Allah'ın Kulu Olma Sanatı ve Zikir Yolculuğu kaydında Ben o iki günahın yerine yanayım da sen o işin cennete git diyor. Harika Zülcelal'ımız ne yapıyorsun kulumuz diyecek diyor, ne yapıyorsun? Sen bu kadar fedakarlık ediyorsun, onun düz günahını da alıp cehenneme gitmek istiyorsun da ben sakın olan Allah ikinizi de akdettikten sonra kimi karışır benim kudretime? Ikinizi de affediyorum,…
Ben o iki günahın yerine yanayım da sen o işin cennete git diyor. Harika Zülcelal'ımız ne yapıyorsun kulumuz diyecek diyor, ne yapıyorsun? Sen bu kadar fedakarlık ediyorsun, onun düz günahını da alıp cehenneme gitmek istiyorsun da ben sakın olan Allah ikinizi de akdettikten sonra kimi karışır benim kudretime? Ikinizi de affediyorum, kardeşini elinden tuttu, haydi cennete girdi diyecek, elhamdülillah. Bunun için Allah rızası için bu hafta dair söz çok, her bir yerinde bir mü Laz verdim bunun ya, acele ediyorum da onun için böyle geçiyorum, teybe de alıyorlar herhalde, onun için devam edelim inşallah. Dördüncüsü, beşincisi, Cenabı Hakkı, Halık-ı Zülcelal'ı Allah'ımızı, masivadan dünya muhabbetinden hali her şeyi gönlünden çıkarmış tek Allah'ı zikrediyor.
Zikrederken öyle gözleri ağlıyor, yahut insanlardan hali elinin bucağına çekilmiş, sahana kalkmış, Allah'a boyun bükmüş, bükmüş Allah'a boyun. Allah, Allah, Allah, Allah derken gözünden sim sim, yaş gelen, yaş gelen kimsede Alşi Anzanın gölgesinde buyuruyor Peygamberimiz. Masivadan hali, insanlardan hali, yalnız yerlerde zikir çok efdal. Biiznillahi teala. Allah Kabulü'l-Arabî eylesin inşallah. Zikredenlerimizi arada çok etsin inşallah. Allah korusun. Burada devam edemeyeceğim. Geçenlerde çok konuşmuştum çünkü, zikrinullah şifaun kulub. Kalden Allah'ı zikir, kibir gibi, riya gibi, süma gibi, hıkıt gibi kötü ahlakları mahveder elhamdülillah. Kalbi zikreden, içinden zikreden, sükunatla zikreden kimse, zikreden kimse arşı gözlerinden de yaş geliyorsa onlarda arşı azamın gölgesinde buyuruyor. Sultanı Enbiya Efendimiz, devam ediyoruz.
Haseb neseb sahibesi olan gazın, ehl-i şer'i icrasına delalet ettiğinde, Cenabı Hak'tan korkarım diye muvafakat etmeyen kimsede arşi alzamın gölgesinde. Anlayamadım. Zengin, güzel, zengin, özel, namusuna seni damat gidiyor. Allah'ın korkusundan ona yakın olma diyorsan, sende arşı azamı gölgesinde görceksin. Yerin ile zıngır zıngır, geceleri sokak, sokak dolaşır, yerin namusuna hakaret edersen, buyuruyor Allah. Zinaya kabul olman, ikisi, zina edenin ikisi çöplük olarak Allah'ın huzuruna varacak. Onların kokusundan bütün millet feryat edecek. Ya Rabbi, şunları cihazlama at diyecek. Ona yaklaştığın zaman iman varsa, uçburlarla ellerini derdini imanları içinden çıldıracak. Biz çıkalım, körce gibi başımızdan duralım da imansız ıraktan zinağıydı. Tövbe eder, istiğfar eder, al var, ne zahmet ederse iman geriye kal bile döner.
Rakı içerkene, elini şişelem tuttuğu zaman, hadaktan tuttuğu zaman, onu Allah naklediyor. İçme, yine içerse, içi böyle diyor. Veran içeceksin diyor iman. Gel çıkın da imanın üzerine uyansın, sevabı bırak da diyor. İman gölge gibi kalıyor. Hadis-i şerif bu hakka dair pek çok okuma mevsimimiz yok. Ne yapalım? Demek, haset nesap sahibesin bir kavim. Ehli şemi fena feyleseli çınırsa, ben Allah'tan korkun ki, onun rızasını görme getirmeyip onu yetinen kimse de Arş-ı Azam'ın gölgesinde. Bir talebe her gün bir gazının kapısının önünden geçerdi. Üç ay göz gitti kitaplarda lazımı. Şu talebayı bir eldile, bir gaz edinedi. Bir caz kadını tuttu, yatsı namazından yahut da sabah namazından hangi namazı hakkında kalmamış, giderken yahut da okumaya girerken bir ihtiyar kadın, bayan lazım o yana Allah yardım etsin diye bir talaş gösterdi o kapıdan. Ne anlama, onu kaçırdım yavuşunu, susmuyor dedi.
Allah'ın Kulu Olma Sanatı ve Zikir Yolculuğu ne anlatıyor?
Allah'ın Kulu Olma Sanatı ve Zikir Yolculuğu kaydında Ben o iki günahın yerine yanayım da sen o işin cennete git diyor. Harika Zülcelal'ımız ne yapıyorsun kulumuz diyecek diyor, ne yapıyorsun? Sen bu kadar fedakarlık ediyorsun, onun düz günahını da alıp cehenneme gitmek istiyorsun da ben sakın olan Allah ikinizi de akdettikten sonra kimi karışır benim kudretime? Ikinizi de affediyorum,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İçeriye olan kitap koltuğunda, gidince talebe, o kocakarı kapıyı çekti ve kilitledi, içerideki kadın ayaklarına sarıldı. Dakika kutlama isteyene üç aydır aşığımım senin dedi. Üç aydır seni takip ederim, o kadın gitti geldi, gitti. Artık sen benimle olacaksın. Şu hortumla kırk Kuran'ın kevsirin olurum. Ve la takra biz zina buyuruyor Allah. Sana yakın olamam. Olamaz. Dedi ki, yakın olamama, şimdi damın merdiveni var içinden üstüne çıkan, saçlarımı o yanlığımı yırtar, bir delikanlığımın üstüne girdi, yetişin der, dergiri dergiri seni öldürürümdir, öldürttürürüm. Başa öldürttürürüm, namusunu hakim ay inerim, benim iştahımı göreceksin. Gel etme anacığım yapma, ölüp günah dedim. Günahı kabairdim, adam ölmüşmüş gibi büyük günah. Ben ne yapayım dedim. Tek çarem yok, vallahi seni rezil ederim. İçeriye gittiler, ırbık ver de dışarıya gideyim bir afedersin, dışarıya gideyim.
Orada kapının bir nacısı verdi, sağında, bura yüz numara buyur dedi. Bura tavaf. İçeriye girdi, içinden Allah'a yalvarıyor. Ha canımı al da kurban olduğum Allah, bazı zinayı gösteremedim. Ha canımı al ver burada, ne var da bazı zinayı gösteremedim. Cam ifade yetmezse, cam alınmaz ki. Orada dinlenirken melekler tarafından kalbine Allah ilam ediyor. Oradaki pislikleri üstüne sür de senden diçsinsin kovsun diyor. Yok kalbine. Oradaki pislikleri üstüne sürmeye başlıyor, o pislikle dışarıya çıkıverince pis koyunca adım diyor ki çık çık çık çık çık dışarı çıkıyor, bu ışığını pis ettin içinde illa bütünla elhamdülillah diyor suya atılıyor da yıkan veriyor bu zatla rahat etti. Şimdi kabri yanından geçerken, diyor, kitaplar, miski amblem gibi kokuyor.
Çünkü kötü kokunda, kendin kurtardı, yiğit kopuyor Allah devrin padişahı Zübeyde gibi bir hanımı olduğu halde Zübeyde, ta Bağdat'tan Mekke Medine'ye su götüren kadın, kırk günlük yere hayır götüren kadın, bin euroya, bin madenin buraya bir Yunan yazdırmış, böyle hayır hasenat sahibi aç verince, Arapça ve İlluminati için sevdiğini Allah yolunda vermedikçe bir nevi ihsana, cenneti alaya nail olamadığı çıkınca, elindeki Kuran'dan sevgili bir şeyi olmadığı için bir evsizi, bir fukaraya çığırmış, al şu Kuran senin olsun da, sat da parasıyla geçirin. Bu kadar sakın olan bir kadın. Harun Reşit'in ailesi, cennetlik minik, cehennemlik minik bilemiyoruz derken Harun-i Reşit demiş ki cennetlik değilsem seni üçten dört yüze kadar katlık ediyorum demiş. Ben cennetliyim. Erkeğe gelmiş böyle demiş, cinlerine taşlarım düşmüş. Ya Rabbi ne diyeyim? Aileleri boş oldu.
Hocaları toplamışlar, barışmışlar, barışmışlar, barışmışlar, efendim hiç olmaz üçten dokuz demişsin, zevci Ahar ister. Bir baş üç ay on gün duracak çocuğu ne olsa baktığında bir herife girmeyecek, o da bir gün kalacak, ondan sonra o boşayacak, üç ay on gün çocuk yoksa şiddet beklenecek, altı ay yeğeni sonra aileniz sizin olacak. Ula Madrid etmiş, imkan bulamıyor. Zamanın en kıymetli alimi İmamı Şafii Hazretleri, genç yaşında, genç yaşında, zin de delikanlı, alim ve kalsın ben kolayını bulayım demiş. Bıkılmış padişah tahtında oturuyor. Ulama oturuyor. İmamı Şafii girince herkes ayağa kalkmışlar mı? Genç, peygamber sülalesi. Zamanın kutlu attabı. Allah şefaatine nail et ya Rabbi. İlk suanı şu, padişahın, sen bize bir muhdestisin, biz sana bir muhtacık. Padişahlık emrinde siz bana muhteşsiniz, ben sizin efendimizim. Ölüm hususatımda ben size muhtacım, siz benim efendimiz.
Öyleyse Tahtarak Şahin, o yer benim için mi diyor. Tahtarak Şahin ve şuraya diz çök diyor. Padişah iniyor, oraya diz çöküyor. Efendim, İmamı Şafii Efendimiz oturuyor, Allah'ına peygamberine yemin ediyorum. Hiçbir günaha rast geldim de Allah korkusundan terk ettiğin var mı? Diyor ki padişah, utanıyorum diyemiyorum, diyeceksin dinde utanmak yok. Zübre özel gibi bir hamin ailem olduğu halde, elim bir uzvuna muhabbetim düştü. Aradım hallette vurdum, kadında kek oldu. Yatağı hazırlamış yanma vardım. Uç buruma el vurduğum zaman, içimden Allah'ın korkusu yetindi, vücudun titremeye başladı, Allah korkusundan o günahı terk ettim geldim. Ailen boş değil, sen de cennetliksin dedi. Bütün hoca ayağa kalktı, ne ile fetva veriyorum. Ne ile fetva veriyorum. Ya İmamı Şafii. Ayeti ile fetva veriyorum.
Allah'ın huzurunda suçlu durmadan, yüzünü kara etmeden, korkarak bir günaha rast gelir de Allah korkusundan o günahı terk ederse onun makamı cennettir buyuruyor Allah dedi. Kardeşim gördünüz mü? Yani gördünüz mü? Allah'ımız günahlardan kaçanlardan etsin inşallah. Çok mu sitem ediyorum, yemiyorum bugün, açıl bir daha aşkla. Sahaabımız gelmiş, bitecikte fıtratımız kalmış, ona da devam edeyim. Sağ erinin diyor Peygamberimiz, sağ erinin verdiği sadakayı sol eli dinleyecek kadar gizli sadaka verirse, gizli sadaka verirse bu da Arşı Azam'ın gölgesinde. Zekat açıktan verilir, öteki de yersin ve sevaba nail olsun diyor, borcumdur çünkü. Borçtan riya gelmez. Sadaka diyorum der, onlardan artık, zekatinden, fitirenden artık sadaka vereceksen, gizli verirsen daha çok kabul. Gizli verenden birine haber vereyim.
Medine-i Tahir'e de, iki cihan güneşin bizim kahrinde, Allah gidenlere tekrar, gitmeyenlere angarıyı bir zaman nasip etsin. Orada akşam namazına gelirken duvarı tuta tuta bir muhacir geliyor. Birisi vardı dedi ki kardeşim niye duvarları tutuyorsun, başın mı dönüyor, hasta mısın, felç misin ne oldum. Başım dönüyor biraz, Allah aşkına doğru söyle, aç mısın yoksa, aç susuz musun yoksa? Üç günüdür ekmek yemiyorum, camiden de kalamam diyor. Camiden duvardan buta buta olsun, namazımı kılayım geleyim dedim, üç gündür acındır. Dedim. Dur öyleyse ben seni damat gidiyorum, aileme dilim geleyim dedim. Kopuştu ailesine, hanım dedi, Allah rızası için bugün bir misafir getiriyorum. Yiyeceğiniz var mı? Sen yersen bana kalmayacak kadar, ben yesem sana kalmayacak kadar, bir de çocuğumuz var, bir kişi doyacak kadar yemağımız var dedi.
Öylerse dedi, çocuğu unut, sen de yeme, ben de yemeyeyim, ben de yemeyeyim, o Allah'ın aç kulunu bugün boylarız, doyarım. Peki dedi, yalnız akşam geldik mi ilikmen yanıyor o zaman, ilikmenin fitilünü yağın içine düşür de çırayı soyundür. Karanlık da olsun da benim yerimi zannetsin, ben ağzımı kıfradım da, seni de dok zannetsin, kemal-ı afiyetle, İzmir'ün şu an karnını doyurdalım kadın dedi. Peki kocacığım efendim dedi ve yemeği hazırladı, akşam da geldiler elinden tutmuş, kafası sen gül diyor açlıktan. Allah açlıkla, düşmanla terbiye etme ya Rabbi. Sana ve köylü kardeşlerimiz da bu bunlar herhalde, bir fakir kimse Sufran ve beraber bu Ramazan gününde devir de bilirsen, senin orucundan başka onun orucunun da sevabı tüm senin olur, o konuda hiç eksik olmaz diyor Peygamberimiz.
Aynı o kulu yerinde durur, bir oruç daha tutmuş gibi, üç yedirirsen dört oruç tutmuş gibi bir de seninle beraber böyle sevaptır. Yani ezan okundu bitiriyorum ve topluyorum. Getirdim diyor. Yemeğin başına oturduk bir kişi doyacak kadar var. İkimiz de yiyeceğiz kadın kadın kirayı onarmaya, ışığı onarmaya başladı ve içine fitili düşürdü ve soyundürdü. Ben öfkelendim kadına bilmesin diye. Yahu niye kirayı söndürdüm? Kocacığım işte şöyle oldu, böyle oldu, Allah olsun. Ya bilmesin diye bu kadar gizliyorlar. Dedi ki Allah aşkına hemşehrilerimize dokunmayın, böyle karanlıkta yiyelim dedi. Peki kardeşim sen hayır olmaz diye ettim dedi. Kendi eline Yavuz sahibi elini değer bir terkip lokma da kalmadı, ağzına alır gibi eder, maçır maçır, çiğner bir lokma yutmadı, o fakir adam karnını kemale afiyetle doyurdu.
Sabah namazına vardılar, Sultan Enbiya, Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazını kıldırdı, namazını kıldırdı. Bazı günü aşka geldim mi bütün namazda, sabah namazının bir hilkatında tüm yahsini okurdu, ikincide tüm Errahmani Surasını okurdu. Bazı zaman harp zamanı sıkıntılı zamanda, nasile de güldürdığı oldu. Onun için bazı imam için de, bazı imam için de dua etti, bana dua et ya Resulallah deyince Allah seni cemaati tenfini cemaat eden imamdan etmesin. Cemaati kaçıran imamdan etmesin seni dedi. Biraz hafif, Latin tabiri-i erkanı da her riayet vererek kılınırsa biiznillah daha aptal olur. Sabah namazını Sultan-ı Enbiya Efendimiz kıldırdılar ve güvenini döndüler, vaaz nasihat verdi bazı bülleri, vaaz vermedi sükut etti, bildiler ki Cibril-i Emin geldi. Herkes bakıyor Peygamberimize, av döner mor döner, yanaklarından ter gelir.
Peygamberimizin bilinler ki Cibril-i Emin geldi, gözünü açtı ne var ya Resulallah. Bir haber mi var? Filan muhacir kardeşımızdan ve ailesinden Allah razı oldu diyeceğin selam gönderiyor diyor. O kaki kalk ayağa diyor kalkıyor, Allah'ım senden ve aynenden razı oldu, ne amel ettin. Hayır ya Rasulallah ben bilmiyorum ne amel ettiğimi, sizin gibi namaz kılıyorum, sizin gibi oruç tutuyorum, sizin gibi tesbihimi çekiyorum, Allah'a ibadet ediyorum dedi. Tesbih deyince şunu söyleyeyim, yani bitti ya sizin vicdanınızdan bu iki dakika istiyorum. Birisi cemaatten sabah ona takmıyordu ayağa, tespih çekmeden gelişin, niye tespihi çekmiyorsun münafık alamatı işliyor. Ya sahabem dedi Peygamberimiz, nevi münafık alamatı mı olur tespih çekmeyince, cami kimi sıkar da tehhamsuz olursa, işine yiyorsa o münafık şubelerinden biri vardı ondan diyor, cami daha getirmiyor onu.
Kim canla, caminin suda rahat ettiği gibi rahat ederse mümindir ve mümin kafirdir o. Cami insanı seçer daima, neye kaçıyorum dedi. Hayır ya Resulallah, özrümü haber vereyim dedi. Bizim dedi havlunun içerisine bir Yahudi'nin hurması, elilmiş dedi hurma dökülüyor. Namazdan geçen geç gitti bile, çocuklar akmış, haram hurmayı ağzına almış, vallahi bu şoktum çıkardım hurmayı dışarıya attım ve onlardan tarafa attım. Onlar kalkmadan yetişeceğim de havnıma dökülen haram hurmaları Yahudiler tarafa atacağım da onun için tespih çekmeden kalktım, öyleyse mazursun dedi. Kalkabilirsin. Lakin vicdanınızı malzeme ettin sen dedi. Ne diyor? İkiniz de o hurmayı satın alıp da bu zatta vuramıyorsan cennetlere fıkık olsun dedi Peygamberimiz. Yazlık yavruların hurması yolmuş Yahudi'ye vardılar, para verdiler, vermiyor. Çalıştılar vermiyor, Sıdddıy-ı Azam Efendimiz bir büyük bahçesini o Yahudi'ye verdi.
Dedi ki bu hurmayı bu fakire ver, bir bahçayla o hurmayı satın aldı. Dedi, benden tarafa satın diyor kırılır hurmayı yerim dedi. Yarısını o Müslüman yer, yarısını ben yerim. Bahçayla kimden alırım, aldattım sıdtığı dedi. Bir dahaki hurma ağacı mucize olarak dönerek o adamın havuzunun üstüne böyle sarktı. Yahudi koşarak gitti, ya Resulallah ben yine ezeceğim. Ne dedi? Benim hurma olduğum gibi kıvrıldı, o Müslümanın kapısını gösterin Allah'ın dedi. Kelimesiyle cümlemize Rüsnu Hatimeler tevfik et, Sıddık'un bahçesinde istemiyorum. Ben bilmiyorum o Müslüman'a o hurma ağacını diyor. Onun için kardeşim Allah rızası için canda sıkılma, hüzünlü. Tespih çekmeyeceğim diye insanın çılgına bak. Otobos kaçıyor müstesna, misafirsin müstesna, ihtiyasın müstesna, muhteşem acele bir işin var müstesna. Lakin çıkıp da şurada dinleneceğine tesbihini çek de sevaba nail verelim inşallah.
Ne oldu, ne amel ettin ey muhacirim diyor. Bilemiyorum ya Resulallah, Allah'ımız dememe emrediyor bütün sahabeler de biz de böyle amel edelim de rızasını kazanalım diyor, söyleyeceksin dedi. Bir muhacir götürdüm evime, o şekilde yemek yedirttim, bilmem bundan mı? İşte Peygamberimiz tamam bundan. Hadiste tamam oldu, sözimiz de tamam oldu, sizin kafalarınızla belki rahatsız ettik. İnşallah yarın daha güzel mevzulara giriyorum ve kadınlar için yarın cemaatdır. Bugün bir Hadis-i Şerif'le gelmiştim, onlarla konuşacaktım, vakit bulamadım, özür dilerim, inşallah cemiyet ötesi gün yine yuhar-ı vir onlara, onların hakkında bir izzet konuşacağım inşallah. Amin. Amin. Elhamdülillah, ehli İslam olduğumuza elhamdülillah. Camiye cemaate geldiğimize elhamdülillah. İslam Suldünden geldiğimize binlerce şükür elhamdülillah. Amin. İmanımızı şeytana verme Ya Rabbi.
Havuçlarımızı açtık semaya, boyunlarımızı büktük Ula'ya. Secde edelim Molganı mamur-u abadan et Ya Rabbi. Hiç anar mısınız ölenleri, iratında olanları çekini çekini can verenleri. Sararmış solmuş bül gibi yüzleri, söylemez olmuş bülbül gibi dilleri, kabir azabinden ağlayanların kabir azaplerini defire et Ya Rabbi. Değrini gördüğümüz müminleri, Ashab-ı Hayrat'tan olanları, hususa bizleri duadan unutmayın diyenleri, bak hele husus şu mecliste amin diyen din sahiplerini nar-i cahilinde yapmaya Ya Rabbi. Boynumuzu bükme Ya Rabbi. Cehenneme yüzümüz üstün çekme Ya Rabbi. Sahada açılan güller hormeti. Aşkınla harlayan şeyler havlayan seller hürmetine, Hazreti Vesile-i uzmamız olan Hazreti Muhammed
Kaynak: Genel
Allah'ın Kulu Olma Sanatı ve Zikir Yolculuğu | Mihmandar