Alemdarın kaleminden yansımalar. Kuvvetli bir iman için ahireti düşünmek. Üstad-ı Ekremimiz, Kadı Sallallahü'sır ruhu İstanbul'u teşrif ettiklerinde Sami sultanımızı ziyaret ederler. Ziyaret sonrasında üstadımız, Sami sultanımızın huzurundan geliyorum. Sultanımız, yarın ahirette benim halim ne olacak? Hakk'ın huzurunda nasıl duracağım diye öyle ağladılar, öyle ağladılar ki demişlerdi. Kutbu cihanların içinde bulunmuş olduğu bu manevi rikkati bizim de elde etmemiz gerekir. Ahirette halimiz ne olacak? Bunu düşünmeliyiz. Niçin tefekkür edemiyoruz? Onun azametini tanımadığımız için. Onun büyüklüğünü tanıyamadığımız için. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, onu en çok tanıyanınız benim. En çok korkanınız da benim. Eğer benim bildiğimi bilseydiniz, yataklarınızdan zevk alamazdınız. Sahralar da Allah Allah diye feryat ederdiniz buyuruyor.
Ahiret ahvalini bir bilsek, Berika'da şöyle bir hadise anlatılır. Allah'ın velilerinden birisi günahı işlemek şöyle dursun, bir günahı zihninden geçirir. O an o veli zatın gözleri yumulur, manevi alemde mizan kurulur, o veli kul kendisini Allah'ın huzurunda bulur. Huzur-u ilahinin dehşetinden o veli zatın yüzünün derileri ayaklarının ucuna döner. Mesela bir çocuk bir aslanın yanında durmuş, aslanın yelesini okşuyor, ayağını tutuyor, pencerelerine dokunuyor, elini ağzına sokuyor. Aslanla oynuyor. Yetişkin bir kimse bunu yapabilir mi? Çocuk niçin aslanla oynuyor? Bilmiyor. Hiç bilse aslanın yanına yaklaşır mı? Bizler de o kabir halini ve ahiret ahvalini bir bilsek insanların cevap veremeyip de gözlerini ayırıp kaldıklarını bir bilsek, böyle mi oluruz? Kullarından utandığımız kadar Allah'tan utanalım. Bir kimse herhangi bir merasime gitmek için hazırlanıyor.
Üzerine beyaz bir gömlek giyiyor. Fakat nasılsa kazara gömleği lekeleniyor. Akabinde adam kendi kendine tasalanmaya başlıyor. Aman insanların huzuruna nasıl çıkarım? Merasimde tanıdık tanımadık bir sürü insan olacak. Utanırım, gidemem diyor. Merasime iştirak etmek için ve merasimde utanmamak için gömleğini temizlemenin çarelerini arıyor. Akıllı kişinin yapması gereken de gönül evini temizlemektir. Gönül evi huzur-u ilahi için temizlenmelidir. Gönül evi ahiret için temizlenmelidir. Mutafvifin suresinde geçen o büyük gün için ayetini tefekkür edelim. Büyük mahkeme gününün sahibi Mevla'nın huzurunu düşünüp utanılacak hallerle çıkmak istemiyorsak salih amellerimizle masiyetle kirlenmiş olan gömleklerimizi temizleyelim. Allahutaala'nın huzuru, ekilenlerin hasat yeri, meyveleri toplama yeridir. Ahirette özürlü olmak istemiyorsak çocuk azalarını ana karnında tamamlar.
Dünyaya geldiği zaman artık azalarını tamamlama gibi bir imkana sahip değildir. O çocuk ya güzel organlara sahiptir ya da sakattır. Ahirette özürlü olmak istemiyorsak, bu dünyada azalarımızı tamamlayalım. Azalarımızın ahirette tam olmasını istiyorsak İsra suresinde geçen temel ilkelere riayet etmeliyiz. A Allah'a şeksiz, şüphesiz bir imanla inanmak. B Ana ve babaya saygılı davranmak. C Müminlere şefkatle muamelede bulunmak. D Fakir ve yoksula ikram etmek. E Cömertliği şiar edinmek. F. Rızık korkusuyla çocukları öldürmemek. G. Yetim malına riayet etmek. H. Ölçü ve tartıda dikkatli olmak. I beşeri ilişkilerde mütevazi olmak. J yeri yararcasına yürümemek. Yeryüzünde azametle yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir ne de boyca dağlara yetişebilirsin. İsra suresi otuz yedi. Ayet-i kerime. Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardına gitme. Çünkü kulak, göz, gönül bunların her biri Ondan sorumludur.
İsra suresi otuz altı. Ayet-i kerime. Asıl zevkler ahirette tadalacaktır. Allah'ın dostlarından birisine bir sene sonra öleceği söylenir. O veli ağlamaya başlar. Etrafındaki kimseler ölüm haberi verildiği için ağladığını zannederler. O da, hayır hayır, ben bir seneye değil, maşuk-u hakikim olan Mevla'ya kavuşmam için daha bir kaldığına ağlıyorum der. Tadılacak asıl zevk öbür alemdedir. Yunus Suresi'nde elli yedi ile elli sekiz. Ayet-i celilede, tadılacak asıl zevklerin Allah'ın rahmetinden gizli olduğu ifade edilir. Ey insanlar, işte size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa ve müminler için bir hidayet ve rahmet geldi. De ki: Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle yalnızca onunla sevinç duyun. O, onların toplayıp durduklarından hayırlıdır. Alemdar'ın kaleminden yansımalar.