Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Aziz İnşallah. Mahmud Sami Ramazanoğlu Gadde Sallallahü'l-Aziz'in Bakara Suresi tefsirine inşallah kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugün otuz dört. Ayet-i Kerime'den itibaren sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Hani meleklere Adem'e secde edin demiştik de hemen secde etmişlerdi. Ancak İblis etmedi, o inat etti, kibirlendi. Neticede kafirlerden oldu ve dedi ki Ey Adem sen zevcenle beraber cennette sakin ol.
Onun neresinden isterseniz ikiniz de rahatlıkla yiyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, Yoksa ikiniz de zalimlerden olursunuz. Bundan sonra şeytan onların ayaklarını kaydırıp onları içinde bulundukları yerden ve nimetlerden çıkarmıştı. Biz de artık siz birbirinize düşman olarak inin buradan. Yeryüzünde sizin için bir vakte kadar karar kılınacağınız yerler ve istifade edeceğiniz metalar vardır dedik. Bundan sonra Adem Rabbinden bir kısım kelimeler belleyip aldı. Ona yalvardı. O da tövbesini kabul etti. Zaten tövbeleri en çok kabul eden ve kullarına çok çok merhametli olan ancak O'dur. Evet böyle dedik. Hepiniz birden inin oradan. Bakarsınız size benden bir hidayet rehberi geliverir. Kim benim gösterdiğim yola tabi olursa artık onlara hiçbir korku yoktur. Onlar hiçbir surette mahzun olacak da değillerdir. Bu gösterdiğim yola küfredenler ayetlerimizi yalanlayanlar da ateş yaranıdırlar.
Onlar orada ebediyen kalıcıdırlar. Değerli dinleyiciler secde aslında itminan ile tesellüldür. Yani tam bir teslimiyetle iç huzuruyla boyun eğmektir. Şu halde istemeyerek tesellülde bulunmak secde değildir. Şer-i Şerif'te secde, emre uyarak ve ibadet kastıyla alnını, burnuyla beraber yere koymaktır. Mescud-i Hakiki yani kendisine gerçek manada secde edilen ancak Allah'tır. Allah'tan başkasına secde edilmez. Cenab-ı Hak kendisi bizzat Mescud-i Hakiki gerçek manada secde edilen olduğundan Adem'i meleklerin secdesine kıble yapmıştır. Adem'in şanını meleklere göstermek için böyle yapmıştır. Bu Adem'i tebrik ve tazim babında Allah'ın emrine itaattir. Yusuf'un kardeşlerinin Yusuf'a secdeleri de ona teslim olup bağlılıklarını arz etmek mahiyetindedir. Onlarda selamlamak mahiyetinde bulunan Sucud-i Tahiyye caizdi. Yani selamlama secdesi caizdi.
Cenab-ı Peygamber Aleyhisselam'ın Selman kendisine secde etmek istediğinde buyurduğu hadis-i şerifle kaldırılmıştır. Hiçbir mahluk Allah'tan başkasına secde edemez. Eğer herhangi bir kimsenin diğerine secde etmesi emredilseydi kadının kocasına secde etmesini emrederdim buyurmuştur. Bu ümmetin tahiyyesi selamdır. İnsana eğilip bükülmek mekruhtur. Çünkü bunda Yahudilerin haline benzeme vardır. Ulema şöyle demiştir melekler Hazreti Adem'e secde ettikleri zaman İblis imtina etmiş, kaçınmış, Adem'e yüzünü dönmemiş, sırtını çevirmiştir ve meleklerin secdesi son buluncaya kadar öyle dikilmiştir. Melekler bir görüşe göre yüz, diğer bir rivayete göre de beş yüz sene secdede kalmışlardır. Secdeden başlarını kaldırdıklarında İblis ayakta Hz. Adem'den yüz çevirmiş, yaptığına nedamet pişmanlık duymamış ve secde konusunda meleklere uyma azmini göstermemiş bir haldeydi.