Hayatın ayeti celilenin meali şudur. Aklı olarak, muhakkak olarak, katı olarak ta, sevdiğini infak etmedikçe hayra nail olamazsınız cennete giremezsiniz. Hayra nail olamazsınız. Yani biz sana kandil edelim, sana Allah'ımıza yani inan ahşap utanıyorum. Yemediğiniz yemeğin sonunu arttığını değil sayın Sevdiğin şeyler verirsen senin sana layık olursun. Hem Peygamberimizin vasiyet olsun. Hem de Peygamberimiz buyuruyorlar hem de ehli alim ve ehli hikmet olan kimselerle hem sohbet koyuyor onlarla beraber kalkıp oturuyor. Bak diyen insan bu işte. Hem birinde ki ehli ilim, ilim ehli, ehli hikmet ki benim muallakalar rağmen Efendimiz'in kendisiyle, Efendimizin yetiştirdiği riayetlerden bunlarla hem demondir, bunlarla oturup kalkışıyor. Ayrıca canım da ikimizin arasında şöyle bir şey muamele geçti. O benim yan kardeşim olur. Hem de onun yan kardeşi Allah'ım söylüyor.
Otuz senedir diyor beraber olduk. Birbirimiz seccade sevda kadar bir hal olmadı. Vallahi yiğit ediyorum ki aşağısını dökersin. Çünkü bir insanın senin işi de araya hiçbir şey girdiğim bilmem kokusu sene on sene, yirmi sene ne ala konuştuysak hiç kimse kusurlarına bakmışım. Yine kardeş yani cevap ediyor. Orası şey oğlum diyor ben de daha büyüğü oluyor. Devam ediyor. Bu kendine bakman diyor. Böyle konuşuyoruz. Rene'lar bunu devam ettirirse diyor yedi sınıf başı Azam'ın gölgesinde gölgelenecek Resulullah'ın yanına ilk konulacak bir sürü batıracak. Onlar Allah için Allah için sevişenler sevgisini hiçbirisiiyle değişmiyor böyle, devam ettiriyorlar. Bir ümitimiz vermişler, yalan gelsin Efendimiz. İsminin yanımıza ay bulması, üstat otursunlar. Bir araya geldik mi bu Fundadan hocamız orada oturuyordu yanında. Gelince, aynı cahil yıktınız, cahillerim dedim, ben de perpreesim diye yapmışlar.
Ayağını bir izler ben. O da her ayağını hediye yapsana. Rüyamızdan dönünce hayattanyım diyor. Sana haber verdim yatırım ayağını etti midir? Sana gönderilir mi bizim rahatlatıcı ile böyle böyle vermişsin ayağımızı? Vallahi iyi ama. Ben de bugünlerde ben de ne gördüm? Yıktırmışım, ayağını yapıyor. Yani böyle samimi dost olur sen insan İşte diyorlar ki Peygamberimiz Muhammed'in hem safsat oluyor onlarla beraber kalkıp diyor. Bahtiyarların kim? Bahtiyarı bu adam ya da Peygamberimizin veriyor diyor. Bir yağmur suyuyla hayat kuruyor. Yer, demiş bir tane de. Yer, yağmur suyuyla hayat kuruyor. Anlayan, o şimdi bugün yetsin, Irak'ta kaldı. Enför üstünde iç dünyalı yağ suyu böyle de lehte koyca hararak öleceksin baksan çok yeşerecek. Dalganın başlarına kadar ehlilerle, ehli edip elbiselerle vakatı kalplerle, müvekkille senyir eden hikmet ehlinin sözüyle münezzeh olur ve ihya olur tokat istemiş.
Defterlerin huzurundaymış. Allah'ımız böyle, Peygamberimiz böyle buyuruyor. Hem de kibir ve gururu atarak tevazu ve fakir ve meskenet halinde kabul olan kimselerle ihtilat eder. Alimle, o kemayla o karışır, görüşür ama şunlar olarak görüşür. Takir, meskenat. Şeytanimiz Yusuf'sı kuruldu mu? Müze dünden sıpasına oturmadı değil, takirimiz sohbet sıpasına otururdu. Hatıl kanatez Geylani Efendimiz evlatlarına evlatlarına ve vasiyyet ederek ahirete girerken nişelerle ihtilatı ver, bunlarla karışır, oturur. Zira Cenab-ı Hak Celle ve ala Efendimiz, düşünür ki yanında oturmayla burada oturmanın hiçbir farkı yok ve yanında oturmak kendine sustu, hasta hali var Bunda oldun mu ruhani yeter geliyor Allah. Yani kendi ihtiyarlığınca ruhu ihtiyarlaşma. Ah ah ah. Küfür ve ne hasatları divanını da seviyor ya. Kalıbıysa privifani, albiser bir nevdivan, aksakallı kinli kinlemüs alaya ya rağmen.
Kalıbıysa privifani, Yani ehli zulüm ile sunmazlar. Ehli dalaletle insanı eriyona düşüren kimselerle olmazlar. Ehli şirk olan bu ehli kısığı, günahı açıktan işleyen kimselerin yanında olmazlar. Fijurdan uzaklaşıp mücadele giderler. Annemiz işte hocam sana oğlu vermiştim, damatımızı da Aziz Ahmat Efendi'yle şimdi evimizde hayretiyle ilgili mi var? Hürmetinden durduk yere geliyor. Uğraşlarını, hatırlatılmış bu Sami, yetim Yalçınusumuz o başka yanlış olursa da diyor ki aşklarla olmayalım. Aşklarla olmayalım. Bunlarla olursa bundan olur. Allah Kuran-ı Kerim'de Müslümanlar Müslümanların düğününde, Müslümanlarından başka kafirlere de dost etmek farz edin. Ey onlardan olur. E Kuran-ı Kerim'de ehli iman namazı abdest, o zaman reis olduğu anda, bir vakam olduğu anda kim bilir sapana kıymadan ar geliyor, sakal koyuyor. Diyor. Sabahımız da olur. Sağ olsun gelsin.
Amcası Ankara'da güle bir zina çocuğumun başına dev bir hususun. Şey var iftar, aslında cevap olmaz ya da gelmiyor. Diyor, vakıfında dibene kulak koymadı başımıza. Ama o çöl, öyle bilmiyorlar. Anlayamıyorlar. Hatırlıyor zannediyorlar. Bakın, en yakın vajımızın kocası, il günü düşmanımızı fethediyor. En günü canınıza Allah'a dua ediyorum. Allah ıslah. Allah ıslah. Allah ıslah. An olduğundan, namazdan ya gelmez. Ben, makyaj olduğumdan, hasta olduğumdan giremiyorum. Bu yeni panslısı azarlayacaksın, geç şuradan öne. Koyma koysun, bak cezasını, kendi panslısı. Olsun, bahsettin ve yuhşarlar. Yuhşarlar, insanlar zenlesin deneş etti. Böyle bir hal var. Cemal aktı bir şeyler. İri istemeyen diğer her tür, peygamberinizin akrabası istemem. Muhatapleniyorum. Ebu Leheb elinde baş dönmesi daha kovalayan. Ebu cahil de akrabasından alır. Eduh Süfyanlar, füzeler, şeydeler, delik yer neler?
Aynı kavimden Kureyş kabilesinden onlar. Allah onlara nasip etmeyeni bize incecesine sonra Resulullah'ı nasip etsin, kurban olalım diye aynı ona yaptıkları gibi Resulullah, bazı akrabalarını yapıyor şimdi de ne bileyim ağzından düşmanlığın varisi embiya olurmuş vakitlerle. Sevmeyenlere kendi akraba sorulursa. Allah'ım, daima ne verir? Allah bizi onların ellerinden muhafaza salih, salihlara karşı. Rufugat eden kimse salih olur. Yeni gelen soruyorlar, peygamberlerle soruyorlar. Şu adamı ne hak ediyorsun Ya Rasulallah? Sen onun kendi durumunu bilmem. Arkadaş kendimi bana haber verin böyle görüşüyorsan. Falan lan, filan. O iyi kimse öyle hesap diyor. Karar veriyorum diyor ki. Lan adam nasıl yarasını bilemiyorum diyor. Allah gözüm sen ne bileyim. Böyle görüşüyorsan. Ne olmaz? Fena fena, kendi fenaymış diyor ama nasıl oluyor ya? Niye öyle sevsin fena gibi. Onlara karışmış diyor.
Onlar da ne olur. İyi ki de ayaklarında, hadi bismillah yani kimsenin halini bilmen için kendinden sorma. Der ki arkadaşlarından sor. Zira herkes kendi arkadaşına uyar, bunun sakatını arar. Yani aynı arkadaşı gibi olur. Bizi eriştiklerimizle Allah beraber etsin inşallah. Bize olan sana daha evvel var. Allah kalıcı sor. Allah bizi iyilerinden ayırmasın, sevdiklerinden ayırmasın. Bağlayışın her zaman şeyine alıyor. O elbiselerine bağlayın. Salih Miraçtan ü teştip ölü yillardı. Miraçtan ü teştipinde teştipinde arş-ı Azam'ın pustunda bu kitabımız dayanıyor. Tahtımda iki katı yaz yavaşken yine de birinci satırla öyle yazılmış levha. Günahkar, fare, nişini toz sıçayım. Tövbe Ölüm nokak bulun böyle hayailer de diyor, şimdi haya muamelesi duruyorum ama yeri seçebilir miyim? Peki sessizce olsam toplumki hanımtırınacak. İki ay bir önünde veliler var, ondan kırılacaklar. Arif'in sesini sen önden.
Ben de Arif Tanısıyım, onu affettim. O şu olduğum hutbada bir şey daha var size müjde için unutmayacağım. Tüm dışında aklıma geldi. Ben uzun şey ya ortaya ben saçak konuşayım. Bakılır bir kulundan razı oldu mu, razıiyeti mi, olur mu Allah'a? Buna günaha zarar etmez. Bu daha sevdiği bir saat değil kulunu sevdiyse zarar vermez ona zenbi. Günah o kimseye zarar vermez. Ne diyor? Tarihte sahibine olmaz mı? Allah'ın razı olduğu bir kul kuyuya gelince Allah razı olmuş cehenneme gönderemiyor çünkü sevinçlerin arasında hak sahibi var, kendi senin. Hak sahibi, çolalığını hep elinden alıyor. Cennet-i Teala'dan bir mahal gösteriyor mahşer yerinde o hak sahibi olana. Ya Rabbi burayı kimin mi kalmaz? Bir de dinden hüvilerine eyyeniz vermiş bayılacak adam. Bir buraya kimin Ya Rabbi? Şu kulumda senin alacağın hakkın varmış da ona helal edersen orayı sana versin. Yuh içeride halam.
O kadar büyüğünü halamlaştıracak da diyor, gaziyet ya. Gazi oldun mu diyor Allah, dinimizi Allah sarf edecek. Bitti mi buraya? Ben çok hoşlanırdım. Bu hatırıma geldi. İki, bir satır. Top namazıymış, abdestliymiş, maneviliymiş, tatlıymış. Anıl elini ara secde sokamış. Konuştuğu adamlar aşıklamış. Daha geçmiş olsun. Saat sınıf kovamış daha. Benim için niye gittin? Kuş tutun yarabbim. Cehennemler, cehennem arasında kalkan olacak. Cehennemi görmeden gireceksin. Bana faydası bu. Bana ne faydası var o için? Bana faydalı. Benim için değil. Ceketmedim yarabbim. O da her yerim. Üstüme kız kalacak. Meşbir muzaffer boyu gelince, balığın bir gölge, seninliğin içinde geçip yine yatsın. Senin onun kartına bunlar. Senin için eğittin Ya Musa. Senin için hacca ettin Ya Rabbi. Elini davet ettin Resulullah'ın. Bu senin vücuduna, bedenine bu zühret olacağına.
Yani o da bu zühretli şekilde hareket edeceksin hatta. Senin için namel etsin. Dikkat et mi ya? Ben Allah Allah, bu sana nur olacak. Bak sözlüsünün üstünde öküz çekilmiş gibi, şakır dökülmüş gibi böyle kelepçe geleceksin. O senin için, benim için mi? Bilemedim ya Rabbi. Bilemedim sen beni o yola delalet et de aha bildirdim de kullarım gibisin öyle analistim. Hem ben de biriyim ve hem konuşuyor seninle Yarabbim. Elvari teni veliyyen, el hade el teliadimdir. Benim için bir Allah dostunu sövdün mü? Benim için bir Allah dostunu sevdin mü? Benim için de bir Allah düşmanına buğz ettin mi? Allah için Allah'ın sevdiğini senin ne tarz? Allah için Allah'ın sevmediğini sevmemek farz. Benim için amel boş yer. Beni razı edeceksanız. Ya doğru söylem yani.
Böyle diyorum şimdi sözü yani hakkı senin pek hoşlanmadığın diyor düşmanına camiden çıkınca bir dostum, kendi dostum kulağına pısır pısır, gülüşüyorlar. Ondan sonra geliyorlar, ben istersen dedi, benim düşmanım olduğunu biliyordum. Ona ona bütün gelir. Ne dedin insan Allah'tan kork. Gelmedi bir daha ya. Sen ne kadar üzüldüm Allah diyor ancak. Ama camiden çıkınca senin ben sevdiğini için, essenle görüşmeye sokamıyorlar da kucaklaşıyorlar, öpüşiyorlar seviş. Eğer rahat olsun ya şu adam benim dursun. Benim gibi de o kucaklarım. Ne diyor kucaklarım? Benim, benim sev diyor. Rahat ol da nasıl seviyorsun sen? Vurdun yani biri de ya. Allahu Teala hazretleri varsa amelinize niye ihtiyacı var? Üçünü Allah için severim. Emevini Allah için söylüyorum.