Dili aman ha, adeyimde seni ateşe götürecek, seni meskun tutacak bir söz söylemekten korkun. Isen dilin had'iyen seni isyana götürmesin. Çünkü Aleyhissalatü Vesselam efendimizin bu husustaki Hadis-i Şerifleri pek çok. Buyuruyor ki kişi söylediği söz, geriye varacağını bilmeden yalan yanlış konuşacak olursa, şart ve kalp arası kadar uzaklıkta olan ateşe düşer. Evinde oturmayı yeğine. Yeğine. Oturp hatalarını düşünmek suretiyle ona Allah. Yerli yerince hareket edip, vaktinde sukut etmek yani kötü sözlerden, kötü düşüncelerden, kötü hallerden sukut etmek, sıfatur rica hayırlı kimselerin güzelliğidir. Nasıl ki yerinde konuşmak, en şerefli bir özellik ise, yerinde sükut etmek de o şekildedir. Nasıl? Siz yerinde konuşulacak mekanı bilir ve ona göre konuşursanız, bu seçilmiş insanların özelliğidir. Hak karşısında sukut etmek, dilsiz, şeytan olmaktır. Ebu Ali ettek gaddesallahü sırra.
Ve sussunuz ki size merhamet siz merhamete nail olasınız. Cin taifesi Kuran okunacağı zaman Kuran'ı dinlemeye hazır olunca birbirlerine susun dediler. Ahkaf suresi yirmi dokuz. Allah'ımız muhafaza buyursun. Efendimize sorulduğu gibi nasıl kurtuluruz? Dilini aman ha kurun. Evinde otur. Fitneye karışma. Lağından dolayı da gözyaşı Rahman'ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık fısıltıdan başka bir ses işitilmez. Cenabı hak bize Taha suresinde bu ayeti celilei cemilei zikir buyuruyor. Zannilerim bu Meryem suresinin son ayetlerinden olsa gerek. Buyuruluyor ki. Ayeti celilei cemile, Taha suresi yüz sekizinci ayeti celileyi cemile. Rabbimiz buyuruyor. Rahman olan Mevla'yı Zülcelal'in heybetinden sesler kısılmıştır. Artık fısıltıdan başka bir şey işitmez.
El hukeme hikmet ehilleri dediler ki, ve resulülli hikmete, hikmet ehilleri, ve resulülli hikmete bir sunti ve tefekkür, derin bir ilahi düşünce ve süput ile hikmete varis oldular. Hikmet bir sırdır, bir nurdur. Suntu sır, süput etmekteki mana nedir? Böyle gelişigüzel dilimizi tutmak mı? Yoksa bundan dair nedir? Geçmişi ve geleceği değil bulunduğu hali en güzel şekilde muhafaza etmektir. Mual Bin Ceben Radiyallahu Anh, insanlara konuşurken zaruret miktarı konuşun. Rabbınızla münacatınız, Rabbınızla olan yan varış ve yakarışınız, gönülden ona yönelişiniz, bütün azanızla huzurunda olduğunuzu bilerek ondan gelen ilhamatı ilahiye lütuf ve ihsan, varidat ve füyuzat-ı ilahiye için çok kelam edin, gönülden kelam edin. Allah ile kelam ancak tazarru ve niyaz olsa gerek. Daha bir ötesi, Caferi Sadık Hazretlerinin bilmediğim bir hususta Rabbime döner, o meseleyi hallederim dediği gibi.
İbni Mesud radıyallahu anh dili korumaktan, dili hapsetmekten daha uygun bir şey yoktur. İdil iffeti, suntuhu sükut. Sunt sükut liselhil, hilmiyet ehlinin dilidir. Bizim gibi insanların sükutu, dilimizi yanlış sözlerden, kelamlardan korunmaktır. Ariflerin supotiyse, gönüllerini uygunsuz bütün hallerden korurlar. Ve son tül muhibbiyi muhabbet elinin sputi ise, gönüllerinden yersiz düşüncelerin geçmesinden kurtulmak muhafaza olmaktır. Zaten gönüllerinden geçmez. Kim konuştuğu sözü amelinden bilirse sana, Kişi bir söz söylemez ki melekler onu kaydetmesin. Eğer bu şekilde bilecek olursa sözü azalır, hak kelam eder. Dikkat edilirse fima yani değil. Yani gerekli olan sözü dahi uzatmıyor. Kısaca Beyhan ediyor.