Aile Hayatında Hukuk Ve Ahlak Dersleri kaydında Efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz Salavatı Şerife'lerin, faza ile hakkında bir hadis-i şerif mahalli okuyacağız, salisen dua edeceğiz. Ala'a cennetine de böyle toplanmayı Rabbim nasip eyle, böyle cani-i Şerife dolduğumuz gibi, Fahri Kainat'ın Firdevs-i Ala'a cennetine de böyle toplanmayı Rabb'ı nasip Allah-u Teala'nın…
Aile Hayatında Hukuk Ve Ahlak Dersleri ne anlatıyor?
Aile Hayatında Hukuk Ve Ahlak Dersleri kaydında Efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz Salavatı Şerife'lerin, faza ile hakkında bir hadis-i şerif mahalli okuyacağız, salisen dua edeceğiz. Ala'a cennetine de böyle toplanmayı Rabbim nasip eyle, böyle cani-i Şerife dolduğumuz gibi, Fahri Kainat'ın Firdevs-i Ala'a cennetine de böyle toplanmayı Rabb'ı nasip Allah-u Teala'nın…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 19 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz Salavatı Şerife'lerin, faza ile hakkında bir hadis-i şerif mahalli okuyacağız, salisen dua edeceğiz. Ala'a cennetine de böyle toplanmayı Rabbim nasip eyle, böyle cani-i Şerife dolduğumuz gibi, Fahri Kainat'ın Firdevs-i Ala'a cennetine de böyle toplanmayı Rabb'ı nasip Allah-u Teala'nın Salavatı Şerife okuyan kimse Allah-u Teala'nın azabından ve azabından emin olarak, arşın gölgesi altında haşyolunur, rahmeti Hakk'a mazhar olur. Tekrar edeyim, Salavatı Şerife'ye devam eden kimselere, buyurun bir diyelim diyen kimselere, Allahü tealanın gazabından ve azabından emin olarak, Arş-ı Ala'nın gölgesinde haşrolunur, rahmeti Hakk'a Allah'ın rahmetine mazhar olur. Böyle deyip deyip bırakacağız, bir gün daha süratli gitmeyi istiyoruz. Allah'ımız Celle Celalü Hazretleri'nı dinliyoruz yine, ne buyuruyor, ne bir gönderiyor.
Sebebin özü, şöyle Allahu alem, kadının birine kocası, dört yerde devirebilir, affedersiniz yatağını isteyince hiç hastalığın iyi olmadığı halde, imtina edeni, namazını kılmayanı, hocasından izinsiz dışarıya gideni, hocasının izini olmadan bir erkeği eve almak, bir kadını eve almayı filan kadın gelsin diyor ya, başka kadının da razı değil kocası. Çünkü o fitne, belki can-ı kadını, razı olmadığı bir kadını gezdirirse onun için döverse caiz. Vurunca huzur Rasul'ullaha gitti, kadın şikayet etti dedi, Ya Muhammed, Hocam bana iki tokat vurdu, Peygamberimiz ayetleri aradı, battı, gördü, battı, gördü, kısas lazım geliyor, iki tokat da aile sana vuracak. Allah'ın kısas ayeti var buyurdu. Kadın hazırlandı tokadını hazırlandı, öteki de yüzünü teslim ediyor, Halid-ı Zülicella'nın huzuruna gitti, Cibril-i Emin'i gönderdi. Habibim dur, kadına kocasına tokat vurdurma, Şu Ayet-i celile nazil oldu.
Hepsini de okuyamayacağım. Manası, Erkekler, erkekler, kadınların üzerine hakimdir, amirdir. Bir kadın takıp da, hocasına tokat vuramaz Habibim. Hocası haksız yerini olunca vurabilir. Vur ayeti celile-i cemire, şimdi tatlı gidilmiyor da amma verdiğim edilir. Şimdi Kuran-ı Kerim, ve aile ailesinin reisidir ocağı. Bunun, yani şu memleketin belediye reisi, gayri makamı hakimi, sonuncusu, buranın hakimi olurlar ya, büyükleri olurlar ya, aynı evin büyüğü de ailesine karşı, ailenin reisi kocasıdır. O sebeple der ki Allah onlardan kimini, erkekleri kiminden kadınlardan üstün yaratmıştır. Erkeği kadından daha yukarı yaratmıştır. Böyle birçoğunu koyup geleceğim, yetmesah olsun, teypler alsın, hattı hukuku dinleyelim girelim inşallah. Buhari, Müslim rivayet ettiler, yalnız benim gözlüğüm uzak gözlüğü ötekiler de görmüyor, bu tek gözlüğüyle okuyamadım şeyi bile hadisi şerifinden okuyamadım.
Allah kusurumuzu affetsin, manasını iyi dinleyelim. Ebi Hüreyre'den radiyallahu anh efendimizden Resulullah şöyle buyurdu rivayet etmiştir. Benim yanımda şöyle dedi Resulullah. Allah şefaatine nail etti. Bir kimse karısını, ailesini yatağına davet edip de mazurat olmadığı halde hayizle der, nifasa da der, hasta da der. Gelmez iltina eder, kocası da ona dargın olarak gecelerse, dargın olarak küserek ailesine önünü yatar. Sabah oluncaya kadar melekler o kadına lanet ederler. Ne kadar melek varsa, sabaha kadar lanet olsun. O seni alana kadar ne çekti, nikah kıyıldı. Her ricalı korkmamın alennisa, o senin amirini de hiçbir şeyin yok ona imtina ettiğin için, meleklerin küllisi lanet olsun senin gibi karnına, lanet olsun, sen gibi sabaha kadar böyle imtizat ederler o karnına. Bir rivayette o kadın kocasını razı ve hoşnut gidinceye kadar, Allahu Teala bu kadına darkın ve pasatlı olur.
Kocasının gönlünü bulur kanaatınız olsun, hata ettim, azıcık da rahatsızlığın var da elin ayağın öpeyim, beni affet rica eder. Çünkü kocası razı oluncaya kadar cennete giremez kadın. Kadının cenneti alası, hocasının ayağının altında buyuruyor Peygamberimiz. Olur mu ya Resulullah, o kadının kocasının rızasının altında cennet, razı oldun mu cennette? Birçok şeyler geliyor burada misallar, eski diyeyim Sizi oraya layık da yani az söz söylemeyeceğim, onlara hep geçiyorum, misallarını biliyorum, ne olduğunu biliyorum, nasıl acayip çektiklerini biliyorum, bir kadını nezredip de kabile girdiğinde iki kadın görüyor, birisi öyle tozlarını silkiyor, birisi de gözlerine vuruyor, yüzlerine vuruyor, kanatıyor. Anam niye yediniz de cennete girdiniz de bu kadının gözlerine, yüzlerine, kafasını vuruyor da, kanadıyor mülkleriyle diri.
Ben hocam benden dedi ki Allah razı olsun, hakkım helal olsun dedi, her amedim de iyi yedi cennete girdim. Bu bacımın da her ameli yığ ama kocasıyla halalaşmamış mı yüzünden dedi. Çıktıktan sonra kocasına söyledi, kocası halalı itti o gece rüyasında, o azap çeken kadın dedi ki sen nezle etmesen, kabre girmesen, bizim halimizi görmesen, kocama hakkını helal ettirmesen, bu azabı kıyamete kadar çekeceğim. Hanım Allah senden razı olsun dedi. Onun için ve dışım mutlaka kadın kardeşlerim kocanıza boynunuzu bükeceksiniz, ayağını öpeceksiniz, hakkını helal ettireceksiniz. Ah hocam yüzüme bağırmasa, çığırmasa, o benim üzerime yerken olmasa ah. Ayağımı öptüğümde istemem, elimi öptüğümde istemem. Bir gülen kadının en hayırlısı kocası kabına girdin mi, gülümseyerek karşılanmayan kadın diyor, cennet hakimi bu. Ceyhesinde düşen Sinan Kırkarı diyor. Allah şerinden muamız etsin diyor.
Sen hocam uzatma, kolay kolay konuş. Bu kadın kocasının razı ve hoşnut edinceye kadar Allahü Teala o katına dargın olur, gazap eder. İkinci hadisi şerif, seksen beşincide, kendinizi zor okuyorum, manasını okuyayım size. Ebu Hüreyre radiyallahu anh'dan rivayet olunduğuna göre Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur, vakr ahalisiyle, neyle haber veriyorum. Kocasının izni olmadan zevci, ailesi kocasının izni olmadan huzurunda yanına bir kadının nafile oruç tutması. Bir kadın nafile oruç tutuyor. Ben üç aylamı tutacağım diyor. Sittei Şevval geliyor. Sittei Şevval, Nur ay'ı tuttuktan sonra övündeki Şevval ay'ı, altı oruç oruç tutarsa bütün seneyi oruç tutar gibi olur. Kocasından izin alabilirsin tutar. Vücudu zayıflıyor da kocasına faydası olmuyorsa, tutmayacaksın dese, tutmalı o dulbundan daha hayırlı, nafile çünkü o.
Ondan sonra ve yine müsaadesi olmadan evine herhangi bir kadın veya erkeğin girmesine, bir kadının veya erkeğin girmesine izin verirse caiz olmaz, kocası izin vermeyince. Kafandan atma, yok riyalü's Salihin, iki yüz elli altıdan yazmışsın, öyle kafadan matadan atma değil. Hadis. Ümmü Seleme'den Peygamberimizin ailesinden rivayet ediliyor, rivayete göre Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, takır takır diyeceğim, anlayacaksınız buyurun, özen, üzemeyeceğim, herhangi bir kadın kocası kendinden razı olduğu halde ölürse, kocası kendinden razı olduğu halde ölürse, anladın mı? Cennete girer buyurmuş Peygamberimiz, cennete girer o kadın. Meryem kocası kendinden razı, hanım ben senden razıyım, Allah da razı olsun derse, namazını kılıyor, abdestini alıyor, orucunu tutuyor, şeriatın emrini de yerine getiriyor, kocasını da razı ediyor, Peygamberimiz müjdeliyor.
Ben müjdelemiyorum ya o kadın cennete girer diyor. Hadisi Tirmizi rivayet ediyor, hadise ha sendir demiş, Riyamus Salihin iki yüz elli sekizinci sahifesinde. Bak şunlar böyle bakıyor nereden umuyor diye. Şimdi var mı Riyamus Salihini açan hangi yerde onu buldun, o çirkeflenir ve siz ben sahifesinde devirmek için ve yavrularım için diyor. Yine Riyazus Salihi'nin iki yüz elli sekizinci sahifesinde, Ma'azib-i Cebel radıyallahu anh, Allah şefaatine nail etsin. Bunlar büyük saklayan yani peygamberin etrafını çevirip de Uhud'da mübarek dişi kırıldığı zaman bekleyen on dört sahabenin birisi. Rivayet olunduğuna göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur Dünyada bir kadın, şu dünyada bir kadın, hanım mı kadın mı bayan mı neyse, avlak mı ne dersen desen memleketine göre konuş. Dünyada bir kadın kocasına eziyet verirse, çok eziyet verenleri bilirim.
Kocası ağlayarak dışarıya çıkanı bilirim. Allah böyle şerli kadınların şerrinden Allah muhafaza etsin. Bildiğiniz gibi de öyle kadın var ki içinde, hocasının iki ayağı bir bolca doyurmuş onun yüzünden. Hocasına eziyet ederse o erken hurilerden olan zevcesi, Cennet-i Ala'da boğucunda yazdı. Ahmet, Memmed, Yusuf, Hasan böyle boğucunda yazdı. Filan oğlu filan, senin gelecek de cennette bocan olacak. Taşıye kadar gelmişler, mizanın başına kadar ismini duyunca, mizanı daraltılıyor dur bakalım gelip efendimin sevabı ağır gelip de cennete gidecek mi deyip sevabı ağır geldi. Aralarını alıyorlar, hepsi bir ağızdan tövbe çıldırtma geldi Allah hepsi bir ağusta yetmiş lira huri böyle kasidayı alınca o adam bayılıp bayılıp geliyor. Sati hurileri dünyada görse birden insan kalmaz hep görüverir, özelliğini görünce çakmayı verirler.
Şeytanı da görseler, şeytanın çirkinliğini gördükleri için derhal canları çıkar. Yarın büyü dermiş, mutlaka hoşlanmayan şeytana uymak doğru değil. Başlarına kalkacak, Muhammed açıktan göründüğünü, ulema açıktan göründüydü ben bir vesvese veririm. Utanmadım mı benim ardıma düştüğünde cehenneme geliyorum diyecek. Onun için Allah şeytana uydurmasın ayağımızı kaydırmasın. Ne diyeceksin? O kadın haklı tabir ederek o huriler Allah canını alsın, dünyadaki kadın Allah canını alsın, bu adama eziyet etme. O dünyada senin yanında bir misafirdir. Hep birbirinizin misafiriyim değil mi Murat? Yani kim kaybolursa amele ölmüş Allah'ın rahmet etsin yahu beraber camiye gelirdik. Şurada Süleyman'ı açılmış, o Süleyman şurada yurt dışı. Eline tuttum, o benim kucaklarda, babamın diye bir şey olurdun değil mi diyelim, evet dedi, Hakkını helal ettin mi babama?
Bizim işimizi de gördüm, hakkını helal ettiğin konuyla helal olsun hocam filan dedi. Buradan varmış eve kolunu sabahleyin ölmüş. İşte şurada, bomboşumuz oldu. Allah rahmet etsin. Allah bana hayal etmiş de ona hakkımızı helal ettirereklendiriyor sırf böyle birbirimizin misafiri. Kadın kocasının misafiri koca kadınının misafiri. Yakından o yastıktan birisi başına aylık gelecek, bu yanımız kalacak. Görmüyor muydun kadınları, görmüyor muydun herifleri? Oralara gitme. Bu adama eziyet etme, o dünyada senin yanında bir misafirdir. Yakında senden ayrılıp bize kavuşacaktır diyerek muahaza gider, o kadına eziyet verir Tirmizi rivayet etmiş ve Hadis-i Hasendir demiş Riyazus Salih'in iki yüz elli sekiz. Sahifesinde. Hocam sen aman oku devam et. Herhangi bir hatun, bir kadın, ilk onların hakkını okuyacağım sizdeki olan haklarını, çünkü siz yarın geldiniz onlar Türk geldi.
Herhangi bir hatun hocasının kötü huylarına, Adnan cefasını çekerse, Irak'ı içmiş ağzı pis pis kokuyor, gelmiş laşe gibi içeriye atmış, böyle koca yok mu? İçeriye girerken kirakiymiş, daha akşama çok vakıf var. Göğsü bövermiş, ölecek sığaradiyi, şimdi çocuğu dövüyor, aileyi dövüyor, böyle ahlaksız kaldı derken yok mu? Bak bilirim ben ya sen bileceksin. Kocandan sor o biliyor zaten sen bil. Allahu Teala ve pınarına bu hocasına herhangi bir şahsın, kocasının kötü haklarına, kötü huylarına patlanıp da cefasını çeker, sabrederse çok şey yılan çoktur, cenneti kokuyla yılanlıktır. Patlanırsa, cefasını o kocanın çekerse Allahu Teala bu kadına Hazreti Asiye'nin sevabı gibi büyür bir sevap verir. Eşimdi Ayşe, Asiye'yi anlatmazsan olmaz, anlatsam bahir uzar. İneceksin efendim Firavun'un ailesiydi, Asiye annemiz.
Anladık, Diyor ki Allahu Teala ve tekaddes hazretleri kurban olduğu Allah, Firavun zaman yerli diyecek olursa, Asiye'nin yerine bir şeytan halk ederdi, şeytanla Asiye ile yatıyor gibi yatak onu perdeleyi verirdi, onu göstermezdi, bakire kaldı o Asiye annemiz. Firavun o kadar çıldırdı ki, ben yeryüzünün Allahıyım dedi. Sonra, sonra bir gün Maşita, Maşita hanım firavunun kızının başını darağıyordu böyle, darak yere düşüverince altınlandı zarar, Allah Allah Allah dedi kırılır da bana Firavun Azabiler diye boktu da kırılmasın diye Allah Allah Allah deyince, kız dedi ki babamdaki başka Allah var mı dedi. Baban ne oluyormuş dedi. Çakıldaklı adam gibi. Yebi pislik olan adam dedi. Allah bizi yoktan var eden, mekandan münezzeh olan tek Allah var dedi. Baba baba bizim hazinedar ailesi maaş tamam diyor ki sen onun başında Allah var diyor. Biliyorum satış pelerdiklerim vardı memlekette.
Dereköy'de filan filan, Firazlılar filan filan, Yengeçce Mahallede filan filan, Kavacık'da filan filan, merkezde filan filan, Çiğilde filan filan. Bu seksen tane kişiyi topla gelir, bunların imanı var, Musa'ya iman etti zannediyorum, şüpheleniyorum bunlardan. Getir onları bana dedi, getirdiler. Büyük bir kaza vurdurmuş, altınları da taştan yatmış, Birisini tutuyor diyor ki ben mi Allah'ın başka Allah var mı? Sensiz mi Allah değilse ayda aza durdum. Sen Allah değilsin. Allah var. Allah var. Hasan'a koyuyor, wordlerini veriyor, wordlerini veriyor. Marşıta hanımı getirdi, daha yakmadan evleri sırtüstü yatırdı, elini arkasına bağladı. İki tane uzusu var. Birisi imptane çocuk, birisi iki üç yaşında, iki yaşında, birisi bir yaşında. Bir yaşındaki çocuk şöyle duruyor, iki yaşındaki çocuk çocuğumu arkasında keseceğim. Ben mi Allah'ım Allah mı var dedi.
Allah'ım var, seni Allah kabul edersen küfre varır dedi, çocuğuna ağzından ağzından kesti, kanları buralardan aktı, döküldü, ikinci çocuğu getirdi. Ben mi Allah'ım dedi, başka Allah var mı dedi Firavun. Çocuk bilmediği için memesine yapıştı, memesine ölmeye başlar. Annesinin memesi, yatanla ceza gerdiğini bir yaşında çocuk ne bilsin Hem hem, içerimden diyeyim desen Allah'sın diyeyim de kurtulayım derken, o memeyi utan o bir yaşında çocuk deme ana deme. Seni öldürsün de ben cenneti açıktan görüyorum şimdi dedi. Çocuk böyle deyince, defol şuradan kafir, Allah bir, Allah bir Kul hüvallah ve ha, Ortasından isketin çaktırdığı şöyle duvara vetet. Şura-ı Naziatı okun Muhammed'e. Vetetleri iki gökçesini oradan takaya mıhladı, bambaşı ev götürdü, tahtayı böyle koydu güneşte azap ediyor, varıyor oradan. Aşı ben anlat mıyım? Anlat gel. Defol başımdan.
Allah mekanden münezzeh kemal sıfatlarıyla muttasıp nokta sıfatlardan yeridir. Bak sana en büyük eziyeti ettim. Seni daha büyük eziyete koşarım bana Allah diye. O zaman huriler gelmiş de başındalarmışmış görmüyor ya havuzu kevser'den ağzına su döküyorlar da, mısırların ağzını duyurmuyorlardı, orada kestiler, götürdüler. O işte cennette Peygamberimizi alacak korkarım, Birden bir yapan annemizin ikisinin gümrüne de şimdiden cevaplıyor inşallah. Allah bizi gümrüne cevap edip de cennete götürdüğün kullar zümrasına ilhak et be adam. Ben şimdi bitiremem onun için ne kadar acele konuşuyorum olduğunu gördüm. Efendim kadının koca üzerindeki hakları ne? Kadının efendisinin, kocasının her ikisinin Türkçe konuş üzerindeki hakları ne? Kadının koca üzerindeki hakları ihanetini talim edecek, dinini belletecek. Belki ısıkana evde belletmemişler, vermişler sana. İslam şartı kaç, derletme.
İman şartı kaç, bileli bileli belledeceksin. Yemeğe bir şer pişiremezse nasıl bellemiyorsun? Huzunu önliği atmazsa nasıl bellemiyorsun? Yeminini de böyle belledeceksin. Delletmezsen inşallah resulsün. Allah'ın zulmetilecek. Ya Rabbi bu kocamdan ben şekmail diyorum. En sevgili vücutunu teslim ettim kendine ve batınimi diyanetimi mükellef verdi buti. Orada yavacı olacak. Kıza okuduğum ayeti celile de oydu. Sonra bir ayet daha okudu mudu? Onu da bulayım size. Ey iman edenler buyuruyor Allah. Ey imanı derler. Gerek geldinizi gerek ailenizi öyle bir ağaçtan koruyun ki o cehennem ateşından koruyun. Muhafazayın genninizin yüzünden değil, ailenizin yüzünden cahil cahil yanacaksınız. Başını açar, bacağını açar, kolunu açar, namazını kılmaz filan etmez. Sen de üzerine olmazsan aynı nestun ileti sen de çekeceksin.
Onun için Allah efendim kadınların gelen ailenizi ile yine ailenizi, ateşten koruyun, gendinizi ve ailenizi. Onun yakacağı Allah'ı inkar eden insanlarla kükürt taşlarıdır. Kükürt taşları olacak daha şirklerde yansın diye. O ateşin üzerinde iri gövdeli semtagamlı cehennem zebanları var. Melekler vardır onun. Memurlarıdır ki onlar Allah'ın kendilerine emrettiği şeylere asla isyan etmezler. Niye, niye de emredilirse onu yaparlar. Her çoban koyundan meskur olduğu gibi ailensin dilinden, imanından, açıklığından, saçıklığından, namazından, orucundan neler? Allah mesulsün çocuklarına da öyle. Ayet hatırıma gelmedi. Kadınlar, kocasından, hocalar, kadınlar, obalar, oğulluktan, oğullar, oğullar babasından kaçacak yarın başlarda diyor Allah. Hediye kaçacaklar. Hoca kaçacak ailesinin dilini diyanetini belletmemiş. Kadın kaçıtı kocasına iyi itaat etmemiş.
Evlat kaçacak kocasına hürmet etmemiş, itaat etmemiş. Baba kaçacak oğlunun dinini, diyanetini belleği etmemiş. Herkes birbirinden firar edecek diyor Allah Kuran'da. Onun için geldiğimizde, kendimize sahip olalım. Var mı acaba konuştuğum için şehadet bile aklıma gelmiyor. Açın gür aşkılarını. Böyle olursa uzatacaksın, yetiştiremeyeceksin. Hepsine izahat vermem. İki, film ile ülfet ve muhabbet etmek aileye, yumuşak tabiiyetle nutula, kusurlarını affederek hürmet etmek, evin geçimini. Peygamberimiz derin halinde en hayırlı ümmet halim selim, evi ile iyi geçmezler buyurdu Peygamberimiz. Heyecandan bunları. Özel ahlakla muamele ilemen ailesine özel ahlakla muamele hanımcığım mesele böyle oldu. Onun için geç geldim, üzüldüm, siz bütün işi siz görmüşünüz, ben de size yardım edeceğim diyerekten böyle bu hayatla edepli. Aileye selam verip hatırını hoş eylemek.
Eve girdin mi aileye Selami Aleyhi denilir. O da Vali-i Yusuf Selam. Allah'ın selameti evimize sana olsun. O da diyor. Vali-i Yusuf Selam senin üzerine de böyle memleketlerde var ya Yahya'yla bu iyi şeylere ayıp da kötü şeylere ayıp de. Onun için ayıbı ayıbı iyi yapıyorlar. Ayıp delil sevabı ayıp olur diye selam vermiyor. Biz evimize selam veririz kardeşim. Beş, evin işlerinde yardım etmek aileye. Misafir devam etmişsin, salat arasında seni. Şuraya suyu getir, başka işlerin de gör. Gılıkit diyorlar. O şeytan didiktiriyor onu. Aileye yardım edenler Hazreti Ali Efendimiz'le yarın cennette beraber olacak. Aile kocasının işine yardım ediyor. Fasulyesini çapalanıyor, topluyor filan ediyor. O da Fatıma Hamza'dan ahirette şehit olacak, bununla beraber olacak. Bizden büyüdüğümüze inanın her yere inanma.
Altı kocasının, kocası ailesinin elbisesini yiyeceğini, iyiliğini tembih etmek, borcu elbisesini. Yedi dünya içlerindeki kusurunu affetmek. Bir şeyi kırmış, düşürmüş, hem sevgili bir bardağı imişmiş, ricacı şeylerin yanı var eceli var diye çıkarlar. Taktili gel bunu kırılır. Kılıçsın bir şey der, yine alır diye, maskeliyor diyor efendim. Ben bir adam duydum da bizim orada, boşusuna fincan vermiş de oy ailesi anlamış. Niye filcanlarımızın yeryüzünde oradan almanın? İstedik götürdüler mi? Varınca filcanların ülkesinden çat çat çat çat diye hepsini dürtü diyor. Bir de diyor ki bana diye yumruk kırık duruyor diyor. Emri tutmuyor çünkü. Emriler diyor. Tutmuyor. Bir karış geriye çekme diyor. Şu işi şöyle yap, yapmayın diyor. Sonra da iyi olamıyor diyor yanında diyor.
Bir nevi darsan bir bir yük dikeri bağlayıp da kapıdan çıkarmak ne kadar zor olursa onun gönlünü geriye getirmek o kadar zor olur. Sorulur, onun için sahip olun diyor ben size. Başladınız efendiyi kırmamaya, ocağınızı kırmamaya, efendimizi kırmamaya, ocağınızı kırmamaya, sahip olun kırılırsa, doğrulması zor olur. Kalp bir sırçasaray kırıldım mı, düzelmesi zor olur. Ailesinin bazı kusurlarına kötü huylarına sabretmeli, biraz sonra öfkesi geçer. Gazaklandığı vakit sükut ile karşılanmalı, karşısına dikilip değiş. Sen mesuliyetmelik mi ben de az parayı ittiracak olurlar. Haydi seni boş ağrıyor üç talakla dedin mi ayrılıyor. Ondan sonra ağlamaya başlıyor. Hoca bir kolaylık bulun. Ne kolayı var? Bir delikanlı da hepsine haklısın bir talep versen iki inen olurdu. Üç talak bizim burada yevke denen var efendim daha da seni üç talak derim, üç üstlerin dokuz talakıyla boşanıp diyen yok mu?
Yine de o aileyle yatıp kalkıp zina ile tam bu memlekette. Daha mı yutturacaksınız her şeyi? Ailesine son derece muhabbetli görünmek, son derece. Aklı on. Ev işlerinde danışık yapmak, bayrama şekeriniz var mı? Pirinç var mı, evde filan var mı? Bunların sonucunda. On ikinci, nekir ve hilasından kaçınmak ve hilesine ne olursa ondan da kaçınmak. Ailelerini aileler aileler ha ailelere değil mi hiç bak gözümün arası çekmiyorsa. Ayıpları olursa bastırmak. Bir kadının hangi olur? Bastırıp da dışarıya çıkıp da Ahmet Ağa'm benim aile şöyle yaptı, benim aile böyle yaptı diye müddet de dağıtmamalısın. On dört, her yerden de haberim var. On dört, latife ibibte mülaabe etmek, yelenlik etmek, sevişmek aileye yani bu hakkı olan şey on dört. On beş. Aşık olarak ziynet ile evin haricine alıştırmamak.
Yani başı açık, kolları açık, izleri açık, haczim evden adam kopuştururlardı, babamgil, pınarda kürne yıkayan kadından dizini sığamış da geliyorsa bembeyaz bacağını görününce, kopuş yetiş, bacağını götsün şalvarın ıslansın onu gine bunudur. Aman ha bacağını göstermesin diye böyle sahibiydi millet. Şimdi kime diyebilirlarmış? Eski iki zaman konuşma sen. Aile, ailesinden, ailesinden izinsiz sefere gitmemek. Ben İstanbul Ali'nin bu sıra korkuyorum, evimizi dolaşan fena sıpalar var, gitmeyeceksin dedim mi? Kocası naklisin gelmeyince kocası koyup girmemem. Çünkü namusumdan korkuyor. Daha on sekiz, huzurunda mahsuru yerini icap eden şeyi söylememek, Herif dışarıdan gelince ailesine seferberlik oluyor, düşman Türkiye'yi alıyor, herhalde çocuklarımız asker oluyor Medine'ye, mahzun olacak şeyi söyleme Hiç. Ses derler. Yazık kalbi yukarı olur belki de dişi kilitlenir. Kalbi sedte yapar ölür zaten.
Her şey söylenilmez. On dokuz farz vacip müstahap olan din işlerini talim edin bin adlardan muhafaza eylemeyin. Yeğir mi? Bunlar Kuran'ın hocasında, Bünyamindir. Bünyevgisidir. Hadis-i Şerif'te buyrulmuştur. Yani kişinin ilk en evvel suanı Allah'a karşı namazdan, ahlaktan, sonrasında zevcesinden, ailesinin hakkından sorulacak buyurmuştur Peygamberimiz. Kocasının aileleri hak lerinde hakkı, kocasının ailesinde hakkı döndük şimdi. Keşke eğer senin tez çok olmasa. Her kim ailesinin, Peygamberimiz buyuruyor diye her kim ki ailesinin, zevcesinin ailesinin fetuh huylarına sabredip de katlanırsa, onun ezildiğini çekerse Allah ben iptila verdim bunu sabredeyim be hanım diye böyle sabreder girerse Eyyub aleyhisselama fiilen sevap gibi bir sevaba nail olur. Eyyub aleyhisselamın bütün vücudu burada ol diye Bütün vücut kurt oldu. Ya Rabbi dilim ile kalbime dokundurma dedi.
Diliyle kalbimle seni düşüneyim, dilimle de seni zikredeyim. Zucker zucker zucker her yanını kurt düşmüştü, bunlara sabretti. Peygamberler büyük eziyetler çektiler. Bunların eziyeti gibi bir sevaba nail olun. Aileyi eğer fena huyüne sabredebilirsen. Hakları şu. Kocasında yaptığı anda evden ayırmak. Kocası tükene geliyor, işe geliyor, çifte geliyor, çıbaya geliyor, orta geliyor. Gitmiş beye gidiyor. Niye? Ayağa bakacak gelip ayağa kavuşınca güle güle git. Allah işin de esirgesin diyecek. Aynı bizim aile maşallah. İki, hürmetle karşılamak. Yani dışarıdan gelirken hürmetle karşılamak. Nerede kaldın bekle durdu çocuklar sen içip geciktin filan ne diyerek gönlünü alıp yorgunluğuna alman hocanın bu hakkı eğer böyle demez de gelse ki arşını çarpmış alnından düşensisine kırk yarılacak gibi. Ne oldum kadın? İşte şu sultan şöyle etti de bu böyle etti de.
Bir ayağını bir boğaca koyan ailelerden yetmiyor Ya Rabbi aileme. Kocasının elbisesini eliyle çıkarmak, yani yakacağı zaman elbisesini eliyle, paltosunu eliyle çıkarmak. Kadın, geliyorum keyifle ve gülüyorum, gülüyor. Böyle bir kadın bulamam ki, arasam bulamam. Kocasına görmediği için paltosunu giydirsin, paltosunu çıkarsın, ta evin dışında karşı varsın, bulunmaz böyle kadın çok zor bulunur. Kocasından izinsiz bir yere gitmemek. Yettim bir de devirmek lazım. Devebilir mi efendim şimdiki devir de kadın devirir mi? Devilmiyor bir şeyden ama ben kitabın devirini yazıyorum, yazdığını okuyorum. Beş. Kocası her ne vakit emrederse nefsini teslim etmek. Yani her ne zaman bir gözü yok da kocası yakınlık talep ediyorsa imtina etmemem imtina ederse taşlar, ağaçlar, yaşlar, gurular, melekler, cinler, insanlar hep o kadına lanet okuyormuş. Lanet olsun, lanet olsun. O sana nikahla gelmişti.
Neden imtina ediyorsun diye. Bu da böyle yani. Kocasının tagını, suyunu, kandilini, köşeğini hazırlamak. Bu hep hocanın hakkı kadında. Demek kocasının ekmeğini, yemeğini hazırlayacak, hazırlıyor efendim. Suyunu yetmeyecek, getiriyor efendim. Göçeğini hazırlayacak hazırlıyor efendim hazırlamak. Dokuz. Abdest veya gusülde su ve teşhir tutma, suyunu dökmek muşlederken peşkirine havlisini tutmak. Daha on bir kocasına malıyla cemaliyle tefakul edip de ivinmemek. Karım benim, tarla benim, elma benim ne? Sen de ne var ki bana böyle gelin mi? En büyük günah koymuş hocayı Mahzuni der bu. Bir koca on tane diyor koyunum var yirmi tane, karnında bir çizik keçisi var. Koyunları istesin benim keçi gelmedim, benim keçi gelmedi. Böyle kalın da var, Allah şerrinden ısırsın. Senin malını vermez de malını ayrı tutar. Olur mu bu hiç? Bir evde olur mu bu?
Şu bana beş lira bir edin diyor, Şuraya yenince keçiyi çeler dediği kes, kurtulayım şu kadının çenesinden dedi diyor. Bir dahaki bağırdılar Abdullah ismiyle çevir. Buyur. Aman keçi gelmem diyor, çoban çeviriyor. Geçiniz çenedir Betül'um. Ben biliyorum ya diyor saldırmalarını diyor, yadırdik diyor. Bu malları ne yazsın? Hanım malı oldu mu başımda horoz demek. İçgüüeliğine girenlerin hiç rahat verebiliyor mu görmüyor musun? Malında çıksın onun. On iki, kocasına kisve ve enfafa hususunda sarlulata sevk etmemek şimdi çok pahalı canım, çok pahalı. Geleceği antemesi var, efendim panlesi var, ayakkabısı var. Erkan bir parçacık söktürmüş. Oraya yam attırıvereyim, böyle bir kibrit çarptırayım. Hayır yemisin isterim diyememek. Bu enteresan başka elterek isterim diyememek. Kocasının zarburata zararlı bir amele oluyor, hapşıra kadar beton attırıyorlar. Beş yüz liraya şey ediyor.
Beş yüz liraya çarşıya varana kadar tükeniyor, geriye varıyor. Sen kendini zannetme de efendim dükkana girip de her bir malıyım üzerine fiyek konulp da habire zengin olduğuna bakmaz. Sürünüyor çoğu insanların. Kocasına kisbe, nafaka hususunda zarurana sevk etmemek, hocasından fazla konuşurkena kocasından fazla bağırmamak, kocası konuşuyor. Sen ne olmuşsun filan o. Böyle değil mi? Kocasının büyük hakkı kaldı. Kocacığım beni affet rica ederim. Bu işte kusur değil filan değil mi? Geçmek on dört. Kocasına namaz sonunda dua etmek kadınlar, Allah işin rast getirsin diye. On beş. Kocasına mahsus olarak temizlenip süslenmek eve girince pırıl pırıl kadın. Bizim kadınlar da yelisine çıkarken bileziklerin bakar süslü şeylerini o zaman yer ki, yel bana imrenesin de vız zinat olsun diye. O ziynet altınları neyi gösteriyor? Burada kolunda, anda vardı eskiden şimdi görsün de ne ya?
Bunlar yarime ateş olup basılacak. İl görsün diye. Onu çıkarıp kocası çarşıdan, pazardan, harmandan, hasıldan gelmeden yiğitini yeyip süslenip onları o zaman dağıtmak caiz. Ondan başka yere dağıtmak caiz değil. Hoca tam zıddına yapıyor desene bizim aileler. Tam zıddına yapıyor ya. Ne uğrayalım oğlum? Bir kendileri gelmiş başımıza Allah'a şükür. Sabredelim de Eyüb Aleyhisselam gibi sevaba nail olalım. Ne uğrayalım? Mısır'a bakmam. On altı. Kocasının malını, ırısını daima muhafaza etmek malından. Ben bilirim öyle kadınları. Kocası camiye geldi mi çocuğuna, birisini buğdayı ödettir, üstüne götürür, halbi al filan aldırır getirir, sık gibi yer kocasını göstermeden. Böyle kadın yok mu zannediyorsun içinde? Hırsını da malını da muhafaza edecek. On yedi. Kocasından izinsiz malını sarf etmemek, Adana'dan rahatsız ediyor mu?
Karım biri yirmi otuz tane mektup olur böyle, Hoca da yarın bize bir cevap verdiler. Çoğlu kızcağızın koca almamış, bir de Allah nasıl bir maharsın dua et dediği yazıyor. Her biri bir şey yazıyor oğlum sınıfı gelsin diyor. Ne diyor? Karının biri de diyor ki bin beş yüz kadın bana, bin beş yüz. Aramızda müşavere ettik, Hoca efendiye beşer güzel toplayalım, mektup yazın bakalım kabul eder mi? Şu aşağıda kabul edelim de buraya çıktın mı Peygamber makamı olduğu için içimden nefret verir Allah Elhamdülillah Ya Rabbi, Allah'a çok şükür. Para sevilmez mi yahu o dar günde? Okuyunca sümektibi yazıyor kadın kardeşlerim. Karnının sarf ettiği mal kocasının malı olduğundan ya razı olup ya razı olmadığından, haram parayla alamadığından, daha şimdiye kadar da hiç sevgi yaptırmadığımdan Hoca Efendi'ye para toplandı, Allah'a yemin ederim ki alamam.
Bin beş yüz kadının beşer lirasından alıyor ey arkadaştan. Yedi bin beş yüz lira mı ediyor? Hay Allah, öyleler. O zaman yedi bin beş yüz lira dünya kadar para bir vaaz bin lira alabiliyordu o zaman. Daha fazla ediyorum. Neyse. Kocasından başka mahflama görünmemek, namahlama görünmemek. İnan eğer benim üst tarzımın ağzından duydum. İçmedeydi küçük evde. Birisi birisiyle okurmuşla beraber ailesi de yanında otururmuş. Ya iftira yahut da essah, onu ona zina ettiğini haber verdiler, o adamı getirdiler. Üstat ona öğüt veriyorum. Yeni niye getirdiğimde oturdun aileyi? Ayrı odası yok huyunda, gelinle beraber oturttun, o okuduğun adamla beraber oturttun dedi. Hemen gelir oraya otururdu işte dedi. Bak dedi bana, ailem geleni altmış sene oluyor bize, altmış sene. Vallahi daha hain kardeşim yüzünü görmedi ailem, kardeşim kardeşim. Kardeşim da görmedi yüzünü dedi, daha şimdiye kadar.
Onun için sakınma yok, biz öyle bir olaya bir iki yok, televizyonyolu gözümüzün önüne hali yok, gözüm oraya dikiliyor, gözüm ona bakmıyor, öbür defa komşudan gelen kadınların yüzünü baka baka Gül sinası yiyorsun. Onu ben biliyorum o televizyonları mahvolsun. Hepsi televizyonu var. Ona hafif demez başta Osman derdi. Çünkü herkes oraya oraya Yahudilerin şeylerin Hristiyanların kalktığı haç gibi bir şey gelmiş damla başına. Herkes ona takmış gibi şimdi kaynaş. Allah'ın huzurunda cehalet mühendisi niye bize açma kardeşim? Bir haberleri aç, kapat. Bütün orospu fahişe'yi neyi böleceksin orada başka? Kadının arkasından. Niye fenalıyor benimle diyorum? Gitme oralara hocam. Adın on dokuz, Adın hocasından talep isteyip beni boşa gideen ve bu günahların en büyüğü zevukeye gelip de benim talakım mı diyelim, ben geleceğim kendine deyip bağırıyor. En büyük hakaret bu, en büyük günah.
Zevke enselerse olayı bulunmayacak. Zevki akar ister. Başka hocaya verilecek, deliye alınacak. Ondan sonra alacak. Onu müftübetlerini ben hocamızdan soramaz. Ondan sonra vurun çok günahtır. Yani çok kadınlar yukarıdaki hukuku muhafaza edemeyip hocaları yüzünden acayip görseler gerektir diyor Peygamberimiz. Çok erkekler de ailelerinin haramlarının haklarına riayet itmemeye yüzünden bu sebepten azaba layık olsalar gerektir. Hafadan Allahu Teala ve iyyaküm. Daha konuşacak mısın hoca yoksa? Daha konuşacağım birkaç kelime daha. Bismillahirrahmanirrahim, yarın kalem yiyeceğiz. Çarşamba yarın merhaba. Perşembe bunu akşam kalem yiyeceğiz. Ben o gece gelemem. Babacıkta nehy-i Saadet'e çıkarırım. Orada hocalardan birine vaaz verdirdik. Ondan sonra yarın da işte şimdi Kerim için de üçü yolda Allah hastalık vermesin, duanı sormadılar. Allah lazım. Busilden de haber vereceğim diyelim dedi.
Eymaaşiri mümin eğer siz cünüp olursanız, cürüm olursanız temiz suyla vücudumuzu kuleyeyi koyup ziyade tamahhur edin. Tadahhur, mübalağa gayile tamahhur etmek ayeti kerimesi ile sabittir.
Kaynak: Genel
Aile Hayatında Hukuk Ve Ahlak Dersleri | Mihmandar