Onunla hocam ne oldu sonra Allah aşkına? Genleten girdilerdi. İkincisi de cennettelerdi. Şeytan da gelmezse neden yılan Merkepte filan böyle bütün şeylerle sırt nefese giren giriyor. İçeri girince, o yine suratını bakındı. Adem Aleyhisselam'ı devrede demiyor ama Havva annemiz kadın hissi bir tanesi sanar. Hur dağacından niye yeseksiydi Allah? Şu Hur dağı diye buğday ağacı diyorlar, hurma ağacı diyorlar, o kul dağıdır. Şimdi yani kitapta Kuran-ı Kerim'de kul dağıdır. Nasılsa bir neyi var? Buğday ağacı. Herkes şeytan emretti dedi ki Allah bizi bir ağaçtan men etti ya, bunu yerseniz cennetten çıkmayacağının da ruhu için yemesinler de cennetten tutuyorlar diye yersin dedi. Al hemen şunu ye dedi. Onu Allah annemi bilir mi? Girmez. Şimdi şimdi kocasına geldi. Dedi ki kurban olduğum adam. Şu adam gelir, o adam dedi ki vallahi billahi dedi. O adam dedi ki insan.
Hiç yemini duymadığı için Adem Aleyhisselam inanın geldi. Dedi ki bu ağaçtan yerseniz ebedi cennetler diyor ki, dört vasiyeti var bize. Öyle ne kadar vurulursun diyor. Öyle ne kadar? Yani peygambere ulaştırır Muhammed Mustafa'ya. O da evladının evladı, hocolanlar etrafına söylesin. İnşallah neskul olur. Bu dört vasiyeti, kalemin olsa da kesmeyi attın. Yani dört vasiyeti Adem Aleyhisselam bize vasiyetidir. Nefsimizin hevasına uymayın. Bir, nefsimizin arzusuna uymayın. O kötü şeyleri haznen için, bir. İkincisi, şüphelendiğini ilham meleklerinden gelir çünkü. Üç, üç. Müşavere siz iş yapmayın. Bir iş yapacağız, zam yapacaksın, taş yapacaksın, bir tarla alacaksın, motoru alacaksın, perdeyi al, müşevvere etrafını nasıl olur? Alsan faydan olur mu? Mutlaka müşevvere ehli. Neler olursa olsun. Üç. Dördüncüsü ailelerinizin sözünü susmayın.
Onların yeri sözüne eğer, ipek ben demiyorum kadınlar peygamberimiz ta Adem aleyhisselamı. Çünkü birisi sormadan öteki birini daha ister. Sözün tutacağız olsan seni yokluklara çöker. Onun için. Lehiyle kadın nimete doymaz.