Merhabalar sevgili dinleyiclerim. İhsan Mektebi program mısın bugünkü bölümünde sizlerle Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan dua konulu sohbetin bir bölümünü paylaşmaya çalışacağım. Bugün sizlere duanın başlıca adabından söz etmek istiyorum. Duanın başlıca adabı şunlardır. Evvela abdestli bulunmak, namaz veya ibadetten sonra olmak, tevbe ve istiğfarını kemal-i ihlas ile takdim eylemek. Kıbleye müteveccih olmak ve evvelinde diyerek Hak Teala hazretlerine hamdü sena eylemek. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerine duanın önünde ve sonunda salat ve selam eylemek. Duanın sonunda amin demek duayı yalnız nefsi için tahsis etmeyip bilcümle müminini duaya müşterek kılmak. Ellerini semaya kaldırıp avuçlarını açmak ve duanın sonunda avuçlarıyla yüzünü meshlemek. Huzur-i kalp, sıdku ihlas ve teslimiyetle tasarru ve niyazda bulunmak.
Bir de dua ederken Ya Rabbi sen bilirsin, dilersen şöyle yap diye gibi tabir söylememelidir. Nitekim Ebu Hureyre radiyallahu anh'ın rivayet ettiği Hadis-i Sahih'de buyrulmuştur ki Sakın sizden biriniz duasında Ya Rab sen dilersen bana rahmet eyle tabirini kullanmayıp katiyetle ve azmi kavi üzere ya Rabbi beni mağfiret eyle, ya Rabbi bana rahmet eyle, diye dua eylesin. Zira Allahutaala ve Dekkaddes Hazretleri için duayı müstecab ve kabul ettiremeyecek bir guna mani ve mücbir tasavvur edilemez. Dua ve tazarru zamanında ziyade ısrar edenleri Cenab-ı Hak sever. İcabet olunacağına yakinen inanarak dua ediniz ve biliniz ki Allah Azze ve Celle gafil bir kalbin duasına icabet etmez. Din kardeşi hakkında gıyabi olarak edilen dua, dergahı icabetten redolunmaz. İyilik görenlerin, iyilik gördüğü kimseler hakkında duayı, hayriyeleri redolunmaz. Ezanla kamet arasında yapılan dua müstecab olur.
O arada dua ediniz. Nitekim ezanın müteakip şu duayı okumalıdır. Kolun, aziz ve celil olan Rabbine en yakın olduğu hal secde halidir. O vakit de duayı çok yapınız. Ayet-i celilede, Seher vakitlerinde onlar istiğfar ederler, buyrulmuştur. Seher vakti gecenin on altıda biri demektir. Yine Hadis-i Şeriflerde buyrulmuştur ki, Bir babanın oğlu için duası bir peygamberin ümmeti hakkındaki duası gibi makbuldür. Keza evladın da validesine duası daima lazımdır. Duayı terk ettiği vakit Hadis-i Şerif'te buyurulduğu üzere rızkının kesilmesine sebep olmuş olur. Kul, anne babasına duasını terk ederse rızkının kesilmesine sebep olmuş olur. Hükümdar-ı İslam'ın muvaffakıyeti ve muzafferiyeti için dua etmek sebebi mağfirettir, bağışlanma sebebidir. Binaenaleyh umera ve vukela ve ve kumandan ve asakir-i İslamiyenin muvaffakıyet ve muzafferiyeti içinde dua etmekliğimiz lazımdır.
Dua rahmet-i İlahiyenin ihsanına vesile ve anahtardır. Abdest namazın, namaz da cennetin anahtarıdır, buyrulmuştur. Binaenaleyh namazlarımızın akabinde dua etmeden namazdan çıkıp gitmek büyük gaflettir. Dua müminin manevi silahıdır. Dua ibadetin iliği mesabesindedir. Dua belayı def eder, buyrulmuştur. Binaenaleyh görünmez ve hatıra gelmez belalardan daima Cenabı Hakk'a sığınarak tazarru ve niyaz etmekliğimiz lazımdır. Kaderden hazer sakınmak kaderi def edemez. Lakin salih kimselerin duası nazil olmuş ve nüzul edecek olan bela ve musibetleri def ve ref'amedar olur. Böyle olunca, ey Allah'ın kulları, dua ediniz, buyrulmuştur. Her türlü birru ihsan ibadetin yarısıdır, diğer yarısı da duadır. İnsanların en acizi duadan aciz olanıdır. Yenisi Rabbimiz Teala ve Tekaddes Hazretleri gecenin son üçte ikisi gidip son bir kısmı kaldığında her gece semai dünyaya mekandan münezzeh olarak nüzul eder.
Hak Celle ve Ala Hazretleri kullarına hitaben, ey kullarım sizden kim var bana dua edecek onun duasına icabet edeyim, sizden kim var benden bir şey isteyecek onun istediğini vereyim, sizden kim var istiğfar edecek onu mağfiret edeyim buyurur. Şarih der ki, bu Hadis-i Şerif müteşabihattan olup müteahirin indinde müevveldir. Yani gecenin son üçte biri vakti icabettir. O vakitte ibadet edenler Allahutaala Hazretlerinin hasaten lütfu keremine mazhar olurlar, mukarrabeyin kullarından olurlar. Nitekim şu ayet-i celilede buyrulmuştur: Mümini, kamillerin yanları yataklarından uzak olur. Cenabı Allah'ın azabından korktuklarına ve rahmeti ilahiyeyi ümit ettiklerine binaen Rablerine dua, tazarru ve niyaz ederler ve onlar bizim verdiğimiz rızıklardan muhtaç olanlara infak ederler.
Gece uykuyu sıcak ve rahat yatağı terk ederek tenha bir mahalde riyadan uzak olarak kılınan namaz ve edilen duanın günahlara kefaret, yakınlığa vesile ve bedende olan dertlere deva olacağı şüphesizdir. Vacib Teala Hazretleri Sure-i Araf'ta buyuruyor. Ey insanlar! Rabbinize tevazu ve tezellül ederek gizlice dua edin. Zira Allahutaala tekebbür etmek ve bağırıp çağırmakla dua ederek haddini tecavüz edenleri sevmez. Ahkamı şer'iyyeyi inzal ve erbabının infazıyla arzı ıslah ve ahaliyi irşad ettikten sonra birbirinize zulmetmekle ifsad etmeyin. Allah'ın azabından korkun ve rahmetini ümit eder olduğunuz halde Cenabı Allah'a dua edin. Zira korku ile ümit arasında ve adabına riayetle dua ve Cenabı Allah'a layığı vechile tazim ve muhtaç olanlara yardım etmek suretiyle ihsan edenlere Cenabı Allah'ın rahmeti yakındır. Sevgili Nevcilerim Bir İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik.
Bugün sizlere dua konulu sohbeti Musahabe serimizin üçüncü cildinden aktarmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah.