Eğer mümin Rabbi Zülcelal'imizi tanıyacak olursa ona muhabbet eder. Veide ehabehu eğer ona muhabbet ederse akbela Ali ondan başka hiçbir şeye dönmez. Veide vecede hala ve telikbeal, ve ide vecede halametel ikbael ikbael aleyh. Ona dönüşün Rabbizi celalimize, tadını, sirkini. Eğer duyacak olursa dünyaya şöyle bir dönüp de bakmaz. Sadece ahirete kazanmamız için dinimizin ölçüleri içerisinde dünyada da yaşamayı yeğ eder. Ebu Bekun el-Vasıti rahmetullahi aleyh men arapallah ahabehul kim Rabbimizi tanırsa onu sever, memene habba ve taah onu sevince ona da itaat eder. Memene taah eğer ona itaat ederse her şeyden tamamen kesilir. Me menharumel maribe, eğer marifet-i ilahiden mahrum olursa haram mahale ve tetta ibadet ve taatin tadından, lezzetinden de beri olur, duyamaz ibadet ve taatin lezzetini alamaz.
Eğer bu ibadet ve taatin lezzetinden mahrum olursa, yalnız yerlerde Cenabı Hak ile dostluk, onun da zevkinden mahrum olur. Muhammedullahi Teala, Cenabı Hakk'a muhabbet i'emaripetuhu onu tanımaya bağlıdır ve devemu haşyetihi, onun azamet-i ilahiyesinin de gönlümüzden kaybolmaması ve devemu iştigal ile kalbi bih, kalbi de devamlı Cenabı hakk'ın aşkıyla, muhabbetiyle artık bu ifade edilecek bir husus değil, yaşanacak bir husus. O nimetle meşgul olur. Devam-ı intisabil galbibi zikrihi devamlı onu anar, onu zikreder. Razı olacağı ne ise o amelleri gözetler ve devamlı onunla bir ünsiyet içerisindedir. Ümsiyet dostluk. Alamatü maabbeti la abdilillahi cehilallah ve celilü anh Allah'a Celle Celalühü. Kulun muhabbetinin alameti nedir?
İttibau mergatiillah, onun rızasını gözetlemek, Cenabı hakk'ın razı olduğu amellere meyletmek ve temessüpü biz sünen-i resulü sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin sünneti Muhammediyesini takip eder, ona sımsıkı sarılır. Eyve degal abdü, hala ve tel iman, eğer kişi imanının tadını alacak olursa ve esratil cevheri ile tatille bütün azalarıyla Mevla-yı Zülcelal'e taate koşar. Kalbine de iman girer. Felavam en nasu fi muhabbetillahi Teala hasun ve amun Cenabıhakk'a muhabbet bir genelde ifade ediş tarzı vardır, bir de güzel. Pelavam, keşke buna erişebilsek, avamın muhabbeti nimetinin devamı ihsanının yediriyor, içiriyor. Neyi tarif edeceğiz burada, neyi söyleyeceğiz? Bakıyoruz bazen hastalar oluyor, oksijenle yaşıyor, Oksijen ne tüpü var, ne tükenmesi var, hiçbir nimetini ölçüp tartmak mümkün değil. Kat, iyi. Böyle ikramını gördükçe diyor, ona muhabbet içerisinde olur.
Feemmül hassa ama seçkin kimseler her şeyinde Cenabı hakk'ın tek olduğunu yaratmada, yaşatmada, rızık vermede, vesai bütün hususlarda onun tek olduğunu hikmetinde, ilminde, kudretinde onu görerek muhabbet içerisinde olan kimsedir. Muhabbetullahi Teala ala küsmeyin, Cenabı Hak'tan muhabbet iki şekilde tarif verilmiş. Feridun ve netun, farz. Bir de yapılması düzgün olan bir tağut, vel farz. Farz olan ilahi muhabbete gelince o Rabbi Zülcelal'imizin emrine imtisaldir. Ne emrediyorsa onu yerine getirmektir. Vel intihevenil maasi, isyandan kaçmaktır. Verroda bime yucattır takdir ettiği ne ise ona da razı olmak. Bunun yanında bir de En müvazi belen nevapil. Bu nef kelimesi artık manasına gelir. Farzın dışında ve'nin nafile olan, taatlere dikkat eder, Hac yapar mesela ömrü de yapar, zekat verir, sadaka da verir. İane yardımda da bulunur.
Diyelim oruç tutar onun yanında Eyyam-ı Biz, Arabi aylardan on üç, on dört, on beşinci gün de oruç tutar, pazartesi, perşembe günleri de oruç tutar, Hazreti Davud'un orucu ne güzel bir oruçtur, bir gün oruç tutar, bir gün iftar eder vesaire. Ve şüpheli olan ne varsa hepsinden de kaçar. Muhabbetullahi Teala, halfilazillahi az ve celle an erbat-i eksen, Allahü Zülcelal'e muhabbeti kul olarak dört sınıfa ayırdın, Muhabbetü hümliseveb. İşte sabah namazına gelirsen şu kadar mükafatı var, Allah yolunda cihad edersem şu kadar ecir var, şu kadar tesbihat okursam bunun da çok büyük mükafatı var. Böyle sevap için saatte bulunur. Velpis müsseni muhabbetüm li alaihihi ve niamay. İkinci bir kısım da Allah'ımızın nimetlerini görür, ihsanını görür. Bu kadar ikramda bulunan Cenabıhakk'a karşı hiç onun emri gözetilmez mi, yasakladığından kaçınılmaz mı diyerek acı yapar.
Velgüsmü salis, muhabbetuhüm, minel kemali vel cemal ve oldukça müstesna Cenabı hakk'ın azamet-i ilahiyesini, müşahede ve cemalinin özlemi içerisinde olan kimselerin yaptığı taattir. Vel-gısmar Rabbi, dördüncü olarak. Muhabbetihum li'zati lali'l-aliyye. Sırf onun zatı için Cenabı Hak yaşamaya muvaffak kılsın. Bunları elde etmek için başta Allah için kardeşliğimiz, bunun bir şartına dikkat edeceğiz. Birbirlerimize iki hususta yardımcı olacağız. Birisi iyilikte, ikinci olarak takvada. Essayimle ve ta avanenu alel biri ve takva iyilik ve takvada. Aman ha yanlış yapmayalım, alalım elimize üstadlarımızın eserlerini baş tacı edelim, okuyalım, gayret gösterelim.
Dinimizin emirlerini başta Ömer Nasuhi, Bilmen Hocamızın İlmihal kitabı vesaire müspet olmak şartı ile ehli sünnet vel cemaat görüşü üzere olan kitap ve sünneti hedefleyen, onu kendisine esas kabul eden kimselerin hazırlamış olduğu dini meselelerimizi, itikadi konuları, ibadete ait konuları, ahlaka ait mevzuları o kitaplardan talim ederiz ve sonra bilen yine itikadı düzgün, ameli düzgün, ahlakı düzgün kimselerden takip edeceğimiz eserlere bakarız. Ona göre kendimize bir yol seçmiş oluruz. Burada Sami Efendi Hazretleri, haddesallahu Sırra, Cenabı Hak'la muhabbet hususunda başta kardeşlik. Şunun gibi düşünelim, bazen böyle sular oluyor, su akıyor, birinci tekne, ikinci tekne, üçüncü. Biri dolmadıktan sonra ikincisi dolmuyor. Şimdi biz daha kendimizde bir fani olacağız, kendimizi bir tanıyacağız. Cenab-ı Hak bizi ne için yarattı? Biz bu aleme ne için geldik?
Biz burada gördüğümüz kadarıyla sanal alemde hem yavrularımızın hem Vesair insanlarımızın genel değil ama çoğunlukla hayatlarında ahiret çıkmıştır. Yok, bunu ne bileceğiz? Diyelim ki bir kardeşimiz esnaf yanına oturduk, oturduğumuz zaman bize ayetler okuyor, Hadis-i Şerifler okuyor, Ehlullah'tan çok güzel kelamları ediyor. O hayatını çok güzel tanzim etmiş. Kim olursa olsun o konuşmasından görüşmesinden belli olur. Onun için büyüklerimiz buyurmuşlar ki insanlarla münasebetinizi kesmeyin, Cenabı Hak yaratmış. Eşiniz var, dostunuz var, akrabanız var, gönlünü alacak kadar. İşte ben tamamen kendimi çektim, Rabbime verdim diyerek böyle bir harekete girmek de caiz değildir. Gönül görecek kadar buyuruyor. Sonra bize yol gösteren hakikat ehillerine riayetimiz Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam ve Cenabı Hakk'a muhabbet. Başta zaten kardeşliğe riayetimiz Cenabı Hakk'a muhabbetten ileri gelir.
Bunların hepsinde eğer tabir caiz olursa ipi Cenabı Hakk'a teslim etmedikçe ip demeyelim. Esası, esas Rabbimize teslim etmedikçe hiçbirisinde kıymet ve özellik diye bir şey kalmaz. Bunun için Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz şairle bid'in sözü haktır buyururlar. Allah'ın dışında her şey batıldır. Cenabı hakk'ın rızasının dışında her şey batıldır. O riyakiler içine kibir girer, ucub girer, benlik girer. Ne yaparsak Mevla rızasını gözeterek yapabilmek. Burada Sami Efendi Hazretleri, Haddisallahu Sırra Rabbi Zülcelal'imizin muhabbetine gidecek yolu üç şekilde tavsif buyurmuşlar, üç şekilde haber verilmiştir. Bir, müttakiler, takvayı şu şekilde tarih buyuruyor, örfü şeride insana ahirette zarar verecek şeylerden sakınmak demektir.
Bazen öyle diyor bizde, böyle bir cümle görüyoruz, bir cümle görüyoruz, emin olun beş saat de konuşsak, beş ayda konuşsak, beş sene de konuşsak, elli sene de konuşsak hepsini içerisine alıyor. Nasıl bir Allah'ın yüce velisiymiş, insana ahirette zarar verecek şeylerden sakınmak demektir. Sanki bunun üzerine konuşmak zahit gibi bir fazlalık gibi. Bunu da şöyle iki elimiz arasına başımıza alacak, derin derin düşüneceğiz. Ne güzel bir tarif. İnsana ahirette zarar verecek şeylerden sakınmak demektir. Üç mertebesi var deyince tam anlamıyla çalışalım izni ilahi ile ebedi azaptan sakınmaktır ki bu küfürden uzak bulunmakla olur. İkincisi işlemek veya terk etmek suretiyle günaha sebep olan her şeyden kaçınmak. Dinimizde bir günah haber verilirken o günaha giren bütün yollarda kapatılır. Mesela Cenabı Hak İsra suresinde, zinaya yakın olmayın. Mevla-yı Zülgelen zinaya girecek yolları tıkıyor.
Nikah düşen bir hanımla musafaha gibi, elleşmek, dilleşmek, konuşmak veya ilk bakış buyruluyor, bir yere denk geliyor, ilk anda gözüne takılıveriyor. Bu müstesna ikinci defa dönüp bakmak bunları Mevla-yı Zülcelal yasaklamıştır. Nerede geçiyor? Habibullah'ın ifadesi sallallahu teala aleyhi ve sellem, menyuti irrasule fakat etaallah kim Resulullah'a itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Üç. Sırrını Allah ile meşguliyetten alıkoyacak şeylerden sakınmak ve kalben Ondan başka bir şeyden kesilmezdir. Öyle bir kullasa yaptı ki siz diyor bu mübarek yolda takva yolunu seçerken bedenen yapmakla kalmayın, kalbinizle yapın, onunla da kalmayın, ruhunuzla da sırrınızla da yapın demek suretiyle gayretimizi, çabamızı, bunlara meyletmemizi bize özellikle ifade buyuruyor ilahi kelamlarla. Es-Rahim. Ya yuhellezine hemen yuttebuntebunhugati.
İşte burada kalbi olan da ruhi olan da, sırrı olan da her yönüyle verir. Bir, Allah'tan korkar kişi i'ttebullah, ikincisi mesatatün gücünüz yettikçe. Yapıyorum işte benden bu kadar kıymetli değil azimle, de son derece riayetle, üçüncüsü de okuduğumuz ayet-i celile, Rabbimizin lütfuyla, ey iman edenler Allah'tan nasıl korkmak lazım geliyorsa öylece korkun. Velhamdülillahi Rabbil alemin El-Fatiha.