İşte ilme. El-Bahas çıktı da bakıyoruz. Risale var. El Vaslu, El Vasil, El Vasul, El Su, Yani Cenabıhakk'a kavuşanlar demek. Bakalım. Böyle sufiyye dediği zaman bu anlam çok. Gün elbise giyen demek. Ondan sonra Ashab-ı Sofre var. Aleyhissalatu Vesselam efendimizin mescidi bir mescit kısmı var. Bir kabir olan kısım var. Bir de o fakirlerin, yoksulların kaldığı ilim tahsil eden Ashab-ı Sofra, onun ehlileri var. Ve zalike lik kemali mutabati min Nebi sallallahu teala aleyhi ve sellem siz diyor vuslat istiyorsanız bir kere Efendimiz aleyhisselatu vesselam'a bağlılığınız tam olsun diyor. Öyle bağlanın ki ona. Çünkü insan iyilik gördüğü yere ne yapar? Cezbolur. Doğuyor, ümmetim. Miraca Allah'ımıza, mükalemede, ona vuslatta ümmetim. İltihalinde ümmetim. Görülmemiş böyle bir peygamber ve bir vasıta hezihi hil mutabati farzu bir derecetil kabul.
Siz diyor ona eğer vasıta kılar ona sımsıkı yapışırsanız, bu sizin kurtulmanıza işarettir ve saru meddunine bir davetil halk ilel hat bir tarikul mutabaa, siz aleyhisselatu vesselam efendimize tam tabi olursanız diyor diğer insanları da davet edersiniz Allah'ın yoluna. Çünkü isyanda olanları davet etmek şeyde küfürde olanları kolay ama müminim diyenleri bizim gibi asileri hakka davet etmek zor. Çünkü daha ne yapacağım? Ne yapılır? Ne edilir? Hep böyle çıkış yolları arar. Bu kardeşimizin ifade etmiş olduğunda, olduğu husus, burada Allah'ımıza ibadet ve taat emrettiği vazifemizi yerine getirmek suretiyle, hatta Efendimize diyor uymadıkça vuslat kabul olmaz. Men eradel vusul ila hazretiil müşahede, fel hüsilin ideil varide, onun yolunda olan, ona kavuşmuş olan kimselerle kuracağımız alaka. İnşallah yanlış olmaz. Böyle gördüm.
Eğer siz diyor beden olarak uymayı düşünüyorsanız bu hatalıdır, kavil olarak. Ancak diyor kavuşmak zahiren değil. O diyor hakikat olarak gönülden teslim olmaktır. Elzimilede fil ubu diye. Bir kere diyor ibadetinizde edebi takip edin. Bunu Ebu Ali Et-Tekka Hazretleri de söyler. Buyuruyor ki ibadetler sizi cennete, ibadette edepte Cemalullah'a götürür diyor. İşte sünnet-i seniyyeye diler etmek. Böyle son derece Cenabıhakk'a karşı hudu ve huşudur. Hudu, azaların itaati, huşu kalbin Cenabıhakk'a itaati. Bu şekilde olur diyor. Soru bunu ifade ediyor artık. Şimdi ona diyor vuslatı istiyorsanız bir gayret gösterin. Mesela en azından okuyalım ehlullah'ın hayatını. Onlar nasıl ibadet etmiş? Onlar Cenabıhakk'a karşı vazifelerinden nelere riayet etmiş? Bunları gözetin diyor. Onların dikkatleri ince edepler. Çok ince en hassas noktalara bile dikkat etmişler.
Allahü teala Bir kere diyor ziyade dediği Cenabı hakk'ın artık arzusunun ilahi isteklerinin dışında olanları terk etmekle. Allah'ımız neden razı oluyor onu yapacağız. Ziyade boş faydasız olanları terk etmek suretiyle. Bir husniil edep demiş büyüklerimiz güzel bir edeple ona kavuşabilirsiniz. Hatta Allah'a nefsinizi boğazlamak suretiyle diyor. Onun isteğini vermeyeceğiz. Bak bir ister iki ister üç ister ümidini kestireceğiz, durmaz. Çünkü göz açıp yuyuncaya kadar da olsa beni nefsime terk etme ya Rabbi buyuruyor. Aleyhissalatü vesselam Efendimiz ona fırsat vermeyeceğiz. Çünkü şu parmağımızı versek elimizi koparır o. Elimizi versek kol girer. Kol gitse bütün vücut girer. Yeter ki bir fırsat dursun, bırakmaz, devamlı üstteler yani ümidi kesilecek. Sortuğun soru çok, onu sorun. Seeltü bade sehavet, bazı büyüklerimize sordum diyor. Allah'ımıza yok. Yazın mı diyor?
Nasıl Allah'ımıza kavuşabiliriz?