Merhabalar sevgili Nevcilerimiz. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Bugünkü programımızda Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan Cennetin Bazı Evsafı konulu sohbetle devam edeceğiz. Ayet-i celile de şöyle buyrulmuştur. Muttaki olan müminlere vaad olunan cennetin sıfatları şunlardır. O cennette tadı, rayihası, rengi asla bozulmaz sudan nehirler vardır. Tadı bozulmadık sütten nehirler vardır. O cennetin içinde gayet tatlı ve lezzetli içeceklerden nehirler vardır. Safi baldan nehirler vardır. Ehl-i cennet için cennette her nevi meyveler ve Rablerinden kusurlarının affına dair mağfiret de vardır. Cennette envai türlü nimetlere nail olan müminler cehennem ateşinde yanıp sıcak suları içmekle karınları, bağırsakları dökülenler gibi olur mu? Elbette olmaz.
Bu ayet-i celilede ehli cennetin cennette dört ırmaktan gayet tatlı sudan, sütten, baldan, içeceklerden içerek cennet nimetlerine nail olacağı beyan buyurulduğu gibi diğer ayet-i celilede de cennette başka suların olduğu da beyan buyrulmuştur. Dünyada amali saliha işleyen kimseler cennette bir kaseden içerler ki o içeceğin mizacı aynı kafir oldu. Kafir bir pınar ki o pınardan Cenab-ı Allah'ın mümin kulları içerler ve istedikleri mahalle akıtırlar ve alır götürürler. Keza Ehli cennete halis içecekten içirilir ki bu içeceğin ağzı mühürlü ve mührü misku amberdendir. Yahut içince sonunda misk rayihasına benzer bir rayiha ile itham bulur, buyrulmuştur. Fahr-i Razi'nin beyanı veçile rahip kendisinde asla karışık olmayan bir içecektir. Mühürlü olması ehli cenneti tazim içindir. Zira ikram olunacak büyük kimselere takdim olunan şeyin tazim için mühürlü takdim edilmesi ayettir.
Şu pak olan içecek ve halis olan nimet rağbet etmeye layıktır. Şu halde rağbet ediciler rağbet etsinler. Binaenaleyh ibadat ve taat-ı ilahiyeye devam ve sa'y ü gayret etmekle bu nefis nimetlere nail olmak için rağbet ediciler rağbet etsinler demektir. Tenafüs süratle bir şeye rağbet etmek, yahut müsabaka suretiyle amel etmektir. İşte bu ayet I celilede Hak Teala ve Tagaddes Hazretleri kullarını cennetteki şarap ve halis nimetlerine teşvik ve tergib buyuruyor. Ve diğer ayet I celilede O halis içeceğin mizacı cennete teslim denilen pınarın suyudur. O teslim bir pınardır ki ondan indi ilahide mukarrep olan kimseler içerler, buyrulmuştur. Yani rahik denilen içeceğe karıştırılan teslim ismindeki pınarın suyudur.
O tesnim pınarı öyle bir pınardı ki ondan içenler dünyada vaktini zayi etmeyip mükellef olduğu vazaif-i diniyyesini şeri-i atı mutahharanın ahkamı vechile ifa ederek Cenabı Hakk'ın rızasını tahsil etmiş ve kurbiyeti ilahiyeye mazhar olarak ahirete gitmiş olan kimselerdir. Fahr-i Razi'nin beyanı veçile, teslim cennet pınarlarının en şereflisidir. Cennetin gayet yüksek mahallerinden aktığı için teslim denilmiştir. Diğer ayet-i celile de şöyle buyrulmuştur. Ehli cennete cennette içecek dolusu kaseden içirirler ki o suyun mizacı zencebil pınarının suyuyla karışmış olur. Zencefil cennette bir pınardır ki onun adına selsebil denir. Zencefil suyu boğazlığın gayet kolay geçtiği için onun adına selsebil denilmiştir.
Araplar dünyada şerbetlere zencefil karıştırmayı adet ettikleri, zencefil de boğazı yaktığından Cenabı Hak suyun zencefil mizaçlı güzel rayyalı olduğu ve dünyadaki gibi zencefil mizaçlı olmakla beraber boğaz yakmadığını beyan için suyun senzebil pınarından olduğunu beyan buyurmuştur. İyi bilin, uyanık bulunun ki Allah'ın dostları üzerine korku olmadığı gibi hüzün ve keder de yoktur. Zira onlar o kimselerdir ki iman ettiler ve imanlarının gereğinden olan evamir-i ilahiyeye imtisal ve nehir buyurduğu şeylerden de içtinab etmek suretiyle ittika üzere bulundular. İşte bunlar için ittika üzere amali salihaya devam ile Allahutaala ve Tekaddes Hazretlerine kurbiyet kazanan Allah'ın dostları, velileri için dünyada ve ahirette beşaret ve müjde vardır. Zira tebşirata ait vad-i ilahi ile varid olan kelimatı ilahiyeye taalluk taalluk olmaz.
İşte şu vad-ı ilahiyeye nail olmak necatı azim ve felaahi daimdir. Tepsirde veliyi bazıları şöylece tarif etmiştir. İtikad-ı sahiha ile itikat ve ameli salih ile amel edip evamiri ilahiyeye imtisal ve nevahiden içtinap eden kimsedir. Bazılarına göre veli evamire imtisal ve nevahiden içtinab ile beraber hobbi fillah ve bozu fillaha devam eden kimsedir ve bazılarına göre veli feraiz I ilahiyeyi eda ile Cenabı Allah'a takarrup edip marifet-i ilahiye ile kalbi dolup gördüğünde Cenabı Allah'ın kudretini gören ve işittiğinde ayat-ı ilahiyeyi işiten sözü Cenabı Allah'ı sena ve özü ibadet olup Allah Teala hazretlerini zikretmekten yorulmayan ve kalbiyle Cenabı Allah'tan gayrıyı tefekkür etmeyen diye tarif olunmuştur. İşte bu sıfatlar kendisinde bulunan kimseler Cenabı Allah'ın velileridir. Veliler için ahirette korku, hüzün ve keder yoktur.
Veliler için meta-ı dünya hususunda da hüzün ve keder yoktur. Allah Zülcelal Hazretleri'nden velileri için Bushra, beşaret, müjde vardır ki, buyurulmuştur. Gerek hayatı dünyada ve gerek ahirette tebşirat vardır. Hazinin beyanı vechile, Büşra ile muradı ilahi müminlerin gördükleri rüyayı salihadır. Sahabeden Ubadetübnüs Sabit hazretleri bu ayetteki Büşra'yı ben Resulullah'tan işittim, müminlerin gördüğü rüyayı salihadır buyurdu, demiştir. Yahut Büşra ile Murat zikri Cemil ve Sena-yı Ha sen'dir. Zira Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bir kimsenin amali salihası üzerine nasıl medh ü senası onun hakkındaki Büşra-yı aceledir buyurduğu merviyedir. Veyahut Büşra ile murat, Rusul-ü Kiram vasıtasıyla ve Kütüb-i Semaviye'de varid olan tebşirahtır. Yahut müminin kalbine varid olan mükaşefattır. Yahut hali ihtisarda yani sekeratı mevt halinde meleklerin dünyadayken tebşiratıdır.
Ahirette de ve envai keramet ve selamı ilahi meleklerin tebşiratıdır. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik. Bugünkü programımızda sizlere Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan cennetin bazı evsafı konulu sohbeti aktarmaya çalıştım. Bu sohbetle üçüncü cildimiz sona ermiştir. Bir sonraki programımızda Musahabe serimizin dördüncü cildinde birlikte olabilmek umuduyla.