Değerli din eşlerimiz, Musahabe serimizin ikinci geldiğine Ayetül Kürsi konusuyla devam ediyoruz. Allahü teala şol zatı aladır ki, ondan gayrı ibadete müstahak yoktur. Ancak zatı uluhiyeti vardır. Zira hayat sıfatıyla muttasıf olduğu gibi yaratılmışların işlerini tedbir ve korumaya kaim ve daim ve hayatı ezeli ve ebedidir. Zeval ihtimali yoktur. Binaenaleyh Vacibü'l Vücud'dur. Çünkü uyku evvelinde olan esnemek ve gerinmek gibi uyku mukaddimeleri ve bilfiil uyku ve fütur ve gaflet gibi şeyler asla kendisine arız olmaz. Semavat ve arz ve onlarda mevcut olan cümle mahlukat Allah'ındır ve cümlesinin hıfzı O'na aittir. Allahü Teala indinde asilere Enbiya ve evliyadan kim şefaat edebilir? Hiç kimse şefaat edemez. Ancak Cenab-ı Allah'ın izni celili ile şefaat eder. Allahü Teala insanların ileriye takdim ettikleri ve geride işleyecekleri amellerini bilir ve hiçbir zerresi ilminden hariç olmaz.
Yani kullarının bilerek bilmeyerek dünya ve ahirete mütearlık işledikleri amellerin cümlesini bilir. Alluk insanlar Cenabı Allah'ın bildiği malumattan azıcık bir şey bile bilmezler. Ancak Cenabı Allah'ın mahlukunun bilmelerine iradei ilahiyesi, şerefi taalluk ettiği şeyleri bilirler. Binaenaleyh insanlar ne kadar alim, akil ve mütalaa sahibi de olsalar, onların bildikleri ilim, ilmi ilahiye nispetle bir katre olmadığı gibi bir zerre bile değildir. Vacip Teala'nın kürsisi ve arzı, vasi oldu ve onları ihata etti. Bu mana kürsinin, semavatın fevkinde ve arş-ı alanın altında Semavat-ı seb'a'yı yani yedi göğü ihata eden cisim olduğuna nazarandır. Bu manayı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisinde yedi semavat ve altı tabaka arz kürsüye nispetle cesim bir ova üzerine atılmış bir halka gibidir buyurmuştur. Semavat ve arzı hıfzetmek Allahü Teala üzerine ağır olmaz.
Zira kudret-i kamile sahibidir. Binaenaleyh her şeyin hıfzı kudretullaha nispetle pek kolaydır. Halbuki Allahü Teala şerik ve nazirden ali ve her şeyden büyüktür. Binaenaleyh Zat-ı uluhiyetine nispetle Zat-ı Celil-i Akdes'i İlahiden başka her şey küçüktür. Beyzavi'nin beyanı vechile bu ayet-i celile mesail-i İlahiyenin esasatına müştemildir. Çünkü vacip Teala ve Tekaddes Hazretlerinin mevcut, vahid, Vacibü'l-Vücudu zat olduğuna ve hululden münezzeh ve tağyir ve füturdan müberra ve Malikil Mülk olup, bilcümle usul ve furu icat edici kudreti kamile sahibi olduğuna.
Ve huzurunda şefaate meczun olmayan asla şefaat edemeyip ancak izni ilahi olursa şefaat edebileceğine ve her şeyi ilminin ihata ettiğine ve hiçbir şeyin ağır gelmeyip zatı pakini meşgul etmediğine ve hem hayalin idrakinden ari ve fehmü aklın ihatasından beri olduğuna delalet ettiğinden, bu ayet-i celile Kuran-ı Azimüşşan'ın en büyük ayetlerindendir. Allah Lafz-ı celili, cemi sıfatı kemalat-ı ilahiyeyi camidir. Vacip Teala ve Tekaddes hazretlerinin ismi ilahisidir. La ilahe illallah kelime-i tevhiddir. La mabu de illallahtır. La maksude illallahtır. Ehl-i hakikate göre la mevcude illallahtır. El Hayyü'l Kayyum. Esma-i Hüsna'nın en büyüğüdür. El Hay, Vacib Teala'nın kadir ve alim olduğuna. Vel Kayyum bizatihi kaim ve mukavmim ve murakıp olduğuna delalet ettiğinden İsmi Azam olduğu Mervîdir.
Resulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz bir hadis-i şeriflerinde bu ayetin okunduğu haneden şeytanın firar edeceğini ve sair ve sahirenin sihirlerinin o hane halkına tesir etmeyeceğini ve bu ayetin tilavetine devam etmek abid ve sıddıkların vazifesi olduğunu ve Kuran'ın seyyidi Sure-i Bakara olup, Bakara'nın seyyidi de Ayetül Kürsi olduğunu beyan buyurmuştur. İşte bu Hadis-i Şerif insanlara maddi esbaba tevessül ettikleri gibi manevi esbaba da sebeplere de tevessülün lüzumunu beyan etmiştir. Çünkü insana musallat olan şeytanı bu ayeti, Ayetül Kürseyi okumakla kaçırmak, hırsızı silahla kaçırmak kabilindendir. Bir kul ki, şeytandan gelecek şirk vesair belaların definden aciz olduğunu itiraf ederek kudreti azime sahibi olan Zülcelal Vel Cemal hazretlerine kemali ihlas ile iltica eder.
Ve tamamen kudret ve azametini beyan eden şu Ayetü'l Kürsi Ayetü celilesini okursa, yaratıcısına karşı. İlahi. Sen birsin. Sen Mabudu bilhaksın. Sen Hayy-u Kayyumsun. Kullarını hıfzedersin. Senin uykun yoktur. Her vakit uyanıksın. Yerler ve gökler ve içindeki cümle mahlukat senindir. Sana hiçbir şey ağır ve güç gelmez. Zira bütün noksanlıklardan münezzeh ve cümleden alisin. Şu halde beni ve evladı iyalimi muhafaza et diye Halık'ına yalvarmış ve iltica etmiş olur ki, Halık'ına sığınan bir kulunu hafız-ı hakiki olan Hak Teala Hazretlerinin muhafaza buyuracağında şüphe yoktur. Şu kadar ki itikat etmek ihlas ve teslimiyet şarttır. Yoksa iman ve itikadı zayıf olanlar maneviyattan istifade edemezler. Derdi nicerim, Musahabe serimizin bu bölümünde Ayetül Kürsi'yi ele aldık. Bir sonraki programımızda Kuran hakkında başlıklı bölümle devam edeceğiz inşallah.