Kabul edeyim, Seher'i o küçük zannetmeyin, Seher'la uyanmayı, buraya oturmayı, oradaki zikre evrilmeyi. O zaman her gün üç nidası var Allah'ın. Duaiden yok mu kabul edeyim. İstiğfareden yok mu affedeyim. Günahından sıkıntıya düşenler yok mu affedeyim. O da çat diyor hocam. Hocam. Rızık için, ihtiyaç için dağılan yok mu? İsteyin veriyor. Allah'ımız böyle her gün seherle nida buyuruyor diye gözüne. Onun için bizim ihvanlarımız gösterişli olmaman için camide namazdan sonra da yapmaz zikrini, yani saharla Kahal kimse görmediği zaman, üstadımızda orada oturuyor, bütün yıkılanda oturuyor, satı kalburün içinde kalıyor hepsi, Efendi o zaman dersinde hepsini görüyor.
Bir izninle dediğimiz hatası yok çünkü Hacı Şaban Efendimiz rahmetle, Allah kabri pörne olursun, çok ahlaklı bir üstadı bu, Efendimizden kağıt yemiş on yedi tane kardeş dersine bıkılmıyor, sabahları hiç ders okuma yiyor diye isimleri verilmiş. Çığırdım diyor sordum, Karışık dersini okuyun, he efendim, efendim burda isminizi yazıyor, ders okumuyor musunuz siz? Biz de ağırlarken, üç ay böyle okuyamamı ayırdım, bir aralık geldi, Okuyacaksınsa dursun ismini, okumuyorsa cız. On yedi tane birer birerdir, takdir etti, on yedisi okumuyormuş. Bilmiyor demek ne demek canım. Allah kaybolmasın, üf gül ustası evladını bilmek. Ben yani Bediüzzaman Said Nursi diyor ki ben nefsimin şeytanımı da inandırdım dediği gibi bizim her yerimiz Efendimize inanmıştı orada. Sen kendi, hiç görmedi ırkmanın ismini haber verir, yazılmış defterine. Siz beni bidayette Rububiyetimi Allah olduğumu ile zikrediniz.
Ben de sizi nihayet rahmetimle, inayetimle zikredeyim. Nardan emin kılayım sizi, o taşlara yakmayayım. Böyle yapın. Siz beni sıdkı ihlasla zikrediniz. Ben de sizi ihlas, ben de sizi halasla zikredeyim. Gelmesi melhuz belalardan korulayım sizi. Gelmesi muhakkak olan belalardan koruyayım sizi. Siz beni Sıddık iglasla zikredin. Şeytan bile muhtelif oluyor. Şeytan, Kuran-ı Kerim'de. Allah-u Teala hazretleri mel'un methut edince, recm olununca bir karşıya kalmadı secde etmediğim yerde. Bana resmen bir şeyse kovup geliyorum. Ne istiyorsun? Ebedi yaşamak istiyorum, yaşa ebedi. Bunların üzerine musallat olmak istiyorum. Müsaade yönlerinden gelirim, arkasından aldatmadığım insan kalmaz, cehennemi lefalet doldururum diyor. Yalnız diyor, muhlas olanlar müstesna, ihlaslı. Allah ihlaslaştırmış muhlas olanlar onlar başka, onlara gücüm yetmiyor diyor. Allah'ımız da ihlaslı ibadetimi.
Her şeyinizde Allah'ın rızası bulunsun. Gelişinizde, gelişinizde, yiyişinizde, şişinizde, duruşunuzda, ziyaretinizde hep Allah rızası için o su başka bir şey olmasın. Araya bir şey katmayın ihlasın. Çok haber veririm, şimdi haber veremeyeceğim, mutlaka ihlasın bulunun, ıslasın. Ne cennetin ümidiyle, ne cehennemin korkusuyla, ne kimsenin iyi demesiyle, ne kötü demesiyle hiçbir şey bulunmasın, sırf bana benim için ihlaslı olarak sık dedim. Ben de sizi kalasla gelmesi melhuz olan belaları kaldırmayla şeytan yaklaşamaz, ruhunu kabz ederken yanı semtine gelemez, imanını alamaz, ihlas. Hz. Ömer efendimiz bir yoldan gittin mi şeytan öteki caddeya geçermiş. Çok şeytanı korkulanlar var. Şeytanı korkulanlar var. Onun için kardeşim, niye çalışalım? Biz mizahi ziyarete gittik de İstanbul'da Efendimizin gönderdiği yere girerim ben. Büyük adam deyip büyük adam deyip duyduklarıma gitmem.