Kıymetli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümüyle sizlerle birlikteyiz bugün de. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Salliü Siretü'l-Aziz'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildi ile bugünkü programımıza devam ediyoruz. Dua hakkında derlenmiş bazı hadis-i Şerifleri inşallah sizlere aktararak Musahabe serimizin beşinci cildini bugün nihayete erdirmiş olacağız. İlk hadis-i şerifimiz duaya amin denmesiyle alakalı. Sizden biriniz dua edince kendisinin duasına amin desin buyuruyor efendimiz aleyhissalatu vesselam. Gaib gaibe yani o ortamda hazır olmayanlar birbirlerine dua ettiği zaman, ona o duaya müvekkil olan melek senin içinde bunun takısı vardır der. Duada ellerin nasıl olmasını da bize şu hadis-i şerif bilgi veriyor. Allah dua ettiği zaman iki elinin içiyle yani ellerinin içini yüzüne, arkasını yere karşı yönelterek dua et. Sırtlarıyla dua etme.
Duayı bitirince de iki elini yüzüne sür. Bu hadis-i şerif İbn-i Mace'de geçiyor, bu suretle dua sünnettir derdini ecelin. Şu kadar ki bir belanın kıtlık, kuraklık gibi çetin afetlerin risalesi için yapılan dualarda ellerin sırtı göğe, içi yere yöneltilmelidir. Yağmur dualarında da böyle yapılmakta. Enbiya Suresi'nin doksanıncı ayet-i kerimesindeki ayeti kerimesindeki ragaben kelimesinin bazı ulema ellerin arkası yere yöneltilerek açılması, raab kelimesini de arkalarının göğe yöneltilmesi diye tefsir etmişler. Duanın en faziletlisi, Rabbinden afv-ı dünya ve ahirette afiyet yani dertlerden, belalardan selamet istemendir. Zira sana dünyada bu iki nimet verilip de sonra ahirette de verilirse muhakkak kurtuluşa ermiş olursun buyuruyor. Sizden biriniz Allah'tan ne dilerse çok istesin. Çünkü O ancak Rabbinden istiyor. Onun hazinesi tükenmez. Ey Allah'ım bana ilim zenginliği ver.
Beni yavaş ve nazik huy ile süslendir. Beni takva ile şereflendir. Beni dünyada ve ahirette afiyet ve selametle, süsle. İki dua vardır ki reddolunmaz. Birincisi ezan okunurken yapılan dua, ikincisi birbirinin etini yercesine savaş yapıldığı zaman edilen dua ve niyazlar. Zulme uğrayanın kafir bile olsa bedduasından sakının. Çünkü o duanın önünde kabulüne engel hiçbir perde yoktur. Tirmizi'de geçen bir dua var. Efendimiz ' ın dualarından bir dua. Şimdi de onu aktarmak istiyorum sizlere. Allah'ım! Senin bizzat senin rahmetini isterim. Öyle bir rahmet ki, sen onunla kalbimi doğrultursun. Onunla işime intizam ve cemiyet verirsin. Onunla perişan halimi derleyip toparlarsın. Çeker çevirirsin. Onunla içimi düzeltir. Onunla dışımı yükseltirsin. Onunla amel ve hareketimi temizler. Onunla rüştümü, isabetli ve akıllı girişimi bana ilham edersin. Bu sayede saadet erbabıyla ülfetimi lütfedersin.