Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
1381 Seyr ü Sülük “Sanki O’nu görüyormuş gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da O seni görmektedir." buyurmuşlardır. Murakabe Basamakları 1- Murâkabe-i Ehadiyyet Yedi kat sema yok bilinerek, kalp, Arş-ı Âzam’a açılır. Do ya doya Allah’ın feyzi içilir. Bu esnada ‘İhiâs-ı Şerifin, anlamı düşünülür. Yoksa, Hallâc-ı Mansur (ö. 309/922) gibi ‘ene Allah’ der sâlik. Manevî sarhoşluk hâlinde ve diğer murakabelerde de hatır lanır İhlâs-ı Şerif. Hacı Haşan Efendi (fe/nin ‘Murakabeci Ehadiyyet' dersini talim ettiği bir derviş nurlar içinde yanmaya başlar. Hâlinde ga riplikler görülür. Meğer bu derviş, İhlas-ı Şerif’in anlamını dü şünmediği için acaib hallere düşmüştür. Ne kutlu, mutlu bir insanmış ki, bir Cuma günü, işrak vakti, namaz kılarken, secdede ruhunu Allah’a teslim eder. Ashâb-ı Suffe’de oturan bir âşık, murakabe hâlinde iken gönlüne inen feyizle yanmaya başlar. Tedavi için çok mürşid ve halifeleri görür. Nihayet Hacı Ha şan Efendimiz (ks), "Kalbini dünyalardan da geniş düşün." deyin ce normal hâle gelir. Kalb öyle açılır ki, dünyalar da onun içinde kaybolur.

