On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak kalbi Selim'i sunar. Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Ve Allah'ımıza yalvarır Cenabı Hak nefsimizin şerrinden, şeytanın yuva aldatmasından, dünyanın kesici süslerine kapılmaktan, insan şeytanlarının şerrinden, ins ve cin yaratmış olduğu varlıklardan, şerli olanların cümlesinin şerrinden Cenab-ı Hakk'a sığınır. Bu mühim bir dua her günün kendisine mahsusta duaları devam eder. Bunu bir kısım insanlarımız pazartesi, salı, çarşamba diye başlarlar. Bir hafta boyunca her günün kendine mahsus duaları, sabah namazını müteakip toplu olarak okurlar. Bu bilhassa dergahlarda takip edilmiş.
Bunu Es'ad Erbili hazretlerinin son kısmında hep beraber cemaatle okumuş oldukları salatü selamlar var. Bunları hep yerine getirmişler. Mesela Şimdi bu bize biraz yabancı gibi geliyor. Bir de sen İslam ülkelerinde Cuma günleri ellerine vermiş oldukları küçük kitapçıklarla bunları tahrif ederler, okurlar. Allah'ınız Allah size değer mi verirdi? Eğer duanız olmasaydı yalvarıp yakarmasaydınız Cenabı Hakk'a, tabi bu dua ve niyaz hepimiz için de değil. Gönlü Cenabı Hakk'a çok yakin olan Allah'ımızın kalbini kendisine yaklaştırmış olduğu kimseler ellerini kaldırırlar. Zaten bu istemedikçe onlar isteyemez. Onları mühim, özelliklerinden birisi de budur. Allah'ımız istetir, onlar öyle isterler. Mesela dua talebinde bulunulur mutlak. Efendimiz Aleyhisselatu Vesselam, Hazreti Ömer'e radiyallahu anh bir umre seferinde kardeşim tabirinde kullanırlar. Bana dua et diye buyurmuşlar.
Bunun münakaşası içerisine girmek istemiyoruz. İşte dua Allah'tan beklenir. Zaten Allah'ımıza onların sıddi kıyyeti, onların Rabbimize kabul oluşu yani hayırlı kul oluşu, müminin imanda hayırlı olması, Müslümanın İslami emirlere riayette, bir hafızın hıfzında, bir velinin velayetinde, bir abidin ibadetinde Velhasıl Allah'ımızın razı olacağı amelleri vesile kılmak suretiyle. Mesela Davud ' ın duaları var çok güzel. Davud çok müstesna da bir Peygamberimizdir. Allah'ımız Celle Celalühu, ya Davud, ya Davud diye birçok kitapları var. Mesela, tahyir-i kalbe, ya Davud kalbini nur et, tertemiz et ki ben o kalbe iskanı vereyim. O kalbe, tabii bu Allah'ımız için bir vücut isnadı değil de muhabbetinin girmesi için. Ben o kalbe yerleşmem için muhabbetimin, nurumun, tecellimin kalbini nurlandır diye buyuruyor. Davud Aleyhisselam'ın dualarında geçer.
Allah'ım beni senin sevginle, sevgisi beni sana ulaştıracak kimselerin sevgisiyle, senin razı olduğun taatlerle, bizi sana yaklaştıracak olan taatlerle, sevdirecek olan taat lerle bizi kendine sevdir, yaklaştır, bu sevgileri ikram et demiştir. Yani bu bir Davud Aleyhisselam, bir Peygamber böyle duayı. Bakıyorsunuz Adem Aleyhisselam duasında şu şekilde yapıyor. Ya Rab diyor Muhammedin hürmetine. Burada Efendimizin Cenabı Hak katındaki faziletin her şeyine zaten müstesna. Burada müminler üzerinde duracaktım. Birkaç Hadis-i Şerif pek de farzaca konuşulmayan Hadis-i Şeriflerle. Ve galen Nebi'yi sallallahu aleyhi ve sellem. Her mümin virrun Kerim, Mümin nedir? Bunun anlamları çok. Herif, eli açık manasına kullanılır.
Kerim ikram eden yani hem fakire, hem yoksula, hem ihtiyaç sahiplerine, hem de bizim bakini olan ihtiyaçlarımıza, ruhi olan ihtiyaçlarımıza her zaman yardımcı manasına kullanılır ve Hadis-i Şerifler de aynen Efendimizin Hadis-i Şerifleri Kuran-ı Azimüşşan'daki ayat-ı ilahiye mucize olduğu gibi Hadis-i Şerifler de mucizdir. Yalnız bunun icazını, bundaki o üstünlüğü, o değeri, o kıymeti yani icaz diyebiliriz. Türkçede bunun bir anlamı da yok. İcaz işte. Biraz da uzaklaşmayacağım yani çok zorluk gibi. Biraz daha mütalaalar bilhassa genç kardeşlerimizin artacak. Artık ise onlar bu kalplerin neleri de var. Üstadımızın eserleri bile, Risale-i Nur ve cüz hazretlerinin anlaşılmaz hale geldi. Arkasındaki hislerini koymuşlar. Yani bakarken, giderken o anlamları da yabancı kalmak bilhassa genç kardeşlerimiz okusunlar mutlaka okuyorum.
El mümini viyir viyum, fihir kelimesini böyle almış ki, hadissine sabrının genişliği olarak da alınıyor. Yani içi, içi müminlere karşı çok vasi, çok geniş. Şu anlam yok yani. Vasi kim aleyhmaz? Gönlü çok geniş, hazırlıklı, sabırlı müminlere karşı Kerim'in çok ikram eder. Öyle ki eliyle ikram et değil mi, yüzüyle de ikram ediyor. Yüzüyle ikram öyle basit de bir iş değil. Karanlık nasıl ışıklarla aydınlanıyorsa, karanlık bir ev diyelim. Karanlık bir ev. Siz lambayı yaktığınız zaman her taraf aydınlanıyor. Yani müminin bir mümine karşı güler yüzü aynen o karanlıkta yanan lamba bitmez yani. Virrun dediğimiz zaman, Virrun Kerimun çok ikram eden, dili ile de ikram ediyor. Hani bir tebessümünü yillarca unutamıyor insan. Dostunun bir tebessümünü unutamıyor. Artık o günahkar, asi. Artık huzursuz, huzursuz hep ondan şer meydana geliyor. Lehim dendiği zaman nereye koysanız orda sıkıntı açar.
Nerde bulunsa orda sıkıntı açar. Kendi içinde de sıkıntı yok. Gönlü de huzursuz, dili de huzursuz, etrafı da huzursuz, sadece kendisiyle de kalmaz, etrafını da huzursuz sever. Zihin bu. İşte bu anlamda, benim sahtekar diyor, hilekar de bunu demekten bile insan hicabı diyor şöyle bir cemaati. Yine Hadis-i Şeriflerde şerrine bakıldığı zaman Hakk'un kelimesi fesad için yürüyen demek. Ortalığı karıştırmak için yürüyor müminler arasında. Biraz daha değişik hadis-i şeriflere bakmak istiyorum. El mümini Mentaah Mümin hakikaten hayırlı bir kimsedir. Ondan hep hayır zuhur eder, iyilik zuhur eder. Aynı menfaattir. Onunla beraber yolculuk yaparsınız, oturursunuz, kalkarsınız, bir yere gidip gelirsiniz ki faydalıdır. Hep böyle hayırlı kelamlar bulmuşsun. Sıkıntın anlatırsın buna Kuran'dan deva olur. Hadis-i Şeriflerinden deva olur.
Ehlullahın kelamlarından, yaşantılarından güzel güzel anlatır, faydalıdır. Olur ya bir iş için müşavere gerekir, anlaşması gerekir. Sorar öğrenmek ister, şu meseleyi nasıl yapalım der. Onda da nefah, faydalıdır. İstişare ettiğin zaman sana çok güzel fikirler, çok güzel düşünceler, çok güzel yollar göster. Yalnız bu müşavere de zaten mümin deyince gerek yok. Bak dediğim için söyleyeyim müşavere gidilecek insan bir kere cömert olur bu. Çünkü sen diyorsun ki, ya ben Allah'ın yolunda infak etmek istiyorum. Eğer kimde birisi ise nedir? Ya sen ne yapıyorsun bak elektriğini ödeyemiyorsun, suyunu ödeyemiyorsun, çöpe kadar vergi geliyor, eve kadar vergi geliyor. Biliyorum ben senin kaç tane çocuğun okuyorum. Bak öyle kafana girer ki çünkü ince damardan yakalar. Bir, bir, bir sen sükuttir Ama cömert birisi olsa nedir? Yahu Ashab-ı Kiram zengin miydi? İnfak ediyorlardı.
Allah'ımız da bereket veriyordu değil mi? Bir rahatlarsın. Aynen bu şuna benzer. Cömert insan ile konuşursan. Şimdi cömert insanın konuşmasını söz konusu. Bir, bir Allah yolunda bak bağlarımızı bitiriyoruz biz. Budadığımız zaman ne oluyor? Kulaç kulaç gelişiyor, büyüyor, üzümlerimiz oluyor. Daha güzel oluyor meyvelerimiz yoksa oduna görüyoruz. Meyvenin elde edilmesi mümkün değil. Böyle konuşuyor. Şuna bak, bir şuna bak. Sonra der ki, hasret olmayacak. Haydi hasret oldu. O da senin yolunu nerede onun yolunudır. Hassüt yani. Bir yerin faydalı olmasını hiç istemezsiniz. Dur bakalım. Bir ileride yaparsın acele etme. Günahliğinden dolayı. Ondan huyları güzel olan kimseler ve istişare. Ahlakı temiz. Bunu nereden bulacağız? Bu bin kişiden bin kişi. Bin kişiye bir kişiye tekabül eder. Bu mutmain ispatinde olacak. Nerede?
Yani gaz bir nefsani bir hal olsa yani bizlerde nefsani hal olsa derler ya çuvalın dibinden tutar, ne varsa olduğu gibi döker. Mücmain ne sıfatı diyor? Rızaha diyor, merzi ahe diyor. Ondan dikkatli yok. Birbirimizi idare edip geçip gideceğiz ne yapalım. Mümin, Mentaa, Ayet celdelere de dönelim bakayım bulursam. Hep menfaattir o İbrahim Suresi'nde geçer o Ayet celleler. Berabersin, konuşulsun, komşusun, bir dükkan komşun, bir iş arkadaşın, hep sana faydası da bulur ve inşaer de eğer bir iş için müşavere edecek olursan, nefaat bunda da faydalıdır ve işaret de nefaat. Sen bir korkaklığın da var bunun da. Ortaklığında da sana faydalıdır. Mesela adam çok iyi girer, girer der ki benim ortağım bul. Ya benim işlerimin hiçbir sıkıntısı yoktur, çok güzel gidiyordu. Çok buydu. Cemiyete baktığımız zaman çok insan.
Bizim diyor işimiz de güzeldi, her şeyimiz de güzeldi ama ortak bizi ortak, mümin olursa hakiki mümin ve in işaret de o nefaat ne olursa olsun. Her ne iş yapsa faydalıdır, sıkıntılı değil. Metallülü'l mümin Efendimiz buyuruyor, Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Metail'l mümin müminin benzeri, bir de şunu dememiz gerekir. Efendimizin Hadis-i Şerifleri ile mutlak ayetlerin bağlantısı var. Hep Ayet-i Celilelerin tazyihi durumundadır, bunun izahidir. Bunun tifsirim ayetindedir. Bundan diyorum kardeşlerimiz hiç üşenmesin. Bakıyorum üşeniyor. Doktora gitmiştik de doktor dedi ki bak ilaçları veriyorum dedi hastasına. Yalnız benim kalbime geliyor sen bu ilaçları kullanman dedim. Bak veriyorum ilacı. Kendimizi benim gönlüme geliyor ki sen bu ilaçları kullanmazsın. Bu böyle kardeşler bile yapacak. Zorluk yok. Uykumuzun on saat olacağına sekiz saat olsun. Sekiz saat olacağına altı saat olsun.
Altı saat olacağına beş saat. Olsun. Bunda beş saat diyorlar zaten. Beş saat olsun da bak dolu zaman var. Şimdi geceler uzuyor. Gündüzler uzadığında ne var? Ondan Cenab-ı Hak ve Sakın ha gafillerden olmayın diyor. Gafteden şöyle hiçbir şey yaptırmak yok. Şimdi zorlanıyoruz. Enbiya Suresi, Saffet Suresi, Fetih Suresi bu hiçbir şey değil. Hiçbir şey değil. Ama hep gözü, gönlü başka yerlere çevirdiğimizden zor geliyor. Ne zordur? Konuştuğumuzda ne fayda var? Okuduğumuzda ne faydamız var? Ne faydamız var? Allah'ımıza kelam etmek değil mi en yüciyciyle? Celle. Bu kasveti atarsak Kürt zamanımız var bizim. Bilhassa burada idareci olan bizi böyle güzel bazen toplandığımızda nasihatler eden kardeşlerimiz uyanıyor olsun, böyle yapsın. Mesela müminin benzerini dolu Kuran-ı Kerim'de. Diye. Dolu. Devam eder. Nahl Suresi'nde geçer. İbrahim Suresi'nin Nahl Suresi'nde de atıyor.
Daha sonra Kehf Suresi'nde var. Tevbe sahiplerine misal verir. Çok biraz meşgul olsa, biraz sahip eden sonra gönderebilsek tamam. Metebünnah ile aynen hurma ağacı diyor. Hurma ağacı diyor. Şimdi bu kayısı ağacı denmiyor. Tut ağacı denmiyor. Erik ağacı denmiyor, hurma ağacı deniyor. Çünkü hurma ağacının kökü çok sağlamdır. Bir de kendini her zaman tazeler o ağacı. Çok kavi, temeli çok kavi. Sonra bunun yazı dışı yok meyve veriyor. Bununla imanı çok kavi, kalbinde kırkleşmiş, yerleşmiş. Her zaman da faydalı Efendimiz'in emsallenmiş. Siz diyor hurmanın dalına uzandığınız zaman koparırsınız, faydalanırsınız. Müminde istişare edersiniz, faydalanırsınız, beraber olursunuz, faydalanırsınız. Bir iş görürsünüz, faydalanırsınız. Bir düğününüzde faydalanırsınız. Bir sıkıntı anınızda faydalanırız. Her anınız sizi vurmaz. Nefsine dokunduğu zaman size mesajlar çekmez.
Diyelim şehadet okuyanimiz şu öfkemiz ilahi alet olsun ilahi gayretlerimiz. Üstadımız bize buyururdu ki, oğlum bizim kovacıklılar nasıl amin diyor. Dere köylüler nasıl amin diyor. Dereköyüller dedi mi bağırırdım. Çok yüksek sesle diyorlardı. Bizim geçmişlerimiz bir yere eğer ateş isabet edecek olursak hemen kelime-i şehadet okurlarmış. İçimizde de nefsani bir ateş olmasın diye okuyoruz. Yoksa mahvoluruz Allah korusun. Küpesiz kamil mümin. Muharebe meydanında muharebe meydanında kılıcıyla cihada boşar. Ve dili ile de hakkı haykırır. İnsanların faydalı olanları çokça Allah'ın kitabını Celle Celalühü okuyanlar ve efbahaum fidinillah Allah'ımızın dininde dini meselelerde çok anlayışlı, çok idrak eden o konulara vakıf olan kimselerdir. Ve hep darun lillah Allah'tan çok korkanlardır Celle Celaluhu. İyilikle emrediyor. Kötülüklerden sakındırıyor ve Akrabasıyla da çok güzel geçiniyor.
Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi serin sohbetini dinlediniz. On yedi şube ve seksen altı bayisiyle bakış kapak hep bir adım önde. Üstelik kapak siparişleriniz üç gün içerisinde adresinize teslim. Mutfak ve banyo dolap kapaklarında doğru tercihiniz bakış kapak. Bakış kapak nokta com. Bakış kapak kalbi Selim'i sundu.