Bir mağara çok rahmet yağınca yağmur çok hızlı yağdı, büyük bir kayak koptu yukarı dağdan. Ayet-i celile-i celilesinde de Allah bunun tepsiğinde de Allah'tan korktuğundan, kayaların anasından sıkıştırıyor. O kayaların göz yaşı diyor Allah. Kayalar dağda buramıyor, Allah'ın korkusundan ciddlediğinden yuvarlanıp geldiğini vermeyin. Ayeti celile bu işte. Kendim yemiyorum. Allah'ın korkusundan, başların arasından suyu fışkırttırıyorum da şu gözlerine bak. Baştan daha katı olmuş eğer. Yani taştan daha sert oldu bundan sonra. Kullarının gözleri sunda kaset vuruyor mu? Kalpleri siyahlaştı. Gözleri taştan katı oldu. Taşın arasından sıkıştırıyorlar. Etten gözyaşı dökemiyorum. Birazcık Allah korkusundan şu gözünden yat kesse cehennemden yerini sövdürürüm diyor Allah. Millet cahil cahil yanıkana, Cibril-i Emin sen mi? Evden yaş çıkmıyor kardeşim, etten. Biz ne kadar kalbimiz, kararın görüyorum.
Van'a gittim, Erdiş'e gittim, Adana'ya gittim, haizden para ala ala, neresini hadsiz ala ala, içi haramla dola dola baş olmuş gözler yahu. Ben bebeği nasıl tesir ettireyim? Neye bağırıyor derler mi? Bir kaç kehbabından başla yüzüme bakanım yok. Yine şu cemaat var ya birbirimizi sevenler, bunlarız biz, geri yandan 7 yok. Tükenmesin kız yarabbim, bir şeye başlar Başka yere gitme hocam. O geldi taş boşa boşa mağaranın ağzını harp alan kapattı. İçinde üç kişi kaldılar, ağlamaya başladılar. Üç gün kaldılar aç bir el aç dışarıdan yüz kişi, bin kişi gelse başı kaldıracak gibi de. O böyle dinamitle yok, külüm duyamazlar, geldiler içinde. İşte sağ olduk ya ancak bir günde öğrendilerimiz çık açlıktan, birbirimizin gözüne bakmaya başladım. Bakmayla olmaz, diyelim Allah'a dua edelim dedi. Allah'a dua edelim, duamız inşallah kabul olur. Geçen haber verdiğim yarım vardı.
İkisini dedim de duayı yemedim dedi. Bak buraya lazımmış. Malınızı zil çekinmiş Sahaya Hanım. Allah böyle buyuruyor, bir afat gelmesin o memlekete. Hep zekatlerin. Verin. Mevsümün mevsiminde rahmet lazım. Amma afat yağı bahçaları çalınırla doldum farklı. Zekat vermediğimizden böyle oluyor. Sadaka ile de hastalarınıza şifayı sadakadan arayın. Dua ile de belayı reddeder redde'yı sadakadan arayın. Ve aykulil-i belayı dua ile dua ile belayı reddeder gelmesin. Kardeşim birer dua edelim de Allah belki şu taşı kaldırır başımızdan dedi. Büyük kardeş sen bir dua et, hemen ayağını bir yap, ha bir dua et ne var? Benim Allah'a dedim yüzüm yok diyor ağlıyor, saldırır, bir şeydirir, ilki anamın, bevamı doyurur, ondan sonra çocuklarımı doyururdum. Böyle anama babamı görmekliydim. Bir gün hiç gelmişsin ortalık kalan günüm yok.
Kulağınız, yardım edin yats olmuştum, yatsıyı yıkıldım, hemen sütü bir çektirdim, koltuğumu ekmeğe aldım, el nasıl kaldım, konuştum ki anam babam size kalmış uyandırmazsam, uyur da at uyumaz derler. Uyuyamazsa, uyanırsa çocuk, bizim yemeğimizi getirmemiş diye, kırılırlarsa ben ne yapayım Ya Rabbi diye, sabaha kadar korktuğumda ekmek, elinde kasp dertleri şatayla uyandılar. O ne oğlum dedik. Yavrum niye böyle? Geçtikerdim ben yasiye yetiştim ancak bilemedim halamları. Bişiktirdim akşamdan beri başımızda geliyor yatsıdan beri. Anam babam bana kırılmasın da şu suda, şu ekmeğe yedirdiğimde ondan sonra çocuklarım maç içinde ağlıyor ya ağlasın onlar zararı yok yalnız anam babam ağlamasın dedim. Babam ekmeğinizi yiyin, amca oğlum Allah senden razı olsun dediler. Ya Rabbi hiçbir amelim yok ya, anamı babamı razı ettim, benden razıysam su taşı geriye çek deyince, baş bir geçe giderdi.