Merhabalar sevgili dostlar. İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde sizlere Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan cihat konulu sohbeti aktarmaya çalışacağım. Cihat kelimesi cehdden türetilmiştir. Cehd meşakkat demektir. Şeriat örfünde cihat Allah adını yüceltmek için Cenabı Allah'ı inkar edenlerle savaşmaktır. Allah yolunda cihat nefs ile de olur. Nefsi fazilet dairesinde idareye, rezaletten vikayeye çalışmak da bir cihattır. Bu cihadın faziletli hamleleri de nefsin şöhret yollu temayüllerine muhalefettir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hicretten evvel Mekke'deyken Kureyş müşriklerinin her türlü işkencelerine uğradıkları ve bir kısım Ashab-ı Kiram'da Habeşistan'a hicrete mecbur olduğu halde bütün bu tahammül fersah hallere karşı sabırla iktiham ediliyordu.
Medine-i Münevvere'ye hicret edildikten sonra Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretleri tedafüi harp yani savunma harbi ve cihatla emredildi. Mütecaviz düşmana karşı harp ve kıtale başlandı. Sonra Eşhuri hurumun haricinde tecavüzi cihat da mübah oldu. En sonra mutlak ve umumi surette müşriklere karşı cihad edilmesi emrolundu. Cihat bazı durumlarda farz-ı ayndır. Nefiri am halinde, yani seferberlik halinde bütün Müslümanların devlet tarafından vuku bulan cihat davetine icabet etmeleri vaciptir. Bu vücut Müslümanların vatanına düşman tecavüzü veyahut bir Müslümanın esareti ve esaretten kurtarılması, me'mul bulunması gibi hallerde tahakkuk eder. Bunlardan başka hallerde farz-ı kifayedir. Allah müminlerden cennet kendileri için bir hak olmak mukabilinde canlarını ve mallarını satın aldı. Müminler Allah yolunda çarpışırlar da kah öldürülürler kah öldürülürler.
Her iki halde de Allah Tevrat'ta, İncil'de, Kuran'da cenneti mücahitlere vermeyi deruhde buyurup bir hak olarak vadetti. Allah'tan ziyade kim ahdini yerine getirir? Şu halde ey müminler akdettiğiniz şu beyatınızdan dolayı sevininiz. İşte şu bey o büyük necat ve selamettir. Müminler tevbe ederler, İbadet ederler. Hamd ederler. Oruç tutarlar. Rükua varırlar. Secde ederler. Taati emredip günahtan nehyederler ve Allah'ın hududunu muhafaza ederler. Habibim sen o müminleri müjdele. Şarih Ayni bu ayetin nüzulüne sebep olarak Muhammed Bin Ka'b'dan şu vakayı naklediyor. Abdullah bin Revaha Hazretleri Akabe gecesi Resulullah'a, Ya Resulullah Medine'ye hicret buyurmayı bize vadin mukabilinde Rabbin ve kendin için ne dilersen onu şart kıl, demişti. O da, Rabbim için diyeceğim şart onun varlığını ve birliğini tasdik edip hiçbir şeyi ona şerik kılmamanızdır.
Kendim için de canınızı malınızı esirgediğiniz her fenalıktan beni de muhafaza etmenizi şart kılarım buyurmuş, bunun üzerine Akabe bey'atinde bulunanlar biz bu vazifemizi yerine getirirsek mukabilinde bize ne var diye sormuşlar. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz de cennet buyurmuş. Akabe Beyatının aziz simaları bu kazançlı bir alışveriş biz bundan ne cayarız ne de cayılmasını isteriz demişlerdir. Bunun üzerine Allah müminlerden canlarını, mallarını satın aldı mealindeki ayet-i kerime nazil olmuştur. Muhakkak Allahutaala muhabbet eder o kimselere ki onlar birbirlerine rabtolunmuş binalar gibi saf oldukları halde fisebilillah düşmanla harp ederler. Ebu Hureyre radıyallahu anhtan şöyle dediği rivayet olunmuştur. Bir kere Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah iki kişiyi rızasıyla karşılar ki onlar biri öbürünü öldürüp cennete giren iki kimsedir dedi.