Dinî Hayatın Derinliği ve İbadet Sırları kaydında Allah kolları o kadar da buraya denk getirmiş. Çünkü onları hadisleyerek dilerim, sen de ziyaret dilerim. Persluğu altı söylüyordu, bütün çocuk, çoluk, büyük, vücut. O mağaraya doğru yürüyüş yaptılar. Kendini götürüyorlar, mezarliğin oraya, o göneğe varınca, bir durun gardaşım! Rabbimiz korkulu geldi, bizi iki gün yaptık zannediyor. Allah…
Allah kolları o kadar da buraya denk getirmiş. Çünkü onları hadisleyerek dilerim, sen de ziyaret dilerim. Persluğu altı söylüyordu, bütün çocuk, çoluk, büyük, vücut. O mağaraya doğru yürüyüş yaptılar. Kendini götürüyorlar, mezarliğin oraya, o göneğe varınca, bir durun gardaşım! Rabbimiz korkulu geldi, bizi iki gün yaptık zannediyor. Allah bizi senelerce burada koymuş, uyutmuş. Arkadaşlarıma var, millete iman etmiş, ilmi okumüler gelmiş, bizi ziyarete geliyorlar, korkmayın ne deyim, orda bir başlılar kanaat etsinler, ondan sonra ben geldiydim mi, gelim Yani böyle bir de bire üstünüze gelen korkanlar demiş bunlar. Yetmişlere varmış demiş, bakın manzaraya. Ne bu demiş? Biz üç yüz dokuz seneden yatıyoruz bu sefer uyumuş. Allah Allah! Hey Kudretini al kurban olayım vallahi. Evet böyle öğretmiş, bizi buraya ölen diye. Şimdi onlar da ziyarete geliyorlar.
Hep şey yapıyor, yolunda da olur olmuşlar. Cüce cüce'dan olmuşlar. Ben içlerinden bir çubuk boy yaparlar. Bir nebze hürmet ederler, ondan sonra görüşmeye başlarlar. Bu insan o. Ne uğrayalım diyoruz. Gelin birine girerim, dua ederim, kaybolalım, girerim demiş. Gelin birine, götüne kadar gitmiş düşer. Ne dua etmişler? Kaybolmuş gitmiş Kuran-ı Kerim yani. Onlara yoldaş oldum, sende iş oldun diye. Bizim diyeceğiniz buyur yani. İş oldum, onlara arkadaş oldum diye kırk eli ehli cennet etti Allah. Hud suratınla Cennete ala, her türlü sizde girin. Çünkü iyilere iş olmuşsun diyor. Biz eğer iyi değiliz iyilere bulun iyilerle iş olun. Yalnız Hacı Musa Topbaş efendi kardeşimiz şöyle yan yaralı cemaate koşun bunlar hep salih kimseler. Yani salih adamlar bunlardan ayrılmam gelir. Bu Allah için çürük sıcakta, ırtaklık günü her birinin bir işi var.
Gitmeyip de bir araya Allah rızası için toplananlar sadık olmazsa gibi bir saf yoktur. Allah bizi bunlardan hayırmazsınız. Onun için hiç bulamıyor. Baza oldu mu, koşayım? Develiğe gelsin. Neyin için? İyilerden ayrılmadığı için. Bunu da başka size söyleyip de ayıptır bir şey yok. Bu ince anlam hayvan hayvan kana, erkek erkeğe iken köpek küpeyken, iyiler de iş olunca cennet olursa benim olacağınızı şüpheliyim inşallah diye. Çünkü şeytan rahmetten ümit kestirir. Diyor ki sen büyük günahkarsın. Büyük Allah seni kabul etmez ki diyerekten fikre girer, insanı yoldan çıkarır, diyerekten götürmez, suçlandım diyor. Filan der, böyle restetedi. Allah şerrinden Her sohbetinde konuşmazsam hoşuma gitmez. Çünkü bir de duymayandan tek duyan var bunun içinde. İki duyan var, geç duyan var. Hiç duymamış da yeni duyuyor. Peygamberimiz inançtan teşte duyuyoruz orada dünya'ya tesadüf etsin diyor.
Bir insan çok günahkar, çok suçlu, çok edepsiz bir his ama kevbe etmiş, iyilerle eş olmuş. Allah, Tevbe Suresi'nin bütün günahlarını affederim. İyilerle haşr-ı cevilerin, tüylerle cehenneme eylesin. Bir insan çok ibadetli, iste de anlık gelene kadar ibadet etti. Lakin kötü insanlarla teşniyetini zalim etmiş. Onlarla düşmüş kalkmış. İyi amellerini olduğu gibi mahvederim. Kötülerle ehli. Dünya yolunda bile öyle. Bir hırsızı Lazici bile yola çıkacak olursan, seni üstündeki aç paranın için keser de kulağı bile duymaz. Çok alanın tarafında böyle. Duyduğumuz pek çok böyle insanlar, bunu aman arkadaşımız iyidir. Kahete giderken de iyi arkadaşlar, şuraya toplanınca şuraya oturuveriyor. Efendim, filan farkı şöyletir, filan farkı böyle etti. O ediyor. Şu anımız doğru çıkarsa kendinize götürecek. Burası bizim malımız değil, imtihan dairesi.
Dinî Hayatın Derinliği ve İbadet Sırları ne anlatıyor?
Dinî Hayatın Derinliği ve İbadet Sırları kaydında Allah kolları o kadar da buraya denk getirmiş. Çünkü onları hadisleyerek dilerim, sen de ziyaret dilerim. Persluğu altı söylüyordu, bütün çocuk, çoluk, büyük, vücut. O mağaraya doğru yürüyüş yaptılar. Kendini götürüyorlar, mezarliğin oraya, o göneğe varınca, bir durun gardaşım! Rabbimiz korkulu geldi, bizi iki gün yaptık zannediyor. Allah…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ama nasıl bu efendi ailesi ile imtihan oluyor, ediyor sana demiş. Ben bir dakika aslana itaat ediyorum da, dağdaki aslanlarda bana itaat ediyor demiş. Yani ailemin gafletlerine tahammül ediyorum. Allah sana bir sünnet olarak bunu verdi. Salla dersen ehlisendet. Öyle mi? Zenginlikle mi? Hacca girecek mi? Ceket verecek mi? Sadaka verecek mi? Hayret sabredecek mi? Birisi anadan uğrayan olmuş, hiç elbisesi yok. O bir alemde, yirmi üç bir naişe, yağlı bir naişe var. Yiye, yiye, yiye, Allah Allah. Demiş. Gözü ama demiş ki bir karartı geliyor ya askeriye eniştenine niyaz. Gözü görmez demişler ya ya, orayı görüyorum şimdi. Anadan uğrayan demiş ki uzun uzun eteklerimi, keserler açalım buradan demişler. Analar bu yanlışa uzun uzun eteğim var zannedermiş ona. Şimdi, kaçalım bu alemden, demiş. Dersler bir aleme, gülmüş bir laaşa kurmuşlar ama çok seviyor.
Enbiya gözüyle de çürümüş, kemiklerle çürümüş. Onların gözüne henüz görünmüyormuş. Ama dergilere, enbiyalara, evliyalara kemiklerine çürümüş görünüyormuş. O jandarmalar neler Künder bir günde yedi, bir günde yetmiş defa melek geliyor öleceğiz. Hazırız, böyle kulağımızın dibinde söyler söyleyip geçiyormuş. Azrail Aleyhisselam her gün yedi hafta nazar edermiş. Ölüyorum, hazırlanmayayım. Tabi insana. Çünkü dünya tabak kadarmış burada, her türlü görüyor, biliyor. O kendimin öleceğini duymazmış, onun Kayseri'den filan öldü, uyuyan yılan filan öldü, o uzakları duyarmış da, kendinde duymazmış. Yani, kendine kulağına sağırmış illeri açıyormuş. Anlamımızın oynadığı, en daha çok zor. O gülleri görmez, ta ka kao tüyünün altındaki askerin görür de, kendi kusurunu görmezmiş de, ilim kusurunu pek görürmüş. Doğru mu, Firan'ın şöyle yaptığı? Firan'ın şöyle ettiği, doğru mu arkadaş?
Böyle çok konuşurlar ama kendine dönüp de bakmaz, kusurunu görmezdim iş. Sırf da şurada ne kadar aram var, ben bunları hep görüyorum, bunlar da beni görüyor. Benim gözüm kendimle uzak geliyor. İlim gözü benim bana yakın oluyor. Her suçumuzu iyi bilebilir. Ben bilemem çünkü. Onun için dostlarım olacak biz. Sekiz, on deresini böyle kanınca alıyor? Hep el yarasın Kuran'ı Kerim'e göre hatır alıyor. Sen sen karayla muamele yatırdın. Hanga ile efendimiz yanından geçme diyor. Ben çağda yolunda anasını nikahını kabul etmiş gibi günahkar olur. Ne kadar hidayet etsin? İlerlemiyor, ilerlemiyor. Bana bak, ne ara bakayım senin? Senin de mi arayıp bakman lazım? Yani haramdan gelen sakın ne var? Olmaz ki bu iş. Hoca bir havuzun içerisinde abdest alınır. Havuzu kemir derler. Onun Ersin Murat Dağı'nda. Bir tane numara da düşerse abdest alınmaz. İki soru oraya.
O kadar rızgın, helal olan bir damla haram düşmüş içerisine. Şeytan rızkın oluyor orada. Soruyorlar bana. Hamurun içinden bir sesi fare şeyi çıkmış. Zırtısıl bu. Haram. Dört paralı, haram, yediği yüz kırk külliyet ile kılınmış, kabul olmuş, namaz bellidir. Hz. Babası sabit hazretleri özledim. Şöyle suyun üstünden gelen bir elmayalı en azından. Susun şimdi suyu boğazına tak. Aman bu beceri var Elmas, ben ne yaptım? Gafletle ısırdım diye yetmiş. Suyun boyunca gelince, orada elma suyun üstüne eğilmiş. Fenerbahçe inmiş, fende oturuyor. Selamün aleyküm. Şu elmaya bak, Zehrin zıp olsun diyorum demiş. Adam vurmuş balayına. Yani adam bir kase, pek korkuyor. Demiş ki, topal eti alır da ay ile kabul edersen, alır ederim. Hiç haram görmedim. Kulakları yok dedim, televizyon, nezlesi seyretmedi. Kulağıyla dinlemede hayatta, hiçbiri günah dinlemiş değil. Onun için diyorum demiş.
Arkadaşlarım muhterem diyor, dava arkadaşlarım diyor, Tahir Hoca. Dava arkadaşlarım, muhterem arkadaşlarım, burada eliyle daha hiç haram yutmadı. Onun için dili ilahi, yalan, gıybet, ittiran, ne söylemedi? Onun için dili yok. Ayağıyla daha gece adım dışarıya çıkmış değil, onun için ayağı yok dedim. Seni bir tanecik elma suyuyla bir sene hizmet ettirmeye vicdan tahammül eder mi? Benim kızıma göre bir koca bulayım diye seni imtihan ettim, baktım bir elma suyuyla bir sene hizmet eden bir adam olursa bu benim kızıma bade olabilir dedim. Onun için o senin ailen haydi getirdi. Beraber oldular. O ikisinin arasından İmam-ı Azam doğdu. Tabi Ruh bana dedi, padişah sen cevap vereceksin demiş. Cevap verebilirsen onu kesecekler. Cevap veremezsen beni kesecekler. Kitaplar hep döşeli. Ne soracaklarını biliyor muyuz? Bilmiyorum, kitap anlatıyor.
Şimdi evvelden hazır olursak baştan yatsan her sayfada veririm. Ben ona cevap vereyim, dedi. Daha on beş kadar şöyle, on on iki yaşında Allah Şafasına nail, ben ona cevap vereyim, ben talebe verirsin, dile. Senin şerefin yükselir. Hem de ona cevap veririm. Allah'ın demişler. Yok yani ne haket bize. Ne olur ne olur şunun cevabını ver demiş. Geldi daha Perişene. O zaman adam başladı Adem. Demiş İmam-ı Lena'nın Nano gibi derler ki Efendim Nunu Lena Nehrun-ı LA demiş. Bunun olmasa siz demiş ki: Allah'ın yönü ne tarafa? Demiş. Allah onlardan münezzeh ise cevap olsun. Bana, tembihlerimi getirin demiş. Hemen tembihlerimi getirmişler. Ya. Evet, üç orada sual. Allah ne ile meşgul demiş? Ne iş görüyor Allah? Şimdi, benim kafamı vurmayı emrediyor, benim oraya çıkmamı emrediyor. Başka işi yok demiş. Aynı şekilde bu emir var, gelinen kılıcı vurmuşla oraya çıkmış. İmam-ı Azam bu.
Bastığın, birliğin kafasını yardığın, gözünü çıkardığın, yüzünü kırdığın, dünyayı da işte diyor. Anamın birisini, bir sandık veriyorum, çok sevgili bir dostu varmış. Yese beraber ye, içerse beraber içer, uyursa beraber buyur. Aah, tavalı düşünür Firuzan, ölümsen geçer. İmam, sevdiği bir hor var yerde. Mahkemeye düşmüş. Mahkemede, bir Şahidi Adil getirip, adaletli bir Şahit getirir de bu Family'nin payli değil dese demiş hava hakim de soğucu seni kurtarır yoksa Allah'ın ruhuna yahlak etmiş demiş. Doymuş o dostuna demiş de dostum, böyle böyle oldu mesela, benim için demiş. Ne senin için derse yanılıyorsun da ben de hapis olurum, gitmem ben seniime. Ağlamaya başlamış. Başına ağlandı demiş. Sana bahsediyorum çok dostlarım var daha demiş. Hah sana demiş, bir, beyaz kağıt senin de evrakını yazdır demiş, istidaını yazdır demiş. Demiş. Bu epey yemiş demiş.
Beraber gitmişler, mahkeme kapısından karşısına girmişmiş. Belim taaa, gast vur, oradan geliyorlar, geriye. Kimse girme, yanına varmış. Üç beş tane varlarmış. İçeriye girmişmiş, yolda Şahtan bizi tanıdığı, Uugh, bu niye düştün buraya? Hakim Beyler, sorgucular şey. Hayır ben, bu Fail'in faili devel, ilmini billah itmişler kurtarmışlar adam. Bu niye diyor? Bu bir misaldır. Bunun hikmeti, sebebi, doğuşu ne? Boğuşu, görürken kabir mahkumesine gitmek. Rabb-ı Kerim'e ve Neb-i Üke hep cevap vermek. En sevdiği şey, Dünya imiş. Dünyayı pepsi vermiş. Dünyayı pepsi vermiş. Dünyayı pepsi vermiş. Dünya demiş ki: Fazlın'a bir tefsir veririm. Bir adım atma. Ah, sen biliyorsan, oğlanların, eniştelerin Essah'ı gelirsem hakim kaldırır. Böyle bir kıymetli gelişirim ya, beni parça parça muhabbete başlar, dinler. Şimdi elimde suratlı, biz senin muhabbetinde kaldım. Yarın on tane bana muhabbet ilan var.
BIRAK BENİ! Diyor. Ha sana bir kefim vereyim de dünyanın dalında bir pedag bu var haydi, deyip gelmiş. Ailesine, çocuğuna, tefabına, yarana, oğluna, kızına vesaire. Sen zarara girelim de mahkemelerdir, yardım edin. 000 şeye iletiyorlar senden daha sonra, ondan sonra iletiyorlar. Kabire, böyle verince, kabre bir kimse girmiyor. Kaç kişi? Ben geliyor kahkahattan da hayırye olmuş, kargaştan da hayırye olmuş, ahh diye ağlayaktan girse ki, o Selamun Aleyküm diye bağırdı ezenler olunca namaz altında gelir diyor. Ben bunun dava vekilim. Namaz dava vekilliği yanına geldim. Neden bildim diyor. Beş watt namazı, Neden bildin? Başka, peygamberlere elli vakit namaz farz eder, onlara beş vakit namaz farz eder. Diyor. Kuran-ı Kerim'de ki emirler bana tebliğ edildi, ona tebliğ edip burada yaptı. İşte, oruçuna burada duruyor, diyor. Beketini burada duruyor diyor. İnsan şeklini almışlar, Hazz kıta.
Yavrum, ibadetleyelim. Kalbimizi bunlarla dolduralım inşallah. Cehennem çukurundan bir çukur da olacak. Bu kötü ahlaklar oraya kötü, kötü muzır hayvanlar olacak. Afra, yılan, şayat, vesair. Bunların arasında kalacak insan. Kötü Bizim evde bunları konuşursan da gitmedik, gitmem, dedi. Vaciboğlunun tarikatı, ben şimdiye kadar kayıp gitmişsin, dedi. Burada şimdi bir adım daha dışarıya atamam. Burada anırım, derdimi giderim. Tanrımız'dan bir çok dua ediyor. Hocam bunu duyurdu. Ben bilmiyordum, diyor. Olsun, diyor. Kardeşim, tövbe edin. Ta'y-Ra'dan ilahiyyullah. Onlara devam ile ile inşallah halis mukil
Kaynak: Genel
Dinî Hayatın Derinliği ve İbadet Sırları | Mihmandar