Ashab-ı Kehf ve Dinini Korumanın Önemi kaydında Baba hayvan, hayvan mısın lan iyilerine? Kim efendim sayabilir mi? Ben yine de şimdi hepsini sayayım ya. Yani baştan, Huzeyher Aleyhisselam'ın merkebi bile Huzey Aleyhisselam'dan ayrılmadığı için ehli cennet oldu. Salih Aleyhisselam'ın gevesi, Sultan Süleyman'ın h Allah şefaatine nail etsin! Arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim, hepsi müsbet…
Baba hayvan, hayvan mısın lan iyilerine? Kim efendim sayabilir mi? Ben yine de şimdi hepsini sayayım ya. Yani baştan, Huzeyher Aleyhisselam'ın merkebi bile Huzey Aleyhisselam'dan ayrılmadığı için ehli cennet oldu. Salih Aleyhisselam'ın gevesi, Sultan Süleyman'ın h Allah şefaatine nail etsin! Arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim, hepsi müsbet ayindır bunların. Gökşer Ülmer umumame nehabbe. İşin sevdikleriyle beraber haşriçem olacak. Ashab-ı Keyfi bir sırra sürahi keyf onun ismine şey oldu. Bütününü yapamam, Ersus şehrinde. Şimdi buraya Tersus şehri diyorlar. Tek sekiz metre aşağıda, sekiz metrelik mermer direkler çıkıyor ki. Adem aleyhisselam dan sonra Şit aleyhisselam orada yapıyor ki. Yani dünyanın binası kurulduğunda persus da beraber kurulmuş bir şehir.
Güvenli ecnebiyeler geliyor oranın ziyaretini Kuran'dan böldükleri için, onlar geliyor da ziyaret ediyor ama biz gafil insanız şurada bir tak-ı nebusuz da Ashab-ı Kehf'i ziyaret edip gelmek yerince biz çünkü Takyonistler, bir başlarında kumandan var. Belli başlı dev çocuklarını topladı, dedi ki: Dininizi değiştirin. İsa Allah diyene kadar dedi, sizinle mücadeleniz var, Allah'a değişin dedi. İsa'ya Allah derim. Haşa İsa, Allah olmaz, salisü selasa diyeceksiniz, bütün üçüncüsü diyeceksiniz, hep Kuran-ı Kerim'de bunlar. Ondan sonra onlar isimlerini söylüyor, kardeşlerimiz hep duysun. Beller de okursanız hastalıklardan, tehlikelerden de muhafaza olursunuz. Birinin adı Yemliha, Mekserina, Mislina, Bernuş, İki yıl evimizde düşünün, dininizi terk edin gelin dedi haşa ve kella. Çıkınca dışarıya gelsin kardeşim, ne inelim biz dedi.
Bu adamın ardına habı olalım da kafir mi olalım, ebedi ehli cehennem mi olalım, yoksa dağların başına gidelim de bir kuytu yerde yaşayalım da dinimize sahip mi olalım. Öyle olsun dediler dağa gitmeye karar verdiler, geliyorlardı. Biz var ya çok vardık elhamdülillah ana kabul etsin. Efendimiz de ölmüş biz de öyle olduk. Girdik, leğenlere girdik, bir leğen içine azıcık girdik, boynumuzu büktük şöyle, Gözümüzü açtık rahat geçti falan. Daha yirmi oturmuş gibi yıl oraya diye çıktı, iki güneş aşkı güler ikindiini seçecekmiş. Hemen ikindi namazını kıldı. Fars sular var mı öyle böyle aşığım ne oldu? Bunlar orada olduğu için. Bu halde bayılıp girdiklerinden bizi de bayıtmışlar. Ben bunu Ömer Bey'e haber verdim dedi. Biz de Efendimiz ile beraber girdikiz dedi. Mümlenlayı biz çöktü Efendimiz oturduk, biz de yanına oturduyduk.
Bir kardeşimiz dışarıya abdest almaya gitmiş, geldi bana dedi ki dedi Güneş açıyor Efendimiz haberi olmadı, ikindi geçiyor, tepırın bükarın, ikindi geçiyormuş Ashabıkem diye mi kırışırmış diye. Bak, sümerdalmışsın, onlar dargın bizle darmışsın. Böyle çok şey gördüm yanıma, niye geliyorlar, çoban dedi ki nereye dinimizi muhafaza için bir kuytu yer bulmaya geliyor. Takıyoruz, illa dinimizden çıkacaksınız diyor. Ağlayınca dedi ki, peşeş detayı güçle dedi ki çoban, o beni de götürün kurbanluklarım. Nezlelinle, üstünden görüşüyorum böyle hastayım. Ne yapayım? Misafirimin için böyle yapıyorum. O pek iyi dediler. Gittiler küpeye de şeye tabi. Tabi çobana vethu dediler, küpeye tabi dediler. Onlar da o da düştü gitti, gidiyordu. İleriye varınca dedim, kapakları geldi dediler. İhanet seni ineymiş, tinermiş, dedermiş, şazaymış. Köpek safaymış dedi, köpeğin de geldi.
Ashab-ı Kehf ve Dinini Korumanın Önemi ne anlatıyor?
Ashab-ı Kehf ve Dinini Korumanın Önemi kaydında Baba hayvan, hayvan mısın lan iyilerine? Kim efendim sayabilir mi? Ben yine de şimdi hepsini sayayım ya. Yani baştan, Huzeyher Aleyhisselam'ın merkebi bile Huzey Aleyhisselam'dan ayrılmadığı için ehli cennet oldu. Salih Aleyhisselam'ın gevesi, Sultan Süleyman'ın h Allah şefaatine nail etsin! Arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim, hepsi müsbet…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ürer, çakal görür, tilki görür, tavşan görür. Bir kuşa ürer, bizi buldurur, biz korkulu geliyor Allah aşkına, köpeğe dünden. Köpeği dün dedi, sürüye kalktı, çerte haber verdi, köpeği yapın, yalvar dedi. Git, benim çobancılıkta hakkım helal olsun. Ben gidiyorum diye de. Vallahi ünestümet herkese dedi. Ondan sonra git gitti, yine kendinden evvel köpek gelmiş kime sayarmış. Köpek geldi kardeşim. Köpek bana tak da yapayım dedim, ne yapayım? Daha kavurayım bana, kovdu da oraya ilettik. Geriye geldik, yine köpek oraya geldi. Kardeşim sen de ayrıl yanımızdan. Çünkü köpeğin bizi duyurur, biz tehlikeli geldi dedi. Bize takyanus bir soğukta harcar, aman geriye dön deyince köpek lisan-ı kal ile hal ile der. Lisan-ı kal ile ey Ashab-ı Kehf, siz kimin kıluysanız ben de ona Köpek deli öyle beni ayırma Allah aşkına, köpamam be! Sizden ayrılmak istemiyorum siz Allah dostlarınız! Allah dostlarınız!
Allah dostlarınız ayrılamıyoruz, birbirimizden bizi bütün dünyanın toplarını, tüfeklerini, makinelerini getirseler bizi birbirimizden ayıramazlar! Şu vücudumuz ayrılır, kalbimizle muhabbetimiz ayrılmayacağız inşallah! Ondan sonra köpeğe kerametler, keşifler görünce. Köpeği de götürdüler kapının ağzına haşlış etti. Ötekiler de güneşin geldi, yeri orada yatırtı melekler gönderirdi. Oyanı verdiler ki Allah Allah, buraya öğleneğe girdik de. Taa güneş batıyor yahu, bir gün geçmiş, bir buçuk gün geçmiş. Hep Kuran-ı Kerim'in şeyi bu. Demek kardeşim, bir ham var, tırnaklarımız da uzamış dedi. Ya bir sen de ne şu an? Can bir buçuk günden fazla değil, karnımız acıkmış çünkü dedi. Anca yap Yusuf. Yürüyün bir, ha sen git bir ekmek getir tersustan dedi.
Kokıştı, orada fırına ekmek almaya aldı, üç dört tane, beş tane, sekiz tane, dokuz tane vallahi onlara kucağına bastı, parayı verdi ve gülerden tuttu. Sen tire, şey bulmuşsun, define bulmuşsun dedi. Yahu bilmiyorum sen, vallahi billahi biliyor musun'dan aldık yahu. Hayır, sizde bir hal var. Mutlaka bir define bulmuşsunuz siz dedi. Bilmiyor, yemin boş yere yetmiyor. Çünkü, enstiteni öyle zannediyor. Kolundan tuttular, bir hükümdar oturmuş, bir hey hey ettiler. Onu görünce baktılar ki insanların iki büyüklüğünde var. Yani değişiyor bir zaman. Hoş geldin, nesin sen kimsin? Biz ne dünyamızda gittik? Açıklayalım olan, yemyeşil halim ben. Yahu sizin önünüzde okumdar kimdir? Takıyorsunuz. Annelerimiz ve handagiller takıyorsunuz dediler, biliyor musun? Onun için dediler, yani üç yüz dokuz sene olmuş onlar oraya yakıp da şöyle bayılanı.
Allah uyandırmış, orada da din için konuşulan mevzu ölünce dirilme yok, buna inanmıyorlarmış, Okumder da var diyormuş. Velbasü ba'del mevt diyormuş, o adamın üç yüz dokuz sene yatıp da uyandırdığını duyunca. Ö. Görünce dirilmeye imar etmişler onlar. Lakin arkadaşların yerde? İşte filan yerdeki mağarada. Hiç, gel sus diyor, alt üst gönderiyor. Herkes görelim diye bu mezarliğin oraya gelmişler. Hesaptan da orada dolarlar yayılıyor. Şimdi geçilerle, şimdi tepenin, tepenin orta yerinde oraya gidelim, görelim onları. Şimdi korkarlar bizi öldürmeye geldi zannederler. Çünkü millet hep farz ediyorlardı. Gelin siz gitmeyin ardımıza düşmeyin de ben evvel arayayım, diyeyim ki kardeşim, işte tersus Müslüman olmuş, biz yatalı üç yüz, üç yüz dokuz sene olmuş, Allah bizi uyandırmış, ekmeğe verince, parayı verince ben define buldu zannettiler. Böyle böyle oldu mevzu, persus harften bütün çıktılar.
Çıkın da bakın dedi, böyle çık yakalanıyor. Uzakları görelim diye İve'den isimleri geçermiş. Böyle adamlar vardı kayboldu ininin için yer aradılar gittiler diye. Çobanımız da halen gelmedi, Kepeşte tayuş ismi sayınca hiç de yabancı gelmedi. Abo, biz bunları istiyorduk diye görelim diye gittiler. Onlar çıktılar dışarıya baktılar ki üfff! Persu'un ne kadar çocuklu çoluğu varsa da gelmiş. Bunlar bebe şimdi bizi görürler, imrenirler, elimizi öperler, hürmet ederler. Üç beş gün geçtin mi gülmeye başlarlar boyumuzun uzunluğuna, vasiyetiimize. Biz yine gidelim de kaybolalım haydi dediler. Geriye dürdüler, köpekle beraber deliğin birine girdiler, bir dua ettiler, ondan evvel kayıplar. O köpek onlara iş olduğu için yarın cennette, hoş suresinde.
O hayvanın unu da, hoş suresinde cennetin o çayırlarını yayılacaklar, meleklerin içine, o müminlerin içine girecekler, hayvan oldukları halde iyilerle seviştikleri için. Allah'ım Peygamberimiz, Miraçtan gelirken, bak diyor cennetin şurada iki yazı yazılı. Onu ben bağlayayım sözümü yaklaşıyor. Birisinde diyor, işte o Hu Latdit ailesine girdim, onda da Efendimiz yazmış ya Haccent yok, onların dediği gibi diyorum. Bir insan anlı geldiğinde ne kadar namaz kılsa, o kadar çok ibadet etmiş ki, yani yerle göz arası ibadet etse, camiden çıktıktan sonra da, şu sohbetten neden çıktıktan sonra da fasıklara karışsa, fasık insan açıktan sırra geçene, açıktan rak içene, açıktan zinası olana, açıktan küfür söyleyene, açıktan günah edene fasık derler. Onlarla beraber karışsa, bütün amelimi mahvederim diyor, onlar ona cehenneme girer çünkü onlarla sevişmiş.
Anlayabildiniz mi kardeşim, dost kim olduğunu anlayabildiniz mi? Hocam sen anlayabildin mi? Ben anlayamadım, ahk koçum size söyleyin söyleyin Allah bana anlat sın inşallah! Onun altında bir yazı daha var, orakında da yazdı. Bir adam ne kadar günahkar olursa olsun, Allah'ın rahmetinden de ümidini kesmesin. Şeytan öyle de yöndedir. Sen huş günaha var, şuş günaha var, şuş günaha var. Allah seni affetmez ki dinlesin, resmen. Nereye? Allah iki diyenin günahını affetmem. Ondan gayrı dilebeğim kullarımı her affederim. O, aşağı vakit günahkar, günahını ekiyorum olsun yarabbim. Ben yerimde durmadım. Çünkü insan dememişsin be beni affetti Rabbim. Haccamla canlısı rahmetliktir ki Hasanoğlu daha kitapta bir şey görüyorum ben dedi. Şöyle yatağa arka sustun yatmış da hiç konuşamıyorum doktor. Selena durmaya düşüyor adam, konuşamaz, hindi sineye vuruyorlar. Günahlarına da evlatten tövbe etmemişimiş.
Şu gözüyle aklı yer yer. Gözü ile şöyle bakarken, demiş, müsemdalma Ya Rabbi dese, günah dilerim bunu diyor. Başka diyemiyor, tövbe ihlas, hassın gelmiyor. Cemil günahına tövbe Ya Rabbi ben ettim sözler var, yese yine affederim. Böyle günahını tövbe ver ve iyilerle beraber olursa, bütün günahını affederim, iyilerle cennete giydiririm onu diyor. İşte burada bağlayalım, bizler ne kadar günahkarırsak da Allah'ın iyi kullarından ayrılmayalım yavrumuz, Allah ayrılmasın. Sınavı bize karşı en büyük bir suçu olan adamı bıraktık biraz. Çünkü disiplinimiz var bizim, tarikat disiplinimiz. Yani küçük bir hatayı şöyle elimizi yakasına uyarmak, ona ciğerinden tüm bey edip de gözyaşları akıtmayınca biz yünmen içimize zor katarız çünkü. Zorla kaçıştı içimizde kabul ediyorum ben. Allah rızası için bırakmayı verdi. Bırakamıyor buraya giden Elhamdülillah.
Müjdemi verelim böyle bizim vaziyetimiz içimizde öyle adamlar da var. Kendine doyar bunu bırakmıyoruz. Üstadımız diyor ki: Zencilini bizden çıkarıp da ben bu şıhhı kabul etmiyorum diyene kadar ben evladımdan vazgeçmem yani ama yiyendi. Şahikacığım Nakşibend Efendimiz de öyle buyuruyor. Efendim, İstanbul'dan samimi derler. Ben samimiyim diyor. Allah Allah! Ben samimiyim diyor. Onlar samimi olursa bile. Ben onları mükellefli meleklerine de tembih ettim. Azrail Aleyhisselam'a da tembih ettim. Cehennem zebanlığa tembih ettim. Ben, benim gazin tarigına girip de alma Allah diyeni gönderemem cehenneme. Şimdi Şu hane-i cedid, şu yeni yapılan hane, sohbet niyet ile yapıldığıydı. Bu zevk ondan zuhur ediyor Allahu alem. Allah içini zikr ile doldursan, nurla doldursun, feyzla doldursun, halanı ni'mekler ile doldursun. İki cihanda aziz olsun Allah Allah!
Hem dünyaları mağum, hem ahiretleri mağum dua etmek mecburiyetindeydi. Biz Kuran-ı Kerim getireceğizdik, otuz cüz, otuz hafıza verecektik burada bulunur, hatim okuyacağız. Ondan sonra daha münasip şeyler getirdik. Kuran-ı Kerim'imi getirdi, hatim duası okuyacağımızın hiçbirine muvaffak olamadık çünkü dışarıda çok gelmiş, Kayserilimiz gelmiş, Konyalımız gelmiş, ta uzak yerlerden de gelmişler. Niye oğlum ta Düzçe mi ora? Düzçe'den gelmiş, her Elazığ'dan gelmiş, etrafı ekmekten etrafımıza dolmuşlar, bu keyfe almadan evvel uzun bir sohbet geçmiş. Ondan sonra ikinci sohbetin duasını ediyor. Allah bütün ihmanlarımızı Habibi-i Ekrem'in hürmetine imanla öldür ya! Rızamı buldur ya! Cennetinle, cemalinle güldür ya! Evladımızı salihlardan et ya! Ahlak-ı seyyi-i emrin huzuruna, o meşhur Yusuf aleyhisselamın güzelliğine ve Muhammed Mustafa'nın akladığında olacağız. Bize şimdiden o akladı nasip et ya!
Kaynak: Genel
Ashab-ı Kehf ve Dinini Korumanın Önemi | Mihmandar