Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül Hucurat suresinin onuncu ayet-i celîne ice zirvesinde kardeşlik hakkında bize şu şekilde bulunuyor. Yusuf Suresi'nin ulema-ı kiram'ımızın dilinde bir ismi de edep suretidir. Diye mülkiyet veren, meal Ey iman edenler, diyor iman edenler, diyor iman edenler diye devam eder. Buradan müminler arası sevgi ve muhabbetin oluşması için müminler arası sevginin ve muhabbetin oluşması için dikkat edeceğinin birçok esastan haber verilir. Baştan diye ifade bulunurken, Allah'ın ve Resulü'nün emrine riayet edip, katiyen onun emirlerinin tarihine çıkmamayı. İkinci, ey iman edenler diye kurulan ayet-i celile deve sevgi, saygı, muhabbeti, birbirinizi çare gibi Resulullah'a hitap etmeyin. Onun değerini korumaya çalışın. Üçüncü defa, bize seslerimizin tonu haber verirler.
Amellerimizin mahvolmaması için büyük bir saygı içerisinde olmamız, diğer üçüncü defa ya Muhammediyle amanu diye buyuran ayet-i celîlede fasık bir haber getirdiği zaman derhal ona inanılmaması gerektiğini, haberin doğru olup olmadığının araştırılmasının icap ettiği ifade buyrulur. Ve dördüncü gül, ya yüellezine amenü diye başlayan ayet-i cebirede de insanların hakiki görülmemesi, Engin görünmemesi. Erkeklerin, erkeklerin, kadınların da kadınları. Sizin engin gördüğünüz, beğenmediğiniz kimseler belki sizden daha hayırlı olabilir diye buyuruyor Mevla-yı Zülcelal'imiz. Lokman Suresi'nde de katliye kardeşlerimizi ilgi görmeyin. Zenginlere iltifat edip, onlara saygı duyup, hakin ve öksüz olanları bir tarafa itmeyin. Bir cemaat içerisinde iki kişi bir araya gelir, onunla yağlı, ballı konuşup da bir diğerlerini orada mahrum bırakmayın. Ödede en muhali, en muhalik olan harekette budur.
Eğer cemaat içerisinde herkes kendi arasında konuşuyor ve üstelik, bunun dışında herkes onun ağzına bakarken biri, bir diğerinin kulağına eğiliyor, ona konuşuyor, bir diğer de mahzun bir şekilde saygı icabı öteki kadar oturuyor. Allah'ımızın en çok razı olmadığı hareketlerden birisi de budur. Zenglime zenginliliğinden dolayı hürmetin dinimizin üçte iç içe götüreceği de devam duyurulması Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın mübarek sözlerinde. Lokman Suresi de güncellenecek olursa, Lokman Aleyhisselam'ın oğluna nasihatinde sadece ve eğri için değil mi? Değil mi de nasihatimiz? Harikılıları yazarım. Orada birinci olarak bize ifade duyan edep, Allah'a katiyen ortak koşulmaması gerektiğini, bunun büyük bir zulüm olduğu haber verebilir. Bu ayrı bir konudur. Sadece müminlerin bir verimliliği hakir vermemesi noktasında, hep Said Nursi ve matusa e hadte ter verilmez.
İnsanları küçük görerek çehrenizi değiştirmeyin. Bu da bir insan demeyin. Belki onun döneminde ne ruhlar var siz bilemezsiniz. Sizin böyle Cenabı hak, Hucurat suresinde soyut kıymetlidir. Bu, müşriklerin adeti gibi. Tevhid Suresi'nde yirmi sekizinci ayet-i celîlede müşriklerin ölüleri geldiler. Dediler ki, Muhammed'in etrafında Bilal gibi fakir, Ammar gibi bir fakir, Hazreti Suhit gibi bir fakir, Ebu Fukeyre gibi bir fakir, bir yoksul, kimsesi bakamıyor, çekeniyor, itibar edilmez. Bir davetin neden olsa onları katiyen hesaba almazlar. Onlar bulunduğu müddetçe diyorlar. Biz Muhammed'in yanına varamayız. Kattiyyen oturamayız. Biz, eğer oturacaksak Muhammed'in yanında, eğer biz oturacaksak, oturacaksak sevgi olması lazım. Zengin olması lazım. Eğer oturacaksak, cisim, şekli, şemalini ve çok düzgün olması lazım. Tahsilini en az, numune mezunu olması lazım.