Bazı mühim sözlerinden buyuruyor Semi-u ebel gasimen nasrabazi yekul cehenneme, Allah korusun ibadet ve taati bir başka yerden de alarak cehennem korkusu ve cennet ümidiyle yapmayın. Sır, Mevla muhabbeti için yapın. İyi sözler söylemiş ihsan. Yeryüzünde yürürken tevazu ile yürüyünüz. Yine burada dikkat edeceğimiz hususları ifade etmiş. Bir müminin sıfatları üzerinde durmuş. Lülezemetü'l-kitebî ve sünne. Bir müminin riayet edeceği, Allah'ımızın Kitabı ve Resulünün Sünneti'dir ve terku'l ehva I vel bid'a, bid'atleri, dinde aslı olmayan tavırları, hareketleri, yaşantıları ve nefsin isteklerini de terk etmektir, buyuruyor. Sıfatı olarak bu. Zaten üstte birinci madde olarak kitaba ve sünnete uymak hepsini tamamlıyor. Meşayı-i kirama da tazimimizi korumaktır. Asıl onların istediği tazim, Allah'ımızın yolunda gayrettir, çabadır. Sami Efendi Hazretlerinin yakınlarından biriydi, şunu anlattı.
Dedi ki bizim üstadımız şu kadar evrad okuyoruz, şu kadar ezkar okuyoruz. Buna memnun olurdu ama dedi, asıl mesrur olduğu Cenabı hakk'ın yolundan ne sarf edebiliyoruz. Hangi fakirin gönlünü gördük, andi yoksunu memnun ettik, Hangi sıkıntılı olan bir kimsenin sıkıntısını giderdik? En çok sevindiği dedi, Efendi Hazretlerinin bu olurdu. Burada muameleyi ifade etmiş oluyor. Onların ceplerini bütün kıymetlerle doldursanız, mal ve mülk her şeyi feda etseniz buna sevinmezler. Üzülürler, derler ki acaba bunun içerisinde bir katışık var mı, bir haram var mı, bir şüphe var mı diye endişe duyarlar. Onların istediği edeptir, erkandır, ahlaktır, yollarını takiptir. Hangi büyüğümüzü anlatırsanız anlatın, onları da göreceğimiz muamelattır. Muamele çok önemli.
Mesela ailesi ile olan münasebeti, çocuklarıyla olan münasebeti, akrabası ile olan alakası, komşusu ile olan münasebeti ve ticari hususu vesaire konular. Hep bunlarda kitaba ve sünnete uygunlukları, en önemli olan da budur zaten. Çünkü evrad ve ezkarın ibadet ve taatin bizde sağlayacağı güzellikler var. Mesela çokça bildiğimiz için diyorum, bir cümle Namaz hakkında. Namaz saatinden maksat ne oluyor? O gayeden birisi kötülüklerden kaçınmamız. Mühim olan bu ibadet ve taatin bize sağlayacağı kıymetler, değerler bunlardır. Mesela oruç taatinde önemli olan nedir? Allah'ımızın korkusunu, yaşantımızın her anında muhafaza edebilmektir. Bir bahçeye girdiğimizde de, bir yabancının arsasına girmemek, malında haksızlık yapmamak, hukuka riayet etmek, hep bunlar. En önemli olan bu ve hüsn-ü sohbetir nutaka.
Yine arkadaşlarıyla, dostlarıyla, yoldaşlarıyla en güzel şekilde geçinmek, onlara nasihatte bulunmak, gel bir oturalım, görüşelim. Bizim hayatımız nasıl geçiyor? Nelere dikkat etmemiz gerekir? Rabbimiz bizden neler istiyor? Habib-i Kibriya neler istiyor Sallallahu Aleyhi ve Sellem? Büyüklerimizin bizden arzu ettikleri nedir? Böyle bir tefekküre dalar. Konuşur, dönüşür. Peygamberlerimizi göz önüne alır. Rıfaka, refikleriyle, dostları ile güzel sohbet bu demek. Adem Aleyhisselam'ın yaşantısı gözlem geçirilir. Sonra Nuh Aleyhisselam ele alınır. Büyük bir peygamber bunlar. Daha sonra o yirmi sekiz Peygamberimiz onların hayatlarını, ne ile onlar muteber olmuş Cenabı Hak yanında? Mesela bir Süleyman Aleyhisselam, Neml suresinde Süleyman'ın orduları geliyor. Şuursuzca sizi çiğnemesinler. Hepiniz yuvalarına dönsün. Buradan bakılır.
Denir ki bir karınca, bir karınca kendi cinsini nasıl muhafaza ediyor, ezilmesinler diye. Biz Rabbimizin muhatap kıldığı insanlara olan muamelemiz nasıldır diye böyle sohbet verirler, düşünürler, konuşurlar. Biz insanları böyle gözetebiliyor muyuz? Hem fikren, kalp olarak ve ihtiyaç olarak diye güzel güzel sohbetler yapılır. Allah'ın yolunda hizmette daim olur. İşte biri başkaları yapıyor, bize gerek yok denmez. Bunun kadar yanlış bir tavır olamaz. Allah'ımızın emri hepimiz için geçerlidir. İşte şunlar şunlar yaptıktan sonra bize gerek kalmıyor, böyle denmez. Hepimiz gayret gösteririz. Hepimiz çaba gösteririz. Hiçbir şey yapamıyorsak bile, deriz ki bir vazife var mı, bir görev var mı, ne istiyorsunuz bunları yerine getirelim. Bunu da yapamıyorsak, en azından deriz ki yaptığınız hizmetlerden dolayı teşekkür ederiz. Sağ olun, var olun. Sizin sayenizde birçok insanlar istifade ediyor.
Şimdi sizden önce bir konuydu. Tenkit edilecek bir kimseydi. Layık olmayarak büyüklerimizden edep alabilmişsek, sözümüz şu oldu. Beş bin kişi istifade ediyor. Hiç buna mı görmüyoruz? Bir kimse sayesinde beş bin kişi rızkının temininde istifade ediyor. Böyle faydalı olabilmek. Bu verimizi artırır. Teşekkür, insanlara teşekkür etmeyen, Allah'a teşekkür etmemiş olur. Burada bize, hatırımıza gelen şu dinimizi tüm olarak anlayacağız. Bizim dinimiz tırnak kesiminden af buyurun, elin elin temizlikteki, bu kadar değil. Yaz gününde nasıl olur? Kış gününde nasıl olur? Bunu haber verdiği gibi en yüksek derecede olan kimsenin de vazife ve görevlerini belirliyor. Böyle bir din. Böyle bir İslam. En hususta dikkat icap ediyor. Dinimizi böyle yarım değil de tüm olarak düşüneceğiz. Mesela yolda yürürken karşı gelen bir insana ama selam vermeye muvafık bir durumu da olacak.
Selam vermek, nasihat isteyene nasihat, bir cenaze ise iştirak etmek, bir hasta ise ziyaretine varmak, hapsırıyorsa Yerhamukellah demek, daha birçok vazifelerimiz var. İnsan ömrünün sonuna kadar unutamıyor. Diyor, benim bir cenazem vardı. Bir telefon da mı açamazdı, diyor. Demek ki önemli bir görev, bunu Allah'ın Resulü, Acurmü müslim-i sipton, Acıs-ı Şerifiyle haber veriyor. Demek dinimizi burayı iyi yakalamamız gerekir. Öyle tekil değil de bütüncül olarak ele alacağız, tüm olarak ele alacağız. Mesela, Sami Efendi Hazretleri oturup da postunun üzerinde sırf evladı ile meşgul olamaz mıydı? Olurdu. Neden Şam-ı Şerif'teki öğrencilerin listesini çıkarıp da onların ihtiyacını da onların ihtiyacını karşıladı? Oturamaz mıydı? İstediği her türlü rahatlık vardı. O, dış gününde soba yaktırmıyor. Eğer sobasını yakamayan fakir varsa onların da ihtiyacı giderilmeden ben yapamamdır.
Mesela Hacı Hasan Efendi Hazretleri'ne Mekke'de de ev hazırdı, Medine'de de ev hazırdı. Neden bir sandık kurdu da iki buçuk lira, beş lira, yedi buçuk lira, on lira aidatlar almak suretiyle halısının ipini temin edemeyen, eczaneden ilacını sağlamayan kimselere yardımı ne için yaptı? Din muamele olduğu için yaptı. İslam'ı tekil olarak değil, bütün olarak gördüğü için yaptı. Mesela dolu ilim ehli olan insanlar var. İtikadi konular üzerinde neden durdu? En çok üzerinde durduğu mevzulardan birisi de buydu. Mesele oturur başına hiçbir sıkıntı açmazdı. O tarihte ülkenin diyelim sıkıntısı nedir? Şer'i olarak dinimize uygunsuz tavırları nedir? Onları neden ele aldı? Bir zina fiilini feryad ü figan kopararak niye ifade etti? Neden bir memlekete yerleşti de kahvehanelerini kapatmak için üç defa o yörenin kahvehanelerini kapattı. İşte bu dindeki muameledir. Seçkinlikleri hep bu noktadadır.
Bunu ifade eder bir şekli görüyoruz. Ve istiemalü'l ahlakil cemiyle. Zaten güzel ahlak ile ahlaklanırsa yapacağı da budur. Nedir? Güzel ahlak ile ahlaklanırsa sabırlı olur. Her işinde sadık olur. Allah yolunda infak eder. Ne yapar? Ne yapar? Seherlerde gözyaşı döker. Ve'l müdeme tualel evrad, verilen görev ve vazifelerine dikkat eder. Seherde vazifeler yapılır, seherde yapamadın diye o gün evrat-ı ezkar terk edilmez. Yirmi dört saat içerisinde hepsi yapılamıyorsa bile ara ara yapılır ama tamamlanır. Şöyle bir düşünelim, evrak ve ezkar çok değil. Bu görevlerimizi yaptığımız gibi, tesbihatı çektiğimiz gibi bunun yanında birçok evrak ve ezkarımız var. Bir aile reisi olmak, en büyük evrak ve ezkarlardan birisidir. Bir aile reisi olmak. Aile fertlerine sözünü geçirebilmek. İşte biz şu anda ne durumdayız? Yaz gününde giyim ve kuşamlar çok önemli.
Bu giyim ve kuşamda bizim tavrımız, hareketimiz, Mesela misal olarak söylüyorum, ne olmalı? Mesela tesettür ne demek? Yaz gelince açılmalar, saçılmalar var. Tesettür dinimizde nedir? Bir kere tesettür kelimesinin anlamını bileceğiz çünkü biz Müslümanız. Müslüman nedir? Dininin emirlerini bilir, bu hususta maluma sahibi olur. Çünkü ilk inen ayet-i celile essamle oku ya Muhammed. Sadece zahirini değil bunun marifetullah'a işareti vardır. İkra oku. Sadece zahiren okuma, gönül olarak oku. Kalp olarak oku. Ruh olarak oku. Sır olarak oku. Allah tarafından bir ilim olarak oku. Marifetullahı tahsil için oku. Çünkü sure-i celilenin devamında buna işaret var. Allah'ımız bilmediği'nu O'na malum ediyor. Efendimizin mübarek sözleri bunu tefsir eder Kuran-ı Azimüşşan'ı. Bildiğiyle amel edene Cenab-ı Hak bilmediğini malum eder diye buyruluyor. Mesela tesettür kelimesi ne demektir?
Cenab-ı Hakk'ın emri doğrultusunda örtünü, vücudun mahrem yerlerini teşhir ederek herhangi bir fitneye, onu söylemekten hicabelerim, istismara yol ortasında neler olduğunu siz biliyorsunuz. Sebep olmamaktır. Bunu en güzel Cenabı Hak Kuran-ı Azimüşşan'da ifade buyuruyor eshamle. Efendi Hazretleri ne yapmıştır? Hasan Efendi Hazretleri anlaşılsın diye söylüyorum. Mesela şimdi olsaydı, tam düğün zamanları onlara ölçüyü verirdi. Ey peygamber eşlerine, kızlarına ve diğer mümin hanımlara söyle, toplum içine çıkacakları vakit baş örtülerini taksınlar ve vücut hatlarını tamamen kapatan dış kıyafetlerini üzerlerine örtsünler. Gerek giyim ve kuşamlarında gerek söz ve davranışlarında mümin bir hanıma yaraşan ağırbaşlı ve edepli tavrı göstersinler.
Bu onların saygı, değer ve iffetli bir kadın olarak tanınmaları ve böylece ahlaksız insanlar tarafından sözlü veya fiili tacize uğrayıp, incitilmemeleri için en uygun çözüm yoludur diye buyuruyor. Cenabı hak Sonra cilbab dendiği zaman şart demektir. Aynı zamanda örtüde bütün vücudu örten elbisedir cilbab. Bedenin hatlarını belli etmemesidir. Rabbimiz tesettürün bir tüketim vasıtasıyla dönüştürüldüğünü biliyoruz şimdi. Giyim ve kuşamların nasıl insanlara satışa sunulduğunu, reklamların da büyük etkisi vardır. Halbuki unutmamalıdır. Tesettür inanç, ahlak, ibadet, davranışlar hepsini içerisine alan en önemli konulardan birisidir. İş hayatındaki kadın ve erkeğin tavırları. Beraber olunduğunda erkekle kadının sığaralarla nasıl birbirleriyle konuşup görüştükleri bunları açmak istemiyorum. Sadece dokunayım diyorum ama olan hadise bu. İşte tarikat-ı aliye burada gereklidir.
Hocanın birisi varlık sahibi bir zata demiş ki işte bir hizmetimiz var, Allah yolunda yardım eder misin? Hocam sabaha kadar namaz kıl desen kılarım, amma bunu bana söyleme. İşte asıl müminliğin işareti o noktadır. Tesettür fıtratı bozmamak ve edep perdesini yırtmamaktır. Edep ve haya olmadıktan sonra örtünmenin anlamı kalmaz zaten. İçinde olmadıkça dışında olmaz. Binlerce defa yal var istersen, içinde olacak. Bunu bir aile reisi, aile fertlerine, gönüllerine işleyecek. Şekilde yamukluk varsa ruhunda da bozukluk vardır onun. İslam dinini tercih eden vahyin, peygamberimizin sünnetinin örnekliğini kabul ederler. Aişe annemizin naklettiği şu hadis-i şerif, Hazreti Aişe'nin kıl kardeşi Hazreti Esma, üzerinde ince bir elbiseyle efendimizin huzuruna girmiştir.
Efendimiz onu böyle elbiseyle görünce hemen yüzünü çevirmiş ve şöyle buyurmuş, Ey Esma, bir kız ergenlik çağına geldikten sonra el ve yüzünün dışındaki yerlerini göstermesi doğru değildir, rengini göstermemelidir. Eşab veya tülbentler, saçı tamamen gösterdiği gibi çorapların da inceleri giyilmemelidir. Fıkhı bir hususu söylüyorum size. Topuklardan yukarı, teni gösteren hiçbir çorapla kılınan namaz, setr-i avret sayılmaz. Çorapla namaz kılıyorsa vücudunun rengini en ufak şekilde belli etmemelidir. Efendimiz, Hazreti Esma'yı nasıl uyardı ise kardeşi Abdurrahman'ın kızını ince bir başörtüsü ile gören Hazreti Aişe de radiyallahu anh'a yeğenini uyarmış, yeğeninin başörtüsünü katlamak suretiyle kalınlaştırmış ve böyle örtünmesini tavsiye etmiştir.
Mesela Abdullah bin Abbas, Müslüman bir hanım halhalını, gerdanını ve saçlarını ancak kocasına gösterebilir demek suretiyle burada görüşünü İslam'a göre beyan etmiştir. Utanılacak çok sözler olduğu için beyan edemiyorum, siz anlarsınız elhamdülillah. Müslüman hanımların dışarıda ince ve şeffaf elbise giyinmeleri nasıl yasaklanmış ise dar giysiler giyinmeleri de aynı şekilde yasaklanmıştır. Efendimizin Dihyetü'l Kelbi'nin hediye ettiği keten kumaştan dokunmuş bir elbiseyi Üsame bin Zeyd'e giydirmiş, ertesi gün Üsame'nin üzerinde elbiseyi görmeyince nerede o elbise deyince bunu aileme giydirdim ya Rasulallah demiş. O zaman ailene söyle, altına başka bir şey giysin. Altında bir şey olmadan giyildiğinde o elbisenin kemiklerinin şeklini bile göstereceğinden korkuyorum. İşte dervişlik budur. Velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.