Yani biz şurayı okuyoruz da Siz niye değilseniz beni orda buyuruyor Allah Malikül Mülk ve Melle kurt hazretları akşam sizin burada konuştuğunuz Ömer efendi. Yani ayet arkadaşlarınızın içine gelince iyi dinleyenler başkalaştınız. Şimdi Konya'ya girecek ve orda kardeşlarımızı dinleyecek. Akşam yarın korkulu dinledik geçtik. Hıta giderek de hitab ederek, hitabdar olarak yani. Allah-u Teala hazretleri Hıtadan Mıhtadan Ya Rabbi ne olur? Senin hayat memnunatın, gönlün ve hayatın, ibban ve ibbanin, vüs'at ve vüs'atın, zenginliği genişliğin, vedarlığın, sıhhat-ı afiyetiyetin, sıhhat-ı afiyetiyetin elhasıl, bin nefesin benim yedek edebiletim de olduğu anda nehyetmiş olduğum bir tevv-i münkeri ne cesaretatlar yaptım? Nasıl, nasıl cesaret ettim de yaptım?
Düşmanın saadetin olan iman düşmanım olan, ebedi Cennetten mahrum, hikmet düşmanı olan düşmanın saadetin saadetin olan şeytana uydun da böyle günahiyettikap ettin? Ya Abdi, ey benim kulum. Allah'ımız yine buyuruyor. Ey benim kulum, beni bilmez, inanma mı zannettin sen? Arkadaşlar Kuran-ı Kerim çok dokunur, Kurslün'un üzerinde sırtından vaaz verdi birbirini efendimizin meftüne açtı. Hayran olduk böyle. Bilmiyor musun zannettin beni? Yahu kendin gibi bir habdi acize karşı, kendin gibi bir habit, bir acize karşı bir buna aciz bir una karşı lazım vurduğun haya ve hürmeti bana karşı lüzumsün mü itikat edelim? Yani