Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Kıymetli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızda bugün yine sizlerle birlikteyiz. Mahmut Sami Ramazan oğlu beşinci cildinden cihad bahsine dair hadis-i şerifleri sunmaya gayret edeceğim inşallah. Emire itaat ve nezdinde savaşa iştirak ile alakalı bir hadis-i şerifle istiyorum bugünkü programımıza. Her emirin yani kumandanın maiyetinde o emir iyi olsun kötü olsun. Velev büyük günahlardan işlemiş bulunsun. Cihat yani hak uğrunda savaşa iştirak etmek üzerinize borçtur. Evet, böyle diyor efendimiz.
İster iyi isterse kötü olsun, hak uğrunda savaşa o emirle iştirak etmek gereklidir diyor. Allah'a eş koşan düşmanlarla, mallarınızla, canlarınızla, dillerinizle savaşın buyuruyor yine Savaş istenmemesine dair de şöyle ferman buyuruyor. Muharebede düşmana kavuşmayı arzu etmeyin. Fakat onlarla karşılaştığınız zaman artık sebat edin. Yani yüz çevirmeyin. Kim esiri düşman ellerinden kurtarırsa işte kurtulan o esir benimdir. Yani o beni kurtarmış gibi sevap kazanır. Cihadı terkin cezasına dair de şöyle buyuruyor efendimiz. Yalnız iğne ile alışveriş ettiğiniz, yalnız öküzün kuyruğuna yapıştığınız, ziraate rıza gösterdiğiniz ve bu suretle düşmanla savaşı terk ve ihmal eylediğiniz zaman Allah siz dininize özen göstermeye dönünceye kadar üstünüze söküp atmayacağı bir horluk musallat eder.
Hadis-i şerifte geçen iğne kelimesi bir malı belli bir bedel ile birine veresiye satıp, yine o mecliste o şahsın elinden o malı evvelki bedelinden noksanıyla peşin olarak satın almaktır. Mesela birine dört lira kıymetinde bir malı üç ay vade ile altı yüz liraya satar da, derhal beş yüz liraya ondan aynı malı satın alır. İşte bu faizin bir başka türüdür diyor efendimiz. Evet, böyle bir alışveriş etmeye devam ettiğiniz zaman yalnız öküzün kuyruğuna yapıştığınız, yani sadece tarla tapanla uğraştığınız, ziraatle uğraştığınız ve bundan dolayı da düşmanla savaşı terk eylediğiniz sürece cihadı terk ettiğiniz sürece Allah'ın dinine özen göstermeye dönünceye kadar üstünüze bir horluk, zillet, musallat eder diyor yüce Peygamberimiz. Kim düşmanla savaş etmez. Bir gaziyi donatmaz.
Yahut bir gazinin ailesine hayır ve hizmetle bakmazsa Allah onu kıyamet gününden evvel büyük bir bela ile musibetlendirir. Musibetlendirir. Kim gaza ve cihad etmeksizin cihadı arzu edip de kendi kendine keşke ben de mücahitlerden olsaydım demeksizin vefat ederse münafıklık huyundan bir huyundan bir şube üzerine ölmüş olur. Cennet gazilerin kullandığı kılıçların altındadır ki, onu ya şehit olarak süratle mağfiret ve rahmetine kavuşturur yahut gazi olarak sevap ve ganimet de memleketine döndürür. Allah yolunda harp eden kimse savaştan dönünceye kadar usanmadan gündüzleri oruç tutan, geceleri durmayıp ibadet eden gibidir. Ruhun kudreti elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki müminlerden arkamda kalmaları nefislerine hoş gelmediği halde kendilerini üzerine bindirecek hayvan bulamadığım küçük insanlar olmasaydı Allah yolunda düşmanla harp eden hiçbir kıtanın ardında kalmazdım.