Bayramın Maneviyatı ve İbadet Güzelliği kaydında Fitne uymuş. Tüm batlarla boyanıp bize o şöyle demiş, o bize böyle demiş ne diyecekler, uyandıranlara Allah lanet etsin buyuruyor Peygamberimiz. Lanet olsun ona, şeytana lanet olur gibi olsun. Neymiş? Neniyi bozuyorsun din kardeşiyim fikrini ya. Sükun kız böyle Allah rızası için, olgun olalım, olgun olalım. Senin gibi olgun baksın. Öyle…
Fitne uymuş. Tüm batlarla boyanıp bize o şöyle demiş, o bize böyle demiş ne diyecekler, uyandıranlara Allah lanet etsin buyuruyor Peygamberimiz. Lanet olsun ona, şeytana lanet olur gibi olsun. Neymiş? Neniyi bozuyorsun din kardeşiyim fikrini ya. Sükun kız böyle Allah rızası için, olgun olalım, olgun olalım. Senin gibi olgun baksın. Öyle olgun olmaz, ibadetle olur. İnsan ibadetle yaşar. Zikrullah şifau'l hulü kalben zikreden de hırsı, tamahuk, kululu, adavetı, kedi, vuzu, hiyası, suması, hırsızı, vaht olun da hasetdini getirme o zaman olgunlaşır. Haset zırt dağına kadar konmuş adam, hiç ıslah olur mu? Allah cümlemizi ıslah et Ya Rabbi. Böyle şeylerden Allah rızası için vazgeçelim. Bu da dostum. Oğlum bana, bana karşı olan vazifelerinde çok dikkat ederse, çok dikkatli bulursa, ben de onun üzerine feyzi bereketimi döktükçe dökerim. Döktükçe dökerim. Anlamadın efendim.
Feyzi bereketi döktükçe dökerim onun üzerine. Ne diyeyim? Çünkü o ibadet hususatına çok dikkat ediyor, çok titiz. Abdestli, hüslu, namazı, ibadeti, her şeyini yerli yerinde yapmaya dikkat ediyor. Bazı erinecek adam görün benimle beraber sen de görün ya, abdest alırken hele, el görünüp kıracağınıza hele erince erince kolunu sığarken, abdesti alırken el ile konuşarak hiç dikkat etmez. Dikkat etmez. Kuru mu kalıyor, yaş mı kalıyor bilmez. Bunlar mahrumlar, mahrum cümlemdeler. Allah'ımız bizi çok dikkat ile kulları zümresine ilhak buyursun inşallah. Kardeşlarıma bugünün yadigarlarda da konuşuyorum. Açıl bir aşkla. Kelimesi ile cümlemize husmü hatimeler tevfik etti Ya Rabbi. İçimizde yaşlılar var, başlılar var, ihtiyar kadınlar var, gençler de var, genç kardeşlerimiz da var, ihtiyar aksakallı babalarımız da var.
O beyaz sakalı ibadette tükettiği, ibadette geçirdiği secdelere kapattıysa, Allahu Teala Hazretleri o beyaz kullar benim nurumdan oldu. Nurumu narinle terbiye etmem, yapmam o ihtiyar kullarımı diyor Allah. Hadisi Mutsi bu. Yapmam o kullarımı, genç kullarım. Genç kullarıma muhabbet eder, genç kullarıma. Allah muhabbet ediyor, cemaat Allah gençlere, nasıl gençlere? Allah'a gençliğini ibadetle geçilerek gençlere muhabbet ederim. Kumar oynayarak değil, içki içerek değil, fenalık yaparak değil, onları zevzek kadar sevmem, muhabbet ettiğin gençler Allah'a ibadetle gençliğini geçiren gençlere muhabbet ederim buyuruyor. Allah gençlerimizi de böyle etsin inşallah. İhtiyatlarımızı da istikametten ayırmasın. Al, kilların imamını takdir ederek geceleri ibadete kalksın, kuşlukla kuşluk namazını kılsın. Akşamla evvabin kılsın. Bir kimse kuşluk namazı, iki dört rekat.
İstersen dört kılsın, isterse on iki kılsın, ne kadar can istiyorsa o kadar kılsın. İki rekat ettimsa, denizlerin kötü kadar günahı olsa yine affederim. Yani böyle evvadın namazı, arşın namazından sonra dört rekat, sünnetinden sonra yahut iki rekat, gece teheccüd namazları, insanları kurtaran ibadetler bunlar. Bahsetmez zamanımız olmuyor ki size konuşabilseydik bunları. Böyle geçelim. Ramazan-ı Şerifi saim olup, Ramazan-ı Şerifi tüm tutarsa, tabi tutuyoruz elhamdülillah saim olup, Sitte-i Şevval'i dahi ana tabi ederse, Şevval ayetinde Ramazan'dan sonra gelen ayağı altı günde oradan oruç tutarsa, bayramdan sonra altı gün isterse arkası arkasına, isterse bazı yiyip bazı tutarak bu ay çıkana kadar altı da oruç tutarsa, seneyi kamilen oruç tutmuş gibi sevaba nail olur. Bütün seneyi, bir sene mütemadiyen oruç tutmuş sevabına nail olur. Neden hocam?
Bayramın Maneviyatı ve İbadet Güzelliği ne anlatıyor?
Bayramın Maneviyatı ve İbadet Güzelliği kaydında Fitne uymuş. Tüm batlarla boyanıp bize o şöyle demiş, o bize böyle demiş ne diyecekler, uyandıranlara Allah lanet etsin buyuruyor Peygamberimiz. Lanet olsun ona, şeytana lanet olur gibi olsun. Neymiş? Neniyi bozuyorsun din kardeşiyim fikrini ya. Sükun kız böyle Allah rızası için, olgun olalım, olgun olalım. Senin gibi olgun baksın. Öyle…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Allah bire on verdiğinden, bire on verdiğinden otuz güne, onar verince üç yüz günü oruç tutmuş gibi oluyor. Altı daha tuttun mu, altmış gün daha tutmuş oluyor. Bütün seneyi oruç tutmuş gibi geçiyor. Peygamberimiz yine Savmık değil. Menavi Hadis-i Şeriflerinden Peygamberimiz buyuruyor. Irdı fütürdan sonra, bayram namazından sonra, altı gün oruç tutan kimse o seneyi kamilen oruç tutmuş gibi olur. Kadın erkek bunu da bugünden hatırlattırmak lazım. Ezan okunsa da şu kağıda size Peygamber Efendimizden daha bunlar kaldı. Hocamız inşallah caminin imamı, oğulları konuşur. Biz şunu size buluşuverelim. Açılın biraz kılığa. Kelimesi cümlemize hüsnü hatimeler tevbih et ya Rabbi. Çok da acele konuştum, çok da çalışıyorum ama anca buraya gelebildim ne bileyim elimde kağıtlar çoğaldı.
Onun için Peygamberi Zişan Efendimiz, Efendiler Efendisi, Elhamdülillahi Teala dün müjdelerim kardeşlerime bu sene hastalığında İstanbul'a kadar doktorlara gitmiştim. Beygerkinde yalıda, Dağıstanlı Hacı Muhammed Naci Bey'in evindeydim. Onun evinde misafir kaldığında bir paşa hanımı, paşa hanımı rüya görmüş, rüyasında o Mehmet Naci beye evlerindeki behye-ı saadeti Muhammed Aleyhisselam'ın sakal-ı şerifini bilmek için rüya görmüş. Evinin humgasıyla görüyor, geliyor, vuruyor. Siz Mehmet Naci B misiniz? Hacı Mehmet, evet diyor. Peygamberimizin selamı var, bu emanet size verilecek diyor. Peygamberimizin inni-yı saadet. Bize ziyaret ettirdi o zat. Baktı mıdır dürtkana kim var içinde dört tane. Mehmet Naci Bey senden canımı hiç esirgemem diyordun, senden bir şey rica edeceğim, bana verebilir misin? Canın kurban olsun başka ne dersen, yani bu kadar sevgili bir dostum benim. Buyur ne dedin? Dedi.
Yutkunarak söylüyorum ya, şuradan ikisini ayıralım peygamberimizin mübarek sakalı şerifinin, ikisi sizin evde bulunsun, ikisi de bizim evde bulunsun. Bir evde olursa o eve afart olmaz. Kalbin azabında yanan bir kimse olursa mezarinin üstüne koyduğu mu azap derhal kesilir. Yüz defa harbe girdi, bilirsiniz tarih okuyorsunuz. Seytullah Halid İbn-i Velid'dir. Hümüsteki makamı olan zat. Hacca girenler de bilir, hacca gitmeyen de bilir o zat'ı. Halid-i Ekber ve Ehl-i Hayatları Allah'ın görücüydü o hadde. Çıktın mı mutlaka muzaffer nasip olur. Yüz defa muzaffer olmuş. Yüz defa. Yüz defa harbe girdi, her birisinde muzaffer oldu. Muzaffer'in manası Türkiye'nin Kıbrıs'ı aldığı gibi elhamdülillah, böyle kafirleri yere sererdi. Bu fazilet sana neden geliyor? Bu fazilet ya şey dedi Halid ibniyelim, Seyfullah, bu mezilet sana nereden buluyor biz bilemiyoruz.
Bu yedi Muhammed Aleyhisselam'ın bir sapalı şeyhinin ilk yerini yine rüşvet aklımını, kahada Daha bir daha güdülmedim. Şimdi Rose ayında araya var, ziyaretilenemeyen kardeşlerimize, ben buradan Mevla Ocak'tan da razı olsun, cümlemizden de bana da oradan iki tane tir, hem de başka yerdeki diyen açıktan görünen, böyle bakınca açıktan görünen, Peygamberimizin sakalımdan iki kutsal cani Şerif'te şimdi ziyaret yenilecek, yine evinize gidecek. İnşallah zaman gelecek size, camilere de geliriz. Bunu getirdim ben bunu size. Hedayal, cani kelimede birbirinizi pır pırınızı, birbirinizi Çin adınızı, birbirinizi kalp dilinizi gördüm de bir kısmı orada, bir kısmı da burada milletlarımı ziyaret ettiler. Cami bir yerlesin garusu, şöyle, bilene doğru durun, şu kelamını bir yerine böyle sükunetayı götür, şunu konuşuvereyim, ben bitireyim. Hatırlayın biraz sonra.
Derhal sükunada geçelim, dinleyelim Peygamberimizi. Peygamberimiz, Yahya-yı saadeti ziyaret edilecek sultanımız, efendilerimizin efendisi, mevcudatın sultanı olan Muhammed Aleyhisselam varlığın sebebi kırkatlıdır. Şu varlığın Mevla ve leylak, lema kalakul eflak, Yerleri göklere halk etmezdim, Muhammed dilini halk etmeseydiniz diyor Allah. Bu varlığın sebebi kılkatı. Yeryüzünün en büyük sultanı, yeryüzünün en büyük sultanı, bütün peygamberlerin yuvasının, onun korvetine kadar ahır olmuşsun, iyi dinle. Beşeriyeti haleskarı, beşeriyeti halasa oluşturan, imanat oluşturan elhamdülillah, Peygamber derler Peygamber'i, yalnız Peygamber'i de Peygamber'i. Veliler yürütüsü, İyi dinleyeceğiz. Havva-ı Muhammed sallallahu teala ve sellemden söz açmak istiyorum daha yeni, ezan okunduktan sonra aç bakalımını derim. O, 0 Muhammed aleyhisselam, Rabbül alemin tek sevgilisidir. Allah'ın tek sevgilisidir.
Allahu ekber nasıl yürümüşler, Elhamdülillah, çok şükür ya Rabbi, çok şükür iste ve eşsizdir. Cemal da olsun, yüzünün özelliğinde olsun, kemal da olsun, en büyüklüğünde olsun, güvenli ecnebi eden bile, onların bilgin ve yazarları vaktim yok ki konuşamam ya Muhammed. Keşke senin gülümden bulunsaydın, mübarek ayaklarını ellerimle bükardım. Bulunamadığın için ölürüm. Şimdi huzuruyla bir yere büktüm diyor onların bilginleri, sisleri bile. Peygamber bu kafirler bastı. Allah bizi ayırma ondan. Cemal da olsun, kemal da olsun, elim de olsun, şefkatta olsun, mersematta olsun, deşere nasip olan, herhalde yaradılışların çekirdeği Muhammed'dir. Her şey bundan var olmuştur. Her şey Muhammed'den var olmuştur. Rabbuzü'l Celalımız ilk olarak onun nurunu geldi nurundan halletmiş. Allah kendi nurundan halletmiş. Bundan daha büyük vasıf olamaz.
Diyor ki Rabbü'l Celalımız ilk olarak onun nurunu kendi nurundan halletmiştir. Ne kadar ilahi fazilet ve kutsi meziyet varsa, onda toplanmış, Muhammed de toplanmış. Ah efendim bize anlatmalar böyle. Bizim mekteplerimizde muallimlerimiz, başka insanların vasfı ile recbur oldukları. Bir de Muhammed şu diyemediler. Onun için biz kariyim olmuşuz, kurban olalım onun bir keçi sakal teline, o din, o alemine rahmet için gelen Muhammed. O yüce sevgilisini insanlık alemine mürşit olarak, önder olarak göndermiş, onun gerisinden gitmeyi bize Allah nasip etsin gerisinden, arkasından, onun yolundan Allah'ım bizi ayırma. Yeter mi devam edeyim mi? O, 0 Muhammed, Allahü Teala zatlarının azamet ve kibiriyasından aldığı büyüdü ile o kadar büyük ki, Peygamber o kadar büyük ki, bir cümle büyüğünden onun yanında küçüktür.
Bütün büyükler diyor, bütün büyükler birbiri konusuna çıkarak aşağı kadar güçseleler, Muhammed Aleyhisselam'ın topuğuna varamazlar. Topuğuna varamazlar. Büyüklülük orada küçüktür. Dinle kardeşim. Onun yanında küçüktür. Her yücelik onda, Muhammed aleyhisselam da, her vurulup onda. Allah'ım. Şimdi hürmette sadalı şeyhini Allah'a kadar bir salavat olursak, inşallah aklı mantret olacağız inşallah. Böyle zannediyoruz, böyle zannedersek, öyle olacağız evvel konuştum sana. Her kuruluk onda, horvet edilen bir insanın şanı deşereti ondandır. Kime horvet deniliyor, kime hizmet deliriyormuş, kimi el öpülüyorsa ondan geçmiş, onun nurundan, peygamberin nurundan oraya bir hırsla ayrılmış da ondan oluyor. Onun lütfuyla baktığı büllerde irfunç çiçeği açar. Onun lütfuna baktığı güllerde irfan çiçeği açar. Onun nuruna pervane olan ruhuyla parça uçar. Anlayamıyorum.
Onun nuruyla pervane, onun nuruna pervane kesilen salavatından neden ayrılmayan? Ruhuyla arşa uçar. Barizin bir destanı on iki gün arşa azamda kaldı. Muhammed'in pervanesi oldu da ondan oldu. Onun elinden tuttuğu bahtiyardan, Muhammed'in elinden tuttuğu bahtiyar insanlar, insanlık içinde seçilerek gönüllere ışık tuttular. Zamanın hubb-ı cıanları oldular, gavsil-alzamı oldular, hubb-ul aktabları oldular, o kimin gönlüne baktıysa orada ziyalar meydana geldi. Asırlardan beridir. Ne diyeceksin hocam? Bitir şunu. Asırlardan beridir, o büyük sevgilinin şanında, niçin ulu kişiler, niçin büyük kişiler, kişiler tarafından yüz binlerce eser senalar edilmiş. Yüz binlerce eser yazılmış, evrilmiş Peygamber, evrilmiş kemalat-ı Ahmediye'den söz evrilmiş. Fakat binde, fakat binde, bini habekat halinden, binde biri ancak güneşten zerre misali bir şey söylerebilmiştir.
Yani binlerce eser yazılmış, vasf edilmiş, diller kötah olmuş durmuş lakin önce denizden bir damla kadar, güneşten bir zerre kadar Peygamberimizden anlaşılmış Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Allah şefaati uzmalarına naili meram buyur ya Rabbi. Bayramların mentüpleri şunlardır. Bayramda da yine erken kalkacaksın, sa'r zamanında. İki bayram gecesini bir, yani senin kalbi ölmez buyuruyor Peygamberimiz. Ölmez demez, demek ahirette kimseye muhtaç olmadan geldi cennete girebilir. Şefaate lüzum kalmaz, yani doğru cennete girebilir, bayram gecelerini ihya eden. Kadir gecesi gibi limatlı, bu geceyi boşa kesilmeyelim, bir.
Bu gecede usletmek, misvef varsa misvef tutunmak, pıyt sürünmek, müze topu sürünmek, içinde olan, yani içtikleri, içki bulunan koku sürülmemeli, gül esansları sürünmeli, millete zahmet bilecek kokuyu sürünüp de de sırra kadar daha zor sunan insan oluyor, kokunun eğisine almalı. Beş. Peygamberimiz o günden güzel elbisesini giyerdi, temiz elbisesini giysin, yeni elbise varsa onu giysin bu bayramda. Anlayabildiniz değil mi? Yoksa iyi yıkamış, burca burca diye tandığından, burca burca kokan elbise giysin, Amma geidini giymek sünnet, yenisini giymek sünnet. Almayan kudretin numarası da yenisini al. Alabilirdim hocam ya, sosyal adaletten bahsedenler, ağızları borusu, konuşurlar ya, memleketin zenginleri zekatını yeni yerinde yeseler biz de zengin olur, yeni bir elbise biz de giyerdik.
Lakin insaf etmiyorlar, merhamet etmiyorlar, zeketini bile vermiyorlar da o yüzden biz yeni elbise alınmadık diyebilirsin. Onun için de senin hakkın onlarda kalır, o yıkanmış elbisen ile gelebilirsin. Türkiye'nin zengini, Türkiye'nin zengini, zekatını girecek olsa, pek fakir insan kalmaz. Adana'dan ağız verirken bir kişi geldi diye de efendim çok korkuttum zekette, ayırdığım kırk bin lira oldu dedi. Kırk bin lira zekat vereceğim, elim kıymıyor yine inanına diyor. Hem ehli talih adamım diyor, hem takvalıyım diyor, yine para verip zor diyor, teninden keser oluyor, bir görünmeyen yere soktum da oradan çekip geliyor. Mustafa Özgü'e varmış lan, İmam Hatun'a yardım edebilir mi diye, zekatimle yardım edeyim, kaç bin liraya çıkar demiş, beş yüz bin liraya, yarım milyon liraya o zaman yapılıyordu. Zeketim yarım milyon liraya indiriyor, vereyim diyor.
Seksen bin lirasını diyor benim yanımda verdi diyor. Levendi Unuttum ve sellem. Böyle zenginler var, yersen hiçbir yerde fakir kalır mı iyice hesap etsen? Onun için yavrucağızlarımız, o fakir kardeşcağızımız diyemezsek yeni elbise, etkiyi yıkasın da gelsin. Altı nimeti hakka şükretmek, hatem takınmak, parmağına gümüş büzlük takmak. Dirhem geçmemek üzere. Altın takarsa dirhem ağırlığında olursa zehrin zıkkım olur parmağında. Yiyecekler ipek yiyemez, bir de altın ve gümüşü dirhemden fazla takınamazlar. Takınırsa zehrin zıkkım olur. Kadınlar takılabilir onu, kadın insanın takılabilir o kalın yüzüğü altından parmağına. Yedi. Kıyıdı fıtırda tatlı bir şeyler ihtarını açmak. Yani sahur zamanından sonra gezen okundun mu oruç bu gibi olmayacaksın, ihtarını açacaksın, tatlı bir şeyler. Üç tane hurma peygamberimiz açardı, bu memlekette hurma yok.
Üç tane şeker, bir dilim baklava dilimi, bir neyse tatlıdan bir olarak geldin ya üç, bir şeyle iptalını açacaksın o zaman. Anladınız, biz bunları duymadığımız şey oluyor da, duyurmayayım yazdık size. Yedi, yenilen şey, kuru hurma vurmak diye yazılmış, o olmazsa başka şehre dedim ben de. Dokuz. Tek adet olmak, bu da yazdıymış altında, tek olmak. On. Sütun ve temkin özel görmek, bayram namazına geç kalkıp da acele acele görmeyeceksin, erken kalkıp ağır ağır diyerekten, eğer kurban bayramıysa açıktan Namaza giderken, pıtır'da ise sığın, Rusya'da ise cihren tek bir almak. Ben evla gelirmişsin, yatsı sonuna kalmış. On iki, albette diğer bir yoldan gelmek, yani camiye giderken şu yoldan geldiğinize, giderken şu yoldan gitmek. Bu ne efendim? Bunun hikmeti ne olacak?
Yani bunu duyunca bunu bir hüznü nehy diyen olur, bunu şöyle de incecik zahit de anlayalım, neyin için şu yoldan gelip de giderken şu yoldan gelecek? Yarın huzur-ı ilahiyeye varınca, burada o ağaçlar, taşlar binanın duvarları şahit olarak Allah'ın huzuruna gelecek. Ya Rabbi ben şahidim, bu bayram namazına yetti, bayram namazına yetti. O taraftaki ağaçlar, taşlar da şahit olsun, şahit çoğalsın da cennete girsinler diye Peygamberimiz, yerel cennete öteki yolun ağaçları, taşları, duvarları şahit olsun diye. Namaz kılar falan bile, namazı şuradan kıldın mı tarzı yer bulursa sünneti de şurada kıl da bu secde ettiğin yer de şahit olsun, bu secde ettiğin yerde şahit olsun diye bunlar şahitlik için oldu efendim. On üç.
Mümine münafık olunca izharı beşaşak etmek, bayramların oruçları kabul olan Müslümanlar kırgın dahi olsa barışmanın için Esselamü aleyküm, vazgeçtim bayram benim kalbimi yumuşattı, kardeşim bir kucaklaşalım Allah rızası için deyip, kardeşlerine deşarj sıfatı göstermek, bayramın kabul olacağısa böyle. Yok. Ne olursa olsun düşmanım benim düşmanım. Irz değilse, namus değilse, haset değilse ötekiler düşman değil. O dininden daha kuvvetli değil o düşmanlık. On dörde geldik kadir olduğu kadar teksir-i salekat etmek. Yani kadir olduğu kadar malı varsa Allah rızası için sadakayı çok vermek lazım. Eklemin ölmesine. Dertli olanlara cevalar nutbe. Oyluk olanlara edalar nutbe. Hasta olup da hastahane köşelerinde, hasta bakıcıların elinde kalanlara acilen şifalar der ya.
Kaynak: Genel
Bayramın Maneviyatı ve İbadet Güzelliği | Mihmandar