İhsan Mektebi programında bugün de sizlerle birlikteyiz sevgili nice. İnşallah bugün sizlere yine Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l Musahabe isimli eserinden bir sohbet aktarmaya çalışacağım. Bugünkü sohbetimiz bal, arı ve Kuran şifasına dair olacak. Cenabı Hak Ennahl suresinde şöyle buyuruyor. Rabbin bal arısına, bazen dağlarda, bazen ağaçlarda ve insanların hazırladıkları kovanlarda kendine yuva edin. Sonra her türlü meyveden ye. Sonra da Rabbinin emriyle münkad olarak onun hazırladığı yollara koyul, diye vahyetti. Onların karınlarından türlü türlü bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. Muhakkak ki bunlarda tefekkür eden bir cemaat için ayetler vardır. Ayet-i Kerime'de bazen dağlarda ve bazen ağaçlarda yuva kur. Ve bazen ağaçlarda yuva kur diye buyrulmuştur. Çünkü arı her dağda ve her ağaçta barınmaz.
Her evde de barınmadığı insanların hazırladıkları bazı yerlerde diye buyrulmuştur. Arıdaki ince ve güzel sanata ve evlerinde işledikleri işin inceliğine işaretle insanların binalarına benzetilmiştir. Çünkü arının hazırladığı petekleri o kadar itina ve incelikle nice usta mühendisler bile çok zaman yapamazlar. Çok ince ve çok hassas aletler lazımdır. Yine arıya her türlü meyveden, acısından, tatlısından yemesi vahyolunmuştur. Yiyeceklerini de Rabbinin kendine müyesser ya müsahhar müsahhar kıldığı gözelere yerleştirmesi emrolunmuştur. Arıların yaptıkları balın renklerinin muhtelif olmasının sebebi de arının başlarının muhtelif olması ve değişik mevsimlerin tesiri bulunmasıdır. Bu kadar ince sanatların arıya verildiğini düşünen bir kimse, onu yaratan, takdir eden bir Kadiri Hakim'in ona ilham ettiğini anlayabilir. İbn-i Mesud radıyallahu anh der ki: Bal her derde şifadır.
Kuran da sadırlardaki, gönüllerdeki her derde şifadır. Bu iki şifayı iyi ihtimam edin. Cenabı Hak İsra suresinde Biz Kuran'dan müminler için şifa rahmet olanı tedricen indiriyoruz. Kuran zalimlerin ancak hüsranını artırır. Kuran-ı Kerim'de geçen şifa ayetleri şunlardır. Yunus suresi elli yedi. Ayet I kerime. Tevbe suresi on dört. Ayet I kerimede şöyle Nahl suresi altmış dokuzuncu ayeti kerime İsra Suresi seksen iki. Ayet-i Kerime Şuara suresi sekseninci ayeti kerimede ise şöyle buyruluyor. Fussilet suresi kırk dördüncü ayet-i kerimede şöyle. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor. Şifa üç şeydedir. Bal şerbetinde, hacamat neşterinde ve dağlamakta. Fakat ben ümmetimi dağlamak suretiyle tedavi usulünden nehyediyorum.
Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh'dan rivayet olunduğuna göre bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize gelip kardeşinin karnından, midesinden şikayet etti. Rasulullah Efendimiz ona bal şerbeti içir buyurdu. Adam kardeşinin şikayetini tekrar getirdi. Rasulullah Efendimiz yine ona bal şerbeti içir buyurdu. Adam kardeşinin şikayetini üçüncü defa getirdiğinde Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz yine bal şerbeti içir diye buyurdular. Sonra adam buyurduğunuzu yaptım ya Rasulallah, fakat bir faydası olmadı deyince Rasulullah Efendimiz Allah muhakkak surette doğru buyurmuştur. Fakat kardeşinin karnı yalan söylemektedir. Git tekrar bal şerbeti içir buyurdular. Adam gidip içirdi ve onun hastalığı geçti. Ebu Hüreyre dan rivayet olunduğuna göre, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem habis tedavi ile tedavi olmaktan nehyetmiştir.