Alt taraflarında burada cennet yaranunun özellikleri beyan buyuruyor. Beş tane esas var burada. Birincisi takva. İkinci olarak ifade buyurulan ikinci olarak ifade edilen habiyemi. Takva malum. Cenabı Hakk'ın korkusunun hayatımızın her alanını ihata etmesin. Sadece camide değil yemekliyken de onun helal oluşu. Yatarken de kalkarken de sanki Ahiret alemine göçüyormuş gibi yattığımızda kabre giriyormuş gibi kalktığımızda da yevbın, haşif sanki diriliyormuş gibi bunu isabet edebilmek. Ticaretimizde de korkup haksızlığa gitmemek, aile hayatımızda, çocuklarımızı bizzat ıslahımızda her şeyde. Hafiye'yi denilince emri İlahiyi koruyan muhafaza edin. Çünkü biz İnsan başı boş bırakıldığını mi zanneder eder? Halbuki biz kayıtliyiz. Her şeyimiz bizim bir esasa bağlı. Bir yolda dahi yürürken yolun işaretleri var. Bizim hayat yolumuzun işareti altı bin altı yüz altmış altı ayat-ı ilahiyedir.
Bir de münih olmak. Münih biz şimdi namaz kılarken fizikel yönümüzü tebliğe döndük. Sadece bu bedenin dönmesi değil Kalbimiz de dönecek, kalbimiz de Rabbimize dönecek. Onun muhabbetine dönecek, onun aşkına dönecek. Onun ünsiyet dostluğuna dönecek. Ona yakınlığa dönecek, gözümüz ibretle Hakk'a bakarak ders alarak dönecek, kulağımız hikmetli sözler dinleyerek bütün azamız ne için yaratılmışsa o yönde hareket etmek suretiyle bir vereceğiz. Her halimize sırf kendimiz değil elimiz altında bulunan kimseleri de göndermek için azgınimiz, gayretimiz, çabamız oluyor. Üçüncü sorumluyuz. Elimiz altındakilerden mesulüz. Bunun yanında bir de evvab oluş bu da tevbekar olmaktır Rabbi Zülcelal'imizin Azamet-i İlahiyesinden dolayı saygı içinde olmadı. Havf bir ahiret, havf azaptan korkmak, Allah'ımızın vereceği cezadan çekinmek ama burada haşyet belli bir seviyeye gelmek gerekiyor.
Allah'ımızın yolunda Kuran-ı Azimüşşan'da gösterilen hedeflere doğru yürümek, nefsimizin mertebelerinde, ruhumuzun mertebelerinde, sırrın mertebelerinde yürümekle oluyor, bilimin mertebesinde, ibadetlerin mertebesinde ilerlemenin neticesi Allah'ımızın azamet-i ilahiyesinden dolayı büyük bir saygı içerisinde olmak. Bak hepimiz biliyoruz Hazreti Ömer radiyallahu anh bir zaman çıktı olsaydım, anam beni doğurmasaydı Sıddıyı Azam'ın radiyallahu anh ağacın başındaki bir kuşa imrenmesi ve bu zamana kadar geldiğimizde Allah'ımızın sevgili kullarının bu korkuyu taşıması haşyettir. Cenabı Hakk'a büyük bir saygı marifetullahın neticesidir. Cenabı Hakk'ı tanımadan dolayı Hazreti Hasan radıyallahu anh vefat ederken ağladı, niçin ağlıyorsun deyince günahlarından dolayı değil dedi. Bilmediğin bir huzura varıyorum, acaba ne oladın?
Habib cennet bahçesi mi, Allah korusun cehennem çukuru mu, hesabın orada nasıl olacak, nasıl misafir verebileceğim, iğneden itliye ne yapmışsa onu orada bulacaksın. Hayır istemişse hayır Allah'ımız onun muhaletini bize işletmesin. Aklı başında olan yapmaz zaten. Aklı kül olursa yapmaz. Aklı kül, vahyi ilahiye bağlı olan akıldır. Düğüne denizde görürüz, haytlar olur, fırtınadan neden? Hep birbirine karışır yerine göre batar ama rıhtıma çekilirse, demirlenecek olursa o sıkıntıdan, o fırtınadan, o dalgadan korunmuş olur. Biz aklımızı eğer aklı kül Cenabı hakk'ın vahlı ilahiyyesine bağlamazsak şu dünyanın aldatıcı, şu dünyanın nefsinizin oyunu şeytanın aldatmasıyla, dünyanın da kendisini güzel göstermesiyle Allah'ımız korusun helak etmesin, bu helakten kurtuluşumuz vahye Kuran-ı Azimüşşan'a bağlı bir akıl. Aklımızı hep buraya takacağız.
Aklı ön plana değil, Allah'ımızın emrini ön plana çünkü aklı yaratan Allah'tır. Bunu tefekkür edeceğiz. Daha sonra recre vegalu'l-huni, rakımda tam bir dönüş. Ondan sonra cennete girin buyuruyor. Ayet-i Kerim'in son kısmında Velveteyna Buyuruluyor ki büyüklerimiz biz cennetten tat ve lezzet almayız. Eğer cemalullah olmasa bize cennetin de tadı yok diyorlar. Ve ledine meziid ayeti cemesinde Allah'ımızın cemalidir. İnşallah dikkat ederiz. Ölüm hadisesi vukuu muhakkak olan bir hadisedir. Mutlak gelecek. Bir tepkici mekandır. Nasıl ki ruhlar aleminden ana karnından, ana karnından dünyaya gelmişse bu dünya karnından da ahirete mutlak bir gün güleceği, buna mani olmak mümkün değil. Burada beynimizi çalıştırıp acaba Rabbbımızın istediği şekilde bir hayat geçirip, onun istediği şekilde bir hayat geçirip onun huzuruna nasıl varacağız? Bu muhasebe yatacak.
Öyle kardeşimizin intihalinden dolayı birkaç gün mahzuniyetle bu işi bitirmeyeceğiz. Ölünceye kadar bu ölüm hadisesi çünkü biz altmış yaşındaki bir insan üç defa ölüyor. Hücreleri ölüyor, yeniden giriliyor, gösteriyor. Cenabı Hak kendi vücudumuzda da eserini gösteriyor. Sonra kainatta gösteriyor, doğan güneş sanki yeni bir doğmuş gibi öğleyin her tarafı aydınlatıyor bir orta yaş, ikindi de artık yaşlanıyor, sararmaya başlıyor gün, daha sonra batıyor, Allah'ımız onu bize gösteriyor. Kış gününde gösterdi, tabiattan hiçbir eser yoktu. Tabiatın bir ölümüydü, bahar geldi, baharla kainat ve bütün eşya mahsulat girmeye başladı. Cenabı hak ibret alan killarından kılsın. Kardeşimize Allah'ımızdan rahmetler diliyoruz. Sizlere de ibadet ve taat için hayırlı uzun ömürler ailesine sabır Cenabı Hak sabır sularını ömürlerini dökmek suretiyle iç Bütün geçmişlerimizin ruhları için. El Fatiha.