Değerli nicelerimiz, İhsan Mektebi programımızda bugün Musahabe serimizin üçüncü cildinde Beş Vakit Namazı İlk Kılan Peygamberler konulu sohbeti sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Hazreti Adem, İbrahim, Yunus, İsa, Musa Salavatıullahi ve Selamuhu aleyhimden her biri beş vakit namazdan her birini ilk defa olarak kılmışlardır. Şerhi hidayete nakledildiğine göre en evvel sabah namazı kılan Adem Aleyhisselam'dır. Cennetten arza inişinde yeryüzünde akşam karanlığı olunca Adem Aleyhisselam geceleyin havi şedit ile çok şiddetli bir korku ile korktu. Bir taraftan da zelleden dolayı üç yüz yıl gözyaşı durmamış, ağlamıştı. Fecr şafak başlayınca zulmetten kurtulduğuna şükran lillahi teala iki rekat namaz kıldı. İşte sabah namazının iki rekat olarak farz kılınması bu hikmet üzerine olmuştur. En evvel dört rekat öğle namazı kılan İbrahim Aleyhisselam'dır.
Oğlu İsmail Aleyhisselam zebihten kurtulup da cennetten kurban olarak koç ihsan buyurulduğuna ve Cenabı Hakk'ın razı olduğuna şükran olarak dört rekat öğle namazı kılmıştır. Biz Azimüşşan nida ettik, dedik ki ey İbrahim muhakkak sen rüyayı tasdik ve rüyanın mukaddematına başlamakla emrimize imtisal ettin ve bizim rızamızı tahsil için gözün nuru oğlunu kurban etmeye razı oldun ve biz seni dostluk mertebesinde sabit kadem bulduk ve bizim emrimizi yerine getirmeye ihlas üzere çalışınca biz de sana ihsan ettik. Bizim sana ihsan ettiğimiz gibi cümle ehli ihsanı da böylece mükafatlandırırız. Şu emrolununan kurban meydanda bir iptiladır. Ve biz Azimüşşan İsmail bedelinde bir büyük koyunu fidye olarak verdik, buyrulmuştur. Belaya sabır ve meşakkate tahammül eden müminlere tebşir-i Sübhanisi buyurulmuştur. İkindi namazını en evvel Yunus Aleyhisselam kılmıştır.
Dört zulmetten kurtulduğuna şükran dört rekat kılmıştır. Zellenin zulmetinden, gecenin zulmetinden, suyun zulmetinden ve balığın karnının zulmetinden. Cenabı Hak Azze ve Celle Hazretleri kullarına bu hikmete binaen ikindi namazını dört rekat farz kılmıştır. Akşam namazını en evvel üç rekat kılan İsa aleyhisselam'dır. İsa aleyhisselam badel mağrip şu hitabı Celil buyurulduğunda kılmıştır. Ey Meryemoğlu, sen insanlara beni ve validemi Allah'tan başka mabut ittihaz edin dedin mi? Gerek nefsinden ve gerekse validesinden uluhiyetin nefyi ve hak Sübhanehu ve teala hazretlerini ispat için üç rekat namaz kılmıştır ki Cenabı Hak Azze ve Celle Hazretleri de bu hikmet üzerine üç rekat olarak akşam namazını farz kılmıştır. En evvel yatsı namazını dört rekat olarak Musa Aleyhisselam kılmıştır ki bu hikmet üzerine yatsı namazı dört rekat olarak farz kılınmıştır.
İşte enbiyayı ezam Salavatullahi teala ve selamuhu aleyhim ecmain hasaratı ahir hayatlarına kadar namaz kıldıkları gibi semadaki melekler de yaratıldıklarından beri secde ve rükuda ve kimi kıyam ve kovutta yani hiç kesintisiz Halık Teala ve Tekaddes Hazretleri'ne ubudiyette devam edeceklerinden biz müminlerin de ölünceye kadar meleklerin her nevi ibadetini cami olan rüku, secde vesair rükünleriyle beraber namazımıza devam etmekliğimiz farzdır. Bunun hilafını iddia eden ya münkir ya münafık veya kafirdir. Beş vakit Namazın hikmet ve faziletleri. Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki, bana haber veriniz ki sizden birinizin kapısı önünde bir nehir olsa da her gün günde beş defa o nehirde yıkansa hiç kiri kalır mı?
Ashab da kalmaz dediklerinde işte beş vakit namazın hal ve şanı odur ki, Hak Celle ve Ala Hazretleri beş vakit namazla hataları, günahları afv-ı mağfiret eder. Yine sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurmuşlardır ki, insanlar beş sıkıntı karşısında kalacaktır. Onlar nedir ya Resulallah denildiğinde buyurdular ki, birincisi mevt ve sekeratı mevttir. İkincisi kabir ve kabir zulmetidir. Üçüncüsü münker ve nekir sualidir. Dördüncüsü seyyiat ve hasenatın tartılmasıdır. Beşincisi, sırat ve sıratın geçilmesidir. Bunun üzerine Hazreti Ebubekir Sıddık ve bilcümle ashab ahlaştılar. Cebrail Aleyhisselam nazil oldu. Ey Muhammed, Ebu Bekir'e söyle. Allah sana selam ediyor ve her zehrin panzehri ve her hastalığın şifası olduğunu işitmedin mi? Kim sabah namazını kılarsa Allah ona ölümü ve sekeratı kolay kılar. Kim öğle namazını kılarsa Allah onun kabrini nurlandırır ve zulmetlerini giderir.
İkindi namazını kılana münker ve nekir suallerine cevabı kolaylaştırır. Akşam namazını kılanın mizanını ağırlaştırır. Yatsı namazını kılan da sırattan bir şimşek gibi geçer diyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Eğer benim bildiğimi bilseydiniz muhakkak az güler, çok ağlardınız buyurmuşlardır. Gunye'de nakledildiğine göre Hazreti Ali Kerim aleyhi veche'den rivayetle Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki, bir kimse tembellik yaparak namazı hafife alsa, Allahü Teala ve Tekaddes Hazretleri o kimseyi on beş ukubata duçar eder. Salihin defterinden silinir. Hayat bereketi kaldırılır. Rızkının bereketi kaldırılır. Salatını ikmal etmeyince ondan amalı hayırdan bir şey kabul olunmaz. Duası kabul olunmaz. Salihinin duasından azzu nasibi olmaz. Ölürken şiddetli susuzluğa düçar olur. Vefatı ansızın olur. Ölürken üzerine büyük ağırlık arız olur.
Kabir onu sıkar. Kabirde zulmette kalır. Münker ve Nekir sualine cevapta kusurlu olur. Kabirden kalktığında, Hak Teala Hazretleri o kulundan razı olmadığı halde Cenabı Hakk'a mülaki olur. Hesabı şiddetli olur. Mazhar-ı af ve gufran olmadığı takdirde ateşe, cehenneme sevk olunur. Sallallahu Teala aleyhi ve sellem efendimiz Kıyamette muhasebeye evvela namazdan başlanır. Eğer namaz hesabı doğru verilirse sair amellerin kabulüne yardımcı olur. Aksi takdirde sair amellerinin muhasebesinde de sıkıntı çeker buyurmuşlardır. Sure-i Meryem'de Onlardan sonra kötü nesiller onlara halef oldular ki onlar namazı zayi ettiler ve şehevatı nefsiyaniyelerine ittiba ile doğru yoldan çıktılar. Binaenaleyh onlar yakında cehennem ateşine mülaki olurlar, buyrulmuştur.
Uzay cehennemde sırf şerden ibaret olan bir deredir ki o dereden cehennemin sair dereleri istiaze ederler ki bu derede şehevatı nefsaniyesine tevaiyetle günahı kebair işlemeye mısır olup namazlarını da zayi ve terk edip kılmayanlar azaplandırılacaklardır. Sure-i Müddessir'de, Ashab-ül Yemin mücrimlere sorarlar ki sizi cehenneme hangi ameliniz ithal etti, soktu. Onlar da cevap verirler. Biz namaz kılanlardan olmadık. Fukaraya taam yedirenlerden olmadık ve biz batıl yola dalanlarla batıla dalardık ve hatta bize ölüm gelinceye kadar kıyameti tekzip ederdik dediler. Yani ehli cennetin sualine cevaben ehli cehennem biz mükellef olduğumuz beş vakit namazı kılanlardan olmadık.
Belki nefsimize tebeiyetle tekasülümüz sebebiyle cehenneme girdik ve biz üzerimize vacip olan zekatı mefruzamızı muhtaç olan fukara ve mesakine vermez, onlara taam yedirmezdik ve bizler batıl yolda meşgul olanlarla beraber meşgul olurduk. Enbiya-i ezam hakkında layık olmadık şeyleri söylerdik ve şeriata tan etmek gibi ebatlı terviç için söz söylemekten çekinmezdik. Ve yevmi kıyameti de tekzip eder inanmazdık. İşte bu kusurlarımıza ölünceye kadar devam ettik. Tövbe etmedik, bu suretle cehenneme girdik diye cevap verirler. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde Musahabe serimizin üçüncü cildinde namaz konusuyla alakalı sohbete devam ettik. İnşallah bir sonraki programımızda aynı konuya kaldığımız yerden devam edeceğiz.