Değil de, Rabbimizin arzusunu tercih ediyor. Bu sevgileriyle, daha sonra yapacağımız amelde de her türlü tavrımızda, bir başkasının arazisine de girmek isterim, gemine de girmek isterim o zaman etmektir. Ondan sonra Tevbe Suresine geçtiğimiz zaman Çoluktur, çocuktur, aşiretidir, kabilesidir, anası, babası, hoşuna giden evleri, ticaret malları hep bunlar. Bunlara ne gözle bakar? Allah'ımızın muhabbet gözüyle bakar. Cenabı Hak komutanımız hepsi bunu? Şu isyan ateşinin içerisinde küfür ateşinin içerisinde ruhunu her zaman muhafaza eder dinini muhafaza eder imanını muhafaza eder ahlakını korur başına söyleyelim aleyhissalatu vesselam efendimiz son zamanda buyuruyor imanı muhafaza etmek hor ateşi elde tutmak diyor Ateş elden tutunabilir mi? Tabii mümkün değil Zorluğu ifade ediliyor bu şiirlerde denir ya manası şairin kalbindedir. Sonra ateş bir kısmı buyuruyorlar ki görüyoruz.
Diyor suya baktı bunu lütfeden bize Rabbimizdır diyor insanlara bakmıyor yaratan O'dur diyor bu ve kendi nefsini de ikna etmek dostlarının yolunda ve izinde olmaktır. Yine Allah ile zahirde ise ceset olarak insanlar insanlarla oluyor ama o insanlarla olmak onu mevlamızdan hiçbir zaman alıkoyuyor. Bu artık bu meynesiadına eğilmiş. Bunu elde etmiş. Önemli hali yaşıyor ki hiçbir şey bunu bozmuyor. Peygamberimiz buyuruluyor da Kıldığımız namazı son namaz gibi kılın sadece bunu biz namaz olarak ele almayacağız. Her türlü davranışımızda olacak diyebilecek dememediniz. Aleyhissalatu vesselam kıldığınız namazı sanki son eda edeceğiniz namaz gibi düşünün buyuruyorlar. Yatsıdan sonra biraz oturulur, konuşulmaz, görüşüldü. Yatağa girmedi diyor. Halbuki yatak her şey hazır. Şöyle bir köşeye diz çöktü belki namazı geçebilirim demiş.
Belki namazı geçebilirim demiş geçmesin diye iki dizinin üzerine sabaha kadar bekledi. Bu Allah'ımıza bir ahtır muhabbettir. Onu tanımakla alakalıdır. Efendimiz bunun ölçüsünü çok güzel vermiş. İşte bunlar yazarlardı, hedeflerden birisiydi Efendimiz ASM. Allah'ı en çok tanıyan benim en çok anlatmak istediğim rabıtamızla temin edeceğiz. Rabıtaızı yaparken eğer kalpteki damlama başlamışsa, böyle bir sızı bunu bırakmayacağız. Allah'ımıza sonsuz hamdolsun ki merhamet sahibi, aleyhissalatu vesselam efendimiz buyuruyor, gönülden geçenler ama kasıt olmamak şartıyla yapma Ariflerden zatını dinledim şunu söylüyor kendisi fail bulunmuş bir müşili kamil bir kimseye demiş ki ben size intisap edeceğim sağlıklı, çok düzgün. Böyle hiçbir şey onu bozmuyor. Dağ gibidir zaten. Dağ, beynaların değil, mesilaların değil, Allah'ımızın muhabbetinden uzak gitmekten dolayı da çok üzüntüye düşerler.
Bu ilahi sevgi gönlümden girer mi? Ama şu korkarım ister bu aşk içinde olsun ister kulmasın ben onun kuluyum o benim Rabbizm celalimdir ben de ona itaat etmek mecburiyetindeyim değil bu bize demiş çünkü büyüklerimiz halime şahit oldu gönlüme gehribdi ne yapayım diyor Ben hiç diyor hareket edecek gibi değilim Allah'ım diyor kendini görüyor işte bunlar irfan dediğimiz olur bildiğini hissetmesidir O güzel diyalurunun kardeşimizin ifadesi tamam gibi hedef tayin edeceğimiz noktalardan birisidir. Hedef tayin edecek. O zaman ne yaparız Allah'ın izniyle yol almamız daha kolaylaşacaktır. Daha