Bu çok mühim bir evriyullah. Hepsi birbirinden farklı. Fakat genelde hepsi velidir. Bunun mübarek sözlerinden. Allah yanında en büyük emanet. Çok önemli. Diyor ki Allah'ımızın vermiş olduğu size bir zevce bir hanım onun sırrını korumamız diyor. Şimdi ifade buydu. Allah yanında en önemli bir emanet diyor ifade. Maalesef var. Allah korusun bu düzensizlikler çok. Yani aile sırlarını vermemek. Bu ifade buydu. Yani bu aile içinde kalır, bilmek istenir. İnsanlar üç kısımdır devleti istedi ve idareciler. Bu gurra da hafızlar gibi. Bakalım şeyine. Allah korusun. Eğer devlet reislerin diyor bozulacak olursa feshedü maaş hayat düzeni bozulur. Hak nedir? Hukuk nedir? Ne bileyim? Asayiştir vesairedir. Her şeye girer içerisinde artık. Bunlar bozulur diyor. Hani baş belilsin meydansız derler ve Allah korusun. Bunu biz ruhi cihetiyle alacak olursak, bizim emirimiz kimdir? İnsanta emir akıldır.
Ama her akıl değil vahiyle beslenen bir akıl. Vahye dayalı olan bir akıl. Eğer bozulursa tabii azalar da bozulur. Çünkü akıl kendi başına hidayet ederek götürmez. Aklı mutlak dayandığı bir esas olacak bir oda kitabı kerimimizdir. Ona zeka derler zaten. İnsanın çok böyle beyninin çalışması. Bakın akıl, bunu Sait Hall'ı ele alır ama hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu diye buna dayandırarak ifade edenler. Allah ve Resulünü bilenle bilmeyenler bir olur mu diye aklı buraya dayandırdı. Alimler bozulursa, mesela bir ara neredeyse tavuk kurban insanın onu demiştik. Biz daha okul döneminde görürdük. Yani sakalın sünneti olmaz dediler. İşte onun sünneti cevaat denir ki efendimizin her hali ilahi bir hüküm giyer. Her hali. Havli de olur, söz olarak olur, fiili olur, yaşantısı olarak. Her tavrı çünkü benden haktan başka bir şey zuhur etmez buyuruyor.
İşte kendisine mahsus evet kendisine mahsus olmakla birlikte örnek bu. Asıl buradan bir yanlışlığa giriliyor ki doğu değildir. Allah'ın Resulü'nün her yaptığı şey ahye dayalı, tavırları da bizim için örnek alacağımız esaslardır. Artık galimler mi demek istiyor? Ne için? Ahlak bozulur diyor. Çok güzel sözler ifade bulunuyor. Tabii bunu elde etmek büyük bir çaba ister. Yetişmek ister. Nefsimizin ıslahı ister. Ruhen kemale erilmek gerekir. Çünkü buyuruyor ki Nimetin şükrü nedir? O nimeti vereni müşahededir. Hatıra kolay kolay gelmiyor. İşte yiyoruz içiyor da tatlı oldu, haz oldu, lezzetli oldu. Ama kim verdi? Nasıl bunu düşünün? Saygıyı da yitirmemektir. Bu nimete de olur. Nimete saygı da olursun Allah'ımız yürüdüğü için. Galb için altı tane husus vardır. Ve yakalatun ve nevun ve sebanun. Bunun biz manasıyla birisi daha yakındır.
Ve hayatü, kalbin hayatı, kalbin diri olması, kalbin ölü olmaması. Hidayettir. Ölümlü kalbin sapıklığa gitmesi. İtikaden ifade eder. Kalbin sıhhatin edin. E taharatlı saba temizliktir. Bu manevi temizlik şirkten küfürden gibi hatta büyük günah küçük günah masi vardır. Temizlenmektir. Sabah sure ermek ve Sagamu'l, kalbin hastalığı ise, Alaka dedi. Böyle yersiz değmene gönlünü veriyor. Gönlümüzü vermemiz. Mesela dünya ve dünyanın içindekiler dediğim zaman hepsi girer. Altını gümüşü besi hakları merası. Bu Al-i İman suresinde geçen kısmını söylemeye çalışıyorum ikisine. Bunlar oğullar, hızlar, gabile, mallar, ticaret vesaire. Meyakalatuhu kalbin uyanıklığı neden? Elliktir. Allah'ımızı anmaktır ve kalbin uyması neden? Gaflete düşmesi. Böyle hiç vurdumduymaz demek kendisi. Etkilenmemesi gönlümüzün. Bunlar için bir işaret var diyor.
Hayatın alameti Allahu alem bu yine yukarıyla alakalı ise her kalp. Kalbin hayata ermesi. Ilahi aleme olan ilahi değerlere olan o tarafa eğilmesi. O ciheti tercih etmesi. Bu korku demek Cenabı Hak'tan. Ve hayırlı amellerde bulunmaktır. Mesela öyle bir ameller var ki kalbin ameli zaten kalbin ameli olmasa bedenin taatinde hayır olmaz çünkü Cenabı Hak kalplere ve amellere nazar buyuruyor ki niyet çok önemli. Takva orada. Sadakat orada. Çok saymakla bitmez o. Tevbe yok Ahzab suresinde otuz beşinci ayet cehenneme ondan sonra Tevbe suresinde yüz on ikinci ayet. Bedenine yapılmayan taatler. Bedenine yapılan taatlerin Esrarı da Mirdedir, Gönüldedir. Derdik. Kalbin görülmesi ise diyor, ilahi aleme ahirete hiçbir ilgisi yok, orayı düşünmüyor. İlahi korku da yok. Salih amel de yok. Kalbin sıhhatli, afiyetli, düzgün, sağlam olması demiş.
Ve Segam, bunu böyle oldu, neyse sıhhat ve beden oranı ve Segam hasta olması ise bir hilafak ederdik. Şey de olabilir yani biz öyle diyoruz ama ibadet ve taatten lezzet almak da olur. Bu daha uygun düşer. Yapmış olduğu taatin mesela namazdaki haşyetin zevkini, oruçtaki takvanın, zikirde Allah demenin yani zikrettiğimiz Mevla ile olan münasebetimizin huzuru. Ve Alametül Yaka'da, kalbin uyanıklığının işareti. Söylenen sözlerin zahirde kalmaması, önde de girmesi. Gönül gözlerinin de görülmesi. Kulağın gönül kulağıyla dinlemek ve gönül gözüyle de görmek. Uyku da onun hilafınadır buyurmuş. Eğer bütün hani işi gücü insanlarla olursa, insanlarla meşgul olmak ve tezey yünü levn onlarla ziynetlenmek Allah'ımızın suçundan mahrum olmak demektir. Çünkü halk düzgün olsa müstesna. Salih kimseler olsa faydamıza tabii. Eğer ilahi lütf'u bilmezse o kimse cezayı de bilmez, koyuyor.
Akıl sahipleri bin İtti'de hiç şüphesiz ya Kuran'a ya sünnet ya Kuran'a ya süt diye böyle bir şey de söylemiyor katiyet var. Allah'ımızın emrine, resulünün sünnetine, Allah dostlarının tavsiyesi duymak. Zuhheh zahitlik de de dünyaya meyil etmemek demek, güzel bir şekilde idare etmek. Galip'i kaptırmamak diyelim. Ben hümko, hani akılsız demek bu. Akılsız. Bir cemili sabr. Sahibi lukala, akıl sahipleri bilgittide ve Üzenceyi idare etmek anlıyordunuz. Yani ahmak veren mı? Üzencemi sabır. Ebubekir Velrak hazretlerine dedin. Efendim diyor, beni bana öyle bir tavsiyede bulun. Beni öyle talim etki, ben o talimimle Cenabı Hakk'a yakınlığı temin edeyim. Şu maskenin bir çıkar bir kimseye benzettin. Tamam değil mi şimdi? İnsanlara da yakın oluyor. Yani insanlardan bir şey istememek. Anladığım bu oldu. Allah'ımız ile olan da isteğini arzusunu hacetini ihtiyacını Rabbimize arz etmektir.
Aynen İbrahim Aleyhisselam'ın ateşe atılırken söylediği sözü İbrahim Aleyhisselam'a versin. Ben sıkıntımı Allah'a arz ederim. Aynısını Yakup Aleyhisselam da esende. Yok. Ben şikayetimi sıkıntını tasamı derdimi Allah'a açarım. Öyle bir söz ki diyor, böyle bir İslami esasa dayanması yok. Böyle bir dünyanın şeyi de yok, gönlünden atılma durumu da yok. Allah korusun sadece söz ile de yetinirse diyor o tezandaga, zındıklıdır. Ve ben ilk defa biz nuh değil, hünel fıkıh. Zahid ama, zahit iyi. Derviş diyelim. Dervişliğinde böyle bir malumatı yok. Part ne, vacip ne, sünnet ne, müstehap ne. Şimdi malumatın neleri var ama böyle bir dünyevi alakası çok fazla. Dünyayla olan ilgisi onunla alakayı kesmemişse fıska gider buyuruyor. Fasıklık olur. Bayağı bir sözleri var. Bakın çok uzun. En sondan Adiydim. Bunu hep beraber çıkaracağız. Yani baş olma arzusunda meraklı olma.
İnsanlar yanında bir değer ve bir kıymet. Elde gitmeyi de terk et. Zahitlerin yolunda olduğunu, gerişler diyelim biz. Gerilişlerin yolunda, aşıkların yolunda, sadıkların yolunda olduğundan lezzet alasın diyor bu hallerden kurtul ki, kurtulma arzusu ve insanlar yanında hep değerli görülmek istiyor. Bu gibi şeylerden uzaklaşırsan, ancak o zaman ilahi zevki duyabilir. Böyle övünüldüğü zaman bir seni sevmiyorum, muhabbet ediyor ama bunun hilafı olduğunda yok. Gazaplandığı zaman şimdi bir kimseye, ondan da bütün ne hak tanıyor ne hukuk tanıyor. O diyor bana böyle etti, ben de ona gösteririm şekli bu. Allah korusun hakkını zayi etmemek. Fık kısa bir beyan da ibadet etmiş. Ve Gale Ebu Bekir Kibir, Belhhasep, ve nene, bunu bilemedim. Meslek manasını taşır? Şu Kendine düş, kendini beğenir. Bu diyor kibir, hasetlik Kelime anlamı bile şükür diyelim biz ve uygunsuz bir haddir diyor.
Evet, Yakinleyemez. O kesin inanç. Biz bunu sadece şey zannediyoruz. İman noktasında ibadette de bir muamelatta da mi? Her şey de yakin. Kesin inanır. Ebu muameleleri de Cenabı hakk'ın emirlerini gözetmekte yakin hali. Sünnet-i Semih'yi işlemekte vesaire. Evet, yakı ne diyor? Hak elde edemez. Hatta hatta kul, hatta kulle sebebin her sebebi böyle yerden diyor ta semaya'ye kadar bütün sebepleri kaldırmadıkça. Hatta, muradı da dileği isteği Allah olmadıkça diyor. Allah olmadıkça yakine inemez. Söylüyor. Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'dan sonra vahyindir. Kesildiğini, peygamberlere ait toplumun ama diyor hikmet vardır. Hikmetin de anlamı pek şu. Hikmet irfana hikmet demek. Başka tarif izlenmiyor çünkü yüksek bir hal. Ihtiyaç miktarınca konuşacağız ve sportu da uzun olacak diyor. Hikmetin alameti budur. Şöyle bir mektup gibi veya bir tavsiye gibi bunda bulunmuşlar.
Rahat dünyanın rahatlığı dünyanın rahatlığı insanın sonunda cezayı gerektirir. Mesela rahat edeceğim diye Cenabı hak'a olan görevlerimizi ihmal etmek. Çok bölüm. Bir tanesi ben diyor. Böyle çektiriyle birisi götürüyorum diyor. Demiş ki şoförumuza soralım bakalım hangi yolu takip ediyor. Ona hayırlı insanlarını söylemiş. Neden demiş. Bunlar demiş ben taşıdığımda namaz vakti geldi mi? Bir su başında duruyorum ben namazlarını. Ölmıyorlar. Siz de böyle bir şeye göre ama demiş ki biz vatanliği görev yapıyoruz. Millete hizmet ediyoruz. O arada yapılmaz mı? Tabii vakit de var, zamanında var. Dünyanın rahatlığı uhrevi terk ettirir diyor. Bir yevmiyehullah aradın hatırlarsın. Hudbesul ulam. Huddesül ulam. Bunun hayatı çok bozuk geçmiş. Sure-i tevbe etmiş. Bir yere çekilmiş ibadette demişler ki hep yoruluyorsun, biraz istirahat et. Demiş ki habire de çok istirahat ederiz. Burada yorumlayın demiş.
Zaten bunu düşününce bu aklın gereği zaten. Mesela, ahireti hatırlasak biz şu dünyada ne deriz? Çünkü Gabilre'ye giren bir kimse diyor, hakkı görünce diyecek ki keşke doğduğum günden bu zamana kadar başımı secdeden kaldırmasaydım diyecekmiş. Buradaki hasret ve ne devam et bir işe yaramıyor. Burada ne yaparsa yapılıyor. Her şeyde insanın şahsında bitiyor. Mesela ben tarikat-ı Aliye'deyim, kurtulurum, olmuyor. Çünkü efendimiz Fatıma annemize bile Radıyallahu Anh'a secdelerle bana yardım et buyurdu. Ya Aişe, sizi hatırlayamayacağım zamanlar olacak buyurdu. Böyle olsaydı gene bir bir yıl beş İşte, Kabil'in durumu mu? Habil de var, Kabil de. Habil hakkı ifade ediyor. Allah korusun nefsin esiri olunca ne hale geliyor ki mesela Habil ne diyor? Çok önemli. Ben seni öldüreceğim deyince, ben diyor Allah'tan korkarım seni öldürmekten. Diyor. Nasıl Allah'ımızı tanıyınca hakkı hakikati görünce.
Aynen Yusuf Peygamberimizle Eğer dünyevi rahatını düşünürse bunu ana boşluk manasına geliyor de tabii cümledeki anlamı önemli. Sonu karanlıktır velhasıl. Allah korusun. Kuran-ı Kerim'de de var. Münafikun suresinin son ayetinde. Allah'ım diyorlar. Bizi tekrar dünyaya çıkar da biz de Allah yolunda infak edenlerden olalım diyor biz. Size hayat vermedim. O hayat içerisinde düşünecek kadar bir zaman. Size peygamberlerde, mürşid-i kamillerde gelmez mi? Bakın, dünyada ise yorulmak bilhak, hakkın emirlerini gözeterek yarın ahirette rahat edersiniz. Evet. Yani ecrin haylıyorsun. Buyur. Dolayısıyla bırakayım beraber konuşacağım. Ne yapalım şimdi? Şehevi duygu duyguların terk edilmesi.