Değerli dostlarımız, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde sizlerle Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan Cihat konulu sohbeti paylaşmaya devam ediyoruz. Ebu Hureyre radiyallahu anh'tan rivayetle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu ki her kim Allah'a ve onun resulüne iman eder de namaz kılar, ramazanda oruç tutarsa onu cennete koymak Allah üzerine bir hak olur. O kimse ister Allah yolunda cihad etsin isterse içinde doğduğu toprağında evinde otursun. Bunun üzerine ashab, ya Resulallah, bu haberi halka müjdeleyemez miyiz, demişlerdi de Rasul-i Ekrem cennette yüz derece vardır ki Allah onları Allah yolunda cihad eden mücahitler için hazırlamıştır. İki derece arasındaki mesafe gökle yer arasındaki mesafe gibidir. Siz Allah'tan cennet istemek dilediğinizde ondan Firdevs'i isteyin. O cennetin efdalidir veren yücesidir, buyurmuştu. Enes b.
Malik radıyallahu anh'tan Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur. Sabahleyin veya akşamleyin herhangi bir zamanda Allah yolunda bir kere cihad için yürüyüş hiç şüphesiz dünyadan ve dünyadaki yerlerin hepsinden hayırlıdır. Adve Sabah erkenden zevale kadar geçen müddetin herhangi bir anında bir kere yola çıkmak demektir. Rahve zevalden gruba kadar devam eden müddetin herhangi bir zamanında çıkış demek olur. Sabah ve akşam herhangi bir askeri yürüyüş ve harekete şümulü vardır. Ayeti celiyede, var. Onların kafirleri kızdıracak bir yeri çiğnemeleri buyrulduğuna göre kafirleri sinirlendirecek herhangi bir yerde yürüyüp geçmek de sevabı mucip bir ibadettir. Askeri terbiyenin en mühim umdelerinden olan sabah ve akşam talimleri ve bu sıradaki askerin bütün seyir ve hareketleri de yürüyüş tabirine dahil demektir.
Ebu Musa El Eş'ari Radıyallahü Anh'dan şöyle dediği rivayet olunmuştur. Bir kere Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir kişi geldi de o ya Resulallah bir kısım kimseler ganimet malı için muharebe eder. Bir kısım kimseler de halk arasında övülmek için muharebe eder. Bir kısım insanlar da şecaatte mevki görülsün diye cihat eder. Şu halde Allah uğrunda cihat eden kimdir diye sordu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, kim ki yalnız Allah adı yüce olsun diye cihat ederse o mücahidin cihadı Allah yolundadır, buyurdu. Ebu Hüreyre radıyallahu anh'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir. Bir kere Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme bir kişi geldi de, ya Resulullah bana cihada muadil bir ibadete delalet buyurulsa, dedi, Resulullah ben cihat değerinde bir ibadet bulmuş değilim ki buyurdu ve devam edip sana sorarım.
Gücün yetişir mi ki mücahit sefere çıktığı sıra sen de mescidine girip o dönünceye kadar namaz kılsan da hiç usanmasan ve oruç tutsan hiç iftar etmesen diye sordu. O kişi buna kimin gücü yeter ki diye cevap verdi. İbn-i Mesud radıyallahu anh diyor ki, bir kere Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme ya Resulullah hangi ibadet efdaldir dedim. Resulullah vaktinde kılınan namazdır buyurdu. Sonra hangi ibadet dedim. Resulullah ana babaya iyi muamele diye cevap verdi. Sonra hangi ibadet dedim. Allah yolunda canıyla, malıyla cihattır buyurdu. Bunun üzerine sual sormaktan vazgeçtim. Eğer ben daha sormak isteseydim bana çok cevap verecekti. En faziletli ibadetler hakkında varid olan haberler sualin sayısı ve tertibi itibariyle muhteliftir. Buna sebep sual edenlerin maksatlarının ve zemin ve zamanın muhtelif olmasıdır.
İbn-i Mes'ud daha sorsaydım Peygamber Efendimiz cevap verecekti demekle efdal amelin bunlara mahsus olmadığına işaret etmiştir. İbn Abbas radiyallahu anhüma'dan rivayete göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke'nin fethinden sonra Medine'ye hicret vacip değildir. Yalnız cihat ile iyi niyet vardır. Binaenaleyh devlet reisi tarafından gazaya çağrıldığınızda hemen icabet edip çıkınız, buyurmuştur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Mekke'den Medine-i Münevvere'ye hicret ettikten sonra Mekke'nin fethine kadar Müslümanların zayıfları müstesna olmak üzere kudreti olanların hicret ederek dinlerini korumaları vacipti. Yalnız küfür diyarında bulunup da dinini izhar ve vacibatı diniyesini ifa edemeyen Müslümanların İslam illerine hicret etmeleri ittifakla vaciptir. Niyeti halisa ile cihadın vücubu ise ebedi ve bakidir.
Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh'dan şöyle dediği rivayet olunmuştur. Bir kere Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme ya Resulullah insanların hangisi efdaldir diye soruldu da Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem canıyla, malıyla Allah yolunda cenk eden mümin buyurdu. Sonra kim diye soruldu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem o da vadilerden bir vadide ihtiyarı uzlet eden mümindir ki o Allah'tan korkar da insanları şerrinden rahat bırakır, buyurdu. Buhari sonra şu üç ayeti zikrediyor. Ey iman edenler, ben size çok elemli bir azaptan kurtaran bir kazanç yolu göstereyim mi? Siz Allah'a ve onun peygamberine iman ediniz ve Allah yolunda mallarınızla mücahede ediniz ki sizin bu cihat ve imanınız bilmiş olsanız sizin için çok hayırlıdır. Ta ki Allah sizin hesabınıza günahınızı yarlı ar ve sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve cenneti adında güzel meskenlere koyar.
Cennetlere bu giriş çok elemli azaptan büyük bir kurtuluştur. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin münzevi hayat hakkındaki yukarıda geçen tebliğinden dağ başında ayrı yaşamak matlub olduğu zannedilmemelidir. Hadisi şerifteki bir vadide ihtiyar-ı uzlet tabiri umumi ahlakın bozulduğu zamanlarda dini umdeleri muhafaza için kendi evinde veya mesai hayatında münzevi bir hayat yaşamak tarzını ihtiyar etmek hayırlı olduğunu temsilden ibarettir. Matlub olan halkın dedikodusundan içtinab ederek müminin kendi bucağında İslami faziletler dairesinde yaşamasıdır. Nevevi fitneden selamet memur olmak şartıyla halk ile ihtilatın inzivadan eftal olduğuna cumhuri ulema ittifak etmişlerdir diyor. Cumhurun bu nokta-i nazarına Resul-i Ekrem'in şu kavli şerifi de delalet etmektedir.
Halk arasına girip kaynaşan ve onların ezasına sabreden mümin halk ile düşüp kalkmayan ve cemiyetin teklif ettiği vazifelerin ağırlığına tahammül etmeyen müminden ecir ve sevap cihetiyle daha büyük, daha kazançlıdır. Değerli dostlarımız İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik. Bugün sizlere Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan Cihat konulu sohbetin bir bölümünü aktarmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda yine aynı konuya devam edeceğiz inşallah.