Merhabalar sevgili dinleyicilerimiz. İhsan Mektebi programımızın bugün yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Bugünkü programımızda sizlere Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan dua konulu sohbetin Duadan murat başlıklı konusuyla devam ediyoruz. Dua eden kimse kendisinin muhtaç olduğunu ve matlubunu tahsilden aciz bulunduğunu bilerek vacip Teala ve Tekaddes Hazretleri'nden muhtaç olduğu şeyi istemesidir.
Bazı kimseler Cenabı Hakk'ın kaza ve kudretine rıza gösterip sükut eylemeyi dua üzerine tercih etmişlerse de ekseri muhakkikîn bir cümle umur-i dünyeviye ve uhreviyenin dünya ve ahiret işlerinin birer sebebe bağlı olduğunu ve müstecab duanın da bu sebeplerden biri bulunduğunu beyan ile duayı terk etmekliği kazaya rıza göstermek maksadıyla yemek yememek, hastalandığında ilaç almamak veya muharebe zamanında silah kullanmamak gibi gayri makul ve meşru olmayan bir fiili irtikap etmeye benzetmişlerdir. Hususi ile dua etmek Cenabı Hakk'a arzı ihtiyaç ve iltica eylemekte müstakilden bir ibadet makamına kaim olacağından, lisanen dua etmek ve kalben de Cenab-ı Hakk'ın kaza ve kaderine razı ve teslim olmak evla ve ercahtır tercih edilmiştir. Şu kadar ki duanın en mühim şartı helal lokmadır. Bir Hadis-i Şerif'te ibadet ve taatın onda dokuzunu helal lokma yemenin teşkil ettiği beyan buyrulmuştur.
Dua için müstecab zamanlar nelerdir? Her gün için gecenin son üçte biri ve seher vaktidir. Seherin fazileti hakkında hadisi sahih daha önce zikredilmişti. Keza cuma günü de dua için şerefli gündür. Nitekim bir hadisi şerifte cuma gününde şerefli bir saat vardır, dua o saate tevafuk ederse müstecab olur diye buyrulmuştur. O vakit gizlenmiştir. Bir Hadis-i Şerif'te o şerefli saatin ikindi ile güneşin batma arasında olduğu buyrulmuştur, fakat o saatten murat tam bir saat demek değildir, belki kısa bir zamandır. Binaenaleyh cuma günleri dualarımızı sair günlere nispetle artırmaklığımız lazımdır.
Keza şerefli vakitler olan Kadir gecesi, berat gecesi, arefe günleri, şehri Ramazan vesair mübarek gecelerde rahmeti ilahiyenin nüzul ettiği vakitler ve cemaati kübra ile kılınan namazlarda hususiyle kalbin rakik, münşerih ve duaya istekli bulunduğu zamanlarda ilha ve dualara devam etmekliğimiz lazımdır. Duayı muvakkat bir zaman için edip de sair vakitlerde terk etmek muvafık olmadığı, evvelce müteaddit ayat-ı celile ve tefsirin beyan edilmiş bulunmaktadır. Duanın en mühim şartı evvelce de söylediğimiz veçile helal lokmadır. Beddua, Bir kimse şefaati hasene ile şefaat ederse o şefaatten kendisi için nasip olur. Eğer bir kimse şefaati seyyie ile şefaat ederse o şefaatin visru vebalinden o kimse için nasip vardır. Allahutaala Hazretleri şefaat-i haseneden ve seyyieden her şeyi üzerine ceza vermeye muktedir oldu ki hiçbir seyyieyi cezasız bırakmaz.