Alemdarın kaleminden yansımalar. İmanın lezzeti. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem imanın tat ve lezzetini alacak olan üç kimseyi şöyle sıralıyor. Allah'ı ve resulünü her şeyden fazla 7, sevdiği kimseyi yalnızca Allah için 7, Allahutaala'nın lütfuyla iman nasip olduktan sonra yeniden küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi gören, Allah ve Resulünün sevgisi her şeyden fazla olmalı. Mevla-yı Zülcelal kitabı keriminde biz kullarına iman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise çok daha fazladır buyurmaktadır. Allah sevgisine ulaştıracak vesile ise şöyle bildiriliyor. Habibim, ya Muhammed, de ki, eğer Allah'ı seviyorsanız, o halde bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Bu sadece sözle olmaz tabi. Mevlana'mızın bir sözü var. Sakın kendini aşk sahasına aşığım diye atma. Zira bu meydana girenlerden şartlar isterler, şartlar. Dinin özü Allah Celle Celaluhu ta'zimdir.
Allah Celle Celaluhu ve Resulü sallallahu aleyhi ve sellemin sevgisini elde etmenin şartlarından birisi Allah'ı tazimdir. Din özü itibarıyla Allah'ı tazim mahlukata şefkattir. Mümin gece gündüz her an tazim üzere olmalıdır. Çünkü Mevla hiçbir zaman kullarından gafil değildir. O Celle Celalühü kullarını her zaman görüp gözetlemektedir. Şüphesiz ki Allah üzerinizde tam bir gazetecidir. Seni her şeyden çok seviyorum. Hazreti Ömer Radıyallahu Anh bir gün huzur-u risalet fenah'ta, ya Resulallah nefsim müstesna sizi her şeyden daha fazla seviyorum dedi. Bunun üzerine efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem olmadı ya Ömer ta ki beni canından da fazla sevmedikçe kamil mümin olamazsın, buyurdular. Hazreti Ömer bu sözünü söylerken dizi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek diziyle temas halindeydi. Fahri Kainat o anda teveccüh buyurdular.
Bu teveccüh sayesinde Hazreti Ömer dedi ki, seni canımdan da çok seviyorum ya Resulallah. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, şimdi imanda kemale erdin, imanın tat ve lezzetini aldın ya Ömer buyurdu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, bir kişiye, ben anasından, babasından, malından, canından, evladından, her şeyinden daha sevgili olmadığım müddetçe o kimse imanda kemale eremez buyuruyor. Bu hadis mucünce amel eden ashabı kiram, Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme anamdan, babamdan, canımdan seni daha fazla seviyorum, anam babam sana feda olsun Allah'ın resulü derlerdi. Manevi tatlar alamayan dünyevi hazlara ilgi duyar. Kişinin çocuğu bir sıkıntı geçirdiğinde bir musibet, bir kaza olduğunda dünya kişinin gözünden çıkar. Yeter ki aman yavrum kurtulsun der. Evladının kurtulması için bütün varlığını harcamayı göze alır.
Malını çok 7 insan, malı mülkü kaybolmasın diye var gücüyle çalışır. Bununla bağlantılı olarak mal sevgisi yeşildir ve katıdır buyuruyor efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Zünnun-u Mısri hazretleri, şu dünyanın tadı yoktur. Ancak Allah'ı anmadadır tat. Allah'ın yolunda olmakla resulünü takip etmektedir. Ahiretin de tadı yok. Ancak affı ilahiye mazhar olmaktadır. Cennetin de tadı yok. Cennetin tadı ancak Allah'ın cemaliyledir diyor. İnsanın mala mülke dünyevi hazlara ilgisinin olması ilgi duyulacak manevi tatları alamamasındandır. Eğer manevi tatlara erişilse, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin buyurduğu gibi bir oğlağın kulağa kadar bile kıymeti olmayan bu dünya hayatına değer verilmez. İmanda kemalin yegane şartı Allah ve resulünün bize en sevgili olmasıdır. Resulullah bütün vücuduyla dönerdi.