Sayfa yükleniyor…
Toplumsal İlişkilerimizde Temel Esas: Muâvenet/Yardımlaşma
Misafir Yazar
Kısa cevap
Yüce Allah (cc) varlık âlemi içinde insanı en üstün vasıflara sâhip, kendi zât-ı ulûhiyetini bilecek ve birleyecek bir fıtrat üzere yaratmış, kendisine muhatap olarak seçmiş; bunun bir gereği olarak da birtakım hak ve sorumluluklarla mükellef tutmuştur. Onu...
- Yazar
- Misafir Yazar
- Kaynak
- Yeni Dünya
- Okuma süresi
- 6 dakika
Yüce Allah (cc) varlık âlemi içinde insanı en üstün vasıflara sâhip, kendi zât-ı ulûhiyetini bilecek ve birleyecek bir fıtrat üzere yaratmış, kendisine muhatap olarak seçmiş; bunun bir gereği olarak da birtakım hak ve sorumluluklarla mükellef tutmuştur. Onun dünyâ ve âhiret saâdeti/mutluluğu bu mükellef kılındığı hak ve sorumluluklarını yerine getirmesindeki başarısına bağlıdır. İnsanın mükellef tutulduğu hak ve görevler iki özellik arzeder:
- Yüce Allah ile insanın kendisi arasındaki ilişki. (Allah-Kul İlişkisi). Bu dikey bir ilişki olup Allah’tan kuluna vahy yoluyla; kuldan Allâh’a ise duâ, niyaz ve O’na ilticâ yoluyla olur. Yüce Allah ‘Ey kulum!.’ diye peygamberleri aracılığıyla emir ve yasaklarını bildirir; kul da ‘Yâ Rabbî!’ diyerek emir ve yasaklara uymaya çalışır. Kul ile Allah arasına hiçkimse giremez.
- İnsanın içinde yaşadığı toplumla ilgili olan ilişkisi (insan-insan ilişkisi). Bu ilişki de yatay bir ilişki olup insanın berâber yaşadığı hemcinslerine karşı olan karşılıklı hak ve görevlerini ihtivâ etmektedir. Bu ilişkide temel esas “Muâvenet”/Yardımlaşmadır. Yâni “hilkatte kardeşiz, tarîk- i Hakk’ta yoldaşız” diyerek berâber yaşadığımız insanlara karşı hep bu kardeşlik ilkesini koruyacak bir müsbet düşünce içinde olmak. Hep onun iyiliğini düşünmek ve bunu fiilen göstermek. Bunun nasıl olması gerektiğini de Cenâb-ı Hakk Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “İyilik etmek, fenâlıktan sakınmak husûsunda birbirinizle yardımlaşın. Günâh işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın, Allah’tan korkun”.(Mâide, 2.)

