Köpeği yok kerametler, keşifler görünce köpeği de götürdüler. Köpeği kapının ağzına haşkatı etti. Ötekiler de güneşin devrildiği yeri orada yatırtı melekler dönderildi. Oyanıverdiler ki Allah Allah! Buraya öğleneğe girdikse. Taa güneş batıyor yahu, bir gün geçmiş, bir buçuk gün geçmiş. Hep Kuran-ı Kerim'in şeyi bu! Kardeşim bir hal var, tırnaklarımız da uzamış dedi. Ya bir saniye, ne sor? Can bir buçuk günden fazla değil, karnımız acıkmış çünkü dedi. Anca yapmışsın. Yürü, imye, sen git de bir ekmek getir ters ustam dedi. Kokıştı, o da fırına ekmek almaya aldı, üç dört tane, beş tane, sekiz tane, dokuz tane varlık onlara. Kucağına bastı, parayı verdi ve Bilalden tuttu. Sen dedim, şey bulmuşsun, defile bulmuşsun dedi. Yahu kim bilir bizden, vallahi billahi bilmiyorumuzdan aldık yahu. Hayır, sizde bir hal var. Mutlaka bir defile bulunursunuz siz.
Devir, bilmiyor, yemini boş yere yetmiyor çünkü enstiteni öyle zannediyor, kolundan bıktılar. Bir hükümdar oturmuş, bir hey hey ettiler. Onu görünce baktılar ki insanların iki büyüklüğünde var. Yani değişiyor saman, zaman varmış otobüs. Onun hoş geldin, nesin sen kimsin? Biz ne bileyim, önümüzden gittik. Açıklarım falan yemin bir halinle ben. Yahu sizin önünüzde okumdar kimdir? Takıyoruz! Annelerimizi ve handayı der takıyoruz dediler, biliyor musun? Onun içindirler, yani üç yüz dokuz sene olmuş onlar oraya yatıp da şöyle bayılanı Allah uyandırmış, orada da din için konuşulan mevzu, görünce dirilme yok, ona inanmıyorlarmış. Okumder de var diyormuş. Vel bahsu badel mevt diyormuş, o adamın üç yüz dokuz sene yatıp da uyandırdığını duyunca görünce dirilmeye iman etmişler onlar. Lakin arkadaşların yerde? İşte filan yedi tane mağarada. Hip, kelsus diyor, alt üst dönüyor.
Herkes görelim diye o mezarliğin oraya gelmişler. Hesaptan da orada dolarlar yayılıyor. Şimdi geçilerde, şimdi tepenin tepenin orta yerinde oraya gidelim, görelim onları. Şimdi korkarlar bizi öldürmeye geldi zannederler. Çünkü millet hep garaz ediyorlardı. Gelin Gelin siz gitmeyin ardımıza düşmeyin de ben evvel varıyım, diyeyim ki kardeşim, işte tertemiz Müslüman olmuş, biz yatalı üç yüz, üç yüz dokuz sene olmuş, Allah bizi uyandırmış, ekmeğe verince, parayı verince ben define buldu zannettiler. Böyle böyle oldu mevzu, persus halkı üç gün çıktılar. Çıkın da bakın dedi, böyle çakalıyor. Uzakları görelim diye İve'den isimleri geçermiş. Böyle adamlar vardı, kayıp olduk gitti, dilinin için yer aradılar gittiler diye. Çobanımız da halen gelmedi, Kepeşle tayuş ismi sayınca hiç de yabancı gelmedi. Abov, biz bunları istiyorduk diye görelim diye gittiler. Onlar çıktılar dışarıya baktılar ki üff!
Persu'nun ne kadar çocuklu çoluğu varsa da gelmiş. Bunlar bebe şimdi bizi görürler, imrenirler, elimizi öperler, hürmet ederler. Üç beş gün geçti mi gülmeye başlarlar boynumuzun uzunluğuna. Nasıl yetimize? Biz yine gidelim ve kaybolalım, haydi dediler. Geriye döndüler köpekle beraber deliğin birine girdiler, bir dua ettiler, ondan sonra gayblar. O köpek, onlara iş olduğu için yarın cennette fos suretinde. O hayvanın unu da hod suretinde cennetin o çayırlarını yayılacaklar, meleklerin içine, o müminlerin içine girecekler hayvan oldukları halde iyilerle seviştikleri için.