Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde bugün de sizlerle birlikteyiz sevgili Nijer. Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahü Sirrahü'l Asisin Musahabe isimli eserinden beşinci cildinden sizlere hadis-i şeriflerle inşallah yine bir sohbeti aktarmaya gayret olacak. Amellerde orta yol başlıklı bir sohbet bugün gündemimizde. Aklın ve şer'in yani şeriatın iyi gördüğünü yerine getir. Kötü saydığından uzaklaş.
Bir müzmerin yanından kalktığın, yani ayrıldığın zaman senin hakkında söyleyeceği söz kulağına hoş gelecekse yani seni memnun edecekse ona bak, onu işle. Yanlarından kalktığın zaman zümrenin senin hakkında söyleyeceği kulağına hoş gelmeyecekse düşün ondan uzaklaş. Şüphesiz helal de haram da bellidir. Fakat ikisinin arasında insanlardan birçoğunun bilemeyeceği şüpheliler de vardır. Kim o şüphelilerden sakınırsa dinini, şerefini kurtarmış olur. Kim de o şüphelilere düşerse haramın içine düşmüş olur. O kimse tıpkı hayvanlarını korunun etrafında otlatan çoban gibidir ki o çok sürmeden hayvanlarını o çayının içinde otlatmış olabilir. Haberiniz olsun ki her hükümdarın bir korusu yani yasak yeri vardır. Allah'ın korusu da haram kıldığı şeylerdir. Gözünüzü açın cesedin içinde öyle bir et parçası vardır ki o iyi olduğu zaman bütün ceset iyi olur, bozulduğu zaman ise bütün ceset bozulur.
Gözünü aç. O et parçası kalptir. Seni şüpheye düşürecek şeyi sana şüphe vermeyecek şeye terk et. Cennet dünyada nefsin sevmediği şeylerdir. Cehennem de nefsin arzu ettikleriyle bezenip örtülmüştür. Burada hadis-i şerifte geçen ibaresinde mekarihten murat yapması nefse güç gelen şeylerdir. Hayırlara cehd etmek, şehvetlerden kaçmak da sebat eylemek gibi. Cennet bunu yapanların yeridir. Şehevattan murat, içki, zina, kumar gibi haram olan şeylerdir. Cehennem de bunlardan kaçınmayanların yeridir. Şeriatta mubah sayılanlar hakkında da itidale riayet gerektir. Çünkü böyle olmazsa insanın kalbi kararır, ibadetlere karşı tembellik artırır. Altın takmak ve ipek giymek ümmetimin kadınları için helal, erkekleri üzerine haram kılındı. Erkeklere haram olan ipek ve altın karışıksız ve safi olur yahut altın ve ipek diğer karışımlarından fazla bulunanıdır. İşlerin hayırlısı ortalarıdır.
Yani ifrat ve tefritten azade, mutedil olanlarıdır. Kim harcamada iktisada riayet ederse Allah onu zengin yapar. Kim de saçar savurursa, israf ederse Allah onu fakirliğe düşürür. Kim tevazu yani alçak gönüllülük gösterirse Allah onun kadrini, şerefini yükseltir. Kim yaparsa Allah onu hor ve hakir kılar yahut helak eder. Masrafta iktisat geçimin yarısıdır. İnsanlara dostluk Sevgili dostlarımız, Arapçada infak, Türkçede kullandığımız beslemek, doyurmak demek değildir. Pazarda bolluk ve ucuzluk, malı harc ve sarpedip tüketmek manalarına gelir. Bu hadis-i şerifte geçen nafa kadar bu manalaradır. Masraf kelimesini ise sarf etmek, harcamak manasına kullanıyoruz. Sure-i Furkan'daki Onlar harcadıkları vakit ne israf ne de sıkılık yaparlar. Harcamaları ikisi arası ortalama olur ayet-i kerimesinin manası da bu istikametlidir.
İsraf etmemek ve böbürlenmemek şartıyla yiyin, için, sadaka verin ve giyin. Canın her istediğini yemek de israf cümlesindendir. Ademoğlu kendi karnından daha kötü bir kabı doldurmamıştır. Adem oğluna gelini doğrultacak, hayat ve sıhhatini muhafaza edecek miktarda lokmalar yeter. Eğer mutlaka fazla yemesi lazımsa o halde karnının üçte birini yiyeceğine, üçte birini içeceğine, üçte birini de nefes almaya tahsis etsin. Sevgili de Nebcem, iki tür şöhretten maksat kişinin kendini yalan yere varlıklı ve refahlı göstermesi yahut takva sahibidir, derviştir, olgun adamdır desinler diye kıyafetini kalenderane, mutasavvufi fani kılıklara sokmasıdır. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ince, yumuşak ve uzun elbiseleri bir nevi şöhretten kalın, katı, kısa elbiseleri de ikinci nevi şöhret gösterileri ve misalleri olarak beyan buyurmuşlardır.
Şimdi de temizlik ve namazla ilgili bazı hadis-i şerifleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Musahabe isimli eserimizin beşinci cildinden. Temizlik, sevapça iman sevabının yarasıdır. Elhamdülillah diyenin, diyenin, yani Allah'a hamdedenin sevabı mizanı doldurur. Sübhanallah, elhamdülillah demek Cenabı hakk'ı noksan sıfatlardan tenzih ile beraber ona hamdetmenin namaz kabirde ve onun ötesinde sahibi için nurdur. Sadaka kabirde ve onun ötesinde sahibine vesika olacak bir buhandır. Sabır ziyadır. Kuran hükmünce amel edersen senin lehine, etmezsen aleyhine bir hüccettir. Çalışma sahasına atılmak üzere sabahleyin herkes nefsinin yani kendisinin satıcısıdır. Binaenaleyh o ya bunu yani nefsini cehennemden azad edendir yahut onu helake götürendir. Nitekim Kuran-ı Kerim'de böyle buyuruyor Yüce Rabbimiz. Böyle buyuruyor yüce Rabbimiz.
Şüphesiz ki Allah temiz olan ibadet ehlini sever buyuruyor Peygamber Efendimiz. Bu temizlik beden, elbise, gibi maddi ve manevi, ferdi ve maşeri bütün temizliklere şamin var. Elbisenizi güzel ve temiz yapın ve öyle giyin. Binek ve yük hayvanlarınızın cinsini ıslah edin. Ta ki insanlar için mümtaz ve şerefli bir örnek olasınız. Sen ancak temizken yani cünüp değilken abdestli olarak Kuran'a el sürebilirsin. Böyle olmadıkça Kuran'a değme, dokunma. Her Müslümanın haftada bir gün başını ve bütün bedenini yıkamak suretiyle vusletmesi, yani boy abdesti alması onun uhdesinde Allah'ın hakkıdır. Peygamberimiz yine bir hadis-i şeriflerinde. Kabir azabının çoğu küçük abdestten temizlenmeye ehemmiyet vermemektendir buyuruluyor. Müslümanlığın en kısa tarifi temizliktir sevgili dostlarım. Temizlik de beden, kalp, ahlak, dil, ev, mağaza, dükkan, elbise, kitap, defter, sokak, avlu, bahçe vesaire.
Eşamindir. Hepsinin temizliği buna dahildir. Temizliği buna dahildir. İslam'ın dış temizliğine ve alelumum sıhhat ve afiyete verdiği ehemmiyet ne büyüktür. Bu, diğer dinlerin hiçbirinde yoktur. Bugünkü medeni alem alem dün on yedinci asra kadar yıkanmak nedir bilmezdi. Halbuki Müslümanlık abdestli, hüslü ve diğer bütün temizlikleri bundan on beş asır evvel teşri etmiştir. İslam'ın bu teşrii bile müstesna bir imtiyazdır. Amerika'nın ve medeni dünyanın yasak etmeye yeltendiği halde muvaffak olamadığı olamadığı içki belasını Müslümanlık, Allah kelamıyla peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mübarek hadisleriyle yine on beş asır evvel nehyetmiştir. İslam'da tedaviye ehemmiyet vermek aynı zamanda bir din borcudur, bir ibadettir. Bütün bu kati hakikatlere rağmen bugünkü Müslümanların her sahada geri kalmalarının sebebi Müslüman olmaları değil, gerçek Müslüman olmamalı.
Müslümanlığın haddi zatında hiçbir ayıbı ve kusuru yoktur. Mevcut olan her ayıp ve kusur bizim kendimizde, kendi Müslümanlığımızdadır. Evet sevgili izleyicilerimiz. İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna geldik. Bakalım. Bugün sizlere yine Mahmut Sami Ramazanoğlu Gatta Sallahü Sirrahü'l Aziz'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden bir sohbet aktarmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda başlamış olduğumuz bu sohbeti kaldığımız yerden aktarmaya devam edeceğiz inşallah. Sultanü'l arif'in, Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu Kadı Sallallahü's-Sirahü'l-Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici.