Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Anne ve baba hakkında Kuran-ı Azimüşşan'da birçok ayat-ı ilahiye var. Valideydi. Validesine hizmet ve itaat. Yani burada anne ve babasına hizmet. Elinden geldiği kadar, ihtiyaçlarına girer mi? Artık yaşlanmış belli. Aynen çocuğa nasıl bakılırsa, yaşlanan bir kimse de bunun dışında değildir. Aynen onun gibi bakıma muhtaçtır. Mesela bir çocuğu siz apartmanda üçüncü kata, dördüncü kata çıkarmanız çok zordur. Anca böyle ağır ağır tıpış tıpış yürüyor. Ancak o düz ayn. Mesela yaşlanan bir kimse oğlu çok hayırlı bir kimse, babam yaşlandı ikinci kata çıkamaz diye onun için birinci kattan yer aldı. Babası camiye, mescide, ibadet ve taat için kolayca girip ve babasına kendi eliyle yedirip içiriyor. Hizmet ve itaat sebebiyle anne ve babasına Cenab-ı Allah insanın ömrünü müzdar buyurur. Ne demek bu ömrünü uzatır demek?
Vücuduna sıhhat ve afiyet kalbine de genişlik ihsan eder. Gönlü huzurla dolar. Anne ve babasına söz olarak, hareket olarak ihsan eyleme. Cihatta bulunmak kadar faideyi mucip olur. Aynen cihadı görmüş gibi. İşte Efendimize bir tanesi geliyor da Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ya Rasulallah cihada gireceğim. Annesini soruyor ve babasını soruyor. Onlara bakmasının daha ehemmiyet olduğu beyan budur. Anne ve babasına ihsan ömrü tezyid eder, uzatır. Uzatılması neymiş sıhhatli, afiyetli, çok huzurlu. Ekmeğiyle aşırı çok huzurlu gelecek. Güzel bir geçim olur. Onun çocuğu da ona itaatli olur, ikramlı olur, saygılı olur, sevgili olur. Yalan ise rızkı tenzih eder. Dilinden yalan dökülmeye başlarsa rızkı da bereketsiz. Belki rızık olarak çok olabilir de ağız tadıyla yiyemez. Ağız tadıyla yiyemedikten sonra gönlüne sayılamayacak kadar nimetler konsa ne olacak ki?
Eğer hayır dua içerisinde olunursa, o da gaza ve belayı reddeder. Üç şey bulunarak amel yapılırsa, onun hiçbir faydası olması. Şu üç şey varsa onun ameli makbul değildir. Bu ne illa müşrikler deyince ta efendimizin devrindeki sallallahu teala aleyhi ve sellem, diğer peygamberan-ı izamın zamanında onlara muhalefet edenler diye düşünmeyelim. Şöyle emri ilahi yaparken vazifelerimizde, görevlilerimizde, Allah'ımızın emrine değil de, bir başkalarının sözlerine ve muharebe meydanından kaçmak. Diyor ki ben başıma bela alamam. Neden? Şimdi haklı duyuracağım, ona güzel tavsiyelerde bulunacağım ama diyor başıma sıkıntı açmış olur. Bunlardan kaçmayın Allah'ın emrini Celle Celalü en güzel şekilde duyururum. İşte vay oğuldur, vay kızdır, vay gelindir, bilmem ne demek suretinde oğlumdur, hızımdır, diyelim ki o vazife emri ilahidir. Bunu yapıyorsun ama okun bana düşman olur. Kızım bana düşman olur.
Akrabam bana düşman olur. Benim çevremde hiç kimse kalmaz. Annem de babam da denecek olursa, bakın Mevlamız ne buyuruyor Risale-i Nur, Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Resulüne düşman kıreceksiniz tefsirlerine. Bunlar muteber tefsirler muhalefet edilecek olursa, o muhalefet eden onların babaları, oğulları, kardeşleri, akrabası vesaire olsa bile onları kendilerine katiyen tuz kabul etmezler derler. Allah'ımızın emriyle her şeyden daha önemli. Eğer üç amel bulunursa, üç husus bulunursa ameli ona fayda vermez. Şirk koşmaktır, anne ve babaya asi olmak ve muharime meydanından kaçmak deyince böyle karşı karşıya gelinmiş birbirlerine hücum ediyor. Bu tarzda değilsen, nefsimizle bizim cihadımız var, nefis güzel güzel imeler, güzel güzel giymeler, hep rahatlığı düşünür ne yaparız? Biz de ibadeti düşüneceğiz.