Cehaletin Kaynakları ve Marifetullah'a Ulaşmak kaydında Bu ters, Yaşar Abi senin misin? Yaşar? Sen değil mi? Canınız açıldı mı Yaşar'ın olduğu yerdeki? Eğer dünyaya sırt çevirirseniz, hani kalbiniz sırt çevirir de, elinizi meşgul olacak kabiliyet. Beyin ayar diyecek ama gönül verilmeyecek. Eğer dünyaya gönül verilmezse nurun nurdur. Kur diyor. Yani güneşe insan yönünü döndürdiği zaman ışın…
Bu ters, Yaşar Abi senin misin? Yaşar? Sen değil mi? Canınız açıldı mı Yaşar'ın olduğu yerdeki? Eğer dünyaya sırt çevirirseniz, hani kalbiniz sırt çevirir de, elinizi meşgul olacak kabiliyet. Beyin ayar diyecek ama gönül verilmeyecek. Eğer dünyaya gönül verilmezse nurun nurdur. Kur diyor. Yani güneşe insan yönünü döndürdiği zaman ışın alır, ısınır. Arkasını döndüğü zaman ondan mahrum kalır. Ölüm sahibi. Allah korusun. Bu diyor cehalet, görmez misin insan? Nefisten gelir diyor. Nefistir. Gerçi, kötülüğü başka zaten. Arifen demiş. Abdullah Ettüsteri Hazretleri, Galtdesallahu Sırra bir tefsir sahibi uzak. Kendisinin, Tefsir tüsterî diye bir cilt, çok güzel bir tefsir de var. Cehalet, nefsin imamıdır diyor. Nefis onu kendisine cehaleti, kendisine imam kabul etmiş. Ne demek o zaman? Şimdi onun nefsi kendisine, nefis kendisine onu imam edince hiç düşünmüyor. Ya ben kimim kuluyum?
Allah'ımız benden ne istiyor? Onu düşündürmez. Nasıl bulmuş imamını? Ne diyorsa bunu? Hater şey manasına da gelir. Tehlike anlamında da gelir. İlmin en büyük düşmanıdır diyor. Bu böyle olabilir. Memur, enjil, güven olur. Cehalet insanı aldatır. Şeytanın bir ismi de zaten var olurdur, var olur. Aldatan demek. Cehalet nedir? Küfürdeki beş konağın birisidir. Demek ki küfrün çeşitleri varmış. Bakın eşek, şüphe içinde. Şimdi demek istemiyorum. İşte Efendimiz'i, Sa'd'a kavga etmemek, minnet, durun. Bunları hiç açmak istemiyorum. Ve'l anet, aksilik. Mesela, Ebu Cehil'in durumu buydu. Bilmiyor değil. Peygamberimizin, Peygamberliğini çok iyi bilmiyor Selami. Ama inat. Niye bu oldu da bu şerefi yedi biz inemedik gibi inatladı. Ve tevehhten bihim, şüphe, bu da on diyor. Ve vururme aldanmadır demiş. Cehalet ilinin olmamasıdır. Bu keserli tembel tembelli, velmeleri de kayıtsız.
Vellaf ile cehaleti tarifi ile. Tarifi eden kimmiş? Abdulhad bin Selvi'l Gaddesallahu Hazretleri'ni bu ihsan müdürü misal. Cehalet neymiş? Tembellikmiş ve kayıtsızlık. Hiç üzerine vade buyurur. Mesela Cuma Namazı gideyim, evvel varmışsam bir deve kurban etme üzerine iyileşirim. Ondan sonra biraz geç kalırsam koç. İşte böyle imam minbere oturuncaya kadar evvel gelmen mükafatları var. Şimdi bunu hiç düşünmez. Kayıtsiz çünkü. Ondan sonra insanlarla konuşurken de Kayıt çünkü. Ya bu konuştuğum benim Rabbimizin enine uygun mu değil mi konuşuyorum ama bunda bir hesabım var. Yarın Huzur-u ilahide iki tane melek var. Kafala melekler hem sol hem sağda. Ondan aman benden yanlış bir şey kaydetmesin, derse bu kayıtlı oluyor. Kayıtsız olmak, düşüncleteceğim. Oldum olasıya. Biz oldum olasıya uysaydı buraya gelmezdik. Bu dünyaya gelmemizin gayesi bir mücadeledir.
Ve Fesabü'l-deyim Beyimin akıma karışıyor. Beyni karıma karışır. Arkadaşlarımızla, başta nefsini istediğim yol alalım. Böyle her şey adet kabilinden oldu bizde. Sohbete gelişti adet kabilinden. Ondan sonra ders çekmemizdi adet kabilinden. Her şey oldum olası, kayıtsız. Şunu bir gözyaşlarıyla mesela böyle gelirlermiş dev önünden Efendimizle görüşmeye görüştürür mü? Gidiyorum biz. Bir hafta geçerse dersi geçmediği mesela kalbinin zikrini temin etmiş, ruha ikinci hafta geçemezse, o sınıfta kalmış gibi olurmuş. Bir kaydet var, bunların da iki gücü var. Bizden daha fazla belki tarlaları da var, bağları da var, geçiniyorlar, hayvanları var. Onların imtihanları da gayret de böyle oyuncak gibi değil ki. O zaman şeye de gayret gelir, mürşidimize de gayret gelir. Biz gayretsiz olursak ne yapsın efendim? Ne yapsın? Onu da bir verim bekliyor. Ben birden öyle eğitime. Böyle üstüne yük almıyor, iç.
Cehaletin Kaynakları ve Marifetullah'a Ulaşmak ne anlatıyor?
Cehaletin Kaynakları ve Marifetullah'a Ulaşmak kaydında Bu ters, Yaşar Abi senin misin? Yaşar? Sen değil mi? Canınız açıldı mı Yaşar'ın olduğu yerdeki? Eğer dünyaya sırt çevirirseniz, hani kalbiniz sırt çevirir de, elinizi meşgul olacak kabiliyet. Beyin ayar diyecek ama gönül verilmeyecek. Eğer dünyaya gönül verilmezse nurun nurdur. Kur diyor. Yani güneşe insan yönünü döndürdiği zaman ışın…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ve su billahlah kötü ahlaktır. Şimdi cehalet sırrı. İndiye, uyacağımız bizim Cenabı Hakk'ın emirleri, Habibi'nin emirleri sallallahu aleyhi ve sellem ve Evliyaullah, Meşşai Zahirlerimiz. Bunlara uyma diye bir şey Gözümle de görüyorum. Çok güzel söyleniyor. Buyuruyorlar ki Arifan-ı İlahi ibadetler yüzde yirmi beşse, ise, Muamelat yüzde yetmiş beş. Muamelat insanlara karşı vazifeler. Böyle çok sert görüyorum, böyle şahit olduklarım oluyor. Yumuşatına kadar ne çekeriz? Yumuşatana kadar ne çekiyoruz? Anlaşıldı bazı şeyleri dilin yormaz. Adam, iyi bir mahsatla gelmemiş bize biliyor musun? Şimdi, onu oluşturana kadar uğraşıyorum. Kötü bir fikir almasın, bahpuriye geldi. Bura hakkında kötü bir düşünceye dalmasın diye bir başkası bozuyor. Neredeyse yakasına sarılacak. Ben bu muamele bozmam. Çok insanlar ondan burayı terk ettiler. Çok insan. Kötü muameleyi görüyorlar sevgili kardeşim.
Şimdi bir muhabbetli, tatlı bir hali dostlar, bak size bir örneği ne bileyim iki tane hoca varmış. Bunların ikisi de Sami Efendimize çok muhalif aleyhindeler. İhvanlardan Sami Efendimize bağlı olanlar da var. Bir araya gelmiş bunları. Demişler ki Hoca Sami Efendimiz'in aleyhinde, biz bu hocaya çok ilginç yapalım. Demiş. Demiş, siz kimsiniz? Efendim, biz Sami Efendi'nin evladıyız. Allah Allah demiş. Fikri tamamen iyiye dönüşmüş. Görün. Kayşerteydim, birisi vardı, yanlış hareket yapıyorum. Dün de vardı o kardeşimiz, Dedi ki biz ona çok iyilik yapalım dedi. Şu anlayış inşallah bir kere desek de olmuyor. Temelden olacak bir şey, kendinde. İçinden de olacak yoksa zor olur. Güzel rabıtalarımız olsa şimdi, insan bazı şeylerden rahatsız oluyor o da şu Bunu zannediyoruz ki ibadetimiz, taatimiz, rabıtamız işlerimize mani olur, hiçbir şey manisi yok. Buraya yoğunlaşmıyoruz.
Bakın şu nefsin koyunlarından birisidir. Konuşma arzusu. Ünüp duramıyor. Halbuki sizin konuşacağımız çok iyi derler. Kalbimizle bir konuşabilsek kalpte Allah'ımızın muhabbeti oraya yerleşiyor. Aleyhissalatu Vesselam'lerimizin muhabbeti geliyor Ya Allah'ım! İnsanlara güzel nazar etmen lazım. Sonra Allah'ımızın tecellileri var bitmez tükenmez. Füruzat-ı ilahiye var. Yani, bu konuşmaları niye biz takip etmiyoruz bilemiyorum. Yine artık bu memleket güzel elhamdülillah. Güzel. Evet, her yerde bozulma var ama buraya biraz daha diğer yerlere nispeten yani iyiye göre ayarlayamıyoruz çünkü çok değişti. Niye değişti? Bir, zina en çok, ikincisi de faiz. Onlar çok fazla. İşte burada olsun bir kaydet gösterelim. Efendim, nereden öğrenelim? Efendimizin kitapları neleri var? O yüzden okusa ne güzel yazmış. Dur, ben diğer tarikat mensupları var niye bu kadar diyorsun ders veriyorlar diye.
Çok iyi diyorlarmış. Bağışılmayacaksın. Biz aman ha gece yapamazsan gündüz yap, gündüz yapamazsan yirmi dört saat içinde hep tembelleştirmişiz. Ne yapsın Seherde? Saat on iki lira kadar televizyonun karşısında oturacağımızda, Mürşid-i Kamilimizin kalbimizdeki ruhunun karşısında oturalım. Yok. Bizden olmuş her suçu. Bir arkadan namaz kılındı da bakın, önde kılanlarımızın ilmin yolunu ilmihal kitabını okumamışız. Halbuki bunu Efendimiz diyor. Efendim, efendim hürmetle olmuyor bu. Buyurmuş ya, Bayezid-i İslam'ın hadisleri. Tabii. Sözümü tutmazsanız, derin bir de giyseniz faydası yok buyurmuş. Şimdi Efendimiz, yıllar evvel demiş fıkhı ile Hadis öğrenin. Fıkhı ile, hadis bu dini meselelerinizi öğrenmemiz gerekiyor. Allah'ım zulüm verirse oruç vakti, zekat vakti. Niye bunu ikide biz şu hocaya, bu hocaya soruyoruz. Sorabilir ama okuyup da ondan sonra soralım.
Bir gün okuyalım, İslam bir mealini. Ondan sonra çıkaramadığımız yeri sorarız bunu, haklısınız zaten. Sorulur mu? Erecau fi müstahbet cehaletin işaretlerinden birisi de. Böyle hep ümit var. Şöyle güzel yaşamayacağım, şöyle güzel hayat süreceğim. Haydi Yaşar. O yaşadıktan sonra evin ile hastane arası gelip gelmiyor. Gelip gelmemiz, ev ile hastane arası. Yaşlanınca, şöyle rahata girelim, bilmem filan. İyi rahata yedirirsin. Bir kalp çıkar, bir tansiyon çıkar. Ondan sonra bir başka dizler tutmaz gibi olur, romatizma kireçlemiş. Evvelden bir şey tutacağız. Neden söylemiş burada? Hep rahatlığı istemek. Kuvvet tesvü'l. Tesvü de şey demek. İleride yaparım. Dur bakalım yaparız ileride. Mesela söylense bunlar şimdi benim oğlum kızım var, çoğu çoğumuzdur. Yahu oğlumuz, kızımız bizim ibadet ve taat ol. Onları İslam hedefine göre yetiştirmek ders çekmemizin amacıdır o bunları, güzel yetiştirmek.
İşte onlar evlenmez, onları İslami usullerle evlendirmek ibadetin baş amacı. Biz niye düğünü bunları anlayamamışız? Mesela düğün oluyor. Diyor ki düğününde bir. Çocuğun düğün zevki değil mi? Bunu ihbarlar yapıyor, başkası değil mi? Bunu evlatlıyım, ezkardın diyen bizler yapıyoruz. Bizler düğün yaptık. Muhtar mıydın? Hep karıştırıyoruz, o değilsin değil mi? Değil. Şimdi, buradan Minareden üç dört tane hafızların sesi çıktı. Ilahiler çıktı. Bunda rüzgarasım olur. İhvanımız da bunu yapıyor yemin ediyorum. Ne yapacağım ben, nasıl diyeyim? Abi kaç kere dedim bak dikkat. Maalesef. El Feraud taklid. Böyle geçici işlerde sevimli, onlar biter. Böyle sevinmemiz ebedi olan sevinçlere bakacağız. Mesela, öyle bir rabıta yapmışız murabe'de ki bildiğiniz gibi değil o vazifeler. Mürşid-i Kamil ile bir araya geldiği zaman orda istifade başlar da ilahi nur dökülürse Peygamberimiz hemen devrede Teala.
Ümmetim demeye başlıyor. Ve nufuru minel-içtehehet. Böyle gayret ve çabadan kaçın. Bunları öğrenenler mi? Yok. Ve hubbbürliğen setil ameliyle, hiç gerek yok. Baş olmayayım arzusu ve isteği. Baş oldum haydi ne olacak? Baş oldum. Haydi, baş olduk. Hepsinin vebali var. Şimdi ben ürküyorum. İki tane kardeşinizdi, abinizdi, bizim de abimizdi. Dedim siz rahatsınız, ben zorluğum içindeyim dedim bunlara. Bak dedim, o kadar ihvanın yönlendirilmesi kötü örnek olursak ne olacak, dedi. Şimdi, tren yollu olur ya lokomotif önde, Eğer onda bir arıza olursa Allah korusun raylardan sapma olursa kırk, elli tane vagon hepsini yatırırsın. Onun için siz rahatsınız biz zor zorundayız dedi. Bunda kolaylığı sağlıyanı olan İbrani'de kelam kardeşlerimiz. Şimdi, elbiselerden bile çok değişti, şimdi giydiğimiz elbiseler. Hep bunların internetlerinden çıkarıyorlardı. Hep şeyleri var, ölçüsü var, ev planlarım benim.
Mesela, buzdolabını koyacağı bir yer insanın, ondan sonra bulaşık makinesi, mesai, çamaşır, bunlar ayarını. Her şeye bir ölçü vermişler. Yani bizim bir mümin olmamızın ölçüsü var, imandır. Bunun yanında imanı, imanın tasdik olma ciheti var. Biz takva edin diyelim, Bu da bir ölçüdür, bizim ölçüümüz. Bunu düşüneceğiz, kafamıza bunları atacağız. Bu kim alay manasına gelmiyor. Allahu alem yazmışız. Muhalatatül munfisir. Böyle kafası bozuk, düşüncesi bozuk, ahlakı bozuk, insanlarla hemhal olmak, bu çok bozar, en çok bozanı bozuk. Ve kesbülü aradım ve lunfira idi bilme de. Bu mesih tanımlama gibi mi oldu, ne oldu? Ona bakarız inşallah. Hayvani duygular. Hayvani nefse diyor, muhalefet karşı koymayı terk etmek. Size burada bir şey anlatayım, bunu hiç unutmayalım. Omuz açar, besbelli, şuradan çıkarken unutun. Çünkü yazma yok, gitme yok, unutun.
Onun için dindir diyor ama kayıt eden varsa bizim şeyhleri kardeşimiz o kaydı diyor. Sami Efendi demiş ki Kuddise Allahu Semra, efendim siz hangi evradı okursunuz? Bir de söyleyeyim, biz de sizin gibi edep, erkan sahibi olalım. Buyurulmuş gibi biz perhizlere dikkat ederiz. Yani ders çekmekle oturur diyor. Biz şu düşüncemize sahip oluruz, yanlış düşünmeye gayret ederiz. Fikrimizi, zihnimizi Rabb'ımızın yüce kudreti ile odaklı bir hale getiririz. Yani bir fesattır, bir hiledir, onu düşünmeyiz. Sonra kalbimizin, biz perhize dikkat ederiz, kalbimize Zat'ının muhabbetinin dışında bir şey koymayız. Gözümüze, dizimize ama öyle bir söz söylemiş ki evlatlar da dirilmüş. Peki evladım da demedi, öyle bir edep dolu ki biziz, Sultanımız. On beş yaşındaki bir gence dahi kardeş ifadesini kullan. Ebu kardeş misin? Efendi ifadesini kullan. Biz buyurmuş perhizlere dikkat ederiz yoksa aynı dersi çekeriz.
Şey gibi, mesela diyelim ki bir su deposu, evimizin üstünde, ona ne dersin bilmiyorum. Eğer delik olacak olursa birkaç tane de delik, şimdi dam diye dam diye akşamdan sabaha kadar yarıya gider. Ondan sonra da bir ters çöker. Şimdi, kalbimiz bizim ilahi bir depo olarak düşünülürse o deponun delinmesi, harama bakarsa delinir. Hasetlikle bakarsa delinir. Dil uygunsuz söz söylerse delinir. Bak, herife nasıl dikkat etmiyor ve muhafaza etmişler. Bi'z-Nahi'l-Hafa'nın. Cehalet, üç şeyden meydana gelir. El-Firaru anil-Hab, Hakk'tan kaçmak. Benim zaten artık her şey belirlenmiş, konulmuş. Kitabı Kerim'in mis gibi anlaşılmış mıdır? O ancak kalpteki nura göre anlaşır. Bunu inşallah araştırırız, siz de bakarsınız. Enfal suresinde yirmi dokuzuncu ayın cinneyim, Sami Efendimiz Hazretleri çok güzel işlenir. Kalpte bir ruh. O ruh değişir. Şimdi, bizim aydınlatma cihazlarımız var.
Aydınlatma cihazları farklıdır tabii, çok farklı. Bunu bir ara kaydetmiştim. Ondan sonra görüşürüz. Ta çamın işlerinden o nur ışığı idare diye kullanılan bir aydınlatma aracı. Bunun yanında çıra dediğimiz lambalar, kaz lambası, bunun yanında lüks, lümsün yanında bu lambalar, bunun yanında projektörler, bir de doğal aydınlatıcılarımız vardır, yıldızdır, aydır güneştir. Gönlü marifetullah ile Allah'ımızın tanınması nuruyla, eğer mum ışığı kadarsa o kadar anlar. Çam isi kadar o kadar anlar, çam şeyi kadar. Ama bunun yanında yıldız olmuş, ay olmuş, güneş olmuşsa o da hakikatleri, o gürültü taamlar. Onun gözünün bakışı da kalbindeki marifetin derecesine birerdir. Kulağının işitmesi dedi. O zaman Ehlullah boşuna söylememiş. Ey Marifetullah'a Tayyip olun. Ezan olun. Hocam kesin. Şunu bitireyim. Haktan kaçmak, batıla vurmak ve ilahi hükme muhalif olan ala rasul
Kaynak: Genel
Cehaletin Kaynakları ve Marifetullah'a Ulaşmak | Mihmandar