Bir İnsan Bir Hatıra. Ariflerin sultanı Mahmud Sami Ramazanoğlu Ölüm insana gözünün akıyla karası gibi yakın. Yahyalıya akşam üzeri giriyorlar. Sultanımız ilk defa gittikleri halde İhvan'dan Abdullah Efendi isimli bir kardeşimizin bahçesini işaret ediyorlar. Biz buraya inelim buyuruyorlar. O sırada yaşım on sekizdi. Kardeşim Hacı Abdullah girip, abi müjde dedi. Kardeşim, ben dünya için müjde vermem, söyle bakalım dedim. Dünya müjdesi değil, Sami Efendimiz gelmişler, dedi. Bahçelerin arasından uçarcasına koşuyorum. Sevincim önü alınamaz bir sel gibi. Eve yaklaştığım sırada Sami Efendimiz buyuruyorlar. Abdullah Efendi, Şeyh Mustafa Efendi'nin evladı çok heyecanlı geliyor. Yanımızda yabancılar var. Dışarıda biraz sakinleştiriver. Aşkı ve hasretiyle yandığımı efendimin mübarek ellerini kemali edeple öptüm. Hal hatır sordular. Pederimle görüşmek üzere Dereköy'e gidilecekti.
O sırada zamanın idari baskısından dolayı nispeten gözden uzak olan bu köyde fahri imamlık ve irşad görevi yapmakta olan babama müjde götürdüm. Dereköy'le Mendeme denilen yer arasındaki yarım saatlik yolu himmetleriyle birkaç dakika daha almıştım. Köyde hazırlıklar yapıldı. Herkesi dayanılmaz bir sevinç ve heyecan kapladı. Allah dostunu Allah için 7 insanların gönüllerinde muhabbet rüzgarları esti. Saatler süren, hiç kimsenin bitmesini istemediği feyizli sohbetler oldu. Bir sohbetten sonra efendimizi annemin mezarına götürmek niyetiyle ayakkabılarını hazırladım. Hayrola Hasan Efendi, annenizin kabrine mi gideceğiz, buyurdular. Efendimiz önde, ben arkada, köyün dolambaçlı yollarından yürüyerek gidiyoruz. Mübarek lisanları boş durmayıp bana öğüt veriyorlar. Hasan evladım, ölüm insana gözünün akıyla karası gibi yakın. Dünya hayatı da insanın kafasını suya sokunca geçirdiği süre gibi.
Ne kadar durabilir insan? Biraz sonra bunalır ve kafasını çıkarır. O zaman dünyadan ahirete çıkarız. Onun için garip veya yolcu gibi yaşamak lazım. Mezarlığa vardık. Eliyle koymuş gibi annemin kabri başında durdu. Okudu, dua buyurdu. Aynı zamanda ehli keşif olan babam daha sonra haber veriyor. Vallahi Hasan, Sami efendimizin okuyarak geçtiği hiçbir mezarda kabir azabı kalmadı. Annemin de bu ziyaretten son derece memnun olduğunu manen haber alıyoruz. Sohbet, muhabbet, füyuzat sanağı. Adeta manevi bir bahar havası yaşadık o günlerde. Ariflerin Sultanı Mahmud Sami Ramazanoğlu. Bir insan, bir hatıra.