Berat Gecesinin Maneviyatı ve Ruh Arınması kaydında Berat kandili. Beraat, Arapça berae. Beraat kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Kuran azimüşşan'da berae kökünden yirmi beş kelime bulunmakta olup bunlardan sadece iki tanesi beraat şeklinde geçmektedir. Beraat iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin herhangi bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğün bulunmaması anlamındadır. İstila…
Berat Gecesinin Maneviyatı ve Ruh Arınması ne anlatıyor?
Berat Gecesinin Maneviyatı ve Ruh Arınması kaydında Berat kandili. Beraat, Arapça berae. Beraat kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Kuran azimüşşan'da berae kökünden yirmi beş kelime bulunmakta olup bunlardan sadece iki tanesi beraat şeklinde geçmektedir. Beraat iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin herhangi bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğün bulunmaması anlamındadır. İstila…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 13 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Berat kandili. Beraat, Arapça berae. Beraat kelimesinin Türkçeleşmiş halidir. Kuran azimüşşan'da berae kökünden yirmi beş kelime bulunmakta olup bunlardan sadece iki tanesi beraat şeklinde geçmektedir. Beraat iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin herhangi bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğün bulunmaması anlamındadır. İstila olarak beraat ise Allah'ın Celle Celalüü affı ve bağışlaması, günah, borç ve cezadan kurtulmak gibi anlamlara gelmektedir. Beraatın özünde günahlardan arınma ve yüce Rabbimizin rahmet ve mağfiretine ulaşma amacı vardır. Ve bu gecede Rabbi zülcelal'in affı ve bağışlaması çok olacağı müjdelendiğinden bu geceye berat gecesi denilmiştir. Berat gecesi hicri aylardan Şaban-ı Şerif'in on beşinci gecesidir. Berat gecesi için eserlerde Şaban-ı Şerif'in ortasındaki gece mübarek gece, rahmet gecesi ve sak, belge gecesi manalarına gelen terkipler kullanılmaktadır.
Yüce Rabbimiz bu gecede ilahi rahmetini bol bol indirmekte, rızık ve şifa kapılarını sonuna kadar açarak kullarını sonsuz ikramlarına davet etmektedir. Berat Kandili'nin aydınlığı manevi ortam, kullara dengeli bir hayat kurma bilinci sağlamakta, kendimizi gözden geçirme ve yenileme imkanı sunmaktadır. Berat kelimesinin aslı beraattir. Beraat sözlükte bir zorluktan kurtulmak ve beri olmak. Berih uzak. Uzak olmak demektir. Bu geceye bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece, günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle beraat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de rahmet gecesi gibi adlarda verilmiştir. Bu gecenin dört adı vardır. Mübarek gecenin en meşhur adı leyle-i beraa, Beraat gecesi olmakla birlikte leyle-i mübareke, leyle-i rahmet ve leyle-i sak isimleridir.
Beraat Kandili, Beraat Kandili İslam dininde mübarek kabul edilen gecelerden biridir. Şimdi elbette bu geceye anlam veren bir sebep vardır onu bilmemiz icabiler. Berat gecesi Kuran-ı Kerim'in Levh-i Mahfuz'dan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir Gecesi'nde ise Efendimize Sallallahu Aleyhi ve Sellem ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Şöyle anlayacağız. Beraat gecesinde toplu olarak Levh-i Mahfuz'a inmiş. Ramazan-ı Şerif'te de ayet ayet, sure sure inmeye başlamıştır. Buna da tenzil denir. Berat Gecesi İslam alemi için en hayırlı gecelerden biridir. Zira bu gece amel defteri yazılır. Peygamberimiz Hazreti Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem Berat gecesinin önemini şöyle anlatmıştır. Bu yıl içinde doğacak her çocuk bu gece deftere geçirilir.
İşte Ahmet midir, Mehmet midir, Hasan mıdır, Hüseyin midir, bu gece de doğacak çocukların isimleri geçilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Ne yiyeceğiz, ne içeceğiz. Yağımız. Ekşimiz. Turşumuz. Soğanımız. Sarımsağımız. Bulgurumuz. Pirincimiz. Neyse ekmeğimiz, aşımız her şey bu gecede tertip buyrulur. Öyle olur da biz çalışmamıza ne gerek var? Mutlak çalışacağız. Bu sünnetullah'a muhaliftir. Nasıl olsa yazıldı gelecek ifadesi yanlış olur. Çünkü peygamberlerimiz öyle olsaydı çalışmazlardı. Hepsinin bir mesleği var. Bu gece herkesin rızkı, terkii bulunur. Bu gece herkesin amelleri Allahu Teala'ya arz olunur. Bu çok mühim ama. Amellerinizin Cenabı Hakk'a arz olunması. Çok elbette önemli. Beraat Gecesi'nin fazileti ile ilgili bazı Hadis-i Şerifler var. Hazreti Aişe radiyallahu anh Haden.
Aişe annemize ayrıyeten bir sevgi duymamız lazım. Bütün annelerimizi severiz ama Aişe annemiz çok müstesna. Cebrail Aleyhisselam onun hanesine gelmiştir. Efendim bir derdimi diyeyim diyeceğim de, şey diyor ya, mevlit yazarımız, bir avuç toprağa minnet meyledin. Cenabı hak pas bahis, saf hal Cemil. Onlardan güzelce vazgeç. Sen hakkı hakikati duyur. Duymayanlara ne yapalım? Ölünce duyurur da işten geçer. Hazreti Aişe radiyallahu anh haden, peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, bu gece ile ilgili şöyle buyurmuştur. Cebrail aleyhisselam bana gelip şöyle dedi. Bu gece Şaban'ın on beşinci gecesidir. Bunu anlatırken hep düşündüğüm şu. Yani bu geceden uykusuz kalma yerine, evet uykusuz kalalım, bu uykusuz kalma insanlığın kurtuluşsuna vesile olacak çalışmayı yapmaktır. Çocukların eğitimidir. Kuran'dır. İtikatlarının düzeltilmesidir.
Bunlar bir kimseye demişler ki, bir Allah için hizmet icap ediyor. Bunu deme demiş. Sabaha kadar bin rekat namaz kılayım. Geçen bu İmam-ı Askalani Hazretlerinin eserinde gördüm velilerden bir zat vefat ediyor. Rabbimiz huzurunu alıyor. Onu müşahede ediyorlar. Nasıl kurtuldun? Namazım kurtarmadı diyor. Çok zikir yaptım, o da kurtarmadı. Ne orucum, ne haccın bunların hiçbirisi yok. Ama diyor bir kedi tutsaktı. Onu kurtardım, o sebeple hak oldum. Yani şimdi gençlerimiz kafalarından tutsak durumda, gönüllerinden tutsak durumda. Yani çırpınıyoruz, bu iş için çalışalım diye. Yani her devirde gelen, bak hesap yapıldığını biliyorum, mürşid-i kamiller değişiktir. Zamanına göre gelir. Şu zamanda yapılacak hizmet, ilim ve fikir mücadelesidir. İlmi ve fikri mücadeledir. Bak görüyorsunuz. İlmi mücadele belki duymayabiliriz. Şimdi daha evvel velilerin sözleri neleri münakaşa edilirdi.
Daha sonra hadis-i şerifler de münakaşaya başladı. O da bitti. Şimdi Kuran-ı Kerim münakaşa ediliyor. Bunu bizzat okullarda yapıyorlar. Kuran-ı Kerim'in münakaşası yapılıyor. Bakın ahlaki noktalardaydı sıkıntı. İbadete geçti. Nasıl geçti diyeceksiniz. Bizim ta okul dönemimizde bile. Mesela bu yüksek okullarda işleniyor kafalara. Salat, dua manasına gelir. Cuma namazını kılınan erim etmiş. Kaldır elini Allah'a bir yalvar. İşte namazı kıldın, saydı. Bu durumlara geldi. Onu da geçtik. Onu da geçtik. Artık itikadi noktada kader münakaşa ediliyor. Onun için diyorum ki çocuklarımızın kafalarının ıslahı için çalışalım. Yoksa bu kardeşimiz kimseyi kırmak istemez. Niye kırayım? Niye inciteyim? Ama dinimiz için herhalde biraz ses fazla yükselebiliyor. Yoksa bir emelimiz yok bizim. Allah'tan başka ne emelin olacak? Ananı kaybetmişsin. Babanı kaybetmişsin. Oğlumu yirmi beş yaşına yakın kaybetmişsin.
Kardeşin kaybetmişsin. Dayıların kaybetmişsin. Amcaların kaybetmişsin. Halaların kaybetmişsin. Teyzelerin kaybetmişsin. Arkadaşlarını kaybetmişsin, daha bizim kızacak, öfkelenecek zaman mı kaldı? Bu dinimiz için. Üstadımız ders görüşüyordu. Ben efendimizin karşısına böyle sıkıntını alacağı kimse koymazdım. Ders görüşü. Bir tanesi dedi ki, efendim dedi, ben derslerime fazla çalışacağım. Sen dinimize hizmet ediyorsun. Okulların açılmasına çalışıyorsun. Bu terakkidir buyurdu. Böyle bir mürşidi kamilde zor bulunur. Gerçekten müstesna. Diyorum ya, yanımızdan ırmak geçti de bir tas su içemedik. Ağlardı, o değil, o gözyaşı değil, o bedava. Asıl gözyaşı bizim, bizim ruhumuzu, manamızı canlandıracak, inandığımız davanın hakimiyeti uğrunda her şeyimize fedadır. Yoksa o ruhbanlık cahiliyesi olur herkes yapar.
Hazreti Aişe validemiz radiyallahu anh'a, Efendimiz Aleyhisselam bu gece ile ilgili şöyle buyurmuştur. Cebrail aleyhisselam bana gelip şöyle dedi. Bu gece Şaban'ın on beşinci gecesidir. Allahutaala bu gece cehennemden Beni Kel kabilesinin koyunlarının tüyleri adetdince insanları cehennemden azat eder. Bir koyunun tüyleri sayılmaz. Hele bu Beni Kel kabilesinin sürüsü sayılamaz. Değil ki tüy sayılacak. Bu kesretten kinayedir. Kesretten kinaye yani rahmetli idarenin çokluğu beyan ediliyor. Üstadımız bir imtihana girmişler. Bak imtihan da kazanmasının sebebi şu. Okullarımı okudu? Hayır. İmtihan edecek zat demiş ki kasabada ne var diyor? O zaman kucaktı. Kasabada ne var diyor? Efendim kasabanın size selamları var. Tek tek evlerine, barklarına vardığında selam mı söyle dediler. Hayır hocam bu kesretten kinaye. Yani birçok kimseler size selam gönderirler.
Tamam demiş, efendimiz imtihanı kazanmış. O Rabbimiz katında kazanmış zaten. Çok diyorum, bu Elif Efendi dergahındaki Muhammed amcanın sözü Şu kalbe altın harflerle yazılmıştır Sami efendimize anlatırdım gerçek derviş bunlar işte Dedi ki karşısında kimseye patron diye konuşuyor. Patron dedi, Sami Efendi'den anlatınca denk kin atıyor dedi. Onlar kazanacağı yeri kazandı, sen kendine bak dedi. Gerçek insan böyle işte. Öyle bizi avlayıp tavlayıp sen şöylesin bilmem filan demedi çalış da çalış da kendini kurtarmaya gayret et dedi gerçek dost diye buna dediler Size çok iyi anlatırım da sizin üstadımıza olan sevginizi biliyorum, tahammül edemezsiniz. Üstatımız birisine sözü biraz sert sönmedi, çünkü yanlışlıklar vardı. Ne dese beğenin? Kalkıp demiş hücum edecektim. Gel. O anda Allah'ın melekleri dikilir önüne. Ne demek o? Kim bir kere? Bu bir tarihçiydi.
Tokat'ta diyor konuşma yaptım diyor işte ehli küfür şöyle hücum eder böyle girer deyince Biz ölmedik demiş ayağa kalkmış Biz ölmedik Üstadımız için biz ölmedik Elhamdülillah Kim o Sadece biz Efendimiz demekle kalmadık Elhamdülillah Onun davasını hakim kılmanın aşkıyla yaşıyoruz biz O öyle sırf tespih çekip ibadet, taati çok şey yapanlar değildi onda. Hizmet edendi dinimize. Onun için bizim gibi insanları emekli ettim dediği oydu. Siz durun bakalım diye. O hizmet edenleri ayrı. Eba Eyyub el Ensari Hazretleri seksen yaşını geçmiş. Cihada doyamadım beni mücahitlerin atlarının ayaklarının altına defnedin diyor bizim efendilerimizin istediği bu cihat ruhlu kimseleri istiyor öyle yapamaz değil mi değildir Ancak bu gecede Allah şu kimselere rahmet nazarıyla bakmaz. İnanın bundan kötü bir şey yok. Bir madde gelecek. Eletdülh-saham buyuruyor. Kini bildiğiniz gibi değil. Kindar.
Ondan üstadımızın bize özel bir nasihati var. Oğlum dedi, şunların kinlerini artırma dedi. Özel söyledi ama. Kinlerini artırma, onlar dedi, bir başkası gibi değil. Çok değişik tipler dedi. Aman ha, aman ha. O deyince şu hatırıma geldi. Üstadımız bunu söyleyince, aleyhissalatü vesselam Efendimiz zalime de yardım edin mazluma da. Sahabe demiş ki ya resulullah mazluma yardım ederiz. Suriye'dekilerdir, Arakan'dır vesaire ama demiş dediler zalime nasıl yardım edeceğiz? Zulümünü gider. Zulümünü giden. Ne kadar güzel. Ne kadar güzel. Efendimizin sözlerine uysak her şey bal olacak, gidecek. Bu yediğimiz yiyecekler deve şu kainatta hadiseler de bize efendimizin sözünün güzelliğini gösteriyor zaten. Sizde oluyor mu bilmem, bazen insan bunu yaşıyor. Efendimiz şöyle buyurdu, dendi mi bir ferah geliyor insana. Sürur. Diyoruz ki elhamdülillah. O tarihte söylediyseniz şimdi çat canlı diyoruz.
İnsanlara bir şey geliyor, aşk geliyor, muhabbet geliyor. Şu kimselere şirk koşanlar, biz zannediyoruz ki şirk koşanlar dendiği zaman, dendiği zaman işte putlar olacak. O. Tövbe suresi yirmi dört. Tevbe suresi yirmi dört. Ali İman suresi on dört. Yedi tane, sekiz tane put var burada. Daha onu geçelim. Bakın size bir Ayet-i Celil'de gösterebilirsem bunun çok münakaşasını yaparlar. Öyle münakaşısı yapacak bir şey değilim. Ruhbanlarınızı ilah edinmeyin buyuruyor. Halık Elem Yezel Celle Celalü, Kuran-ı Azimüşşan'da İslami. Ayet ederim. Nedir? Tevbe Suresi otuz bir. Adil bin Hakim geldi dedi ki, biz dedi ruhbanlarımızı ilah kabul ettiğimiz yok. Yani başlarında olan kimseler. Söyle buyurdu. O sizin başınızda olan bir söz söylese, o da emri ilahiye uymasa, işte bu şirktir buyurdu. Ne kadar güzel efendimiz tavsiye buyurdular.
Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler, akrabaları ile münasebeti kesenler, gururlu ve kibirlilerin ana babasına asi olanların, içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. Burada bir madde biraz tez geçtik. Düşünmüş, şirk, kin, Müslümanlara akraba ile münasebeti kesenler, gururlu ve kibirli, ana ve babasına asi olanlar, içkiye devam edenler. Fakat çok hassas dinimiz, mesela akrabanın yüzüne bakmıyor. Fakat ısrar edilmesi gerekiyor. Yani bir vesileyle, belki bir düğünü olur, belki bir nişan olur. İşte mübarek geceler gelir. Bunlar takip edilse kalmaz. Yani bu biraz basite kaçıyor. Ya akrabam yüzüme bakmıyor ki ben varım. Bu değil işte. Bir vesileyle. Çocuğunu mu artık memnun edeceğiz? Veya bir onunla alakalı olan bir konu, bunlarda nelerle bulunabilir? Biz üzerine düşmediğimizden hep böyle kolaycılığa, başta nefsimiz olarak, kolaycılığa çok bakıyoruz. Yoksa neden hasıl olmasın ki?
Hazreti Aişe annemiz, Neden? Dediğim şu. Efendimiz aleyhissalatu vesselam Ebu Cehdin bu duygulandırır bizi. Otuz dokuz defa kapısını çalmış İslam'a gelsin diye. Otuz dokuz. Yine Aişe annemiz, Resul-i Ekrem Efendimiz geceleyin kalkıp namaza durdu. Secdeye o kadar uzattı ki ruhunu teslim ettiğini zannettim. Onu böyle hareketsiz görünce kalkıp baş parmağını hareket ettirdim. Hareket edince yerime geri döndüm ve secdesinde şöyle dua ettiğini gördüm. Azabından affına, gazabından rızana. Senden yine sana sığınırım. Sonra gereği gibi hamdetmekten acizim. Sen kendini sena ettiğin gibi yücesin. Başını secdeden kaldırıp namazdan ayrılınca ey Aişe, Rasulullah'ın sesinin hakkını yerine getirmediğini mi zannettin? Hayır vallahi ya Rasulallah. Secdeyi uzatmandan dolayı ruhunun kabz edildiğini zannettim.
Bunun üzerine efendimiz bu gece hangi gecedir biliyor musun, ben Allah ve Resulü daha iyi bilir deyince efendimiz bu gece Şaban'ın on beşinci gecesidir. Allah Şaban'ın on beşinci gecesinde kullarının haline muttali olur, Bağışlanma dileyenleri bağışlar. Yardım dileyenlere yardım eder. Kin tutan kimseleri bu hallerinden geçene kadar mağfiretinden mahrum bırakır. Ali efendimizden, efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Şaban'ı ayının yarısı on beşinci gecesi olunca, o geceyi ibadetle, gündüzünü oruçla geçirilir. Çünkü Cenabı Hak rahmeti o gece güneşin batmasıyla dünya semasına tecelli eder ve şöyle nida eder, bağışlanmak af dileyen yok mu onu affedeyim, günahlarını bağışlayayım, rızık isteyen yok mu ona rızık vereyim, şifa dileyen yok mu şifa vereyim, bir derde müptela olan yok mu derdine deva vereyim, Bu hal güneş doğuncaya kadar devam eder.
Allahutaala Şaban'ın on beşinci gecesi tecelli eder ve ona ana babaya asi olanlar, şirk koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar. Şu beş gecede yapılan dualar kabul edilir, geri çevrilmez. Regaip gecesi, Şaban'ın on beşinci gecesi, cuma geceleri, Ramazan bayramı geceleri ve kurban bayramı. Zeyd oğlu Usame'den efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sizin Şaban ayında tuttuğunuz oruç kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmüyorum dediğimde, bu ay Recep ile Ramazan arasında şöyle bir faziletli aydır ki insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller alemlerin Rabbine yükseltilir. Bu nedenle ben de amelimin oruçluyken Allah'a yükseltilmesini istiyorum. Ve o gecede yapılan dualar ifade ediliyor. Tabii üç kere Yasin-i Şerif okunuyor akşam mesçarası arasında duaları var. Berat gecesi ve Şaban ayının mucizelerine dair hadis-i şeriflerden bazıları, beraat gecesi göklerin kapıları açılır.
Melekler müminlere müjde verir ve ibadete teşvik ederler. Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaip, berat, cuma, Ramazan, kurban bayramlarıdır. Allahutaala Şaban ayının on beşinci gecesinde rahmetiyle tecelli eder. Kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşlerine kin güdenler hariç herkesi af buyurur. On beşinci gecesinde rahmet-i ilahi dünyayı kaplar, herkes affolur. Ancak haksız yere Müslümanlara düşmanlık besleyen ve Allah'u Teala'ya ortak koşan mağfiret olunmaz. Çokça bu ifade ediliyor. Cebrail Aleyhisselam gelip kalk, namaz kıl ve dua et. Bu gece Şaban Ay Nuh'un beşinci gecesidir dedi. Bu geceyi ihya edenleri Allahu Teala affeder. Yalnız müşrik, büyücü, falcı, cimri, kinci, müşahin, içkici, faizci ve zanniyi affetmez. Allahutaala Berat Gecesi'nde kafirler hariç müminleri mağfiret eder. Kindarları da bu huyların bırakıncaya kadar mağfiret etmez.
Berat Gecesi'nin faziletleri pek çok bol rahmetin aktığı gecedir. Bu gecede amel defteri yazılır. Bol yıl içerisinde doğacak, ölecek, rızık, Beraat Kandili Gecesi'nde amel defterlerine işlenir. Beraat Gecesi Arapçada temize çıkma anlamına gelir. Beraat Kandili aynı zamanda rahmet gecesi gibi atları da, atlarıyla da anılır. Kuran-ı Kerim'de suçsuzluk kurtuluş belgesi, Kamer suresinde geçtiği üzere kırk üçüncü Ayet-i Celilede. Ve müşriklerle her türlü ilişkiyi kesme onlardan uzak durma, Tevbe suresinde birinci ayeti celilede ifade edilmektedir. Bu yıl içerisinde doğacak çocuk bu gece deftere yazılır. Beraat gecesine malum dualar yapılır. Yalnız bu duayı yaparken ne yapıyoruz biz? İbadet için ömür istiyoruz. Şimdi bedenimizin ihtiyacından ziyade bizim ruhumuzun ihtiyacı vardır. Bedenin ihtiyacından daha önce ve ruhun ihtiyacı mühimdir.
Yani ruh, yemek yiyecek, su içecek vesaire bunlar değildir. İbadet ve taattir. Hazreti Mevlana'mız bu hususta çok güzel bir söz söylüyor. Teni fazla besleyip geliştirmeye bakma. Çünkü o sonunda toprağa verilecek bir kurbandır. Çok güzel demiş. Toprağa verilecek kurban. Bakın, definlenir. Sen gönlünü beslemeye bak. Hücelere gidecek ve şereflenecek olan odur. Bedenli, yağlı, ballı şeylere az ver. Çünkü teni besleyen nefsani arzularına düşer. Sonunda da rezil olup gider. Ruha manevi gıdalar ver. Olgun düşünüş, ince anlayış ve ruhi gıdalar sun da. Gideceğin yere güçlü ve kuvvetli giresin takva ile azıklanın buyuruyor bize. Cenabı Hak ayeti kerimede, Esrahip billah, maalen diyeyim çünkü secde ayetidir. Secde et ve yaklaş. Secde et ve yaklaş. Bakın burada çok önemli bir husus var. Hem bedenin hem de ruhun kemali bu ayet-i kerimede. Secde et ve yaklaş. Secdeyi beden yapıyor.
Varıyoruz ya yere, alnımızı yere koyuyoruz. Yaklaş. O kalbin yaklaşmasıdır. Bakın şu şekilde. Bu emri ilahisine itaat ederek ihlas ve samimiyetle secdeye kapanıp ona yönelen arif ve aşık gönülleri de hususi bir yakınlık ve dostluk ile mükafatlandırmaktadır. Nitekim hadis-i kudside de geçer. İşte her kim benim bir dostuma düşmanlık ederse ben de ona karşı harp ilan ederim. Şunu çok duyuyorum, hani düşman oluyoruz da bir şey yok. Bazen hayvanları gökdeller. Öyle kendine benzer bir bağ. O onun uzunluğu kadar yere gider. Bir noktaya gelince artık giremez yani Allah'ımız ihmal eder de ihmal etmez mühlet verir ama ihmal etmez Hancı ben yaptığım bir şey olmaz Çünkü Ayet-i celiler var Hadis-i Şerifler var Bu beyanında Cenabı Hak kendisine yakınlaşma yolu ancak ibadet ve Sadi amellerledir Sonra ihsan halidir. Bir de ikinci duamızda helal rızık talep ediyoruz biz. Helal rızık.
Yani bu önemli olmasa ifade edilmez. Onun için söylüyorum. Allah'ın Resulü sallallahu aleyhi ve sellem yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır. Haramla beslenmektedir. Böyle bir kimsenin duasına nasıl icabet edilir? Ali efendimiz radiyallahu anh'a öğrettiği bir dua var. Buyuruyor ki, ya Ali şu duayı yap. Allah'ım bana helal rızık nasip et. Ve haramlardan koru. Lütfunla beni senden başkasına muhtaç et. Çok şükür. Ne güzel yapmışlar duayı. Ya Muaz. Efendimiz aleyhissalatu vesselam musafaha edince ellerin nasırılaşmış. Evet ya Resulallah kazma elimde toprakla meşgul oluyor. Ve bu sayede çoluk çocuğumun nafakasını kazanıyorum. Farklı kainat efendimiz. Hazreti Muaz'ı şöyle basıp buyurdular sallallahu teala aleyhi ve sellem. Bu eli cehennem yakmaz. Yine bir gün bir genç, sabah erkenden işine gidiyordu. Ashabı kiramdan bazıları bunu uygun görmediler.
Orada bulunan efendimiz buyurdu ki öyle söylemeyiniz. Eğer, eğer kimseye muhtaç olmamak, ana babasının ve aile efradını muhtaç etmemek için işine gidiyorsa her adımı ibadettir. Eğer kazanacağı para ile övünmek, kef sürmek niyetindeyse şeytanla beraberdir. Görüldüğü gibi bir Müslümanın iyi niyetle çalışması ibadettir. Fakat kafirin ve her haramı işleyenin kimsenin çalışması değil. Namaza ne lüzum var çalışmak da ibadettir demek yanlıştır tabii. Şimdi şu. O da ibadet ama o yerinde bir ibadet. Çalışma o anda yapılacak vazifedir. Ezan okunduğu zaman yapacağımız görev de Rabbimizin bize bir emri ilahisidir. Tavsiye edeceğim de emirdir. Bir zaman gelir ki insanlar yalnız malın paranın gelmesini düşünür. Helalini ve haramını düşünmezler. Okudum mu hep hadis-i şerifler. Acele okuyacağım. Bir zaman gelir insanın bütün kaygısı, midesi olur. Şeref-i mal. Kıblesi kadın. Dini para olur.
Böyle kimseler halkın kötüleridir. Hadis-i şerif. Rızkı genişleten, daraltarak, gönderen güne, yine Cenabı Allah'tır. Allah'tan kork. Rızkını güzel yoldan ara. Helali al, haramı terk et. Rızkını gecikmiş sayma. Hiç kimse rızkına kavuşmadıkça ölmez. Hiç kimse nasibinden fazla rızka kavuşamaz. Rızkına kavuşup yemedikçe de ölmez. İstemese de rızkı kendisine verilir. Çok uzun, kırk tane hadis şerifler var burada. Kırkın bitiremiyor. Bize sevgili hocalarımızdan birisi dedi ki, efendim güzel konuşuyorum da, yalnız dedi araya bir salata ver dedi. Ben salatayı vermedim. Dedi hep dedi yağlı nimetler yağlı nimetler nasıl hazmedecekler dedi. Bir hoşaf olsun, bir turşu olsun dedi.
Hep dedi ayet hadis ayet hadis Biz dedi üstadımızdan güzel menkıbelerde dinler dedi onu hiç vermiyorsun dedi Alınan'nın Ceyhan'da ellili yillardır üstadımız vaaz ediyorlar Yahya adlı bir hemşehrrix demiş ki efendim sana kimse diyemez çekinirler ama çok acele konuşuyorsun Yarın mevzu biter ortada kalın demiş Tabii tebessüm buyurmuşlar. Çünkü efendimizdeki o sermaye depoya akıtılan su değil. O pakri kainatın gönlünden gelen, gönül deposundan gelen bir nimet-i ilahidir. Allah'tan gelen tükenmezdir. Cennet celle celaluhu. Anlatırım, bahsiler de önemli. Buralar bitireyim. Çoluk çocuğu çok ve rızkı az olup namazlarını şartlarına uygun olarak kılan ve Müslümanları gıybet etmeyen kıyamette benimle birlikte haşr olur. Çalışıp kazanmak her Müslümana farzdır. İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır.
Kimseye muhtaç olmamak ve ana baba çoluk çocuğunu da muhtaç etmemek için işe gidenin de adımı ibadettir. Çok hadis-i şer pek çok. Bir de üçüncü bir duamız. Ömrün taahhütle geçmesi. İkincisi rızkın helal. Bir de kaza ve beladan muhafaza olmak için. Bunda İmamı Rabbani hazretlerinin, Kaddafi Allah'ın sırra çok güzel bir ifadesi var. Dertlerin, belaların gelmesine sebep günah işlemektir. Kuran-ı Kerim'de mealen size gelen bela, musibet, kabahatlerinizin, günahlarınızın cezasıdır. Bununla beraber Allahü Teala birçoğunu da affederek musibete maruz bırakmaz. Şura suresinde Cenabı Hak, otuzuncu ayeti celilede ifade buyuruyor. Demek ki bütün hatalar bizim kendi elimizle yapmış olduğumuz günahlarımızdan, isyanlarımızdan hasıl olmaktadır. Cenabı hak bizleri affetsin. Mağfiret buyursun. Hep ona muhtaç olduğumuzu bilirsek bu da bir nimettir. Burada ayet-i cehenneme var bela ve mesai hakkında.
Ey insanlar, Ey insan sana gelen her iyilik Allah-u Teala'nın lisanı olarak nimeti olarak gelmekte. Her def ve bela da kötülüklerine karşılık olarak gelmektedir. Hepsini yaratan, gönderen Allah-u Teala'dır. Nisa Suresi yetmiş dokuzuncu ayetçeli. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Ümmetim şu on beş kötü hasreti işlediği zaman çeşitli belalara maruz kalır. Şu on beş kötülüğü işlediği zaman bununla bitirmeye çalışalım. Ganimet çarçur edilir. Yerinde harcanmaz. Yani bu devlete ait, umum halka ait ama nasıl olsa bu devletin o kötüsünü söylemek istemeyiz deyip har vurup harman savurmak. Emanete hıyanet edilir. Ganimet kabul edilir. Artık emanet deyince eller, ayaklar, azamız, semavat, arz, çoluk, çocuk, her şey emanettir. Bunun yanında Rabbimizin vermiş olduğu nimetler sayılmakla bitmez. Zekat vermek istenmez, hile yolları aranır. Bu da diyor belaya sebeptir.
Yani nasıl edeyim, işte o zaman da iflas göstereyim, şöyle diyeyim, çeşitli yolları var. Onlara dalındığı zaman bela gelir. Erkek karısının sözünden çıkmaz bir hale gelirse buyruluyor. O da kadının sözü eğer şeri-i şerife muhalif olursa, yoksa değil de. Ana ve babaya isyan edilir, sözlerine itibar edilmez. Yani acayip de kelimeler kullanılırsa. Ana ve babaya sıkıntı verilir. Kötü arkadaşlara uyulur. Camilerde yüksek sesle konuşulur, hutbeyi böyle nutuk çeker gibi okumak da buna dahildir demişler. Kötüler ehil olmayanlar idareci olur. Şerrinden zararından korkulanlara ikram edilir. İçkiler çoğalır. Erkekler haram olan ipeği giyer. Şarkıcı kadınlar çoğalır çalgı aletleri müzik her yere yayılır önceki alimler kötülenmeye başlar Böyle olduğu zaman bela ve musibet gelir buyruluyor Bir millet, Ra'd Suresi on birinci Ayet celilede önemli, kendini bozmadıkça Allah onların hallerini değiştirmez.
Nahl suresi altmış birinci ayeti celilede de eğer Allahu Teala insanları küfür ve günahlarından ötürü dünyada cezalandıracak olsaydı yeryüzünde tek canlı kalmazdı buyuruyor. Rabbimiz affımızı ve mağfireti diliyoruz. Kendisine dönmek suretiyle, tövbelerle, istiğfarlarla bizleri bağışlasın. Velhamdülillahi rabbil alemin.
Kaynak: Genel
Berat Gecesinin Maneviyatı ve Ruh Arınması | Mihmandar