Değerli Dinleşerimiz, İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle tekrar birlikteyiz. Bu bölümümüzde Mahmut Sami Ramazanoğlu GaddiSallahü Sirrahü'l Aziz'in Musahabe isimli eserinden güzel ahlak konulu sohbetini aktarmaya devam ediyorum. KENZÜLİRFAN Hadislerinden Cenab-ı Hakk'ın ziyade sevdiği amel, dili malayaniden sövmek gibi yasaklardan korumaktır. Sadakanın eftali, malayani ve haram olan sözlerden dili korumaktır. Ademoğullarının başına gelen günahların malayaniden dilini korumaktadır. Yasaklardan kaçınan oruçlunun sükutu tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, amel ve ibadeti katbekat fazla olur. Malayaniden sükut, ibadetlerin efdalidir. Nutka lüzumu şer'i olmazsa sükut etmek, ulemayı süsler ve cahillerin ayıbını örter. Zat, iki dünyada helak edici şeylerden kurtuluşa erer. Selamet arzu edenler dillerini korusunlar. Selameti isteyen delildir.
Çok söyleyenlerin hatası çok olur. Hatası çok olanların ise günahları çok olur. Günahı çok olanlara da kıyamet günü layık olan azaptır. Din kardeşini ayıplardan biri ile ayıplayan kimse, o ayıbı bizzat kendisi yapmadıkça vefat etmez. Gıybetten sakının. Zira gıybetin bir kısmı zinadan daha şiddetlidir. Gıybet, zinanın kız kardeşi ve onun bir benzeridir. Gıybet edenlerle dinleyenler günahta ortak yalanıdır. Dinin farzlarını öğrenmeksizin ibadet edenler değirmen eşeği gibidir. Yani Seyr ü süluk edip Hakk'a vasıl olamazlar. Yalan bühtan, gıybet, yalan yere şahitlik gibi kusurlardan sizi nehyederim. Bir kimse haya libasını bırakırsa onu zemmetmek gıybet olmaz. İnsan yalan söyleyince, yalanın o kötü kokusuyla muhafızı olan melaike-i kiram kendisinden bir mil uzaklaşır. Yalandan sakının, zira yalanla iman bir arada olmaz. Yalan rızkın bereketini eksiltir. Yalan Umeyr.
Oğullarının ayıplarını sordu. Kusbin Saide bu ayıpların binden ziyade olup bunların cümlesini setredecek bir hasletin de bulunduğunu, onun da dili korumak olduğunu söylemiştir. Zünnun-i Mısri'ye sorulmuş ki İnsanların nefsinden en ziyade masum olanı kimdir? Korunmuş olanı hadis-i şerifte buyrulmuştur ki Cehennem ehlinin çoğu dilinden dolayı azaba müstahak olmuş olanlardır. Diğer masiyet ehli yarıyı teşkil edemiyor bile. Dilin AFETLERİNE GELİN AFETLERİNE GELİN ve solunda cani bir ilahiden umum ahvalini gözetmek ve ef'al ve akvalinden her ne sadır olursa onları muntazaman deftere yazmaya memur olan iki melek oturucudur. İnsan bir söz söyler söylemez, onun huzurunda hazır bir melek amelini hemen gözetir. İnsanın sağ tarafında oturup hasenatını yazan melek, seyyiatı yazan meleğin amiridir.
İnsan bir hasene işlediği ki bu adam tövbe ve istiğfar eder de günaha kefaret olur demekle kötülüklerin derhal yazılmayıp yedi saat tehir olunduğu rivayet edilir. Enes bin Malik'ten rivayet olunduğuna göre, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Kulun kalbi istikamette olmadıkça imanı istikamette olmaz. Dil istikamette olmadıkça istikamette olmadıkça da kalbi istikamette olmaz buyurmuşlardır. Yine Enes bin Malik'ten rivayete göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz kul dilini muhafaza edemediği müddetçe imanın hakikatine ulaşamaz buyurmuştur. Evet. Ufuk-ı mübin başlıklı bir sohbetle programımıza devam ediyoruz sevgili dinleyicler. Yezid-i Rakkaşi naklettiği bir rivayete göre Said Bin Müseyyeb şunları anlatmaktadır. Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh'ın hastalığı ağırlaştığında, Resul-i Ekrem 'in ashabı kiram'ından birkaç kişi ziyaretine gelmişlerdi.
Bir aralık kendisine, ey Rasulullah'ın halifesi, bu ağır hastalık sebebiyle ahirete göç edici olduğunu görüyoruz, dediler. Ahirete göç edici olduğunu görüyoruz dediler. Ebubekir radiyallahu anh, bu söze cevaben Allahu Teala'ya arzolunacak birtakım sözler vardır ki Allahu Teala sabah ve akşam bu sözleri söyleyen kimsenin ruhunu Ufuk-u mubiinde sakin kılar dedi. Nedir Ufuk-u mubin diye sordular. Arşın altında vardır. Orayı her gün bin rahmet kaplar. Her kim ki o sözleri söyleyerek vefat ederse, Allahü Teala onun ruhunu işte o 0 muhtelif fırkalara ayırdın. Bazılarını bedbaht, bazılarını bahtiyar eyledin. Bazılarına doğru yolu, bazılarına ise şaşkınlığı nasip eyledin. Beni senin taatın ile bahtiyar eyle. Sana isyan edip de bedbaht olanlardan eyleme. Ya ilahi, yaratmadan evvel her insanın neler işleyeceğini biliyordun. Hiçbir kimse senin malumun olan şeyin haricine çıkamaz.
Beni kendi taatında istimal eylediğin kullarından eyle. Ya Rabbi, sen Azimüşşan murat etmedikçe kimse bir şey isteyemez. Murat buyur da beni sen azimüşşan'a yaklaştıracak şeyler isteyeyim. Ey Allah'ım. Kulların bütün hareketlerini sen takdir buyurdun. Senin iznin olmadan hiçbir şey hareket edemez. Benim bütün hareketlerimi senin takva üzere eyle. Ya Rabbi, hayrı da şerri desen yarattın ve kullarının bazılarını hayra, bazılarını şerre hadim kıldın. Beni hayra hadim olanlardan eyle. Ya ilahi, sen azimüşşan hem cenneti hem cehennemi yarattın ve bunlardan her birine ayrı ayrı insanlar ve sakinler murat ettin. Beni cennet sakinlerinden murat eyle. Ya Rabbel alemin, sen Azimüşşan insanların bir kısmına hidayet bahşederek hidayetinle gönüllerini ferahlatıp şad eyledin. Birtakımlarını da dalalet verip şaşkınlık içinde ruh darlığına düçar ettin.
Benim gönlümü imanla ferahlatıp kalbimi imanın ziynetiyle nurlandır. Küfre, taşkınlığa ve isyana karşı bana nefret ver de doğru yolda yürüyenlerden eyle. Ey Allah'ım bütün işleri sen takdir buyurdun ve her şey senin muradı ilahiniyle sana avdet edecektir. Vefatımdan sonrası için de, evveli için desen bana makbul bir hayat takdir buyur. Ve beni son derece yaklaştır. Ya rabbi, kim itimadını ve ümidini senden gayrıya bağlayarak gecesini ve gündüzünü geçirebilir? Benim yegane dayanağım ve ümidim sensin. Her türlü kuvvet ve kudret ancak Aliyyü'l azim olan Allahü Teala'ya bağlanmak suretiyle meydana gelir. Sevgili Nijerim, İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik. Bugün sizlere MUSHAMİSSami Ramazanoğlu GADDE SALLAHÜ SİRRAİLAZİ SİRRAİLAZİ SİRRAİLAZİ SİRRAİLAZİ SİRRAİLAZİ SİRRAİL-İ HULUK başlıklı sohbetten bir bölüm aktarmaya çalıştım.
Bir sonraki programımızda bu sohbete kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah.