tevhid-il ilahi, Mübesmile, Şimdi bu bize biraz yabancı gibi geliyor.
Bir de sen İslam ülkelerinde Cuma günleri ellerine vermiş oldukları küçük kitapçıklarla bunları tahrif yerler, okurlar. Allah'ımız sallallahu aleyhi ve sellem. Allah size değer mi verirdi? Eğer duanız olmasaydı, yalvarıp yakarmasaydınız Cenab-ı Hakk'a, tabi bu dua ve niyaz hepimiz için de değil gönlü Cenab-ı Hakk'a çok yakin olan Allah'ımızın kalbini kendisine yaklaştırmış olduğu kimseler ellerini kaldırırlar. Zaten o istemedikçe onlar isteyemez. Bunları mühim, özelliklerinden birisi de budur. Allah'ımız istetir, onlar öyle isterler. Mesela dua talebinde bulunulur mutlak. Efendimiz Hazreti Ömer'e radiyallahu anh bir umre seferinde kardeşim tabirini de kullanırlar. Bana dua et diye buyurmuşlar. Bunun günah aşaması içerisine girmek istemiyoruz. İşte dua Allah'tan beklenir.
Zaten Allah'ımıza onların sıddi kıyyeti, onların Rabbimize kabul oluşu, yani hayırlı kul oluşu müminin imanda hayırlı olması, Müslümanın İslami emirlere riayette, bir hafızın hıfzında, bir velinin velayetinde, bir abidin ibadetinde, velhasıl Allah'ımızın razı olacağı amelleri vesile kılmak suretiyle. Mesela Davut Aleyhisselam'ın duaları var çok güzel. Davut Aleyhisselam çok müstesna da bir Peygamberimizdir. Allah'ımız Celle Celalühü Ya Davud, Ya Davud diye birçok kitapları var. Mesela Kalbini nur et, tertemiz et ki ben o kalbe iskanı vereyim. O kalbe, tabii bu Allah'ımız için bir vücut isnadı değil de muhabbetinin girmesi için. Ben bu kalbe yerleşmem için muhabbetimin, nurumun tecellimin kalbini nurlandır diye buyuruyor. Davud Aleyhisselam'ın dualarında geçer.
Allah'ım beni senin sevginle, sevgisi beni sana ulaştıracak kimselerin sevgisiyle, senin razı olduğun taatlerle, bizi sana yaklaştıracak olan taatlerle, sevdirecek olan taatlerle, bizi kendine sevdir, yaklaştır, bu sevgileri ikram et demiştir. Yani bu bir Davud aleyhisselam, bir peygamber bir duayı. Yapıyorsunuz Adem aleyhisselam duasında şu şekilde yapıyor. Ya Rab diyor Muhammedin hürmetini Burada Efendimizin Cenab-ı Hakk katındaki faziletleri her şeyiyle zaten müstesna. Burada müminler üzerinde duracaktım birkaç Hadis-i Şerif tek de tazyaca konuşulmayan Hadis-i Şeriflerle. Mümin nedir? Bunun anlamları çok. Eli açık manasına kullanılır. Kerim ikram ile. Yani hem patire, hem yoksula, hem ihtiyaç sahiplerine hem de bizim bakini olan ihtiyaçlarımıza, ruhi olan ihtiyaçlarımıza her zaman yardımcı manasına kullanılıyor.