Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Taharet, abdestin anahtarı, abdest namazın anahtarı, namaz da imanın anahtarı, iman da cennetin anahtarıdır. O zaman tahareti işlemiştik abdest nasıl alınır? Abdestle başlarken eudu besmele ve niyet edilmelidir, eudu besmele çekilmeli ve niyet edilmelidir. Bu konu ile ilgili olarak her kim abdest alır abdestinden önce besmele çekerse bütün bedeni için temizleyici olur. Kim abdest alır da Allah'ın adını anmazsa yani besmele çekmezse sadece abdest uzuvları için temizleyici olur. Çekerse bütün vücudu günahlardan arınmış olur, küçük günahlardan. Ulema-ı kiramıza göre abdest alırken niyet farzdır. Bu Hanefi mezhebinin dışında şu halde biz de dışında şu halde biz de ihmal etmemeliyiz. Bizim kalben niyetimiz kafidir, yeterli. Abdestte başlarken elleri yıkarken Rabbi Zülcelal'imize İslam nimetinden dolayı hamdetmelidir.
Abdestte önemli olan hususlardan birisi de göz pınarlarında korunmuş, göz, göz çukurunda eğer böyle bir çapak varsa onu temizlemek vaciptir. Bizim ulema-i kiramımızdan Haciz Zühtü Efendi Rahmetullahi aleyh bir gün aynaya bakar bunu dedeme anlatır Rahmetullahi aleyh. Aynaya baktım gözümde böyle bir çapak gördüm, düşündüm ben namaz kılmakla emrolunduğum, bana farz olduğu tarihten itibaren otuz yıllık namazımı kaza ettimdir. İcab etmez, hepsine kaza etmek icap etmez, gerekmez ama onun takvası Mevla'yuzü celladan korkusu bunu icap ettirmiştir. Abdestli olsak bile her namaz için abdest almak güzeldir. Yalnız abdeste sıkışık olmadıkça bir abdestle birden fazla namaz kılmak da mümkündür. Eğer her vakit için alırsan o nurun ala nur, nur üstüne nur olur. Mesela sabah kalktığımızda ellerimizi yıkamadan herhangi bir işte yapmamalıyız. Efendimiz aleyhissalatu vesselam sizden biliniz.
Sabah uyandığında ellerini yıkamadan elini suya daldırmasın. Zira ellerinin nerede sabahladığını bilemez, buyurmuştur. Mutlaka ellerin yıkanması icap eder. Bir hayvan gribi geçirildi. Kuran Azimüşşan'da ifade buyrulan hınzır. Bunda en çok yapılan tavsiye aman ha ellerinizi yıkayın, ellerinizi tertemiz edin zaten dinimiz bize bunu emrediyor. Sabah kalktığımızda ellerimizi yıkamak, yemek yerken daha yemeğe başlamadan önce ellerimizi yıkamak bunda bir ecir vardır. Eğer yemekten sonra yıkayacak olursak bunda yoksa herhangi bir sebeple bir kaptan gusül abdesti alıyorsak o kaba daldırdığımız artık sutası mı dersiniz ne derseniz, kupamız diyelim temiz olmalı. Yıkanacak sularımızın sıçrantıları o kabın içerisine sıçrama maldır. Bilhassa yıkanılan su kovanın içerisine akacak olursa kovadaki suyu kirletir kullanılamaz hale getirir.
Su aldığımız kovaya yıkanmak için elimizi daldırmadan ellerimizi güzelce yıkamalıyız. Daha önce yıkadığımız elimiz artık temiz olmuştur. Kovanın içine girmesi zararlı içine girmesi zararlı değildir. Elimizi yıkadıktan sonra o kupanın veya su tasının kulpunu kirli elle tutmuşsa kovaya daldırmadan o kulpu da yıkamalıyız. Aralarda su kabı veya kupamızı temiz bir yere koymalıyız. Krem sürülmüş veya yağlanmış el veya bedenle abdest alınıyor veya guslediliyorsa su derinin üzerinde kayacağı için krem sürülü veya yağlı yeri güzelce olmalıdır. İlla savunlamak icap etmez. Ovalamakla abdest tamam olur. Gusül abdestinde hanımların örülü saçlarının çözülmesi icap etmez. Saç diplerinin yıkanması kafidir. Ancak erkekler varsa görülmüş saçlarını çözmeli ve saçlarını tamamını da yıkamalı dediler. Ne güzel Efendimizin sünneti sallallahu aleyhi ve sellem.
Bazen tamamen tıraş oluyorlar, saçlarını uzattıklarında kulaklarını önce giderilmelidir. Gusül abdestini veya normal abdesti aldıktan sonra herhangi bir yerimizin kuru kaldığını görürsek abdesti tamamlamak için sadece burayı yıkamak yeterlidir. Yeni baştan bu silkmeye veya abdest almaya gerek yoktur. Mesela yağlı boyanın bir yerde kaldığını görecek olursa o boyayı çıkarır, sadece o yeri yıkarız. Abdest alırken veya busi derken su kesilecek olursa yeniden su bulunduğunda kaldığımız yerden devam edebiliriz. Eğer azalarımız kurumuş olsa bile yeni baştan başlamak şart değildir. Aradan fazla zaman geçmişse yeni baştan başlamak daha uygundur. Abdest alırken sıraya uymak yani tertibe riayet etmek ve azaları peş peşe yıkayıp biri kurumadan diğerini yıkamak güzel görülmüştür.
Kabın bitişmiş, bazen bu küpe kullananlar var bunu da soruyorlar eğer o küpe deliği bitişmiş ise artık yıkanma mecburiyeti yoktur ancak açık olan delikler mutlaka yıkanmalıdır. Bir pamuk ipliği bu suyu da soracağı için bununla yetinilir. Gusle derken veya abdest alırken yıkanan yerleri ovmak daha güzeldir. Gusül derken diş aralarındaki bazen kalıntılar, sert şeyler çıkarıldığı gibi burunda koruyan şeyler de ıslatılıp temizlenilmelidir. Tırnaklarında oje olanların abdest veya gusülleri o ojeler yıkanmadan asla geçerli olmaz. Tırnak altlarındaki hamur veya katı yağ gibi suyun ulaşmasını engelleyen maddeleri de abdestten veya gusülden önce yok etmek icap eder. Abdest alan bir kişi sonradan abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse bu şüphelenmesi ile abdest bozulmaz. Abdest almadığını bilen bir kişi acaba abdest aldın mı diye tereddüt eder.
Yakinen abdest aldığını hatırlamazsa abdest almış sayılmaz, namaz kılabilmek için abdest alması gerekir. Kına gibi sadece boyası kalan ve kabuk meydana getirmeyen boyalar usle veya abdeste engel değildir. Saçlarını hanımlar kocaları istediği için boyatmışlarsa saçlarında boya sebebiyle kabuk oluşmamalıdır. Boya saçın dışında kabuk meydana getirmişse su saç ıslaklar, yüzlere sürülen fon kremleri genellikle kabuk meydana getirmektedirler. Bu tür makyaj malzemeleri kullanılmaları halinde vücutta kabuk meydana getirmişlerse ve de suyun cilde temasını engelliyorsa abdestin ve guslün olmamasına sebep olurlar. Önce onları gidermeli, sonra abdest almalı ve gus etmelidir. Hanımların kocalarından başkası için süslenmeleri asla caiz değildir. Bilhassa evden dışarıya çıkarlarken yabancıların görme ihtimali sebebiyle süslenmeleri haramdır.
Başka erkeklere Allah korusun güzel görünmek için süslenmek bir cinayettir. Baktıran da bakan da sorumludur. Aynı zamanda günahkardır. Ancak evlerinde kocaları için veya kendi aralarında süslenebilirler. Evlerinden dışarıya çıkarlarken eğer böyle kokular kullanılır, yabancı erkekler de bu kokuyu duyacak olurlarsa harama girmiş olurlar. Çünkü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yabancı erkeklere güzel kokmak için böyle parfüm kullanan kadınların zina etmiş gibi günahkar olduklarını buyurmuşlardır. Kadınların kullandıkları makyaj malzemelerinin rengi olabilir ancak kokusunun olmaması gerekir. Hanımlar ancak gevlerinde kocaları için ve kendi aralarında toplantılarda kullanabilir. Tesettürleri rengin görünmesini engeller. Koku ise elde olmadan dışarıya dağılır. Erkeklerin süründükleri kokuların renkli şeyler olmaması icabeler.
Gerek erkekler gerek hanımlar alkollü parfümlerden çekinmelidir. Bilhassa bu parfüm bir davran bir davranıştır. Kolonya kullanmak bizim mezhebimize göre, Hanefilere göre sakıncalı değildir ancak. Elbiselerimize sıçratmamaya çalışırsak elimize veya yüzümüze aldığımız kolonyayı aldığımız kolonyayı namaz kılacağımız zaman yıkayı verirsek çok güzel bir harekette bulunmuş oluruz. İmam olan kardeşlerimiz ihtilaflı konularda diğer mezheplerin görüşlerine de dikkat etmeleri gerekir. Zira cemaatler arasında başka mensupları da olma ihtimali vardır. Mesela abdeste niyete dikkat ederler. Kalben Hanefilerde yeterli ama Şafiilerde açıktan yapması gerekir. Bir de tertibe riayet edecekler. İmamların caminin hücresinde özel elbise ve çorapları olur da mihraba geçerken o özel elbiselerini giyerlerse mescide gelirken temiz elbiselerinizi giyiniz, buyruluyor. Bu uygun olur. Diş herifleri kanamış.
Kan tükürüğe eşit hale gelmişse tükürüğün rengi kırmızılaşmışsa abdesti bozar. Tükürük sarı renkte ise abdest bozulmaz. Mesela ısırdığımız bir şeyde görünen veya misveke çıkıp kanadı yere akmayacak halde olan tükürüğe galip gelmeyen kan abdesti bozmaz. Bir de cenaze namazı kılanlar ayakkabıları temiz değilse o ayakkabı ile tuvalete girmişler de kirletmişlerse namaz esnasında ayakkabılarını çıkarmaları hiç olmazsa ayakkabılarının üzerine basarak kılmaları uygundur. Su bulamayan veya cildindeki rahatsızlığı ya da suyun aşırı soğukluğu sebebiyle o suyu kullanamayan kişi cenabet olursa aldığı teyemmüm gusül abdesti yerine de geçer hastalıktan dolayı. Zemzem suyu ile ancak temiz olan bir kişi teberrüken abdest alabilir veya gussiden temiz olan bir kişi teberrüken abdest alabilir veya gussedebilir.
Ender görülen bir halde olsa mesela itikafta iken haremi şerif de ihtilam olanın veya haremi şerif de uyuduğu için abdesti bozulup da harem dışında abdest alacak olanın zemzemi dışarıya çıkarak zemzemle kust etmesi veya abdest alması da asla hoş değildir. Hele bu işleri kirli bir mekanda yapması asla caiz olmaz. Haremi Şerif'te abdesti bozulanlar haremin içindeki zemzemlerden abdest alırlarsa inşallah saygısızlık olmaz. Zemzemle taharetlenmek ise haramdır. Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değildir. Gusül abdest aldıktan sonra normal abdest gibi tekrar abdest almak doğru değil, yasaklanmıştır. Zira gusül aynı zamanda abdest yerine de geçer. Cuma namazı için özel olarak husus etmek efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem tavsiyelerindendir. İhrama girerken Arafat vakfesi için bayram namazlarına giderken de pus etmek tabii çok uygundur.
Abdesti varırken tekrar abdest alanlar sevap kastı ile abdest almalıdırlar. Yoksa su israf edilmiş olur. Mesela abdestliyken serinlemek için abdest almak doğru değildir. Gece yatarken abdestli olarak yatmanın çok büyük fazileti vardır. Uyanıncaya kadar melekler o kişiye dua ederler. Yollarda bulunan çamurlar, sular, yağmur ve kar suları sakınmak zor olduğu için içerisindeki açıkça pis şeyler görülmedikçe, necaset sudan daha çok olmadıkça pis sayılmaz. Üzerimize sıçramakla elbisemizi kirletmez. Dolayısıyla böyle bir elbise ile de namaz kılınabilir. İtiyaten temizlenirse daha güzel olur. Abdest alırken bir uzvumuzda kullandığımız bir suyu başka uzvumuzda kullanamayız husus ederken ise mesela başımızdan dökülen su kayarak ayaklara doğru giderken geçtiği yerleri temizleyerek gider. Mesela boyacılık olanların vücutlarındaki mesleği boyacılık.
Vücutlarındaki çok küçük boya ıssantıları devamlı temizlenmek zor olacağı için affedilmiştir. Yani abdeste engel değildir. Ancak mesleği boyacılık olmayan kişi boya yapar da vücudunda boya sıçrantıları kalacak olursa abdestin sıhhatine engel edip o boyaları temizlemeli sonra abdest almalıdır. Abdestte yüzü yıkarken sakal ile kulak arasındaki yeri de yıkamalıdır. Abdestte yüzümüzü yıkarken sakal ile kulak arasındaki yeri de yıkamalıdır. Abdestte ayakları yıkarken parmak aralarını alttan ve sol elin en küçük parmağı ile yıkamalıdır abdestte. Ayakları yıkarken parmak aralarını alttan ve sol elin en küçük parmağı ile yıkamalıdır. Büyük parmaklar ayak aralarını rahatsız edebilir. Sakalı seyrek olanlar abdestte sakalın altındaki deriyi mutlaka ıslatmalıdırlar. Sakalı çok sık olanlar ise sakalın yüzünü ıslatmakla yetinebilirler.
Yine de mümkün olduğu kadar temiz su ile ıslatılmış parmakları sakallarının arasına sokarak hilallemek yani sürtmek icap eder. Gusül abdestinde ise herhalde deriyi ıslatmak şarttır. Abdestte misvef kullanmanın ecri büyüktür. Misvef kullanılan bu şekilde alınan bir abdestle kılınan namazdan misvek kullanılarak alınan bir abdestle kılınan namazdan yetmiş kat daha fazla ecir vardır. Misveksiz alınan abdestle misvekle alınan abdest arasındaki park yetmiş derecedir. Yetmiş ecir ve mükafat vardır. Misvek olmayanlar misvek niyeti ile baş parmakları ve şehadet parmakları ile dişlerini sürtmeldirler. Buna Teşviş denilir. Bu şehadet parmakları ile baş parmağını dişlerini sürterek yaptığı bu muameleye ne diyoruz? Teşviş diyoruz. Teşvis, Teşviş değil o. Teşvis, misvek kullanmanın yerine geçer, denmiştir. Diş etleri zayıf olan hanımlar misvek yerine sakız çiğneyerek dişlerini temizleyebilirler.
Dişleri beyazlatmak için sürülen boyalar dişinin üzerinde bir kabuk meydana getiriyorsa kabuk olmadan beyazlatmak da zaten zordur, gusül abdestini engeldir. Dişleri düzeltmek için takılan teller gusül esnasında çıkarılmalıdır. Zira değdikleri yerlerde suyun dişe temasına engel olabilirler. Engel olmaz da oynatılarak altı ıslatılabilirse çıkarmak gerekmez. Dişlere, burun veya kulaklara ya da vücudun herhangi bir yerine süs için yapıştırılan taşlar altına su almayacakları için usul abdestine engel olurlar. Abdestte kollar yıkanırken dirsekler de mutlaka yıkanmalıdır. Sıkı olan yüzükler eller yıkanırken oynatılmalıdır. Abdest alırken kıbleye yönelmek mecburiyet olmadıkça konuşmamak, suyu sıçramaması için yavaş kullanmak, elleri silkelememek, abdestten sonra uzuvları kuruturcasına horulanmamak, abdestten sonra ayakta üç yudum su içmek abdestin hedeflerindendir.
Abdest alırken kıbleye yönelmek, mecburiyet yoksa konuşmamak suyu, sıçramaması için yavaş kullanmak, abdestten sonra uzuvları kuruturcasına kurulanmamak. Abdestten sonra ayakta üç yudum su içmek abdestin hedeflerindendir. Abdest aldıktan sonra ayakta abdest alınan sudan bir miktar su içilmesi sünnettir. Efendimiz bu davranışları ile içilebileceğimiz bir su ile abdest almamızı hedeflemişlerdir. Tabiidir ki biz hikmetini bilsek de bilmesek de efendimizin yaptıklarını aynen yapmaya mecburuz sallallahu aleyhi ve sellem. Abdest aldıktan sonra ayakta abdest alınan sudan bir miktar su içilmesi sünnettir. Allah ve resulü daha iyi bilir. Herhalde Efendimiz bu davranışları ile içebileceğimiz bir su ile abdest almamızı hedeflemişlerdir. Açık bir kapta bilhassa bakır kapta güneşte ısınan bir su ile abdest almak mekruhtur.
Zira cilt hastalığına sebep olabilir ancak güneş enerjilerinde durum böyle değildir. Durum böyle değildir. Su kapalı devrede ısınmaktadır. Dolayısıyla güneş enerjilerinde ısınmış suları kullanmak sakıncalı olamaz. İdrar, mezi, vedi veya kan gibi bir sıvının idrar yolundan dışarı çıkması abdesti bozar. Vücudun herhangi bir yerinden kan veya bir yaradan irin çıkması, bir yaranın sulanması abdesti bozar. Özür sahiplerini durumu ayrıca ifade etmek gerekir. Her ne olursa olsun ağız dolusu kusmak abdesti bozar. Namazda yanındaki şahsın duyacağı şekilde gülmek abdesti de namazı da bozar. Kişinin güldüğünü yanındaki duymaz da sadece kendisi duyarsa namazı bozulur ancak abdesti bozulmaz. Namazda yanındaki şahsın duyacağı şekilde gülmek abdesti de namaz da bozar. Kişinin güldüğünü yanındaki duymaz da sadece kendisi duyarsa namazı bozulur ancak abdesti bozulmaz. Bayılan kişinin abdesti bozulur.
Sarhoş olmak abdesti bozar. Yan yatarak bağdaş kurarak yan yatarak bağdaş kurarak dirseklerine dayanarak uyuyanın abdesti bozulur. Ayaklarını uzatarak veya secde halindeki gibi uyuyanın halinde abdesti yenilemenin uygun olacağı, halinde abdesti yenilemenin uygun olacağı ifade edilmiştir. Diğer abdestimizde ki konular inşallah müsait bir zamanda ele alınır. Cenabı Hak cümlemize yolunda daim kaim eylesin. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi selim sohbetini dinlediniz.