Dostluk ve İmanlı Birlikte ve Allah'a Yakınlık kaydında Hacı Hasan Efendi Kuddise Sirruh Hazretleri'nin kendi sesinden Kalemdardan sohbetler başlıyor. Onun ikindiden sonra sohbete başlamıştık. Şurada bir iki yere indiğinde. Buranın devamını okuyacağım. Baştan öte yanlış süratle okuyayım, inşallah gitmeye çalışayım. Ondan sonra üstadımıza zikir yaptılar, dinleyelim dedik. Ona da muhabbet…
Dostluk ve İmanlı Birlikte ve Allah'a Yakınlık ne anlatıyor?
Dostluk ve İmanlı Birlikte ve Allah'a Yakınlık kaydında Hacı Hasan Efendi Kuddise Sirruh Hazretleri'nin kendi sesinden Kalemdardan sohbetler başlıyor. Onun ikindiden sonra sohbete başlamıştık. Şurada bir iki yere indiğinde. Buranın devamını okuyacağım. Baştan öte yanlış süratle okuyayım, inşallah gitmeye çalışayım. Ondan sonra üstadımıza zikir yaptılar, dinleyelim dedik. Ona da muhabbet…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Hacı Hasan Efendi Kuddise Sirruh Hazretleri'nin kendi sesinden Kalemdardan sohbetler başlıyor. Onun ikindiden sonra sohbete başlamıştık. Şurada bir iki yere indiğinde. Buranın devamını okuyacağım. Baştan öte yanlış süratle okuyayım, inşallah gitmeye çalışayım. Ondan sonra üstadımıza zikir yaptılar, dinleyelim dedik. Ona da muhabbet edeceğiz. Bakara Suresi, ayet-i celîle yüz elli iki, Sahife yüz elli iki senesi. Size şimdi iki vazife vardır diyor Halet-i Zülcelal. Birincisi bir-i zikretiniz Allah, Allah, Allah diyor. Layıdıyla anınız Allah böyle yedi bire bir ayet vererek gözleri yumunu ya kalbiyle ya tesliğine, beş yüz yetmiyorsa bin, bin yetmiyorsa iki bin, iki bin yetmiyorsa üç bin, şu soy memenin altı Allah diye hoplayana kadar şüphe ettim. Ben şimdi bana laik bir anışla anayım, inayetimi devam ettireyim. Bana bir şekilde kendi sizi zikredeyim bunların. Allah Allah ne diyorsun oğlum?
Ne istiyorsun? Zanı üztü razı ol, bana tazim edin. Nimetlerimi yerine sarf edin. Yedi nimeti yerine sarf edin. Kalan yollara sarf edin. Zekete sarf edin. Hadte sarf edin. Sadakaya sarf edin. Fakire sarf edin. Hayra sarf edin. Hatenata sarf edin. Laip yere sarf edin. Yok yerine israf yere sarf etme. İnkarla isyana küfranin nimet etmeyiz. Küfranin nimeti de küfran etmeyiz. İnkar etmeyin Rabbımızın geldiğini de. Unutkan ne nankör olmayız, unutkan olmayınız, nankör olmayınız. Burnumuzdan gelmesin benim nimetimiz. İzninizle gözümüze durmasın. Yediğin nimetle ben zikredin. Allahu Teala yani ve azamet-i kirden hangisiyle zikredilirse orada ona layık bir müddet ile zakirini zikir beyan edecektir, her cümle. Yazan kutlu cihanımızıdır. Elimden aldım, ben de buraya yazdım. Böyle analım inşallah.
Şimdi siz bir set başlı değil de onların, set başlı Allah, Allah böyle değil de boynunuz bükük, gözlerinizden dökerek devasa dolu bir şekilde eğilin, eğilin kalbinizin onun üstüne doğru eğilin. Yumuşak başlı olarak, yumuşak başlı olarak emrine deve gideyim diyadiriniz. Ben de sizi meziyetlendirmekle akranınız arasında sizi üstünmeyi emekle zikredin akranınızın içinde hareket edin. Utbun ula vereyim, avsil-i alza vereyim, istersen Utbun ula vereyim. Yalnız live gibi teslim olun. Şu çocuk nereyi eline aldın mı sekiz tane, on tane, yirmi tane diveyi bir çocuk götürür görür misiniz bilmem. Biz bilerek içinde yaşadım. Ben divenin içinde yaşadım. Eline aldın mı böyle boynun, büker giren, nereye giden bir çocuk altında elli tane deve diyor, deve gibi diyor, tarikata intisabesi mi deve gibi tersim olun. Size bir daha şeyim var vasiyetetim var.
Ta eski tek gelen İhvarlar kendinden bir sene evvel altı ay evvel imza bilen o birinin adi olur. İsterse yaş da o çok büyük olsun. Tekkede diyor vardı mı diyor Efendimiz pederimiz kaç yaşındasın diyorlar diyor. Ah sakallı bir avuca bunun diyor üç yaşındayım diyor. Niye yalan söylüyor? Dedim diyor halifeler dedi ki diyor efendim bize ne olmuş? İntisabieli başka yaşları hep heba-i mensur olmuş. Hebaya gitmiş tarikata gireli, üç sene olmuş üç yaşındayım diyor. Hep böyle sırları bize söylerler diyor. Hadi olur öteki evvel misafirler. Niye burnu kaldırıyorum ben köylü oluyor gibi. Evpiruni, biz şükür el-kürhüm bir ziyadeti, siz bana şükür, şükür lan Elhamdulillah, Elhamdulillah. Derdiğin nimet Elhamdülillah. Size vasıl olan nimetlerin genden geldiğini duyun. Ben girdim bu nimetleri size kullarım.
Böyle alın onların hepsini emrettiğimiz bir yerlere sarf edin, şükran yapın, ben de sizin her çeşit nimetlerinizi arttırayım, ilk çeşit nimetinizi ziyade edeyim. Efendimizin burada bir hikayesi var, size çekeyim mi? Üstadımızın ağzından dedi ki bir gün Musa Aleyhisselam'ın zamanında bir fakir adam var. Bir de onun hanımı var, fakirlikten ölmüşler olmuşlar. Gün bulup gün yiyorlar. Git yahu demiş. Musa Aleyhissalatu Vesselam'a var. De ki bize Allah bir rızık verecek mi, bir zenginlik verecek mi, vermeyecek mi? Vermeyecekse onlara hareket edelim, vereceğizse ona. Peki diyor var ya, üf bin diyor. Puris İda'da, Binbir Kelam-ı Mükelama'da Mevlayı Müteal Hasratları Celle Celaluhu Hazretleri diyor ki okulumun şeyini niye unuttum ya Musa? Ya Rabbi, Allahu alem unutmuşum, böyle böyle dedi. Okullarımın yarı ömrüne zenginlik verdim, yavru ve mühüne fakir etmek verdim.
Gelen benim Abdullah Alemin'im ben, terbiye itmenin için bazısını taklitle terbiye ederim, irşad ederim. Bazısını fakir etsem tuğgi aniden zengin ederim. O yüzden ben onların rahbısıyım. Bu kulumun yarım ömrünü zengin edeceğim ya da zenginliği mi venist derler, fakirliği mü? Sor onlara. Sordu ben ailemden geldim, ailemden geldim, bak getirdim bu haberi, yine ona bir danışayım. Geliyor hanıma böyle böyle Rabbımızdan bir müjde geldi. Zenginliğimi evvel isteyelim, fakirliğimi evvel isteyelim. Zenginliği evvel isteyelim hocam, yahu gel fakirliği, evvel isteyelim sonra ihtiyarlanınca yani kartana bak belki. Sen inecektin, benim sözümle gittin zenginliği veliste, yanlışsa hanım böyle dedi, şimdi bir sözünü tut derler, ne olursun şimdi bilsin Rabbimiz. Peki diyor, sizin neyinizle bu iş? Halid-ı Zülcelal sorunca Ya Rabbi şimdi istiyorlar, evet diyor, verdim bunu var, meğerdim.
Geliyor Musa Aleyhisselam, verdim diyor Allah. Peki, tövbünden güçlü bir parası varmış, evde desteyi olmuş. Hem abdest alacaklar hem su içecekler. Bir toprak testi almış. Altında da eline on adım yürümüşmüş, altından olmuş, desteyi. Allah ol demiş. Abaşı bir elini selam eden Allah oh, deniz yok olmuş. Sabah hayır etmiş, şuna demiş o şeylere istediler, o nereye tıkelere götürmüş, bakmışlar malmışlar, Onun yetesiyle, paramız yok. Allah Allah bu madem niye bunu bulduğun sen, lafımı atıyor. Efendim milyon lirayım diyorum, ben neyiniyim demiş. Saymış, saymış, saymış. Parasını yermiş, altın bir lirayı doldurmuş, götürmüş, ailesi bunları can, birden kazandın, Allah'a geldi mi veriyor demiş. Gitiverdim. Bir derslik bilmem ne diyor. Yürü git bir top bir al gel, Sekiz kilo et amkel. Şu kadar şehriye şu kadar şey al. Gideceğiz, bir iki tanecik şey, şuraları yiyorduk da ayrıldık. Sen yeter yahu.
Efendimiz diyor, sen yeter, getiriyor diyor. On üç tane gömlek diktirmiş, onun fakire içinde geldiler giymiş. Bir koca kuzu tenceresi etini, canı olmasın böyle, kravatlı ve cana arasında et pehnileri böyle fakirlere on tabakta almış üç bir tabakta geldiler yemiş. Böyle seksen, doksan, bir, bir, iki yüz yaşlarına varır o zaman adam. Varmış zenginlik taşıyor. Doğarlar, o koyunlar ikiz bozuluyor, ikisi de diş oluyor. Habire geliyor habire geliyor. Yahu usta daha biz çok mu yaşayacağız diyor bayır. Bu zenginlik kaşık girer, yarın ömrümüzde de fakirlik gelecektir. Ne oldu bize diyor böyle diyor. Ne oldu bize böyle diyor. Vari gibiyim diyor, vari Musa Aleyhisselam'a diyor Turistila'da, Halık-ı Zülcelala. Yani bu bir kulun var diye, yarım ömrü fakirlik, yarım ömrü zengin geçecek diye. Şimdi onlar habire dağları koyun almamış, bağzalar böyle fışkırıyor. Onlara fakirliğe nasıl vereceksin?
Fakirlik yok onlara. Doğru. O kadın bunun yok mu? O kadın bunun. Yani hakeynatı bilen bir kadınmış. Hiçbir hocadan evi duymadığı halde hınca on mislini ileri geliyor, on mislini kendi olan tanıdı. Yani aşk-ı en-tada bire on, bire on döndürmem miyim kendini ve diyor hak edileceksin, onların aşırırdı diyor. Düşünme artık diyor. Öyle biliyorlar. Bize hiçbir insan bir taklidi kaldırmayı biliyor musun kardeşim? Cebimize kuyuduk mu çıkarmanın imkanı var mı? Evimden koparamıyorum, Tarikatta kullananlar hep evliya olur diyordum ya. Bu hadis Efendimiz diyor ki babama evliyayı ben sana işaretini vereyim. Elinden evliya nedir çıkar? Yani o evliya değil, bul bul çıkar. İnleri var onun, damgaları var. Bizim oyunlarımıza niye basarız? Bir damga basarız, bizim koyun bu. Çünkü burasına bakmıştım ben ama şu kulağı şöyle, o oyun bizim işte, ilirdik böyle mallarımızı biz.
Allah'ın da ilk koyduğu evliyası varmış. Aman hocam, şimdi koyduğu evliyası. Hangi tarikatçıda, sakalı çok gelişirsen o evliyaymış. Yani yoksa hem tarikatta hem eli büzüldü zengin olduğu halde ne bakire bire ne fukaraya bire bir ihbarı kaldırabilir. O zaman bana yardımcın zındık olsun ya böyle insan hiç sevmiyor, sakaret olmadıktan sonra olmaz efendim, imkanı yok. Sakaret Allah'ın en ilki gelen sıfatlarından, ahlaklarından, bütün Bismillahirrahmanirrahim, bütün mevcudata hırslı veren halede zülceler, kafile, dinsize, imansıza, Abdalına, cin geldiğinde, Yahudi'sine, Nasranısına, Bediüzzaman'suna bütün nimetini saçan Allah yalnız ahirette kendine ibadet, itaat eden bu köy kullarına cennet ve cemalini yeren Allah Bunun için sadakat olmayınca olmaz efendim. Misafavetin ağacı cennete gitti. Dünyaya dağıldı. Kim onun dalından tutarsa cennetin dibinde gider.
Fakirliğin ağacının kökü cehennemde, dalları dünyaya dağıldı. Kim fakirliği tutarsa cehennemin dibine girer. Onun için mutlaka saki olmamız lazım. Yapamıyorum ben onu, ben sana tarif edeyim. Bu defa beş lirayı bozdun, cebine koy, rastgele patine ver, elini alıştır. İkincide on lira bozacaksın, koyacaksın ama onun yerine boğazına, hazin ehline, hilalına, o kadar, onun on misli rızıkla dökülecek. Gözünden de bunu göreceksin. İnanacaksın buna. Böyle yapmazsak biz bu işte çok mesul oluruz. Allah'ımızın verdiği hızlı böyle verelim inşallah. Esenler mi okunuyor? Estağfurullah bismillah. Siz beni gusül ve hatalarınızı itiraf etmekle zikrediniz. Benim kusurum çok yahhhat isrına karşı estağfurullah estağfurullah falan hatalarınızı gözümüzün ömr'a alaraktan beni zikreden dinliyoruz. Ben de sizi onları bağışlamakla gizli atayla zikredeyim. Ne diyorsun oğlum sen diyor. Hakan çok estağfurullah.
Affettim bunu, affettim bunu. Başka ne diyor? Yarın cennete alaya girdin mi Tuğba ağacı böyle sarkmış yerlere halı dalından tutun mu o meyveyi geliyor yiyorsun, hiçbirisinde çekirdek yok, Çekirdek yok. İncire benzer. Kabuğu da yenilir, çekirdeğe ver yenilir. E tazincirler de yenilir. İstersen Honos olsun yenilir. Cennet nimeti yineledi. Kabuğu da yenilir, şehre de yenilir. Boyan, boyan, boyan, boyan. E yem, yen, yen. İsteyen kesildin mi diken rekoru hazmedersin. İçen havlu kevserden, içen havlu kevserden ancak bir alnına ter gelir geçer. Orada aldığın meyvenin da yerinden yerinde bitiyor. Ya Rabbi diyor soruyorum ya oğlum cevap ver. Bu aldığım yerden niye bitiyor? Oğlum senin yaptığın gibi yapıyorum ben diyor. Ben ne yaptım ki Ya Rabbi? Bunları alacak bir şey yapmadı mıdır? Ben layık değiliz. Deli layık değiliz. Dün estağfurullah diye zikretsin Allah diye. Yarın inecek etsin, doymalı.
Yarın gine itsin, bloğun gine itsin. Şimdi yatsıyı kılacaksın, yarın gine yatsıyı kılacaksın, sabaha kılacaksın, yarın gine sabaha kılacaksın, Esiz birini yapar, birini gine yaparsınız. Ben birini deyince birini verme miyim size diyor. Verme miyim? Ben kimim diyor. Ben Allah'ım diyor. Selvi Celaluhu. Ya Rabbi bu yedi yüz kat elbise ne Ya Rabbi bize giydirdin mi? Hepsini bir ettirsen burnumuzun deliğine oluyor. Bu nasıl dinlet Ya Rabbi? Yetmiş türlü imanım şubelerini işledim de ben de yetmiş bir elbise mi severdim diyor. Niye bu Halil gibi yumuşak? Hihha Hacı buyuruyor Allah. Niye yumuşak? Yani tarik olanın ahlakı hamdi senin boynunu kulağımızdan boynu kopacak şekilde tevazu oluyordu. Sen sert misin? Ben serdim efendim. Öyleyse o yüksek elbiseyi diyemezsin olsun diye katman elbiseleri var, ahlakı çirkin olanlara. Allah bize ahlakımızı yumuşatsın inşallah.
Ya kardeşim ben doyulan çekimi değil, ben biliyorum cennete girersem koyamaz. En bütçemin yetmiş hori verirmiş. Ailesinin güzelliği kendi ekmek yerken ailesinin peşinden görünüp geliyor boy aynası aile. On altı yaşına gelmiş. Kendi Musa Aleyhisselam'ın yaşında, Yusuf Aleyhisselam'ın güzelliğinde, Musa Aleyhisselam'ın koyunda her emzamı düzdün, seninle padişah. Ailesine niye diyor hepsi? Haydi toplanalım da kutlu cihanımızı dünyada kadar varırdık, bölüştürmezsek olmaz canım, şimdi sıkıntı, şimdi bir bölüşelim canım. Diyelim ki toplanıp geliyor Efendi hazretları anına, buyurun, buyurun, buyurun. Ya demiş Efendi hazretları, buraya yeşil hacsetmişler, sahalın yerine yeşil güzellik. Son neticede bütün ihvanını toplamış Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vessellem. Esselamu aleyke Ya Rasulallah, ben bunları ancak o tarafa bu albeci müddet, varisi, embiyasın kabul ediyorum diyor.
Peygamberimiz muhabbet acısını Ervesselam'ın cennete alasından bizi götür, Perdevseye ala cennetine çektirdiler. Peygamberimize karşı geliyor, oturtuyorlar. Ziyafetleri, ziyafetleri diyor. Ne istiyoruz diyor. Allah soruyor. Bir dahası beni diyor Allah'ın. Ne istemez oğlum? Siz dünyada sıfır zamanlarda beni zikrettiniz. Ne isterseniz geleceğim şimdi. İsteyecek bir şeyimiz hiç şey değildi. Ne isteyen o canımızda tanıştın? Yüşitler'in de kut mu canlarında Efendi hakikatlerini ne isteyen efendim? Efendimiz'e öğreniyorlar. Kendinin cemali bağ cemalin isteyin. Halife diyor, kutlu canımıza deyince Peygamberimize geliyor. Ya Rabbi senin kulların senin cemalını istiyorlar. Ya bu ayın on dördünde göründüğü gibi perdelerim. Mevla. Herkes yıkılmış düşmüş, yetmiş sene evine yürüyeceğiz. Yetmiş sene evine girin.
Bakın cennetinize girin de ha, aydın cennetinize istemek, Ya Rabbi, cennet cennet dedikleri bir evine birkaç koli isteyene inanlarım bana Allah seni geren, beni de Ya Rabbi, ben seni istiyorum, öyleysen iyelim. Zikbullah, şifa, uhul, ulue devam edelim. Kalbimizden çul pasları, hırsı, amağı, buhulü adaladı, ken-i buğzu, iyayı sübayı süpüren zikre devam edelim. İçeride kim olduğunu bilmem, gelen bozulan tahammül edemedim, düştüm, anladın mı? Böyle felaket kurşun alıyoruz insanlarımıza. Yani Hızır Aleyhisselam niye dayım bilemiyoruz. Belki içimizde var mı? Gerçi var. Neyin için ayıp olmuş? Herkes de Hızır diye hürmet etsin. Her gördüğümüz Hızır bil, her geceyi Kadir bildi. Onu mu diyorlar? Neden Allah velilerini gizlemiş? Veliler gizli Allah'ın velileri. Herkese sen bir gardaşının Allah'ın delisi, bu velisi benim ölümde. Çünkü husus zannımın fevkımda bir amel yok.
Bu Allah'ın velisi diye biliyorum. Bana ediyorum bunu, husus zannımdan faydalanıyorum ben. İstersen Allah'ın velisi olma, bu sana korur mu cevap ama biz evliyaullah etmişinin sevabını veriyoruz ki Vanlar arasında filan kötü filan iyi ne? Hiç teşbre olmadan Allah rızası için. Zenginini eğse sıkaratı da olur. Zenginleri hastahaneye düşünce hastahanenin etrafı taşlı dolup da böyle geceleri derinden ağlayan bir paket hastahaneye düşünce üç ay hiç yoklamadan durup bizi ağlıyor. Diyor ki Efendim diyor, biz acıyla yıkvandan değil miyiz yoksa zengin yıkvan da fakir yıkvan değil mi? O efendinin evladı da biz değil miyiz? Bunlarda çok yanlışıyoruz, yani. Bunun için akışımız Allah'ımıza. Çayın içinde karıştık bu cihanın kalbinde, ırmağın içinde karıştık akli kainatın kalbinin içinde denize girmiş, featillah.
Rabbimiz Teala, fetaddes Hazretleri, karışan olan muhabbet edenlerden sizleri bizden bizden izler, inzivara tartışarak cebinizden diyorsun, bizi de arkadan sizin yerinizden Allah oraya kavuştursun. Şöyle elimi açtım geçen. Ya Rabbi, Hadis-ı Sultanım insan, en küçük bu patila kadar bütün ihvanı affet, rızanı buldur, imanla öldür Ya Rabbi diyordun. Ne diyor öyle diyorum diyor, çocuk şöyle yanımda diyor, niye öyle diyorum? Seni diymesem da başkasını desem de, şöyle bilmiyorsan Allah yüzümü kara etsin diyeceğim bak. Yıkmağanı bin avuç kalıgan oldun insanın. Ayaklarımı uzun durabileyim ben. Patrınızı helal edin. Bir adamı unutmayın, bir gece geçen Filiz'den hemen geçen görüyordum, ben dedim yine hayatta kaldım, sizinle gelişmeye muhakkak oldum. Koca Kutbucağın Muthacı Es-Adi Erbili, Suttisatül Aziz şöyle bir dua ediyor ve Mektubat'da yazıyor.
Yavrum diyor, yavrum diyor, buyur efendim diyorlar. İki ay iki mahvoluyor, mahveye aya diyor. İki ay oluyor Hacıde iman var mı görsün, imansız görünür diye korkuyorum diyor koca o sıcağın. Allah rızası için lüteni ihvan birbirine Ya Rabbi, ihvanımızı imanla öldürsün, buzanı buldur diye dua etsin diyor. Bunu düşünüyorum size rica ediyorum ki bu günahkar Yahya'lı tüyünün kafasında rezil vermişpar hafanızı arar. Rızatını buldursun, iman olarak sizinle beraber döndürsün inşallah. Bu da muhakkaktır kardeşim. Dua da kabul. Neden kabul? Peygamberimiz günahsız ağızuna bana dua edin diyor. Günahsız arzular nasıl bilelim? Günahımız var Ya Rabbi, günahımız çok. Karşılıklı dua edin. Bizim ağzımız bütün ihvanın için temiz, benim için günah diye, kendim için günah ettim ama onlar için günah etmedim. Sizin ağzınız da benim için günahsız. Bütün ihvanın ağzı birbirine günahsız.
Kendine dua edeceğine kabul olmaz. Bütün günahın var, yediğin haramın var, kırk bin amelin haptolunmuş, bunun için zor buna karşılıklı ihbar bulacaksın diye diyeceksin ki kardeşim ben sana dua ediyorum sen de bana dua et Allah'ınızı alsın. Kardeşlarımızla dua eder de birbirine Ya Rabbi Efendimizden tut da bu günahkara kadar gelen bütün ihvanımızı, her gün bu dua ederim ben ihvanımıza. Ya Rabbi aşkullah, şevkullah, muhabbetullah, muhabbeti Resulullah I Saadet ihvanlarımıza. Bu füyuzat geldi mi düğümle girer, bunu infak etmezsen nefrusu bunun zekatı var, İhvanlara infak edeceksin. Ya Rabbi şu içme verdiğin, şu lezzeti İhvanlarıma da lütfet, kardeşlerime da lütfet. İhvan'ın birbirine hububu, Aman önümüzde gerek gecesi var. Geliyor Kadir gecesi böyle duyulmayacak olursa inşallah mesuttır. Bir insan emin ve hasta olun.
Ailesi, çocuğu, kimsesi bakmayacak olursa bir bak elini kolunu sığayacak böyle, Allah rızası için ona bakacak. Bizim Üstadımız hadis-ı sultanımız. Allah himmetinden ve teveccüünden ayırmaktır. Bir muzda et parçası bugün onun yanında daima temasta bulunduğu için Ashab-ı Kehf'in köpeği, evli alametleriyle misliğine vermiş, demelmüş, şazelmüş, tefeşdataymış, tedbir olduğu anda kork suratında cennete girer de, efendimim senelerden beri hizmetine bulunan zatın eli öpülmez mi? Ben hiç sevdiğin zaman elimi öptüm benim ve elini öptüm. Efendimize muhabbeti olan size açıktan bir şey daha söylüyorum bizim orada var. Bir evde nişanlı olsa, nişanılansan, şehvet-i nefsaniyenin, sevdiği nişanlının bulunan evin duvarları, kerpişleri, onların kapısının zararları, köpekleri gayet güzel ırzı ailesi Onun ihbarı yeni indim de sultandır. Hepinizin ayağının var, onun için öperim diyorum ben.
Efendi niçin öperim. Bunu böyle böyle sizin bu Ali Rıza Efendi var. Mustafa rolü birisi geldi diyor. Dedi ki Allah'ım yarabbim efendim, vedayı iner misin? Ali Rıza Efendi bakmış çok geniş bir kimse, çıkardı diyor, bir meclidiye verdi. Şükal efendimiz beş lira verdi. Şimdi beş yüz lira zamanı yani. Öbürü beş lirası deyince beş lira diye duyma. Madenli lira o zaman dokuz liraydı. Anlat dokuz kağıt para, madeni lira yani sarı lira. Bir de Ali Rıza Efendi nereyi çok az doğradım buraya? Efendim işte en çok verdiğim bu benim bilmeceyi diye para vermek. Yani o zaman şimdi iki yüz elli lira vermiş gibi oluyor, değil mi efendim? Adam Şahin Nakşibendi Efendimizin memleketinden muharalı yahu diyor. Hatırlaması da hiçbir şey değil ama bu para değil. Biz hiçbir şey değiliz ya sultan yüzünden oraya gidiyoruz. Onun için birbirimize Allah rızası için hürmet edelim ve şöyle bağlayalım.
Peygamberimiz Muhammed Ali vallahi cennete giremezsiniz. Geldiğince iniyor ben niye yerim? Seri yarası da al demez. İmanı gitmedikten sonra cennete gidemezsiniz vallahi. İstersen bin tane elektriği icat et. İnsanda hem dağıtılana münah ağır geliyor. Şaştım Ya Rabbi diyor. Şaşma oğlum bak semadan bir hitap etmiyor. Hep hep kadar bir şey. Onu al da diyor sevap tarafına koy diyor. Ya Rabbi onu koysam da ağır gelmez ben mahsup oldum diyor per başlamış vücudundan. Al da koy diyorum, alsam da imkanı yok diyor. Oradan kağıdı alıp da sevap tarafına boyunca günaha kaldırıp bakıyorum. Haydi hepimize Mesut. Bilemedin Ya Rabbi bu ne diyor. Aç da içine bak, açıyor bakıyor. La ilahe illallah, Muhammedun Resulullah, böyle tebşiratlarımız var Elhamdülillah. Onun için biz iman anlayalım, Mehmet Sure Vallahi Allah'ım yarabbim olamazsın. O niye ediyorum bak?
Peygamberimiz yemin ediyor ki ben onun yeminini fethediyorum. Allah'a karşı emrederim mümin kamil olamazsınız. Nebi yaratıcılarla birbirinizle sevişmedikten sonra, Birbirinizle efendim ağzınızda da el var, birisi bir cihetten, birisi bir cihetten birinin yaptığını biri denmez, birinin yaptığını biri beğenmez. Abiler neyimiz sor Efendimiz diyor ki Siz bizim tercümanımız budur. Ben bir metin yazı veririm. Siz onu büyüledeceksiniz, ihbana duyuracaksınız. Birbirinizi sevmedikten sonra Kamil Mehmet olabilir. Dersin cevap. Şunu da bitiriyorum, bitiriyorum. Fahri Kainat Muhammed aleyhissalatu vesselam diğer taraftan Halık-ı Zülcelal, hadisi kudsesiyle bizi müjdeliyor. Benim için sevişenlere hırsız sevgisi, tam durmuşun senelerden beri görürüm. Lakin yanımdan ayrılamam. Kuşları ne var? Bütün suçları bana ait biradere kadar ben bırakmayayım. Bırakmayacağım de söz verdim anda.
Bizi kurtaracak, aşı ağzanın bölgesinde gölgelendirecek tek bu var. Çünkü Allah için seviştik biz. Bizim sevgimiz Allah için olduğundan bırak bulumuzdan imkan yok. Allah ölene kadar böyle devam etsin. Benim için sevişenlere, benim için ziyaretleşenlere, ziyareti de valib beyi ye gideyim hasta etme namına. Allah rızası için kardeşlerimiz ile görüşelim bu valibeyiz. Elhamdülillah. Allah rızası için ziyaretleşenlere, bir pilavleyeceğim orada düğünde onun için gelmiyor, Allah'ım oraya Tahir Hoca, canımız, ciğerimiz, üstadımızın tek kulamadan mı ulevası, ilimde irfanda her şeyi ileri gitmiş. Konya'nın dediği Türkiye'nin medarı ittikarıdır o zat. Ben hiç ayak öpemem, onun ayağını şapır şapır öperim. Yani buldun mu ayağını yıktırır ve ayağının altını öperim. Allah, Allah ömrünü müstah etsin inşallah.
Şuna gelmedi de Onun ismi altında o pile olmaya karnını doyurun Allah'ın rızası için gelişi bakıyorum niye giriyorum, niye gidiyorum, niye gidiyorum, ondan lazım bir pilav düşeriz. Demek pilav ne değilmiş getirilen, Tahir Hoca da değilmiş, Allah'ımış getirilen, Allah'ın rızasıymış. Allah için ziyaretleşenlere, şimdi Rabbim için, Allah rızası için birbiriyle sevişenlere, ben bunu öyle misiniz? İyice talim ederim, Allah rızası için birbirine itimat edip de dost olanlara. Ben bu zatın dostuyum, bu da benim dostum ama, dostum yani itima ediyor. Bu zattan bana ne ırzıma, ne namusuna, ne parama, ne canıma, ne malıma zerre kadar bir zarar gelmez dediğin kimseyle dost olacaksın ve dostluğun aleyh anahtarını iki tane konuşuyorum. İyilikle artmayacak, kötülükle eksilmeyecek. Onun yüzünden bir sıkıntı görürsen dostluğun eksilmeyecek. Muhabbet ayrı devam.
Ondan büyük bir kar etsin, onun topladığı maldan bir inekten yüz binlerce para gel. Vay kardeşim sana buradan olayım, gözler bunu demeyeceksin. Ne iyilikle artacak ne kötülükle, cüble eksilecek. Miryarı bu. Demek ki oranın önünde bir sıkıntı diye bir uçar olursan o dostluğun dahi bilen olmaz bu. Dostluğun üç alameti daha var, bu seni onu bir sürü öldü. Öldü. Fet olsun efendim canım, senin için kurban olurum ben filan. Yok, hastaneye yakınca da gördüm. Yüz elli gündür yatakta beklerim, orada da görüyorum. Dost mağfirün altında bırakmazlar. Her namazının solunda yok, ibadetin sonunda filan gardaşımdalar, dışarı sakaldı, ahirette iptal etti, üç uçakla bir Fatiha ruhuna verir, ona gönderir, harcı da onu öyle okşar. Biz dost, menpatı varıkana ölmez dedim, menfaati gelince onun kulu veren dost değil. Allah olsun, gelen Hazretleri şu bunlarıma müjdeleyim, ben ondan razıyım.
Benim için sevişenlere, benim için ziyaretleşenlere, benim için birbirine muhabbet edenlere, ikramda bulunanlara çay şişiriyorum, kahret veriyorum, bunlar ikram, kuşmanla da yok. Benim için birbirine itimat edip de dost olanlara benim de muhabbetim tahakkkurt etmiştir, ben de razıyım o kullarımdan. Allah o razı olduğu onlar zümrasına ilhak buyuruyor Ya Rabbi. Bizim bayballık kardeşimiz Hak rızası için emirlerden sonra birkaç kelam olursa da boyunların sizin için meftun yani muhabbetleri çok, Allah rızası için konuş dedin. Allah rızası için deliğinden riyayı kast edenlerin Allah ridaasını kast ederek, hepimiz böyle kendi kendime başlamış değilim. En azından şu kadar sizin kulaklarınızı diyordun, rencide yedim, beni affedin. Rızau lillahi tealen that yıkan. Hacı Hasan Efendi Kuddüses Sırruhu Hazretleri'nin kendi sesinden, kalemdardan sohbetler sona erdi.
Kaynak: Genel
Dostluk ve İmanlı Birlikte ve Allah'a Yakınlık | Mihmandar