Sultanü'l arif'in Merhum Bahmut Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu sırahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebe. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici. Sevgili dinleyicilerimiz Mahmud Sami Ramazanoğlu Gatta Sallahü Sirrahü'l-Aziz'in Bakara Suresi tefsirine inşallah kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bugün yüz ikinci ayet-i kerime ile devam ediyoruz. Yine onlar Süleyman'ın mülk, saltanat ve nübüvveti hakkında şeytanların uydurup da okudukları şeylere tabi oldular. Halbuki Süleyman asla kafir olmadı. İnsanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut ve Marut'a indirilen şeyleri öğretmekle şeytanlar kafir oldular. Halbuki o iki melek biz ancak fitneyiz, yani imtihan için gönderilmişiz.
Sakın küfre düşme demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi. İşte o ikisinden kocayla karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Halbuki sihirbazlar Allah'ın izni olmadıkça onunla hiçbir kimseye zarar veremezler. Onlarsa kendilerine zarar verecek ve hiç de bir fayda vermeyecek şeyleri öğreniyorlardı. Onlar muhakkak biliyorlardı ki o sihri satın alan kimsenin ahirette artık hiçbir nasibi yoktur. Onlar kendilerini cidden ne kötü bir şey mukabilinde satıyorlardı, ah bir bilselerdi. Eğer onlar Muhammed'e ve Kuran'a iman edip de bu gibi şeylerden sakınmış olsalardı Allah katında kazanacakları sevap kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Ah bunu bir bilselerdi. Melekler günah işlemekten masumdurlar. Zikretmiş olduğumuz bu ayet-i celilede zikrrolunan iki meleğin sihir hakkında bilgi vermesi onun şerrinden korunma çarelerini talim maksadıyladır, yoksa sihir haramdır.
Harut ve Marut'un biz ancak bir fitneyiz, sakın sihir yapıp da kafir olmayın demeleri bu manayı işaret eder. İmam Fahrüddin Razi der ki Harut ve Marut'un yeryüzüne indirilmesindeki hikmetlerden biri şudur sihirbazlar şeytanlardan bilgi alırlar ve bunları halka naklederlerdi. Halk da bunları peygamberlere gelen vahiylerle bir tutarlardı. Allahutaala sihrin ne olup ne olmadığını insanlara öğretmek maksadıyla bunları yeryüzüne gönderdi ki Allah'ın kelamıyla sihirbazların kelamı arasındaki bariz fark daha açık görülsün.
Tefsiri hacinde beyan olunduğu vechile Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den Ebu Hureyre radıyallahu anh'ın rivayet ettiği hadis-i şerifte Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz helak edici yedi şeyden şiddetle sakının buyurduğunda Ashab-ı Kiram o yedi şey nedir ya Resulallah diye sual etmeleriyle Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Allahu Teala'ya şirk, sihir, haksız yere cana kıymak, yetimin malını yemek, zina etmek, harpte cepheden kaçmak, iffet sahibi bir kadına zina iftirasında bulunmaktır buyurmuşlardır. Bu Hadis-i Şerif'in beyanı veçile sihir insan öldürmeye denk büyük bir zulümdür. Arut ve Marut'un indirildikleri Babil Kufe yakınında Nemrut'un beldesidir. Nemrut'un köşkü yıkıldığında insanların lisanı, dilleri çeşit çeşit değişip birbirlerini anlamaz hale gelince akıbet her biri bir yere dağılıp yurt tutmaya mecbur oldukları için Babil denmiştir.
Harut ve Marut sihir yapmazlar, sihrin ne olduğunu öğretirlerdi ve sihir yapıp da kafir olma diye başından söylerlerdi. Bunların yeryüzüne indirilmesi hakkında şöyle bir rivayet vardır. Şu olay Mervîdir. Melekler Ademoğullarını salih amellerinin azlığı, günahlarının çokluğu ile kınamışlar, Allah-u Teala da eğer sizi yeryüzüne indirseydim ve onlara verdiğimi size de verseydim siz de onlar gibi olurdunuz buyurmuş. Bunun üzerine seni tenzih ve tesbih ederiz ey Rabbimiz. Biz sana hiçbir zaman isyan etmek istemeyiz dediler. Allahutaala da içinizden en hayırlılarınızdan iki melek seçin, onları yeryüzüne indirin buyurdu. Onlar da Harut ve Marut'u seçtiler. Bu ikisi meleklerin en salihi, en abidi idiler. Terkibi beşeri ile yeryüzüne indirildiler. Yani insan kılığına büründürülerek indirildiler ve beşerin yaptığını bunlar da yaptılar.
Rivayet edilir ki İdris Aleyhisselam, Harut ve Marut'a şefaat etmek isteyince onlar dünya azabıyla ahiret azabı arasında muhayyer bırakıldılar. Dünya azabı daha basit olduğundan onu ahiret azabına tercih ettiler. Onlar Babil kuyusunda kıyamete kadar saçlarından asılmışlardır. Mücahit demiştir ki kuyu ateşle doldurulmuş, onlar da o ateşin içine konulmuşlardır. Bir görüşe göre ayaklarından asılmışlardır. Su ile dilleri, ağızları arasında ancak dört parmak kadar bir mesafe bulunmaktadır. Böylece onlar susuzlukla azap edileceklerdir. Allah'ın Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuşlardır. Dünya fitnesinden sakınınız. Zira nefsim kudret elinde olan Allah'a andolsun ki dünya Harut ve Marut'dan daha sihirlidir. Ulema demiştir ki Dünya Harut ve Marut'dan daha sihirlidir.
Zira o kendisine karşı haris olmaya ve rekabete davet ettiği gibi mal toplamayı ve bu malı başkalarına vermemeyi de tavsiye eder. Böylece Allah'a itaatle senin aranda bir tefrikaya sebep olur. Sana hakkı görüp gözetme imkanı vermez. El Mesabi hadislerinden. Kim ilmi nücumdan, yıldızlar ilminden bazı bilgiler elde ederse sihirden bir şube, bir kısım almış olur. Bu gibi sihir ilimleri öğrenmekte hayır olmayınca bu konuları ihtiva eden felsefi ve diğer kitapları da elde tutmakta hayır yoktur. Hatta bunlara bakmak bile caiz değildir. Şeyh Ebu'l-Hasen demiştir ki hatıralarda yaşayan ve bunları şekiller izleyen nefislerin meylu muhabbet gösterdiği ve tabiatın hoşlandığı her ilmi hak bile olsa at ve Allah'ın peygamberine indirdiği ilmini al. Ona halifelerine, Ashaba ve bunlardan sonra gelen tabiin ve kötülükten arınmış imamları, büyük İslam alimlerine uy.
Dünyayı kazanmak ve dünyada üstünlük elde etmek için ilim öğrenen kimse yakut bir kaşıkla pisliği kaldıran kimse gibidir. Allah indinde kadrini bilmek istersen Allah'ın seni hangi hususlarda kullandığına bak. Zira ameller alametlerdir haller kerametler, kerametler ise delil, ilimler de vesilelerdir. Şöyle bir haber varit olmuştur. Kim Allah nezdindeki derecesini bilmek isterse kalbinde Allah'ın yerinin nasıl olduğuna baksın. Zira kul Allah'ı kendi gönlünde nereye konuk ederse Allah da kulu kendi yanında oraya yerleştirir. İnsan ilahi füyuzatı almaya müsait ilahi bir nüshadır. İnsanın altyapısı mülk, üstyapısı melekut menzilindedir. Başka bir ifade ile tabiat ve nefis mülk, ruh ve sır melekut mesabesindedir. Hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur.
Eyne ile alışveriş yaptığınızda öküzlerin kuyruklarını yakalayıp ziraate razı olduğunuzda ve cihadı terk ettiğinizde Allah size öyle bir zilleti musallat kılar ki dininize dönünceye kadar sizi ondan kurtarmaz. Hadis-i Şerif'te geçen kelimesi sevgili dinleyicilerim, alışverişle ilgili bir tabirdir. Birinin diğerine bir eşyayı belli bir zamana kadar belli bir ücretle satması sonra da satmış olduğu paradan daha azı ile onu satın almasıdır. Hadis-i şerifte buna denmesi sahibine parası peşin geldiği içindir zira hazır, hal demektir. Müşteri onu peşin parayla satmak için satın alır. Bu hadisi şerifte cihadı terk eden ziraatçıları kötüleme vardır. Böylece ziraatle uğraşıp cihattan yüz çeviren kişi zilleti hak etmiş olur. Dünyayı imar kafirler için esas, müminler için arızidir. Çünkü Müslümanlar dünyayı ahirete bir vesile yaparlar. Kafirlerse bu basit, adi hayatın maddi yönünü bilirler.
Ahiretten ise gafildirler. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır. Dünya müminin hapishanesi kafirin cennetidir. Yani müminler için ahirette Allah o kadar nimetler hazırlamıştır ki dünyası ahirete nispeten hapishane gibidir. Kafirler içinde o kadar azap vardır ki dünya adeta onlar için cennet sayılmaktadır. Kıymetli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünü bu ifadelerle bitirmek istiyorum. Bir sonraki bölümümüzde inşallah yüz dördüncü ayet-i kerime ile devam edeceğiz. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Salliü Sirahü'l Aziz'in Bakara Suresi tefsirine inşallah Teala. Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi.
İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Seslendiren Aladdin Biçici.