Bir şeyi yapma. Böyle düşünülen. Kastastin, böyle kastedilen bir şeyin yerine getirilmesi. El Amel, bu lugani anlamı. Meslek manasınadır. Devrin, devrin vazifetin, aynı zamanda ilk ölendir. Adam sanat sahibi. Bir mesleğin sahibi. O, mesleğini eliyle yerine getirmek. Abdullah Habib-i İranî efendimiz, Gaddesullahullahullahullahullahullahullahullahullahullahullahullah amel şu şekilde tarif etmiş. Amel buyuruyor, insanın Allah'ımızın koymuş olduğu bir sınırı var. Allah'ımız rızkın temiz olanlarından yiyiniz buyuruyor, bunun gibi. Haram olanları da yasaklıyor zaten. İşte haksız yere adam öldürmek gibi vesair. Anne ve babaya asi olmak gibi devam eder. Bir cevabı, bir kere bunu ne beyin olarak kötü bir düşünce, ne el olarak haksızlık, ne dil olarak da yanlışlık yapmadan, tevazu ile Allah için böyle alçak bir gönülle Rabbimize karşı kırık bir gönülle şer'i esasa her halimizle riayet etmektir.
Amel nedir? Amel, lüpbölli ilmi, ilmin özüdür. Artık bu eğilince malum olan bir husustur. İlmin özü nedir? Haşyet olur. Başka ne olacak? Rabbimizin azamet-i ilahiyyesi var çok saygıdır. Elam'a, ameller nedir? Bir kere amel sadece elimizle yaptığımız, dilimizle yaptığımız değildir. Kalbi olarak hem cisim olarak hem de gönül olarak yapılan hareketlerdir. Daha çok uzun izah etmişler. Burada. Amellerin kısımlarına geçebiliriz. Ameli üçe ayırmışlar. Bir, Şeriat ameli, iki, tarikat ameli, üç, Hakikat ameli. İslam amel olarak Allah'ımızın emirlerini yerine getirmek, bir. İkincisi, iman. O harekete geçirdiğimiz, yaptığımız amellerin hak olduğuna cami gönülden inanmak ve amelül ihsan, Rabbamızı görür gibi tarihte bulunmaktır. Şimdi bu şeyin var mı, telefonumu gayret eder deyince yapmayın artık. Yok. Bu büyük bir biz değiliz de çalışmanın eseri olduğu için kitaplarda da biz bunu göremiyoruz.
Bu kitabın da türü yok şimdi. Kesni Zani'nin çok kıymetli bir eseri oradan alınıyor ki fayda oluyor. Yani Ashab-ı Büzin ne yaptılar? Efendimizin mübarek Hadis-i Şerif'ini aldılar, etrafa duyurdular. Yani böyle öyle şeyler geçti ki artık size ait, siz bilirsiniz. Şimdi bir söz ver. İlim avdır, yazık bu, kıdır diye. Bunu okuyan kardeşlerimiz verdi kendileri nasıl düşünürler. Bir, ibadet amedi ve kulluk amedi. Onun için büyüyorum, sizi rahatsız etti bu. Ubude, ibadet ve taatin sırrına gelmektir. Evet, Onu rivayet etti. Bir kere ilk diyelim bu mübarek yola girmişiz veya Müslümanlıkta, İslam'da ilk adım attığımız, Kamil. Bu da artık ışık göze vuruyor. Ve Amelü'l Basat tamam, o kardeşimiz de alakalı. Artık müşahede makamı bunu anlatamıyoruz biz. Mevlana'mıza demişler ki aşk ne? Benim gibi olursanız anlarsınız. Bunu mürşidimiz gibi olanlar.
Onun çok sadık evlatları riayet edenler de gerçekleşir. Allah'ımız bize mahrum buyurmasın. Sureti la maelle la sele seti aksam. Şimdi amellerde yapılış şeklinde üç hususlar. Birisi diye, böyle namazımızı da kınıyoruz. Ondan sonra, Allah yolunda cihad gibi, bin kefredim gelene gidene bakarsak mı uyumuyor? Bunu çok dedim. Bak, sabah bile biz buradan geçerken utanırım, belki. İnsanda bir haya şey oluyor, utanıyorum, insanlar neyse bu oluyor. Bakılmasın, Allah'ımızın kulları. Şimdi, ruhi geliyor. Bedenen yapılıyor ama şekil olarak yapılıyor. Bunlar Tevhid ehli olamaz diyor. Şimdi, öyle bir şey de söyledi ki, şimdi amelin salih olabilmesi için, salih kabul olan bu tertemiz bir amel, bu gönlümüzle yapabilmek. Ve amelür ve amelür zati ervahin tayyibetin, şerifin melekidir. Şunu söylüyor. Tabii bu samimi Allah için özlem yapıyor ama hiç zorlanmeli yok, muhabbetle yapıyor, içten geliyor yapışı.
Allah'ımıza da yakınlığı ifade ediyor. Bir de böyle anlatıyor. Demek ki bu Hadis-i Şeriflerden evvel geçen, onların ilimleri ancak kendilerini Allah'tan uzaklaştırdı, buyuruyor. Kendi Celalühü. Bir de şu şekilde var. Onların kıldıkları namaz da buyuruyor. Demek ki bu üç günleriyle ifade edilmiş. Böyle geniş güzel yapılıyor ama kasıt gösteriş. Bunu söyledim. Biraz daha anlayacağımız yerlere gelelim. Amellerin en üstünü nedir? Tabii istemez olur muyuz? Dünyaya bir defa geldik ikinci bir seferimiz yok. Ha şu alem güzel geçirelim. Rabbimizin sevdiği amellerine huzura varacağız çünkü isteriz tabii. Efdalü'l-Rame, El-Fikratü vel verah, böyle aklı başında yapabilmek. Çok önemli bu. Düşünerek yapabilmek. Mesela nasıl düşünebiliriz? Allah'ımız hitap ediyor ama insana hitap ediyor. Hayvana hitap etmiyor. Dağlaşa gitmiyor ve sonra ebedilik sadece insan için ebedi bir alem insan için. Için.
Böyle bir tefekkürle olursa amelimizin kıymetini de aktar tabii. Vel vera dediğin zaman bu aşamaları var. Haramda sakınma. Şüpheli olanlara sakınma. Daha da bilginizi, helali bile çok titiz. Eğer diyor meradan, takvadan, tefekkürden uzak bir hayatsa o hayatını hayat bilmesin diyor. Ancak tefekkürle bu Allah korkusunu Celle Celalühü ziyadesiyle yapacak olursak o zaman kurtuluşa ineriz. Cüneydi Bağda deyip Bektaşi Allahu Sübra Hazretleri şöyle bir izahta bulunmuş. Efdalü'l-lahma Amellerin en kıymetlisi, İlmi'l-evgat. Bir kere bunu bilmiyor değiliz. İşte bir sene tamamlandı Miladi olarak, bir sene tamamlandı. E biliyoruz tamam, bilmiyoruz. Bilirsek nasıl olur? Bilirsek bir senenin hayatımızın muhasebesini yaparız. Mesela, nereden kazandık? Nerelere haciz ettik? Öğrendiklerimizden ne amel ettik? Bu ömrümüzün nerelerde çürüttük? Hep böyle tefekkürler başlar. Vaktimizi bilebilmek. Ne demek?
Vakti bilmek. İşte bizden önce kimler yaşıyordu? Onu ama ama Onlardan öncekinden yaşıyordu? Daha önce kimler yaşıyordu? O zaman amellerin kıymeti ortaya çıkmıştır. Vakit ne kadar değeriz olduğunu, bizim için ebedi olmadığı, geçiyordu. Başka diyecek işte diyor, o da bize söylemiş. Sünnidi Bağdadi, Kuddis Allahüruhü efendimiz nefsine sahip. Zaten böyle olan kimseler nefsinin belli bir mertebelerinden geçiyorlar. Zaten amelin kabul noktası da orada şüphesiz ve hafi olan kalbin gönüllerine de çok sa'y. Şimdi kalplerini çok muhafaza ediyorlar. Zaten bu bir bilince bir bir arkasını takip eder. Böyle nefsini korumaya çalıştığı zaman kötülüklerden o zaman kalbini de korumuş olur ve harf olan dini dinimizin gemilerinin de korumuş oluruz. İşte biz bunu böyle geçiyoruz da yaşanan hususlar İnşallah Müellif Hazretleri, Şefaatine mazhar oluruz. Efdalü'l-ama Amellerin efdaliledir.
Şimdi bir yıl tamamlanıyor. İkinci yıla geçelim. Bu ikinci yıla geçişte üşüyeceğimiz bu olacak. Allah'ımızın emrine uygun muvafakat değil mi şeyden yani? Habibinin de sünnet-i seniyyesine