Cennete Yaklaşmanın Yolları ve Ruhun Arınması kaydında Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Rabbi Zülcelalimiz Kuran Azimüşşan'da, Kaf suresinin son kısımlarına doğru ayat-ı ilahiye de Cennet yaklaştırıldı ve Cennet yaklaştırıldı. Cenab-ı Hakk'dan korkan kulları için uzak olmaksızın, hatırına gelir insanın cennet nasıl yaklaştırdığı insana. Cennet bir…
Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Rabbi Zülcelalimiz Kuran Azimüşşan'da, Kaf suresinin son kısımlarına doğru ayat-ı ilahiye de Cennet yaklaştırıldı ve Cennet yaklaştırıldı. Cenab-ı Hakk'dan korkan kulları için uzak olmaksızın, hatırına gelir insanın cennet nasıl yaklaştırdığı insana. Cennet bir mekandır. Bu mekan yürüyecek, insanın ayağına gelecek. Bu böyle mi olacak? Yoksa kişi cennetlik amel yapmak suretiyle mi? Cennete dahil olmaya müstehak güzel ameller işlemek suretiyle mi oraya yaklaşıyor? Bir anlama göre kişi hayırlı taatlerde bulunuyor. Rabbi Zülcelal'imizin emirlerine uyuyor, yasakladıklarından da kaçıyor. Habibullah'ın da tavsiyelerine son derece riayet ediyor. Ulema-i Kiram'ın ve Suhahanın yollarını da izlemek suretiyle onlar cennete yaklaşmış oluyorlar. Yoksa cennet yürüyor, yürüyor, yürüyor, ayağımızın ucuna gelmiyor.
O kişi Kelime-i Şehadette yaklaşıyor. Okuduğu Kelime-i Şehadette yaklaşıyor. Kelime-i Şehadetin gereği olan bütün taatlerini yapmakla, girmiş olduğu zekatla, sadakayla, kılmış olduğu farz namazlarla, nafile taatlerle, işrat namazı ile, kuşluk namazı ile, evvabin gece namazı ve tehedcüt namazları ile yaklaşıyor. Hac takine yaklaşıyor, umresiyle yaklaşıyor. Vesair Allah'ımızın emirlerini öğrenip tatbik etmekle, cehaletten ilme dönmek suretiyle cennete yaklaşıyor. İlmin aşamaları olan aynel yakin ve hakkal yakin, ilmin sırlarına girmek suretiyle cennete yaklaşıyor. Rabıtası ile yaklaşıyor. Muratebesi ile yaklaşıyor. Vetaifleriyle yaklaşıyor. Nefiyor ispatı ile yaklaşıyor.
Nefesini göbeğinin altına alıp okuduğu nefessiz la ilahe illallah kelime-i tayyibesiyle, nefes alacağı zaman kalbinden ruhuna doğru Muhammedur resulullah demek suretiyle iki nefes arası ilahi ente maksudi ve rıldake maklubi. Benim maksadım arzum, isteğim sensin demek suretiyle yaklaşıyor. Derin bir tefekkürüyle yaklaşıyor. Allah'ın yolunda hizmetiyle, yeryüzünde zulme uğrayan kardeşlerimize yardım etmek suretiyle yaklaşıyor. Cennet muttakilere uzak olmaksızın yaklaştırılmıştır. Bu müminlere yapılan bir ikramdır. Müminlerin kendisine yürüyen kimseler olduğu belirtilmiştir. Gece kalkıp abdest aldığında kendisine doğru yürüyor. Seccade üzerinde kıbleye dönüp bir gül esansı ile kokulanıp, Cenabı hakk'ın kendisini gördüğünü müşahede ederek, bütün günahlarımızı hatırlayarak, ona yürümüş oluyoruz. İşte size vaad olunan, dönem ve riayet eden herkes içindir. Cennet kimlere mahsustur?
Vaad olunan bu Cennet var ya, dönen. Ne demek dönen? Evvab. Allahü Teala'nın dışındaki varlıklara yönelirken, hevavu heveslerine uymaktan döner kendini alıkoyar. Cennet yaklaştırılıyor ama, öyle kimselere ki, Cenabı hakk'ın dışındaki varlıklara yönelirken, ailesi ile beraber olurken, yer ve içerken, çocuklarıyla buluşurken, insanlarla görüşürken, ticari işleri ile meşgulken, hep Mevla-yı Zülcelal'e dönen, zevcesi ile olduğunda namusu mu koruyor diye, çocuklarıyla olduğunda bunlar insanlığa en güzel hizmeti verecek diye, işinde ve gücünde helal rızık talebi ve yolunda sarf etmek düşüncesi ile yönelen. Evvab. Allahü Teala'dan başkasını kabullenmeyen. Allah'u Teala'nın dışında her şeyden el etek çeken, onun rızasının olmadığı, onun razı olmadığı, amellerden şiddetle çekinen ve ondan da tiksinen. Öyle kimseler içindir cennet.
Cennete Yaklaşmanın Yolları ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Cennete Yaklaşmanın Yolları ve Ruhun Arınması kaydında Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Rabbi Zülcelalimiz Kuran Azimüşşan'da, Kaf suresinin son kısımlarına doğru ayat-ı ilahiye de Cennet yaklaştırıldı ve Cennet yaklaştırıldı. Cenab-ı Hakk'dan korkan kulları için uzak olmaksızın, hatırına gelir insanın cennet nasıl yaklaştırdığı insana. Cennet bir…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Evvab dediğimiz zaman Halık ve Zülcelal'in artık hatırımızdan geçirmeye kadir olamadığımız, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı o nimetlere giriş başta takva ile. Allah'u züncelalin muhabbetinden gayrı her şeyi gönüllerden, kalplerimizden çıkarmakla. Her halimizle ona dönüşle, her halimizle. Düğünümüzde de ona dönüyoruz. Zevkimiz, neşemiz her halimizle. Başka? İşte sevad olunan, dönen ve riayet eden herkes içindir. Hafi-l Bu da Allah-u Teala'yı bırakıp onun dışında kalan, hiçbir şeye dönmeyen demektir. Allahutaala'yı bırakıp onun dışında kalan, hiçbir şeye dönmeyen demektir. Hafiyl, tövbesini bozmaktan kendini koruyandır. Her zaman tövbesini muhafaza edendir. Hafiyl, Allah'u Teala'yı hatırlamayı ve zikrini hep muhafaza eden, hiç unutmayan kimsedir. Rahmana gıyabında saygı gösteren, hakkın saatine yönelmiş bir kalp dile gelen kimselere hastır. Burada bir havf var korku bir de haşyet.
Bu da korku. Bunu nasıl birbirinden ayıracağız? Kuran-ı Kerim'de havf kelimesi de geçiyor, haşret kelimesi de geçiyor. Bu dilcilere göre aynı anlamda. Korkma demek. Fark, haşret kendisine saygı duyulanın azametinden kaynaklanır. Şu rüzgarı durdurabilir misiniz? Biraz şiddetini arttıracak olsa önleyebilir misiniz? Onun açmış olduğu zayiat nasıl dile verilebilir? Şiddetini arttırdığında yapacağı zararlar, İşte rüzgarı durduralım mümkün mü? Öyle bir azamet sahibi ki esmediği zaman da dünya kokacak, estirelim deseniz mümkün mü? Sadece bir rüzgar, sadece bir rüzgar, ağaçtaki çiçeklerin döllenmesine vesile olan büyük bir nimet kim yapabilir? Haşer, kendisine saygı duyulanın azametinden kaynaklanır. Kendisine saygı duyulanın büyüklüğünden kaynaklanır. Allahu Teala korkunun kendisinden haşet duyulanın azametinden kaynaklandığı durumda haşet kelimesi kullanılmıştır.
Allahu Teala korkunun kendisinden haşyet duyulanın azametinden kaynaklandığı durumda haşyet. Kendi büyüklüğünden dolayı Artık bunu Türkçeye döndürmek anlamını kaybetmek olur. Azamet, azamet deyince bunu anlamamız icap eder. Biz bu şekilde söyleyelim anlarsınız. Azametinden dolayı Cenabı Hakk'ın, azametinden dolayı kullanılan kelimeye ondan çekilme manasına haşyet. Mesela, Essaili Billah, burada haset ifade eder Arapça'da. Hemen ancak inşallah. Allah'u Zülcelal'den korkan kimseler, ilmiyle amil olan, her yaptığı işi samimiyetle yapan, her haliyle Mevla'ya dönen dönüşünü muhafaza edip, ebediyen devam ettirmeye gayret gösteren muttaki kimseler. Cenabı Hak'tan hakkıyla korkanlar ancak ilim sahipleridir. Onun azamet-i ilahiyesini tanıyanlardır demek.
Damarın içerisindeki hanın devrinin dahi, onun iradesi ile olduğunu bilen Bir şeyi murat ettiği zaman sadece ol demesi, bu ol deyişi de şu ifademiz gibi değil. Saniyenin hesaplara göre, saniye bu birimin şu azında hesabı mümkün değil. Bir dediğinizde saniyen, saniyen bunun kırk üç misli, kırk üç misli daha daha azında ol dediği zaman her şey oluveriyor. Bunu bilen kimseler Cenabı Hak'tan korkarlar. Kalplerini arşı azamı açtığı zaman, onun büyüklüğünü gönlü hissetmeye başladığı zaman o kişi hayret duyar. Bizim için bu hikayedir. Bu bizim tepemizden geçiyor ama dikkat eden eğer size saygımız sonsuz imanınızdan dolayı, riayet edenlerimiz için buraya kadar Allah'ımız takvayı anlattı. Takvayı gönlünde Mevla'nın dışında hiçbir şey yok. Tamamen kendisine dönmüş ve bu dönüşü muhafaza ediyor. Mevla'yı Zülcelal'e büyük bir saygının içerisinde olan kimselerde belirir bu. Bu peygamberlerde belirir.
Bu sıddık, sadıklarda belirir. Salihler de belirir. Hakikaten şehit olanlar da zuhuridir. Essayir billah. Eğer biz bu Kuran Azimüşşan'ı bir dağın tepesine indirse idik. Cenabı Allah'ın haşyetinden dağın paramparça olduğunu görürdünüz. Haşyetullah, Rabsu, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, Huknit, H Allah'u Teala'dan haşyet duymak her hikmetin başıdır. Bu gelince malum bunu yaşayan kimseler bilir. Bizi de Cenabı Hak onların himmet ve dualarından mahrum buyurmasın. Amin. Münib olmak ne demektir? Malı, mülkü, çocuğu, çoluğu, nefsi, ruhu bütün azasıyla Mevla'ya dönüş nedir? Saffet suresinde Es-ahililer. Bir c. Şirkten uzak bir kalp ile kim şirkten selim, uzak olursa münnip olur. Selametle girin buraya. Işte bu ebedilik günüdür.
Onlar için istedikleri her nimet mevcuttur. Bizim katımızda daha da fazlası vardır. Sahih hadistir. Kelimesi cennet manasınadır. Ziyade de Allah'u Teala'nın nazarıdır. Yunus Suresi'nde geçtiği üzere Essaibübillah. İhsan erbabı olan kimseler için ihsan erbabı başta mümin, ilim sahibi, güzel ahlak sahibi, ibadet sahibi ve cihat ehli kimsedir. İşte bunlar için hüsnü cennet, ziyade de Cenabı Hak'kın nazarıdır. Kıyame Suresi. Bazı yüzler vardır o gün ter ü tazedir. Rab'lerine bakacaktır. Ayetler birbirini tefsir eder. Yüzün parlaklığını ifade eder. Nişelendiği zaman zevklendiği zaman yüzündeki parıltılardır. Ziyade artık o da Rü'yetullah'tır. Allah'ımızın cemaatidir. Essahillezil Gözleri her nereye ilişecek olsak onların cennet ehlinin büyük bir nimet, büyük bir saltanat ölürsün. Onu görürler. Onların mükafatları eksiksiz olarak verilecektir yapmış oldukları.
Taatlerin mükafatı eksiksiz olarak verilecektir. Ve yezid de hüm min faulli. Onlara fazlından fazlından daha da fazlası vardır. Mevla'yı Zülcelal çok bağışlayandır ve şükre layık olan budur. Cennette kendisini seyretme mükafatını da verir demektir. Fatır suresi otuzuncu Ayet-i celîlede. Mükafaatlara eksiksiz verilir. Bu kısım ise cennette kendisini seyretme mükafatı anlamda verilmiştir. Onlara o cennet ehline onların yüzlerinden naim cennetinin parlaklığını görürsün. O gün bazı yüzler vardır ki aydınlık, gülen ve sevinçlidir Allah'ımızın kemalinden dolayı. Hazreti Ömer radıyallahu anh, kalbim Rabbimi Rabbimin nuru ile gördü. Artık bu Rasulullah'ın halifesi, Efendimizin bir bakıma kayınpederleri, çok sevdiği İmaman diye tarif buyurulan Sıddıki Azam'la Hazreti Ömer iltifata mazhar radiyallahu anhuma Cennet ehlinin kandili, benden sonra bir Nebi gelecek olsa Hz.
Ömer gelirdi diye buyurduğu o sevgili kul Allah'ın sevdiği kul buyuruyor ki kalbim Rabbimi Rabbimin nuru ile gördü. Ehlince artık anlaşılır bu. Bizim gibi insanlar sus, siz müstehsin. Kalbim Rabbimi Rabbimin nuru ile göktüm. Ne demek bu? Onun seçmesine bağlı, onun işaret etmesine bağlı, bundaki kabiliyeti, bundaki güzelliği seyrederek Rabbimizin kendisine has kılmasına bağlı bu. Hazreti Ebubekir radıyallahu anh, ben hiçbir şey görmedim ki Allah Teala'yı onda görmüş olmayayım. Ben bakarsam, gezersem, oturursam, kalkarsam her yerde zaten onun nurunu görüyorum. Her şeyin onun eseri olduğunu biliyorum. Hazreti Ali radıyallahu anh ben görmediğim Allahu Zülcelal'e ibadet etmem. Cerir bin Abdullah radiyallahu anh siz şu ayı gördüğünüz gibi Rabbinizi de böyle perdesiz göreceksiniz. Onu görünce, onu görme hususunda üst üste sıkışıp birbirinizin üzerine yığılmayacaksınız.
Süheyb radiyallahu anh cennetlikler cennete girdiği zaman Allah'u Teala bir şey istiyorsanız söyleyin, onu da vereyim. Onlar da sen bizim yüzlerimizi ak etmedin mi? Sen bizi cennete koymadın mı? Sen bizi cehennemden kurtarmadın mı? Bunun üzerine Allah-u Teala hicabı kaldırır. Artık onlara Rab'lerine bakmaktan daha sevimli bir şey verilmiş olmayacaktır. Ebu Hüreyre radiyallahu anh, ya Rasulallah Rabbimizi görecek miyiz? Evet göreceksiniz. Sizin güneşin dolunay gecesi ayın görünmesinden şüphe eder misiniz? Biz de hayır dedik. Böylece Rabbinizin görünmesinden de şüphe etmeyeceksiniz. Sizler apaçık Rabbinizi göreceksiniz. Sahih-i Buhari. Nasıl görünecek? Nasıl izah edeceksiniz? Bu itikat kitaplarında ele alınır. Nasıl? Bunu siz anlatsanız bir mecliste Allah'ımızın görülmesi usulünü izah et diyecekler. Nasıl izah edeceğiz bunu? Bu itikat kitaplarında münakaşalı bir konudur.
Değil dünya ahirette bile görülmeyecek diyen kimseler var. Nasıl olacak? Miraç'ta bile, Miraç'ta bile Allah'ın Resulü görmedi diyenler var. Nasıl diyeceksiniz? Görme fiilini gözlerimizde yaratmasıyla göreceğiz. Görme fiilini gözlerimizde yaratmasıyla göreceğiz. El-Fatiha. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.
Kaynak: Genel
Cennete Yaklaşmanın Yolları ve Ruhun Arınması | Mihmandar